ZEKERİYA DEMİRKIRAN TARIMI ÇOK SEVDİ Derince’de ürettiğini Çayırova’da satacak
Bir tanıdığının tavsiyesi ile Derince, Taşköprü - İshakçılar divanı Geredeli Köyü’nde tarımsal üretime başlayan Zekeriya Demirkıran şimdilik eşe dosta hediye ediyor. Satıyor. Hedefi Çayırova ve Gebze’de ornanik kafe ve şarküteri açmak
Kısa adı KOSİDEF olan Kocaeli ve İstanbul Sinop Dernekler Federasyonu Başkanı Zekeriya Demirkıran tarımı ve tarım işkolunu sevdi. Bir tanıdığının tavsiyesi ile Çayırova’daki evine 55 kilometre mesafede, Derince’nin Taşköprü yöresi İshakçılar divanı Geredeli Köyü’nde tarımsal üretime başlayan Zekeriya Demirkıran şimdilik eşe dosta hediye ediyor. Satıyor. Hedefi Çayırova ve Gebze’de ornanik kafe ve şarküteri açmak. “Derince maceram çok kıymetli bir abimizin daveti ve yeri görmemle başladı” diyen Demirkıran şöyle devam etti:
“Organik ürünlü kahvaltı salonları açmayı düşündüm bir ara. Aynı zamanda köy ürünlerini satabilmek için şarküteri türü işyeri kurmayı tasarlıyorum. Sadece kendi ürünlerimi değil diğer köylüler tarafından üretilen ürünleri o işyerlerinde satmak gibi bir düşüncem var. Bu işletmeleri Çayırova Fatih Caddesi üzerinde ve Gebze’de açmayı düşünüyorum. Tabi ki zamanla daha da büyütüp yaymak, her yerde olmak istiyorum. Bazen üretmek kolay, satmak çok zor oluyor. Önemli olan köylülerin bu ürünlerini değerinde satabilmek.
Toptancının köylüden 2 liraya aldığı bir demet marulu, markette 30 lira ödeyerek edinebiliyoruz. Günümüzde, fidenin bir tanesi 2 lira. Bunun ekmesi, biçmesi, kuruması, ilacı, gübresi gibi maliyetli ve emek gerektiren aşamaları var. Köylüye para kazandırmıyorlar. Aracılar çok para kazanıyor. Böyle olmamalı hâlbuki. Hepsi emek sarf eden, iyi insanlar. Bunun için böyle bir projem var. Hatta yanıma bir de yatırımcı bulabilirsem köylünün ürününü o işyerlerinde direk sergileyip satmak istiyorum. Vatandaş orada hem kahvaltısını yapsın ailesiyle hem de alışverişini yapsın. Organik ürün satın alarak gitsin. Böyle bir hedefim var.”
Geredeli Köyü’ndeki yeri bundan 15 yıl önce, ‘Buralar çok genişleyecek’ düşüncesiyle o günkü şartlarda edindiğini ve bir parsel aldığını kaydeden Demirkıran, “Kuzey Marmara Otoyolu’nun devreye girmesiyle bölgede müthiş bir popülasyon yaşanmaya başladı. Hem İstanbul’un arka bahçesi, aynı zamanda da toplulaştırma yapıldı. Yani herkesin yeri belli oldu, yollar açıldı. Bir de 5 bin imar verdiler normal yerlere. Köy işleri yüzde 35 imar. Bu da insanlara çok cazip geldi. İstanbul’a ve Gebze’ye yakın olmasından ötürü de yerler çok değerlendi. Arsayı aldığımız bedelin 10-15 kat üzerinde değer edinmesi insanları ekonomik olarak rahatlattı, aynı zamanda yer sahibi oldular. Süreç buradan başladı. Ve birçok tanıdığım yer talep etti. Ben de onlara yerler buldum ve bu şekilde biz de olduk aynı zamanda emlakçı. Hiç aklımızda ve hesapta yokken yeni bir iş kolunda da yer edinmiş olduk” dedi.
Tarım işkolunda da 10 yılı geride bıraktığını belirten Demirkıran şöyle devam etti: “Traktör, biçme makinesi gibi ekipmanları da aldım. Mevsimlik diye tanımlanan geçici süreli çalışmalarım oluyor. Ama en büyük projem hayvancılığa dair. Kullanılmış bir ahır aldım. Önümüzdeki yıllarda oradaki hedefim kaliteli süt üretimi ve aynı zamanda vatandaşın kurbanlık ve et ihtiyaçlarını oradan karşılamak.
Mısırımın tohumunu Sinop’tan getirdim. 100 – 150 yıllık bir ata tohumu bu. Burada denedim ve ekiminin hemen hemen aynı olduğunu gördüm. Süt mısırı yetiştirmek içinde ata tohumu çok önemli. Hibrit tohumu riskli, bir deney sonucunu görmüştüm. Şu anda hayvanlara vermiş oldukları İsrail diye adlandırdığımız tohumla 10 fare üzerinde deney yapılmış. Yedisinde tümör çıkmış.
Ayrıca biz ailecek şeker hastasıyız. Ben dâhil olmak üzere, tedavi gören çok bireyimiz var. Bu konuda da araştırma yaptım. Hastalığımızda yediğimiz gıdaların çok büyük etkisi olduğunu, araştırmalarım ile gördüm. Hocalar da aynı şeyi söylüyor zaten. Ne kadar organik beslenebilirsek sağlımız için o kadar iyi. Çok şükür. Annemin, babamın, kardeşimin ve benim şekeri günümüz itibariyle çok normal seviyeye geriledi. Bizim için önemli olan, hani eskiden domatesleri koparınca mis gibi kokuları yayılır ya, onu burada tekrar canlandırabilmek. Domateslerimiz ve fasulyelerimiz de ata tohumu ile üretilmiştir.
Bu sene tarımsal üretime kabak da ekledim. Tatlı kabağı. Tohumunu Adapazarı’ndan getirttim. İnşallah, bayağı bir ARGE çalışmasından sonra güzel kabak yetiştireceğim şu anda.
Bu seneki hedefimiz en az 20 ton kabak üretmek. Fasulyeyi de her sene 1.5-2 ton civarı üretiyoruz. Fasulyeyi aynı zamanda konserve olarak değerlendiriyoruz. Çok eşimiz dostumuz var. Hediye olarak götürüyoruz. Günümüzde en güzel hediye, organik tarım ürünleri. Ayrıca yılda 20-25 ton civarı mısır üretiyoruz.
Bizde, fırında kavrulmuş mısır unu hamsi, balık çok tükettiğimizden çok önemlidir. Ben aynı zamanda fırınlanmış mısır unu üretiyorum. Eşe dosta hediye etmenin yanı sıra tabi ki ticaretini, satışını da yapıyoruz. Un satışımız çok yüksek oluyor. Hemen hemen hiç kalmıyor elimizde. 1-1.5 ton mısır unu anında tükeniyor. Pazar, kendi çevremiz. Akrabalarımız duyuruyor ve herkes gelip alıyor. Sözünü ettiğiniz şekilde bir pazarımız yok şu an. Ticaretimizi eş dost üzerinden sürdürüyoruz.
Çok şükür geçinip gidiyoruz… Tabi, tarımda girdi fiyatları çok yüksek. Mazot, gübre gerçekten çok yüksek fiyatlarda edinilebiliyor. Çok büyük çapta üretim yapsak belki zarar ederiz ama normal miktarda, ihtiyacımızı gidermek için ürettiğimizden yaptığım işin zararını falan hiç hesaplamıyorum. Ben işin organik kısmındayım. Şu anda çok şükür zarar etmiyor, üç beşte kazancımız oluyor.
Üç ay süreyle, üç dört işçi çalıştırıyorum. Hasatlar eylül ayından itibaren başlayacak. İşçiler gelecek. İşçiler yakın çevredeki köylerden gelip çalışıyorlar”
İshakçılar’ın Taşköprü Bölgesi’nde bir manav köyü olduğunu ancak çok göç aldığını belirten Demirkıran, “Geçen dönemin Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün köyde yerlerin yüzde 80’inin satılarak el değiştirdiğini, ekseri İstanbul’dan alıcılara gittiğini söylemişti. Bu tabi ki büyük bir oran. Köylünün elinde çok fazla yer kalmamış. Eskiden Çayırova, Akse Köyü’nde buğday ekilirdi. Üzüm toplamaya gidiyorduk,. İshakçılar da neredeyse aynı bizim Akse gibi” dedi. Demirkıran sorumuz üzerine Derince Belediyesi’nde mevcut yönetimin tarıma desteğinden çok memnun olduğunu belirtti:
“ Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe’yi tebrik etmek istiyorum. CHP’den belediye başkanı seçilmiş sosyal demokrat bir arkadaşımız. Gerçekten hak ve adalet anlayışı içerisinde çok çalışkan bir adam.
Köylüye çok büyük destek vermesi çok hoşuma gidiyor.
İshakçılar’da, fabrikasyon bir işyeri yaptı. Orada köylülerin ürünlerini topluyor ve o topladığı sütlerden kaşar peyniri, ayran üretiyor ve Taşköprü diye kendi markasını yarattı. Kendi satış yerlerinde, satışını gerçekleştiriyorlar. İzmit’in genelinde ve dört beş yerde satış ofisleri yapmışlar. Çokta güzel gidiyor, çokta başarılı.
Belediye Başkanı Sertif Gökçe ayrıca bir konu arz ettiğinizde, dinleyebiliyor. 20 günde veya ayda bir, Cuma namazı kılmak için İshakçılar’a gelir. Köylüyle sürekli iç içe, kendisini samimiyetle tebrik ederim.
Kendisine de sosyal medyadan yazdım.
Bir belediye başkanı böyle olmalı. Şehriyle ilgilenmeli. Köylüyle ilgilenmeli.
İshakçılar’da bir kahve ziyaretinde diyaloğumuz oldu. Hal hatır sordu. Seçim döneminde tanışmışlığımız vardı, sağolsun.
Özellikle kışın o makinelerin çalışması takdire şayandır. Çayırova’da yollar kapalıyken buralarda açıktı. Hiç kapanmadı. Herkes işinde gücünde, herkes çalışıyor.”
İshakçılar’da KBB Başkanı Tahir Büyükakın’a hiç denk gelmediğini belirtip araştırmacılığı çok sevdiğinden karşılaştırmalar yaptığını belirten Demirkıran, “.İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul’un Çatalca İlçesi’ndeki köylüye desteği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin köylüye desteğinden daha fazla. İBB, Çatalca’da köylüye gübre, tohum desteği verilmiş. Şimdi tanker desteği bile veriyor. Yani böyle olmalı.
Kocaeli Büyükyşehir Belediyesi’nden ben hiç destek almadım. Köylüye mazot ve tohum desteği veriyorlar. Ama bu desteği sertifikası olanlar, ekenler biçenler alabiliyor. Herkes alamıyor. İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz tohum vermesi, bir de yetiştirdiği mahsulü tedarik için çabaları var. O da çok hoşuma gitti. Televizyon haberlerinde sürekli denk geliyor. Bir ton karpuzu, domatesi kamyon kasasından yere boca eden köylü üreticiler var. İBB’nin böyle bir olumsuzluğu önlemek için de çok hoşuma giden çalışmaları var. Bu mutlaka olmalı. Biz üretmek zorundayız. Üretmekten başka şansımız yok. Kimse kusura bakmasın, öyle çok büyük bir devlet değiliz. Onun için hala üretmek, çalışmak zorundayız” dedi. Demirkıran sözlerine ilaveten şunları kaydetti:
“Çayırova’dan bir ahbabım da sosyal medya paylaşımlarımdan görerek, kendisine su kenarı yer edinmemi istedi. Öyle sulak bir arazi denk geldi. Geldi, baktı ve beğendi. Satın aldı. O günden bugüne orada fasulye, domates, pembe domates yetiştiriyor. Sonra Yenikent Mahallesi muhtarlığı önünde, muhtarın da duyurmasının ardından halka hediyelik dağıtıyor. Çalışma azmi müthiş bir arkadaş. Toprağı ve üretmeyi çok seviyor. Üretmemiz gerektiğini söylüyor ve doğru da söylüyor aslında. Seracılık biz gelene kadar İshakçılar’da yoktu. Bizden sonra şimdi herkes sera peşine düştü ve bizden sebep 5-6 sera daha kuruldu.”
DERİNCE İSHAKÇILAR’A DAİR…
TAŞKÖPRÜ’NÜN MERKEZİ KÖYÜ
İshakçılar, Taşköprü yöresinin merkezi köylerinden. Taşköprü; Gebze, Körfez ve Derince ilçelerinin sınırlarındaki 70 köyün yer aldığı bir yöre. Kıyırlı, Sevindikli, Osmanlı, Hayettinli (Hayradınlı), Kuşluköy, Kıdışlı, İshakçılar, Tahtalı, Gerede, Dümbüldek, Karakadılar, Karagöllü, Sofular gibi yaklaşık olarak gerek Körfez ilçe sınırları içinde gerekse Derince ilçe sınırları içerisinde yer alan yirmi beş kadar köy ve bunların mahalleleri hâlen Taşköprü adıyla anılıyor.
Hat KM33 ile haftanın her günü İshakçılar’dan Derince’ye 09.30, Derince’den İshakçılar’a 14.00’te bir sefer var. İzmit’e iki farklı güzergâhtan seferler mevcut.
İshakçılar’da Derince Belediyesi tarafından bu dönem kurulan Dertaş Tarım Ürünleri, Tarımsal Kalkınma Tesisleri var. Ayrıca aynı bölgede, Tahtalı Köyü’nde göletin tam kenarında belediyeye ait bir sosyal tesis var. Zekeriya Demirkıran tarafından kahvaltıda, Beşdivan adlı bu tesiste ağırlandık. Manzara müthiş, serpme kahvaltı çok lezzetliydi. Tavsiye ederiz. Tesiste aynı zamanda köylülerce üretilen kaşar peyniri dahil envayi çeşit, Taşköprü markasıyla satışta.
İshakçılar; SHP ve CHP’de uzun yıllar aktif siyaset, il başkanlığı, bir dönem milletvekilliği yapmış merhum Ömer Türkçakal’ın köyü. Köy merkezinde yeğenleri tarafından işletilen kahve, market türü işyerleri var.
Köyde en yaygın işkollarından biri emlakçılık. Köyden aslında tarım yapmak için yer edinen Zekeriya Demirkıran da kendisinden çok yer soran eden olunca aynı zamanda emlakçılığa başlamış. Saadet Partisi’nin Çayırovalı il başkan yardımcısı Murat Demiral da her gün Çayırova’dan İshakçılar’a emlakçılık yapmak için gidip geliyor.
İshakçılar dönüşü Derince Belediye Başkanı Avukat Sertif Gökçe’ye halk gününde konuk olduk. Başkan Gökçe bölgedeki tarıma ve belediyenin tarıma desteğine dair sorularımızı yazılı yanıtlayacak. Yanıtlar tarafımıza ulaştığında yayında olacak.
ZEKERİYA DEMİRKIRAN KİMDİR…
1977 yılında Sinop’un Türkeli İlçesi’ne bağlı Sarmaşık Köyü’nde, beş çocuklu ev kadını Fati ile işçi emeklisi Recep Demirkıran’ın en büyük evladı olarak dünyaya geldi. Babasının ilk evliliğinden ötürü bir de üvey abisi var.
Geredeli Köyü’nde anne babası için de yer yaptı. Yaz mevsiminde ekseri, Geredeli’de ikamet ediyorlar.
İlk ve ortaokulu Sinop’un Türkeli ilçesinde okuyup eğitim hayatını sonlandırdı.
1989 yılında Çayırova’ya yerleşti.
F Profil fabrikası ile birlikte Çayırova Belediyesi ve Gebze Adliyesi’nde çeşitli birimlerde çalıştı. Emekli.
Halen inşaat, emlak ve tarım işleriyle uğraş halinde.
Şerife Demirkıran’ın eşi.
Çift büyükten küçüğe doğru makine teknikeri Emre, işletme fakültesi mezunu Eren ve sosyoloji bilimleri okuyan Sıla Demirkıran’ın anne babası.
Uzun yıllar Sarmaşık Köyü Derneği başkanlığı yapıp Vahit Demiral’a devretti. Halen Kocaeli ve İstanbul Sinop Dernekler Federasyonu – KOSİDEF Genel Başkanı. Federasyonun bu yılın kasım ayında gerçekleşecek olağan kongresinde yine aday değil.