EZE’DEN VAKADAN ÖNCE BİR, SONRA 10 İHBAR Mal sahipleri için de belediyeden destek önerdiler
Mevlana’da bina çökmesi sonrası 21 binadan tahliye edilen vatandaşlar yarın açıklama yapacak. Mecliste CHP Grubu Gebze Belediyesi’nden kiracıların yanı sıra mal sahipleri için de destek önergesi verdi. Eze İnşaat yıkımdan önce bir, yıkımdan sonra 10 bina için risk bildirmiş!
Gebze’nin Mevlana Mahallesi’nde bina yıkılmasının ardından riskli yapı tespit edilen ve boşaltılan 21 yapıda yurttaşlar insanlar Darıca Balyanoz Koyu’ndaki Büyükşehir’e ait bir tesiste, bir kısmı da değişik tesislerde barındırılmaya başlamıştı. Binalarda oturan yurttaşlar yarın (07 Aralık Pazar) saat 15.30’da yıkılan bina önünde basın açıklaması yapacak.
Öte yandan Gebze Belediye Meclisi’nin önceki salı günü gerçekleşen olağan meclis toplantısında CHP Grubu tarafından mahalledeki mal sahiplerine, Gebze Belediyesi tarafından destekte bulunulması yönünde önerge verildi.
Bir diğer önergede ise yüklenici firma Eze İnşaat’ın yıkıma kadar olan 6 yıllık süreçte bir, yıkımdan sonra ise yaklaşık 10 bina için riskli raporu bildirdiğine dikkat çekildi: “Buna dayanarak biz de diyoruz ki, demek ki 29 Ekim’den önce neredeyse hiç ölçüm yapmamış. Çünkü 29 Ekim’den sonra ölçüm yapmaya başladıkça bunlar ortaya çıkmaya başladı.”
Her iki önergeyi meclis toplantısı sonrası Gebze Emek’e değerlendiren belediye meclis üyesi Ahmet Kadı riskli olarak ilan edilen bu yapıların belli bir süre sonra yıkılacağına dikkat çekip, “Bu insanlara da taşınma, kira, konut yardımı gibi bazı yardımların yapılması gerekiyor.. O bölgede yaşayan insanlarla konuştuğumuzda mesela taşınma yardımlarından Bakanlığın yönetmeliğine göre kiracıların yararlandığını, ama mal sahiplerinin yararlanamadığını söylediler. Zinnur Başkan ile bizzat yaptığım görüşmede, ‘Karar alalım. Bakanlığın eksik bıraktığı yardımları Meclis kararı ile Gebze Belediyesi olarak biz yapalım’ dedim. Kendisinin de öyle düşündüğünü söyledi.
Biz de buna dair önerge hazırladık. Hangi yardımların hangi kurumların yapılacağını sorduk. Vatandaş da bunu soruyor, çünkü durum net değil. Ortada bir liste yok. Biz de hem bunu sorduk. Hem de peşine ilaveten; bu tür eksik kalan yardımlara dair karar çıkartalım” diye konuştu.
Mecliste önergeyi verdikten sonra Başkan Büyükgöz’ün tutumunun değiştiğini kaydedip futbol tabiriyle, “Orta sahada top çevirdi” diye tanımda bulunan Kadı, “Büyükşehir yapacak, Bakanlık yapacak edecek. Ben sözümün arkasındayım. Yapacak, edeceğe bırakmadan. Gebze Belediyesi olarak bizlerin de sebebi olmadıkları vakada sonuçtan mağdur olan insanlara mutlaka destek olunması gerektiğini söyledim” dedi.
CHP Grubu tarafından verilen önergede özetle; “Sonucun etkilerini en aza indirebilmek için hangi kurum veya hangi kurumlar, hangi isim altında ne tür yardımlar yapacak?” sorusu yöneltilip, ev ve işyerlerinde mal sahibi, kiracı fark etmeksizin yapılacak yardımların tam ve düzenli yapılmasının takibi, belediye tarafından da meclis kararı ile yardım aktarılması, katkı sunulması teklif edildi.
EZE İNŞAAT, YIKIMA KADAR NEREDEYDİ?
CHP Grubu bir diğer önergeyle yıkılan binaya dair şu özetle soruları yöneltti:
Söz konusu 21 yapının riskli yapı olarak belirlenmesinin sebepleri nelerdir?
Yıkılan binanın yıkımına sebep gösterilen zemin deformasyonunun neden veya nedenleri nelerdir?
Altyapılarla ilgili hazırlanan geoteknik rapor sonuçları belli midir?
Akse Sapağı bölgesi başta olmak üzere riskli olduğu belirlenen yapılar metro etkileşim alanında mı?
Metro yüklenici firması ile kurumlar arası yazışmalarda inşaatın yapılara verdiği zarar da gün yüzüne çıktı. Yıkılan Arslan Apartmanı ile ilgili zemin – metro bağlantısı hala görmezdin mi gelinecek?
Ahmet Kadı ilgili önergenin gerekçesine dair de şunları söyledi: “Ortada yıkılan bir sorun, devrilen bir bina var ve 35 gündür açıklanamayan bir rapor var. Komik şekilde, ‘Bina zemininden ötürü yıkıldı’ diye bir açıklama yapıldı. Doğru. Bunu söylemek için 20-30 gün beklemeye de gerek yoktu. Tabi ki bina zemindeki deformasyondan ötürü çöktü. Ama bu deformasyona sebep faktörlerin ne olduğu hala daha ortaya çıkarılamadı.
Biz bunun metroyla ilişkilendirilmesi gerektiğini söylemiştik ama siyaseten karşı taraf da bunun doğru olmadığını, olmayacağını, rapor çıkmadan bunun konuşulamayacağını söylemişti. Ama Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu henüz rapor çıkmadan, ‘Metroyla hiçbir ilgisi yok’ diyebilmişti. Biz bu arada araştırmalar yaptık.
Bazı belgeleri meclis toplantısında da sunduk ve sorduk
Metro yüklenici firması Eze İnşaat’ın Ulaştırma Bakanlığı’na yazdığı, metro etkileşim alanında kalan bir yapının deplasman kritik sınırını aştığını yani tehlikeli risk boyutuna girdiğini, dolayısıyla ilgili kurumlarla görüşerek boşaltılması gerektiğiyle ilgili bir belgeyi mecliste paylaştık. Bu belgeyle ilgili, buna benzer kaç müracaat olduğunu sorduk.
Buna benzer müracaatların vakadan yani 29 Ekim 2025’ten önce kaç kere yapıldığını sorduk. Ki biliyorum. O bina yıkılmadan önce 2019’da kazıların başladığı söylenmişti.
Firma; 2019’dan 2025’e kadar sadece bir kere böyle bir hasar talebiyle başvurmuş. Oysa 2025’teki yıkımdan sonra, yaklaşık 35 günlük süreçte bir sürü talep olmuş. 6 ila 10 arasında binaya dair firma; yaptığı inceleme neticesinde kritik eşiğin aşıldığını ve bu yapıların artık riskli hale geldiğini bildirerek boşaltma talebinde bulunmuş. Buna dayanarak biz de diyoruz ki, demek ki 29 Ekim’den önce neredeyse hiç ölçüm yapmamış. Çünkü 29 Ekim’den sonra ölçüm yapmaya başladıkça bunlar ortaya çıkmaya başladı. Özellikle bu bilgiler ve belediyeye gelen bu belgeler ışığında hala daha metronun görmezden gelip gelinmeyeceğine dair bir sorumuz oldu.”