BÜYÜKAKIN DA TAKİP EDİLMESİNİ İSTEDİ Ataşehir diye pazarlandı. Atıkşehir oldu
Ahmet Kadı, Kirazpınar’ı vuran çevre sorununu meclise taşıdı. “Ataşehir olacaktı. Atıkşehir oldu” deyip konuya takip, cezalandırma ve önleyici tedbirler istedi. Büyükakın hak vermekle yetinmedi: “Takip etmeli. Aynı kanaatteyim”
KBB Meclis Üyesi Ahmet Kadı, Kirazpınar’ı çok ağır vuran GEPOSB/Mass Arıtma sebepli çevre sorununu meclise taşıdı. “Ataşehir olacaktı. Atıkşehir oldu” deyip konuya takip, cezalandırma ve önleyici tedbirler istedi. Büyükakın hak vermekle yetinmedi: “Takip etmeli. Aynı kanaatteyim”
GEPOSB’da atık tesisinin taşeronu Mass Pompa’nın sebep olduğu siyanür salımını KBB Meclisi’ne taşıyan Ahmet Kadı, “Ataşehir” olacağı söylenen Kirazpınar’ın “Atıkşahehir’e dönüştüğünü belirtti. Kadı önce metinden sonra doğaçlama iki konuşmasında konunun takibini, en ağır şekilde cezalandırılmasını isterken Başkan Büyüyakın da mecliste gündem dışı ama Gebze’de öncelikle gündeme dair finali, “Takip etmeli. Aynı kanaatteyim.
Ayrıca yine de detaylıca takip edelim. Sizler de (Gebze Belediyesi) takip edin. Önemli bir konu. Bunların peşini bırakmamak lazım” diyerek konuştu.
Kadı gündem dışı söz aldığı mecliste önce vakayı özetle hatırlattı. Ardından metne dayalı konuşmasında şunları kaydetti: “Denetim esnasında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve AFAD tarafından arıtma tesisine ait biyolojik havuzda yapılan ölçümde, AFAD mevzuatına göre 10ppm üzeri risk olarak kabul gören hidrojen siyanür parametresinin 49,9 ppm olduğu görülmüştür.
Bahse konu hidrojen siyanürün OSB arıtma tesisine OSB dışından kimyasal atık su alımı (Metal kaplama suları, kimya – kozmetik sanayi suları, akü suları gibi) ve bu kimyasal atıkların yetersiz ön arıtmayla birlikte arıtmaya tabi tutulması, bir nevi arıtma değil de seyreltme yapılıyor olması neticesinde gerek su, gerekse de yoğun havalandırma işlemiyle zehirli gaz ve rahatsız edici koku olarak dış ortama salınımı meydana gelmiştir.
Can sağlığı açısından ciddi sorunlar oluşturabilecek bu zehirli gaz ve su teması sebebiyle onlarca mahalleli hastanelere başvurmuş; çocuklar yaşlılar ve özellikle solunum hastalıkları içeren kişiler durumdan oldukça etkilenmişlerdir.”
Kirazpınar’ın batısında arıtma tesisi varken doğusunda da taş ocaklarının varlığına işaret eden Kadı şöyle devam etti:
“Taş ocakları mahalleye yıllar boyunca yeri gelmiş toz olup yağmış, yeri gelmiş zamanlı patlamalar neticesinde sarsıntı, hasar ve panik durumuna yol açmış, taş ocakları ve hafriyat için çalışan hafriyat kamyonları alt yapıya zarar verip sokaklarda yürüyen; işe giden insanlara tehlike saçmış kısaca Gebze’nin bu en güzel lokasyonu batı ve doğudan fiziksel etkilerle yaşanması zor ve tehlikeli bir lokasyona dönüşmüştür.
TOKİ’nin ve Emlak Konut’un dizayn ederek ‘Ataşehir’ konsepti ile insanlara sunduğu bölge günün sonunda maalesef ‘Atıkşehir’ olup çıkmıştır.
Gelinen noktada dile getirdiğimiz gerek yaşanan vaka ve benzerlerinde risklerin yönetimi, gerek bu olayın insan ve çevre üzerine bıraktığı olumsuz etkilerin tespiti ve rehabilitasyonu ve gerekse de bölge halkının uzun süredir mücadele ettiği taş ocakları kaynaklı fiziksel olumsuzlukların nihai olarak önlenmesi konusunda bölge halkının ilgili kurumlardan gerçekçi planlar ve önleyici yaptırımlar beklediğini hatırlatırım.”
Meclise başkanlık eden KBB Başkanı Tahir Büyükakın konu ilgilisi bürokratlarından Kadı’nın konuşmasındaki detayların Valiliğe iletilmesini isteyip, “OSB’lerde biliyorsunuz Büyükşehir’in denetim yetkisi yok. Sanayi Bakanlığı ve İl Çevre Müdürlüğü bu denetimlerde yetkili. Biz bu hususları iletelim. Zaten tutanaklarda belli. Gereğini yapıyorlardır ama biz de ayrıca takipçisi olalım. Teşekkür ediyorum” dedi.
Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Yandık, “Konu gündeme geldiğinde Gebze Belediyesi olarak derhal takibe başladık. İlgili kurumlarla tespitleri yaptık. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne konu iletildi. İl Müdürlüğü, Sayın Vali’nin bilgisinde; bilindiği üzere orası vidanjörle nakil yapılan atık tesisi. O olay durduruldu ve oradaki müteahhitin (Mass Arıtma) işine de son verildi” diyerek belediyenin bir süre önce, kurumsal kimlikle yaptığı açıklamayı tekrarladı.
Ahmet Kadı bunun üzerine tekrar söz alarak, bu sefer doğaçlamayla, şunları söyledi: “Mahmut başkanın söyledikleri doğru. Gebze Belediyesi’nin müdahil olduğunu biliyorum. Yalnız şuraya dikkat çekmek istiyorum.
Olayın anını konuştuğumuzda bir müdahale var. O arıtma tesisi, OSB’ye ait. Taşere ediyor. Taşeron firma da ekonomik gerekçelerle aslında orada arıtılmaması gereken suları arıtıyor. Ve bu zeminde tamamen kapital sebeplerle bölge halkı olarak bir sorun yaşadık. Belediye dahli var. Hakkını vereceğiz. Ama bu, o anlık bir olay değil.
Aylar boyunca hem havaya nispi oranda hem de o bölgenin altından geçen dereye su sızıntısı yoluyla salınmış bir hidrojen siyanür var.
O gün Allah’ın bir lütfu. Herhalde bir kapasite artımına gitmiş OSB ve o gün pik yapmış. Pik yapınca da devreye başka değerler girmiş ve bu ortaya çıkmış. Biz buraya kadar ki kısımda çocuklarımızın, yaşlılarımızın ne kadar hasar aldığına dair elimizde bir rapor yok, alıp almadığına dair bir araştırma yok.
Bu konu, ‘Firmaya ceza yazdık. Sözleşmesi de şubatta bitiyordu, iptal ettik’ diye şimdilik kapatabileceğimiz bir konu değil. Elbette ki OSB’ler Büyükşehir yetki alanında değil ama mücavir alan çerçevesinde etkilenen alan sizde ve Gebze Belediyemizde. Kesinlikle sizin ve Gebze Belediyemizin bu işin sonuna kadar götürüp burada ödetilmesi gereken bedel ne ise onu ödetmesini ve ötesinde de bir daha tekrarlanmaması için gerekli yaptırımlar neyse yapılması gerektiğini vurgulamak istedim. O akşam müdahil olan herkesten Allah razı olsun ama bu burada bırakılacak bir şey değil.”