Hacı Filik yazdı Çayırova’nın geleceği konutla planlanamaz
Gebze Bölgesi’nde Autoliv dahil olmak üzere bir bir kapanan sanayi tesisleri üzerinden üretimi kaleme alan Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı Hacı Filik, ilçenin geleceğinin sadece konut ve ticaretle planlanamayacağını yazdı
**
Konuk Yazar: Hacı FİLİK
Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı
**
Sanayi Üretimindeki Gerileme Artık Rakamlarla Ortada
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 9 Ekim 2026 tarihinde açıklanan Ağustos ayı Sanayi Üretim Endeksi, ekonomimizin üretim tarafındaki sorunları yeniden gündeme getirdi.
Açıklanan verilere göre sanayi üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,9, imalat sanayi üretimi ise yüzde 2,5 geriledi.
Üstelik gerileme yalnız yıllık verilerle sınırlı değil. Sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 1, imalat sanayi üretimi ise yüzde 1,6 azaldı.
AĞUSTOS 2026 : YILLIK DEĞİŞİM - AYLIK DEĞİŞİM
Toplam sanayi üretimi
-%1,9 / -%1,0
İmalat sanayisi
-%2,5 / -%1,6
Madencilik
+%1,7 / +%4,1
Elektrik, gaz ve enerji
+%1,3 / +%3,3
Burada dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta da yüksek teknoloji üretiminde yıllık yüzde 14,5 artış kaydedilmiş olmasıdır.
Bu durum bize sanayinin bütün alanlarında aynı gelişmelerin yaşanmadığını gösteriyor. Dolayısıyla sorunumuz yalnız üretimin azalması değil, hangi sektörlerde üretimin gerilediği ve sanayimizin nasıl dönüştüğüdür.
Ancak üretimin omurgasını oluşturan imalat sanayisindeki daralmayı görmezden gelemeyiz.
Türkiye’nin kalkınması, yalnız tüketimin artmasına değil, üreten, teknoloji geliştiren, ihracat yapan ve nitelikli istihdam oluşturan bir ekonomik yapıya bağlıdır.
ÇAYIROVA ŞEKERPINAR’DA İKİ ŞİRKET HAKKINDA İFLAS KARARI
Sanayi üretimindeki gerilemenin tartışıldığı bugünlerde, Çayırova’nın Şekerpınar Mahallesi’nde faaliyet gösteren iki şirket hakkında verilen iflas kararları ilçemiz açısından ayrıca önem taşıyor.
Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/410 Esas sayılı dosyasında, 24 Eylül 2026 tarihinde;
- Paneks Panel ve Soğutma Sistemleri Poliüretan Sanayi Ticaret Limited Şirketi,
- Paneksport Dış Ticaret Anonim Şirketi
hakkında iflas kararı verildi.
Mahkeme ilanına göre her iki şirketin konkordato talepleriyle bağlantılı koruma tedbirleri kaldırıldı ve konkordato komiserinin görevi sona erdirildi.
Yerel basında yer alan bilgilere göre Paneks Grubu, 1995 yılından bu yana faaliyet gösteren ve 45 ülkeye ihracat yaptığı belirtilen bir sanayi kuruluşuydu.
Burada üzerinde durulması gereken mesele yalnız iki şirketin ticari faaliyetlerinin sona erme süreci değildir.
Bir sanayi işletmesi ekonomik güçlük yaşadığında bu durumun çalışanlarına, tedarikçilerine, taşımacılara, hizmet sağlayıcılarına ve çevresindeki ekonomik hayata etkileri olabilir.
Ancak bu iki şirkette kaç kişinin çalıştığı, kaç çalışanın işini kaybettiği ve işçilik alacaklarının hangi aşamada bulunduğu konusunda doğrulanmış bilgiler henüz elimizde bulunmuyor.
Bu nedenle kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerekiyor.
Çayırova’da faaliyet gösteren bu şirketlerin iflas sürecinden kaç çalışanımız etkilenmiştir? İşçilerin ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları konusunda hangi işlemler yürütülmektedir?
Bunlar cevap bekleyen somut sorulardır.
AUTOLİV’İN ÜRETİMDEN ÇEKİLME KARARI:
YAKLAŞIK 2.200 ÇALIŞANI İLGİLENDİREN SÜREÇ
Kocaeli sanayisinin geleceği açısından üzerinde durmamız gereken bir başka gelişme de otomotiv güvenlik sistemleri üreticisi Autoliv’in Türkiye’deki üretim faaliyetlerini sonlandırma kararıdır.
Şirketin 8 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı resmî açıklamaya göre Türkiye’deki direksiyon simidi, hava yastığı ve emniyet kemeri üretimi kademeli olarak durdurulacak.
Sürecin 2028 yılının ilk yarısında tamamlanması öngörülüyor.
Şirket, kararın yaklaşık 2.200 çalışanı etkileyeceğini açıkladı.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Şirket açıklamasındaki 2.200 kişi, kararın etkilemesi beklenen çalışan sayısıdır. Bu rakam, bugün itibarıyla 2.200 kişinin işsiz kaldığı anlamına gelmemektedir.
Autoliv, kararın gerekçesini Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki üretim kapasitesinin gelecekteki talebin üzerinde kalması ve üretimin yeniden yapılandırılması olarak açıklıyor.
Bu gelişme bize şu soruyu sordurmalıdır:
Türkiye’de yetişmiş iş gücüne, sanayi altyapısına ve üretim tecrübesine sahip işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesi için hangi rekabet koşullarını sağlamamız gerekiyor?
Bir üretim tesisinin kapanması, yalnız çalışanlar açısından değil, bölgenin uzun vadeli sanayi kapasitesi açısından da değerlendirilmelidir.
GEBZE’DE BİR BAŞKA FABRİKA KAPATMA KARARI
Kamuoyu ile paylaşılmış bir diğer somut gelişme, bir ambalaj üreticisinin Gebze fabrikası hakkında aldığı kapatma kararıdır.
Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayımlanan açıklamada, şirket yönetiminin 23 Aralık 2025 tarihinde Gebze fabrikasının faaliyetlerini en geç 31 Mart 2026 tarihine kadar kalıcı olarak sonlandırmayı planladığı belirtilmiştir.
Şirket, gerekçe olarak ekonomik, teknolojik ve operasyonel koşulların sürdürülebilir olmamasını göstermiştir.
Açıklamada çalışanların bir bölümünün İzmit fabrikasına nakledilmesinin değerlendirildiği, iş sözleşmesi sona erecek çalışan sayısının ise henüz kesinleşmediği ifade edilmiştir.
Bu kararın açıklanmış olmasıyla kapatma işlemlerinin fiilen tamamlanmış olması aynı şey değildir. Nihai istihdam sonuçları ayrıca doğrulanmalıdır.
Fakat birbirinden farklı sektörlerde alınan bu kararlar, Kocaeli’nin sanayi geleceğinin daha kapsamlı incelenmesi gerektiğini gösteriyor.
KOCAELİ’DE METAL SEKTÖRÜNDEN YENİ İFLAS KARARI
7 Ekim 2026 tarihinde Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Ramazan Aycan Sac ve Çelik İşleme Merkezi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin konkordato talebinin reddine ve iflasına karar verdi.
Mahkemenin 2025/285 Esas sayılı dosyasına göre iflas, 7 Ekim günü saat 11.45 itibarıyla açıldı.
Bu gelişme de metal işleme sektöründeki bir işletmenin hukuki ve ekonomik durumunu gündeme getiriyor.
Elbette bir şirketin iflas etmesinin nedenleri kendi mali yapısından, borçluluğundan, yönetim kararlarından veya piyasa koşullarından kaynaklanabilir.
Bu nedenle bütün iflasları tek bir ekonomik gerekçeyle açıklamak doğru değildir.
Ancak sanayi üretiminin gerilediği bir dönemde bu kararların sayısını, sektörel dağılımını ve istihdama etkilerini incelemek kamu yönetiminin sorumlulukları arasındadır.
İŞSİZLİK RAKAMLARI İLE SANAYİDEKİ
GELİŞMELERİ BİRLİKTE OKUMALIYIZ
TÜİK’in Ağustos 2026 için açıkladığı işsizlik oranı yüzde 7,8’dir.
Ancak işsizlik oranı ile sanayi üretimi aynı şeyi ölçmez.
Üretimdeki düşüş her zaman aynı ay içerisinde işsizliğin artmasına neden olmayabilir. İşletmeler üretim saatlerini azaltabilir, stoklarını kullanabilir, farklı sektörlere yönelebilir veya mevcut çalışanlarını korumaya çalışabilir.
Bu nedenle Kocaeli’nin durumunu değerlendirirken yalnız ulusal işsizlik oranına bakmak yeterli değildir.
Gebze, Çayırova, Darıca ve Dilovası gibi sanayi merkezlerinde şu verilerin düzenli açıklanması gerekir:
- Faaliyetini sonlandıran ve yeni açılan işletme sayısı.
- Konkordato ve iflas süreçlerinden etkilenen çalışan sayısı.
- Toplu işten çıkarma bildirimleri ve gerçekleşen istihdam kayıpları.
- İŞKUR’a yapılan işsizlik ödeneği başvuruları ve işe yerleştirme verileri.
- Yeni yatırımlarla oluşturulan istihdam ve çalışanların mesleki dönüşüm ihtiyaçları.
Böylece yalnız ekonomik kayıpları değil, istihdamı koruyan ve geliştiren yatırımları da görebiliriz.
ÇAYIROVA’NIN GELECEĞİNİ YALNIZ KONUT VE
TİCARET ÜZERİNDEN PLANLAYAMAYIZ
Çayırova, Kocaeli’nin önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biridir.
Şekerpınar’daki üretim tesisleri, çevresindeki organize sanayi bölgeleri, depolama ve taşımacılık faaliyetleri ilçemizin ekonomik hayatında önemli bir yere sahiptir.
Fakat sanayi bölgelerinin bulunduğu bir şehirde, vatandaşın yalnızca iş bulması yeterli değildir.
Güvenceli çalışma koşullarının sağlanması, mesleki eğitimin geliştirilmesi, ulaşım altyapısının güçlendirilmesi, çevre sağlığının korunması ve üretimin sürdürülebilir hâle getirilmesi de gereklidir.
Sanayi yatırımları ile kent yaşamı birbirinin rakibi değildir. Doğru planlandığında birbirini destekler.
Çayırova’da ekonomik gelişmenin ne kadarının üretimden, ne kadarının lojistikten, ne kadarının ticaret ve hizmetlerden kaynaklandığını açık verilerle ortaya koymamız gerekiyor.
İlçemizin geleceğini planlarken sanayi kuruluşlarının, çalışanların, esnafın ve vatandaşların ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmeliyiz.
Yetkililere Soruyorum: Üretim ve İstihdam İçin Nasıl Bir Yol Haritası Hazırlandı?
Çayırova’da yaşanan iflas kararları ve Kocaeli genelindeki fabrika kapatma süreçleri karşısında ilgili kurumlara bazı sorular yöneltmek istiyorum.
Kocaeli Valiliğine, ilgili bakanlıklara, İŞKUR’a, ticaret ve sanayi odalarına soruyorum:
Son iki yılda Kocaeli’de kaç sanayi kuruluşu üretimini tamamen veya kısmen sonlandırmıştır?
Bu süreçlerden doğrudan etkilenen çalışan sayısı kaçtır?
İşini kaybeden vatandaşlarımızın yeniden istihdama katılması için hangi programlar uygulanmaktadır?
Kocaeli’de üretimden çekilen şirketlerin yerini alabilecek yeni sanayi yatırımları için hangi çalışmalar yürütülmektedir?
Çayırova ve Gebze’de sanayi işletmelerinin finansmana erişim, enerji maliyetleri, nitelikli iş gücü ve altyapı sorunlarına ilişkin hangi çözüm programları hazırlanmıştır?
İflas eden işletmelerde çalışan vatandaşlarımızın ücret ve tazminat haklarının korunması için hangi hukuki ve idari destekler sağlanmaktadır?
Bu soruların muhatapları bellidir. Beklentimiz de açıktır: Somut veriler, şeffaf açıklamalar ve uygulanabilir çözümler.
ÜRETİM BİR MİLLETİN EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞININ TEMELİDİR
Bir ülkenin güçlü olması için yalnızca büyük bir ekonomiye sahip olması yetmez.
Kendi teknolojisini geliştirebilen, sanayi altyapısını koruyabilen, nitelikli iş gücü yetiştirebilen ve dünya pazarlarında rekabet edebilen bir üretim yapısına ihtiyacı vardır.
Ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın da önemli dayanaklarından biridir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilk yıllarında sanayileşmeye verdiği önem, bu anlayışın tarihimizdeki karşılığıdır.
Bugün bize düşen görev, geçmişin sanayileşme iradesini çağımızın bilimsel ve teknolojik imkânlarıyla ileri taşımaktır.
Sanayicinin yatırım yapabildiği, çalışanın emeğinin karşılığını alabildiği, gençlerin nitelikli işlerde çalışabildiği ve üretimin çevreyle uyum içinde geliştiği bir ekonomik düzen kurmak zorundayız.
Bu yalnız bir siyasi görüşün değil, ülkemizin ortak geleceğinin meselesidir.
Benim için asıl mesele, kapanan fabrikaların sayısını siyasi tartışmalarda kullanmak değil, neden kapandıklarını anlamak ve yenilerinin kapanmasını önleyecek çözümleri konuşmaktır.
Çayırova’da, Gebze’de ve Kocaeli’nin bütün sanayi bölgelerinde üretimin, istihdamın ve emeğin geleceğini takip etmeye devam edeceğim.
Çünkü bir milletin geleceği, yalnız bugün ne tükettiğiyle değil, yarın ne üretebildiğiyle de belirlenir.
**
MALTEPE’DEKİ BİNA ÇÖKMESİ
İstanbul Maltepe’de meydana gelen bina çökmesinde beş vatandaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Bir insanın yaşadığı evde güven içerisinde bulunabilmesi en temel haklarından biridir.
Bu facianın neden meydana geldiği, yapının ruhsat ve denetim geçmişi, sonradan yapılan değişiklikler ve varsa ihmaller devam eden soruşturmayla ortaya çıkarılmalıdır.
Ancak mesele yalnız Maltepe değildir.
Gebze, Çayırova ve Darıca gibi yoğun yapılaşmanın bulunduğu ilçelerimizde de yapı güvenliğinin ne durumda olduğunu bilmek zorundayız.
Yerel yönetimlerin ve ilgili kamu kurumlarının riskli yapıların tespiti, denetimi ve gerekli önlemlerin alınması konusundaki çalışmalarını vatandaşlarımızla açık biçimde paylaşması gerekir.
Depremi beklemeden, bir başka binanın çökmesini beklemeden harekete geçmeliyiz.
Devletin gücü yalnız meydana gelen felaketlere müdahale etmesiyle değil, önlenebilir felaketlerin yaşanmasını engelleyebilmesiyle de ölçülür.
İnsan hayatı hiçbir ihmalin bedeli olmamalıdır.
https://hacifilik.com/2026/10/11/hacifilikcomcayirova-iflas-sanayi-uretimi-istihdam-2026/