Atanmışı seçilmişi ile kamudan ses yok Gece yine zehir soluduk
Gebze ve Çayırova gece yine zehir soludu. Tuzla’daki deri sanayinin de sabıkalı olduğu salınımında sosyal medya çalkalanırken Valiliğinden Kaymakamlığına atanmış, büyüğünden küçüğüne seçilmiş idareler açıklama lütfetmedi
Yorum haber
“Çayırova‘yı yönetenler Çayırova‘da oturmuyor mu?
Günlerdir, aylardır Çayırova’nın farklı noktalarından ağır koku şikâyetleri geliyor. Bu gece ise saat 01.00’i geçmiş olmasına rağmen koku artık vatandaşlarımızın tahammül sınırlarını aşmış durumda.
Hemşehrilerimiz bize ulaşıyor; “Bu koku nedir, nereden geliyor, ne soluyoruz?” diye soruyor.
Biz de halkımız adına başta Çayırova Belediyesi olmak üzere Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Çayırova Kaymakamlığı ve Kocaeli Valiliği’nden açık ve net bir bilgilendirme bekliyoruz.
Ölçüm yapıldı mı? Kokunun kaynağı tespit edildi mi? Halk sağlığı açısından herhangi bir risk var mı? Alınan tedbirler nelerdir?
Çayırova halkının talebi çok açık: Bu mesele araştırılsın, sonuçları kamuoyuyla paylaşılsın.
Biz de konunun takipçisi olacak, gerekli görülmesi halinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de gündeme taşıyacağız.
Çayırova’nın cevabını beklediği soru çok basit: Bu gece ne soluyoruz?”
Kocaeli Büyükşehir ve Çayırova Belediyeleri Meclis Üyesi, İYİ Parti Çayırova İlçe Başkanı İlhami Bayrak’ın gece (30 Eylül Çarşamba, 02.00 suları) yaptığı ve Kocaeli Valiliği, Çayırova Kaymakamlığı, Kocaeli Büyükşehir ve Çayırova Belediyelerini de etiketlediği bu paylaşım, karşılığını bulmadı.
Bir zanlısının da İstanbul’un komşumuz ilçesi Tuzla’daki deri sanayi olan ve sık aralıklarla tekrarlanan soruna karşın atanmışı, seçilmişi ile kamu idaresi bugüne kadar bilinen hiçbir adım atmazken onların seyirciliği ve umarsızlığında, onlardan aldığı güçle halkı ve kenti zehirlemeyi sürdürenlerin geride bıraktığımız geceyi uyumaz hale getirmesi, sosyal medyada da hayli gündem konusu oldu.
Atanmışı ve seçilmişi ile kenti yönetenlerin özellikle Dilovası’nda kanserden ölüm vakalarının Türkiye ortalamasının çok üzerinde seyrettiği bölgemizde “Dilovası kanser ovası” diyenlere halkın sağlığını değil sermayenin çıkarlarını önceleyerek atarlanmayı, gerçekleri açıklayan akademisyenlere “Şarlatan” iftirası atmayı bir tarafa bırakıp yakıcı sorunun üzerine gitmeleri, bekleniyor.