Aynı işe iki ücreti duymadı KHK fazlası personel 340 değil 347 imiş
Gebze BM’de Nuran Gökdemir, 2027 bütçesi ve performans programını satır satır eleştirdi. Selamet Güner, aynı işe iki ücret vakasını yine duymadı. Gökdemir, KHK’lı çalışanlarda 340 fazlalığı sordu. Güner “yanıt” verdi, yedi daha artmış
2027 yılına dair tahmini bütçenin,
2025-2029 Stratejik Planı revizyon taslağına ilişkin Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun,
2027 Mali Yılı İdare Performans Programının,
2027 yılı tarifelerinin onaya sunulduğu;
CHP ve İYİ Parti Gruplarının tamamına ret oyu kullandığı,
YRP’nin tek üyesi Hakan Kahraman’ın tarifelere ret oyu kullanıp diğer üçünde çekimser oy kullandığı
Gebze Belediye Meclisi, 2026 yılı ekim ayı olağan toplantısı ikinci oturumunda dün son zamanların en nitelikli ve içerikli değerlendirmelerinden biri
Gebze Belediye Meclisi Yeni Parti Üyesi ve Yeni Parti Grubu’nun Plan Bütçe Komisyonu’ndaki üyesi Nuran Gökdemir tarafından yapıldı.
Raporun öne çıkanlarından Yapı Denetim’de farklı adlandırma ile ama aynı işe iki ayrı ücretlendirme oldu. Aynı konuya dair YRP’li Hakan Kahraman ağustos ayında yazılı önerge vermişti. Kahraman dünkü mecliste çok kısa süre söz aldı. Önergesine yanıt alamadığını hatırlattı. Selamet Güner muhalefetin tamamını dinledikten sonra, yanıt vereceğini söyledi.
Tartışmalar esnasında İYİ Partili Meclis Üyesi Birol Elüstü de aynı detaya dikkat çekti.
Gökdemir’in yazılı metinden okuduğu raporunda da yer aldı.
Selamet Güner, meclisteki tüm muhalefetin neredeyse “ittifak” yaptığı vakaya dair, hiçbir açıklama getirmedi.
Yeni Partili Meclis Üyesi Nuran Gökdemir, belediyede KHK’lı (Taşerondan kadroya geçen) çalışanlarda 340 fazlalığı sordu. Güner bu soruya verdiği “yanıt”ta kadro sayılarının güncellendiğini belirtip rakamlar sıraladı. O rakamlara göre Gebze Belediyesi’nde KHK’lı çalışan fazlalığı 340 değil, 347 imiş. Güner, rakamlar vermekle yetindi. Gerekçe izah etmedi.
Gökdemir’in sunumundan detaylar şöyle…
Nuran Gökdemir, İYİ Parti Grubu adına meclisi selamladıktan sonra yaklaşmakta olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını bir acımızı hatırlatarak, “Cumhuriyetimizin 103. yılında, her vatandaşına eşit hizmet ve ortak bir gelecek vaat eden bu değerli mirası, Gebze’nin en uzak mahallesine kadar yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun. Aynı günün bir acısı da var. Geçen yıl, 29 Ekim 2025 sabahı, Akse Sapağı mevkiindeki 7 katlı Arslan Apartmanı çöktü ve hemşehrilerimiz hayatını kaybetti. Bir yılı geride bırakırken, hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Gebze halkına başsağlığı diliyorum. Mekânları cennet olsun. Bir daha böyle bir acı yaşanmamasını sağlamak, bu meclisin de görevidir” diyerek kutladı.
Raporda emeği geçen tüm müdürlüklere, özellikle Mali Hizmetler ve strateji geliştirme ekiplerine teşekkür eden Gökdemir, “Yüzlerce sayfalık dosyalar, kolay iş değil. Biz de bu dosyaları, gündemin dağıtıldığı günden bu yana sayfa sayfa, satır satır okuduk” diye konuştu. Gökdemir meclisin önünde “Bütçe”, “Stratejik plan revizyonu”, “2027 performans programı” ve “2027 tarifeleri” olmak üzere birbirine bağımlı dört rapor olduğunu hatırlatıp, “Bunlar birbirinden bağımsız dosyalar değil. Plan hedef koyar, performans programı bu hedefi ölçer, bütçe parayı verir, tarifeler de bu paranın bir kısmını vatandaştan toplar. Dört dosya birlikte okununca bir bütünlük çıkması gerekir. Biz birlikte okuduğumuzda bir bütünlük göremedik” diye konuştu. Değerlendirmesinin de dört ayrı kategoride olacağını belirtip sonunda “sokağa bakacağını” kaydeden Gökdemir, “tahmini bütçe” değerlendirmesinde özetle şunları kaydetti:
“Bütçenin 2026’ya kıyasla artış oranı yüzde 43. Orta Vadeli Programın, 2027 enflasyon hedefi yüzde 21. Bütçe, hedeflenen enflasyonun iki katından fazla büyüyor. Gebze’nin 2025 nüfusu 414 bin 960. 9,3 milyarı bu nüfusa böldüğümüzde kişi başı yaklaşık 22 bin 400 lira ediyor. Bu büyüklükte bir bütçeden, ilçenin her sokağında hissedilir bir sonuç beklemek, bizim de, vatandaşın da hakkıdır. Büyümenin gerekçesini idarenin kendi tahmininde arıyoruz.
2026 yılsonu harcama tahmini, bütçe tasarısının kendi tablosunda 6 milyar 262 milyon lira. 2027 bütçesi bu tutarın yüzde 48,5 üzerinde. Bu yılın ilk altı ayında 6,5 milyarın yüzde 41’i, yani 2 milyar 640 milyonu harcanmış. Kendi harcama hızıyla baktığımızda yılsonu tahmininin 6,26 milyar olması makul. Ama bu hızın 9,3 milyar için nasıl artırılacağına dair bir açıklama yok. Önceki yıl, yani 2025’te bütçenin yüzde 93’ü harcanmıştı. Bu, harcamanın yılsonuna doğru yoğunlaştığını düşündürüyor. Bütçe büyürken harcamanın yılsonuna sıkışması, planlı bir bütçeden çok yılsonu telaşını düşündürüyor.
Bütçede en büyük pay yüzde 26’lık oranla, ‘Şehircilik ve Risk Odaklı Bütünleşik Afet Yönetimi’nde. Bunun 1 milyar 286 milyonu sermaye gideri. Yani sermaye giderlerinin yüzde 59’u tek bir programda toplanıyor… ‘Sürdürülebilir Çevre ve İklim Değişikliği’nde 1.7 milyar liranın 1.5 milyarı ‘temizlik işleri.’
‘Yoksullukla Mücadele ve Sosyal Yardımlaşma’ya bütçenin yüzde 1.97’si ayrılmış.
Personel ve sosyal güvenlik ile mal ve hizmet alımı giderleri, bütçenin yüzde 67’si.
‘Hizmet alımları’, personel giderinin yaklaşık 5 katı.
Gebze Belediyesi iştiraki Güzide Sosyal Hizmetler Şirketi’nin ilgili KHK maddesi kapsamında çalıştırılabilir işçi sayısı 1168, fiilen çalıştırılan işçi sayısı 1508. Aradaki fark 340 kişi, yani yaklaşık yüzde 29. Bu fark cetvelde açıklanmıyor. Bu 340 kişi hangi statüyle, hangi izinle ve hangi bütçe kaleminden çalıştırılıyor? 2026’daki ve 2027’deki maliyeti ne? Bunu burada soruyorum, çünkü bu fark bir yazım hatası da olabilir, bir hukuki sorun da. Meclis, hangisi olduğunu bilmeli.
Aynı bütçede 2026’ya göre personel giderinin yaklaşık yüzde 39, hizmet alımının yüzde 41 arttığını görüyoruz. İkisi de enflasyon hedefinin iki katına yakın.
Sermaye giderleri 1 milyar 480 milyondan 2 milyar 164 milyona çıkıyor. Artış yüzde 46. Asıl soru, bunun ne kadarının gerçekten yatırıma dönüştüğü. 2026’da sermaye giderlerinin ilk altı ayda yalnızca yüzde 35’i harcanmış.
Yapı Kontrol Müdürlüğü’nde toplam bütçenin yalnızca yüzde 18’i harcanmış. Aynı müdürlüğün 129 milyon liralık mal ve hizmet alımı ödeneğinin ilk altı ayda harcanan kısmı yalnızca 9,9 milyon, yani yüzde 7,7. İdare buna rağmen Yapı Kontrol için yılsonunu yüzde 100 olarak tahmin ediyor. Yani altı ayda yüzde 18 harcayan bir birimin, kalan altı ayda yüzde 82’sini harcayacağı varsayılıyor. 2027’de bu müdürlüğün mal ve hizmet alımı 138 milyon liraya çıkıyor. Bu 138 milyon, hangi hizmete?
Kamu binalarında etüt-proje ve yapım için 872 milyon lira ayrılmış. Bütçe Kararnamesi’nin ilgili maddesinin gerekliliklerini göremedik. Hangi binalar? Hangi projeler? Hangi yıllara yayılacak? Meclis bunları bilmeden onay verirse, bilmediği bir yetkiyi vermiş olur.
Gelirde; bütçenin yüzde 48,8’i, belediyenin kendi ürettiği gelirden gelmiyor.
Stratejik planın kendi analizinde, ‘uluslararası hibe ve destek fonlarına yönelik çalışmaların yetersiz olması’ bir zayıf yön olarak yazılmış. Aynı plan, hibe kaynaklı projelerle yeni kaynak oluşturulması gerektiğini söylüyor. Buna rağmen bütçede 200 milyon lira proje yardımı bekleniyor ve bu 200 milyon, dört çeyreğe tam 50’şer milyon olarak bölünmüş. Hibe çalışmasını zayıf sayan bir planın, hibe gelirini çeyrek çeyrek eşit bölünmüş olarak bütçeye yazması tutarlı değil.
Aynı durum taşınmaz satışlarında da var. Vatandaşın tapu edinmesine karşı değiliz. Ama bütçe açısından üç soru kalıyor: 600 milyon lira kaç parsele ve kaç başvuruya dayanıyor? Hangi kısmı peşin, hangi kısmı taksitle tahsil edilecek? Ve mevcut malikle sınırlı envanter bittiğinde, 2028’de 690, 2029’da 793 milyon lira taşınmaz satış geliri nereden gelecek.
Yedek ödenekte; iki belge birbirini tutmuyor.
Bütçe tasarısında 2026 yedek ödeneği yaklaşık 89 milyon lira, harcaması sıfır. Performans programında aynı kalem için 2026 ödeneği 404 milyon lira, haziran sonu “harcaması” 330 milyon lira. Bu yedek ödeneğin yüzde 82’sinin altı ayda başka kalemlere aktarıldığını gösteriyor olabilir. 2027 için ise 600 milyon lira yedek ödenek isteniyor. Üstelik 2027 ayrıntılı harcama programında bu ödeneğin 555 milyon lirası şimdiden çeyreklere dağıtılmış. Zamanı ve tutarı baştan belli olan bir ödenek, yedek ödenekten çok, planlı bir harcama kalemine benziyor. Hangi rakam doğru? Bu aktarmalar hangi kararlarla, hangi kalemlere yapıldı? Meclis, onayladığı ödenek cetvelinin yıl içinde nasıl değiştiğini görmek ister.
Sosyal önceliklerde; asıl sosyal yardım kalemi 81 milyon lira. İstihdamı artırma faaliyetine 2026’da 2,9 milyon lira ayrılmıştı, 2027’de sıfır. Sağlık 600 binden 100 bine iniyor ve 2026’da ilk altı ayda hiç harcanmamış. Gençlik programına ise 341 milyon lira ayrılmış, yani yoksullukla mücadelenin yaklaşık iki katı. Kültür programı 171 milyon (BT s.3). Hanelerin zorlandığı bir dönemde sosyal yardımın bütçedeki yeri bu.
Tanıtım ve hizmette; Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün bütçesi 88 milyon liradan 168 milyon liraya çıkıyor. Artış yüzde 90. Sokakları yapan, yolları yapan Fen İşleri Müdürlüğü’nün bütçesi ise 590 milyondan 823 milyona çıkıyor. Artış yüzde 39,5. Yani tanıtımın artış hızı, yol yapımının artış hızının iki buçuk katı. Sosyal başlıklara ayrılan 56,5 milyon, Basın Yayın’ın bütçesinin üçte biri kadar. Bu karşılaştırma, önceliğin hizmetten çok tanıtıma kaydığı izlenimini veriyor.
Orta vadeli plan’da 2028 ve 2029 için tüm kalemler tam yüzde 15 artırılmış. Bize bu çarpanın zorunlu olduğu söylendi. Ama Orta Vadeli Program’ın kendi enflasyon hedefi 2028’de yüzde 13,5, 2029’da yüzde 9. Aynı hedeflerle bütçeyi büyütürsek 2028 bütçesi 10,70 yerine yaklaşık 10,56; 2029 bütçesi 12,30 yerine yaklaşık 11,51 milyar lira olurdu. Yani 2029’da yaklaşık 800 milyon liralık bir fark ortaya çıkıyor. Bu, plan değil, çarpma işlemi. Zorunluluğun dayanağı nedir? Hangi mevzuat bütün kalemlere aynı yüzde 15’i uygulamayı gerektiriyor? Bu dayanak varsa görmek isteriz, yoksa rakamların Orta Vadeli Program’ın hedeflerine göre yeniden hazırlanmasını isteriz.
STRATEJİK PLAN REVİZYONU
Stratejik plan revizyon metninin kendi içinde çeliştiğini; hedef ve projelerin değerlendirilmesinde, ‘Zaman ve maliyet açısından gecikmeler ve sapmalar yaşandığı’ ve ‘Gelir ve gider planlamasının daha sağlıklı yapılması gerektiği’ yazmasına rağmen aynı sayfada, hedeflerin ‘Büyük ölçüde gerçekleştirildiği’nin söylendiğine dikkat çeken Gökdemir’in stratejik plan revizyonuna dair diğer değerlendirmeleri özetle şöyle:
“Hem ‘sapma’ hem ‘büyük ölçüde başarı’ yazıyor. Hangi hedefin ne ölçüde gerçekleştiğini gösteren bir hedef gerçekleşme tablosu olmadan bu iddia doğrulanamıyor. Plan, 445 performans göstergesi içeriyor Bu göstergelerin kaçı tutmuş, kaçı tutmamış? Dosyada yok.
Planın kendi durum analizi de bütçeyle konuşmuyor. SWOT tablosunda en büyük tehditlerden biri olarak, ‘İlçedeki altyapı ve üstyapı çalışmalarına daha fazla ihtiyaç duyulması’ yazıyor. Plan bunu böyle tespit ediyor. Bütçede ise çok yıllı taahhüt cetvelinde üstyapı için 54 milyon lira var. Toplam 70 milyon lira kaynak, bütçenin yüzde 0.75’i.
Fen İşleri’nin sermaye gideri de var, ama bu tutarın hangi yol ve kaldırım projelerine gideceği bütçeden okunmuyor. Plan bir ihtiyaç tespit ediyor, bütçede bu ihtiyacın karşılığını izlemek mümkün olmuyor.
Planda ‘Personelin sayısının ve niteliğinin yeterli düzeyde olması’, ‘Belediyenin mali yapısının yeterliliği’, ‘Belediye gelirlerinde tahsilat oranının yüksekliği’ güçlü yönler olarak yazılmış. Personel sayısı yeterliyse, neden bütçede hizmet alımı personel giderinin beş katı? Eğer mali yapı yeterliyse, neden gelirin yarısı kendi gelirimiz değil? Eğer tahsilat oranı yüksekse, plan neden, ‘Tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsilini hızlandırma’ ihtiyacını ayrıca yazıyor?
Plan hedef risklerini analiz etmemiş. Plan, ‘Hedeflerin çokluğu nedeniyle hedef riskleri ve kontrol faaliyetlerine bu stratejik planda yer verilmediğini’ yazıyor. Yani 445 göstergeli bir plan, hangi hedefin hangi riskle karşılaşacağını yazmıyor.
Planın altı ayda bir, ‘Stratejik Plan İzleme Raporu’ ve yıl sonunda ‘Stratejik Plan Değerlendirme Raporu’ hazırlanacağı yazıyor. Bu raporlar meclise sunuldu mu? Biz görmedik.
2027-2029 yılları için kaynak tablosu, bütçedeki yüzde 15’lik çarpanla birebir aynı. Yani plan, bütçeyi gerekçelendirmiyor. Bütçeyi kopyalıyor. Plan hedef koyup bütçeyi şekillendirmeli, bütçe planı kopyalamamalı. Burada ters işliyor.
PERFORMANS PROGRAMI
Performans programının belediyenin bütçesiyle ne yapacağını ölçülebilir hedeflere bağlayan belge olduğunu hatırlatan Gökdemir, bu belgeyi okurken gördüklerini şöyle özetledi:
“Sabit göstergelerde; ‘Yedek ödeneğin bütçeye oranı’ göstergesi 2025’ten 2029’a kadar her yıl 7. Sabit hedef performans ölçmez. Oysa 2027 için istenen 600 milyon lira, 9,3 milyarın yüzde 6,45’i. Her yıl aynı rakamı yazmak yerine, gerçek oranın hesaplanıp yazılması gerekir.
Her şey yüzde yüz. Performans programındaki göstergelerin çok büyük bölümü ‘yüzde 100.’ Kaçak yapı, imar uygulaması ve iskân alanında her şey yüzde yüz çalışıyorsa, vatandaşın şikâyeti nereden geliyor? Her yıl, her sütunda yüzde yüz yazan bir gösterge, performansı gerçekten ölçüyor mu?
Birim hataları: Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün göstergelerinde bir tutarsızlık dikkatimizi çekti. ‘Toplanan moloz miktarı (ton)’ göstergesinde 2026’nın ilk altı ayı gerçekleşmesi 8 milyon 95 bin, 2026 yılsonu tahmini 125 milyon, 2027 hedefi 138 milyon 650 bin. Ölçü birimi ‘ton’ yazıyor. Eğer bu doğru yazılmışsa, 138 milyon ton moloz, yani Gebze’nin bir yılda toplayacağı moloz, nüfusu 415 bin olan bir ilçe için fiziksel olarak mümkün olmayan bir rakam. Eğer bu rakamlar kilogram cinsindense, bu kez ‘ton’ yazan ölçü birimi yanlış. Bir de ilk altı ayda 8 milyon, yılsonu tahmini 125 milyon. Bu gösterge nasıl tahmin edilmiş? Bu, performans programı hazırlanırken gösterge verisinin kontrol edilmediğini düşündürüyor. Aynı müdürlüğün ‘toplanan çöp miktarı (ton)’ göstergesinde ölçü birimi ‘KG’ yazıyor. Ton başlığı, kilogram birimi, milyonlarla ifade edilmiş sayılar.
Gerçekleşme: Fen İşleri Müdürlüğü’nün ‘açılacak imar yolu uzunluğu’ göstergesinde 2025 gerçekleşmesi 410 km. 2026’nın ilk altı ayı gerçekleşmesi 21,5 km, 2026 yılsonu tahmini yine 410 km. 2027 hedefi 450 km. İlk altı ayda 410 kilometrenin yalnızca 21,5 kilometresi yapılmış, yani yüzde 5. Kalan altı ayda 388 kilometre imar yolu açılacak. Mümkün mü, bu hız nasıl yakalanacak, bilmek isteriz.
Şikâyet süreleri. Performans programında şikâyetlere verilen cevap süreleri 3 iş günü. Ama ‘incelenen bir şikâyet veya talebin sonuçlandırılmasının ortalama süresi’ 20 iş günü. Üstelik bu iki rakam, 2025 gerçekleşmesinden 2029 tahminine kadar hiç değişmiyor. Temizlik İşleri’nde cevap süresi 1, sonuçlandırma 7 iş günü.
Zabıta Müdürlüğü’nün göstergeleri işyeri denetimi, pazar denetimi, encümen kararı süresi ve şikâyet cevap süresinden oluşuyor. Kaldırım işgali, yol işgali ya da yola konulan dubalarla ilgili bir gösterge göremedik. Programda yağmur suyu hatları ya da mazgal temizliğiyle ilgili de bir gösterge bulamadık. Performans programının amacı, vatandaşın gördüğü sorunu ölçmektir. İşgal giderme, işgal şikâyetine müdahale süresi ve mazgal temizleme oranının programa gösterge olarak eklenmesini öneririz.
Genel değerlendirme: Altı aylık harcamada büyük sapma gösteren birimler için düzeltici hedef yok. Programın 2028 ve 2029 sütunları da yine aynı yüzde 15 katsayısıyla doldurulmuş. Program izleme aracı olmaktan çıkmış, bütçeyi tekrar eden bir belgeye dönüşmüş.”
TARİFELER
Tarifelerde artışların genel olarak yüzde 10 ile yüzde 40 arasında olduğunu ancak İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 53 kaleminden 52’si ile Yapı Kontrol Müdürlüğü’nün 18 kaleminin tamamında yüzde 100 artış tespit ettiklerini, bununla birlikte bütçe artışlarının İmar ve Şehircilik’te yüzde 39.6, Yapı Kontrol’de yüzde 19.3 olduğunu, tarifelerdeki yüzde 100 artışın gerekçelerini dosyada bulamadıklarını kaydeden Gökdemir, ““Bunu kabul edemeyiz, çünkü bu ücretleri ödeyen belli. Mimar ve mühehdisler ile halkın omzuna çok büyük yük bindiriyoruz. Çünkü bu ücretler sonunda inşaat maliyetine, o da konut fiyatına ve kiraya yansıyor” diye konuştu. Gökdemir tarifelere dair özetle şöyle devam etti:
Aynı iş için iki ücret: Tarifede, ‘Proje kontrol’ ve ‘Yapı ruhsatı teknik personel’ ücretleri var, bağımsız bölüm sayısına göre alınıyor. Konutta 1.200 liradan 2.400 liraya yükseldi. Tarifede bu ücretin hangi hizmetin karşılığı olduğu yazmıyor. Projeyi teknik personel inceliyor. Proje kontrol ücreti zaten bu incelemenin karşılığı değil mi? Teknik personel için ayrıca neden ücret alınıyor? Bu personelin maaşı da bütçeden ödeniyor: İmar ve Şehircilik’te 59,5 milyon, Yapı Kontrol’de 44,4 milyon lira personel gideri var Yani aynı iş, bir kez metrekare üzerinden, bir kez bağımsız bölüm üzerinden iki ayrı ücretle faturalandırılıyor.
Hangi ücretlerin birlikte alındığı tarifeden anlaşılmıyor. Tarifeyi vatandaşın ve meslek mensubunun anlayabileceği hâle getirmek idarenin görevidir.
Teknik personel ücretinin ayrı kalem olmaktan çıkarılıp proje kontrol ücretiyle tek kalemde birleştirilmesini, birleştirilemiyorsa İmar ve Yapı Kontrol tarifelerinin diğer müdürlüklerin artış bandı olan yüzde 10-40 aralığında yeniden hazırlanmasını öneririz.
31 Aralık 2026 itibarıyla mimari projenin geçici onayı yapılmış ve ruhsat harcı yatırılmış dosyalara, ocak sonuna kadar ruhsat alma şartıyla eski fiyat uygulanacak. Proje aşamasındaki dosyalar kapsam dışı kalıyor. Mimar ve mühendislerin planlama yapabilmesi için bu sürenin uzatılmasını da öneririz.
İki bölümde farklı fiyatla yazılmış başka örnekler de var. Meclise bir tarife getiriliyorsa, sayılarının kontrol edilmiş olması beklenir.
Ruhsat ve Denetim tarifesinde geri dönüşüm ve tehlikesiz atık ayrıştırma tesislerinin ücretleri yüzde 160 artıyor. Aynı belediyenin bütçesinde İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nün bütçesi 48 milyon liradan 146 milyon liraya çıkıyor Bir elimizle ‘sıfır atık’ diyoruz, diğer elimizle geri dönüşüm yapan esnafa yüzde 160 zam yazıyoruz.
Yetiştirme yurtlarında veya Çocuk Esirgeme Kurumu’nda büyümüş kişilerin belediye salon ücretlerinden muaf tutulmasını öneriyoruz. Devletin ve belediyenin ilk elini uzatacağı kişiler bunlardır. Aile kurmak, bir nikâh ya da tören düzenlemek isteyen bir gencin, geçmişinde yanında olmayan bir ailenin yokluğunu bir de salon ücretiyle ödememesi gerekir.”
SOKAĞIN SESİ
Bir bütçenin tablolardan değil sokaklardan okunacağını öne süren Gökdemir, “2027 için 9,3 milyar lira bütçe tasarlanan Gebze’de, yağmur suları yolun altından değil de üstünden akıyorsa, bir belediye görevlisi yağmur suyuna ağaç dalıyla müdahale etmek zorunda kalıyorsa, bu bütçe sahaya yansımamış demektir. Temmuzdaki sağanakta otogar su altında kaldı, esnaf pompayı kendi imkânıyla çalıştırdı. Biliyoruz ki sorumluluğun bir kısmı Büyükşehir Belediyesi ve karayollarında. Ama o gün suyu temizlemeye çalışan esnafın muhatabı, kapısının önündeki belediyedir. Vatandaş, hangi kurumun yetkili olduğunu bilmek zorunda değil. ‘Bu belediye ne yapıyor’ diye sorar.
Gebze’nin herhangi bir sokağında arabanız takır tukur gidiyorsa, hatta gidemiyorsa, bu bütçe sahaya yansımamış demektir.
Bu bütçede çok yıllı taahhüt cetvelinde yol üstyapısının yenilenmesinde Gebze’nin 40 mahallesinde 415 bin kişilik nüfusu için ayrılan tutar 54 milyon lira.
Stratejik plan; ‘altyapı ve üstyapı çalışmalarına daha fazla ihtiyaç duyulduğunu’ kendisi yazıyor. Plan bir ihtiyaç tespit ediyor, bütçede bu ihtiyacın karşılığını bulmakta zorlanıyoruz.
Arabalar kaldırımları, yayalar yolları işgal ediyorsa, her esnaf kafasına göre yola duba koyup yolu kendine park yeri yapıyorsa, bu bütçe sahaya yansımamış demektir. Kaldırım yayanındır.
Aynı cetvelde üstyapı, yani parke, bordür ve beton imalatının bakım, onarım ve yapımı için ayrılan tutar 16 milyon lira. Aynı bütçede işgal ücretlerini artırıyoruz, ama yolu ve kaldırımı yayaya geri vermenin planı bütçede görünmüyor. Yetki yalnızca Büyükşehir’de değil. Dubayı kaldırmak da, esnafla konuşmak da, kaldırımı yapmak da ilçe belediyesinin işi. Performans programında kaldırım ya da yol işgaliyle ilgili bir gösterge de bulamadık.
Yağmurda havadan değil de oynak kaldırım taşlarından sıçrayan sularla ıslanıyorsa insanlar, bu bütçe sahaya yansımamış demektir. Kent İçi Ulaşım programı olan Fen İşleri’ne 823 milyon lira ayrılmış. Büyükşehir bu yıl Gebze’de GTÜ Kavşağı’nda, Zeki Acar Caddesi’nde, Beylikbağı’nda asfalt ve kavşak çalışması yaptığını duyuruyor. Ana arterlerde bu çalışmaları görüyoruz. Mahalle sokağının sırasının ne zaman gelecek?. Fen İşleri’ne ayrılan bütçenin 468 milyonu sermaye gideri. Bu 468 milyon, mahalle sokaklarına ne zaman, hangi takvimle ulaşacak? İlk altı ayda 21,5 kilometre imar yolu açılmış olması, bu takvimin ne kadar zorlandığını gösteriyor.
Temizlik işleri toplam bütçenin altıda birini harcarken, bizlere gelen vatandaş şikâyetlerinin en çok da bu birimle ilgili olması, bütçe-saha uyumsuzluğunun bir göstergesi değil midir? Kâğıt üzerinde her şey yüzde yüz çalışıyor. Sokakta ise vatandaş tam tersini söylüyor.
Bütün bunların yanında bu bütçede 4,5 milyar lira hizmet alımı var, 168 milyon lira Basın Yayın var, 872 milyon lira kamu binası etüt-proje ve yapım ödeneği. Bunlar kâğıt üstünde parlak. Sokakta ise çukur, su, duba ve işgal” dedi.
Nuran Gökdemir sunumunun sonuç kısmında idareye sorularını, cevap bekledikleri vurgusuyla şöyle sıraladı:
“Yedek ödenek bütçe tasarısında yaklaşık 89 milyon, performans programında 404 milyon olarak görünüyor. Hangi rakam doğru ve bu aktarmalar hangi kararlarla yapıldı?
Şirkette izinli 1.168, fiilen çalışan 1.508 işçi var. 340 kişilik fark hangi statü ve hangi kalemle çalıştırılıyor?
2028 ve 2029’daki yüzde 15 çarpanının zorunluluk dayanağı nedir?
872 milyonluk kamu binası etüt-proje ve yapım ödeneğinin projeleri hangileri, yıllara nasıl yayılacak?
600 milyonluk taşınmaz satışı kaç parsele ve kaç başvuruya dayanıyor?
İmar ve Yapı Kontrol tarifelerindeki yüzde 100 artışın maliyet gerekçesi hangi dosyada, proje kontrolü ve teknik personel ücretleri neden ayrı ayrı alınıyor?
Stratejik planın izleme ve değerlendirme raporları meclise sunuldu mu?
Temizlik İşleri’ne ayrılan bütçenin altıda biri hangi sonuçlara dönüşüyor ve şikâyetlerin çoğunun bu birimle ilgili olmasına karşı hangi tedbirler alınıyor?”
Gökdemir sözlerine ilaveten,
“Bütün bu nedenlerle şunu söylemek durumundayız. Harcayamadığımız parayı artıran, yedek ödeneği iki farklı rakamla anlatan ve çeyreklere önceden bölen, şirket işçisi sayısında açıklanmayan 340 kişilik fark bulunan, sapmaları kabul ederken hedeflerin büyük ölçüde gerçekleştiğini söyleyen, göstergeleri sabit tutan, mimarın ve mühendisin omzuna yüzde 100 zam yükleyen bir dosyayı destekleyemeyiz. Bu yüzden bugün kitapçığa değil, Gebze’nin sokaklarına bakarak elimizi kaldıracağız. Teşekkür ederim” diye konuştu.