SÖZ HAKKININ ENGELİNE ÇOK SESLİ TEPKİ Meclis halkındır. “Müjde”yi soracaktık
KBB Meclisi’nin dünkü toplantısında muhalefete gündem dışı söz hakkı vermeyen Büyükakın’a CHP’den çok sesli tepki geldi. Erdem Arcan, “Meclisin sahibi halktır” derken Ahmet Kadı, “Mevlana’da Bakan’ın konut ‘müjde’sinin detayını soracaktık” dedi
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin dün gerçekleşen aralık ayı olağan meclis toplantısında muhalefet partilerinden belediye meclis üyelerine gündem dışı söz hakkı vermeyen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a CHP’den çok sesli tepki geldi. CHP İl Başkanı Erdem Arcan, “Meclisin sahibi halktır” derken Gebzeli meclis üyesi Ahmet Kadı, “Mevlana’da Bakan’ın konut ‘müjde’sinin detayını soracaktık” dedi. Kocaeli Uluslararası Kongre Merkezi’nde meclis salonundaki toplantının hemen ardından yine kongre merkezi içinde düzenlenen açıklamada Kandıra’da kararı alınan çöp tesisi, Kartepe’de haddehane ve yeni açığa çıkan, Derince’deki altın madeni girişimleri de konu edildi.
GEBZE'DE DİLOVASI'NDA SUÇ VAR SUÇLU YOK
CHP İl Başkanı Erdem Arcan meclis toplantısını ve Büyükakın’ın tutumunu, “Resmen tiyatroydu” diye tanımladı. Arcan, “Bu kenti sahibi imiş gibi görenlerin, ‘Ben yaptım oldu’ anlayışı ile kenti yönetmek isteyenlerin tavırlarına şahit olduk. Kandıra halkı toprağını, suyunu, geleceğini, çocuklarını savunuyor. Bugün Akçekese ile ilgili farklı, yeni bir programın konuşulacağını söylediler ama bugün orayı onaylattılar. Kandıra halkı sesini yükseltince az daha dışarı atılıyordu. Meclisin gerçek sahibi kentin kendisidir. Bu kentin halkıdır” diye konuştu. Arcan ayrıca şunları kaydetti:
“Gebze’de, Dilovası’nda yaşananları gördük. Gebze’de ve Dilovası’nda suç var, suçlu yok. Tutuklanan, yargılanan, sorgulanan kimse yok.
Bugün yine bir oyunla Kandıra halkını yine kandırmaya çalıştılar. Gündem dışı söz verilmedi. Demokrasiye yine tecavüz edildi. Her zaman gündem dışı söz veriliyordu ama halk biraz sesini çıkartınca meclisi hemen bitirip kaçtılar. Biz buna karşıyız. İnsanları, bu kentte yaşayan herkesin, sözünün kesilmemesini istiyoruz. Herkes sözünü söylesin. Kandıralılar da söylesin.
Tam Kartepeliler sözünü söyleyecekti ama söz verilmedi. Kartepe’de haddehane bir kent suçudur. Hemen yanı başında kurulacak çöp fabrikası bir kent suçudur. Kentin sahibi siz değilsiniz. Bu kentte sizin dediğiniz olmayacak. Bu kentte Kartepeliler’in, Kandıralılar’ın dediği olacak. Sorunları yaşayanlar, kendileri çözecekler. Yok öyle yağma. ‘Kentin sahibiyim, istediğimi yaparım’ anlayışı artık bu kentte bitmiştir. Kocaeli halkı ile hep beraber, bu kent cinayetlerine karşı çıkacağız.
KANDIRA'YA ÇÖP TESİSİ
Arcan’ın ardından toplantıya Kandıra’dan katılan yurttaşlardan Adem Arı söz aldı. Arı, “Tarihçiyim. Evimin, kapımın önüne sadece Kandıra’ya değil Kars’a, Edirne’ye, Hakkari’ye su kaynaklarının önüne yapılacaksa ben buna karşıyım.
Anayasanın 56’ncı maddesi, ‘Herkes dengeli bir çevrede sağlıklı yaşama hakkına sahiptir’ diyor. Devlet ve vatandaşlar bu hakkı korumakla mükelleftir. Devlet kurumları bu hakkı yerine getiremiyorsa biz vatandaşlar olarak çevremizi savunacağız. Akçakoca bu vatanı bize nasıl emanet ettiyse aynı şekilde korumasını biliriz” dedi. Arı şöyle devam etti:
“Biz burada Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Devletin ve Bakanlıkların üzerine düşeni yapmamasından ötürü halk olarak sesimizi yükseltiyoruz ve su kaynaklarının başına çöp tesisi yapılamaz diyoruz. 5 gün önceki meclis toplantısında, ‘Yeni proje açıklanacak, müjdesi verilecek’ dendi. Ben burada yeni projenin müjdesini beklerken karşıma Akçakese projesinin onayı çıktı ve biraz sonra da haddehanenin onayı çıkacaktı. Sağ gösterip sol vuruyorlar. Dikkatli olalım. Seçimden önce, ‘ARGE’miz var’ dediler. Ama seçim geldi geçti. ARGE de bitti ve Akçekese tekrar başladı. Yeni projeye inanmıyorum. Yeni proje ile birlikte Akçekese’yi de geçirecekler. Çöp tesisini yapmaya çalışacaklar.”
BU NASIL BİR MÜJDE?
Gebzeli meclis üyesi Ahmet Kadı, “Bizler yaşadığımız bölgenin, bizi bu yüce göreve layık gören halkın sorunlarını iletmek üzere işimizi gücümüzü, evimizi ailemizi bırakarak, hazırlık yaparak bu meclislere geliyoruz. Buradan çıkıp bilmemne alışveriş merkezinde alışverişe gitmeyeceğim. Ama biz bu meclisler için hazırlanıyoruz. Mış gibi yapmıyoruz. İnsanları dinliyoruz” dedi.
Gebze’deki facianın üzerinden dün itibariyle 43 gün geçtiğini kaydeden Kadı, “Hayatını kaybeden dört kardeşimiz gibi biz de onların hayatını neden kaybettiğini bilmiyoruz. Biz bugün bunun hesabını sormaya geldik. Biz bugün buraya, ‘Metroyla ne alakası var’ diyenlere belgelerimiz, evraklarımızla konuşmak için geldik. Sabahın bir köründe evlerinden çıkartılan, 43 gündür bekleyenlerin sorunu için geldik. Bakanın söylediği şekilde kentsel dönüşümle ‘müjdelenen’ ve üç senaryo üretilen, ama her senaryoda borçlandırılan halk için geldik. Biz bugün buraya o ‘müjde’nin ayrıntılarını sormaya geldik. Bu nasıl bir müjde? Ya sizin müjde anlayışınız farklı ya siz bu halkla dalga geçiyorsunuz” diye konuştu. Kadı sözlerini şöyle tamamladı:
“Söz haklı beklerken bu tutum, Kocaeli ve Türkiye siyasetine yapılmış bir hakarettir. Bildiklerimizi nefesimiz kesilinceye kadar anlatmaya, haykırmaya, bağırmaya devam edeceğiz. Mecliste konuşmamıza müsaade edilmeyen konuları gene gözlerinin içine baka baka anlatacağız. Ne Gebze’yi ve Kandıra’yı, ne bizi ve siyasetimizi dün de susturamadılar. Bugün ve yarın da susturamayacaklar.”
KARTEPE'YE HADDEHANE
Kartepe’de yapılacak olan demir çelik haddehanesi ile ilgili hazırlık yaparak gelen meclis üyesi Zeki Karakadılar ise “Muhalefete darbe uyguladı. Başkan Büyükakın her mecliste gündem dışı konuşmalara, ruh haline göre karar veriyor. Burada biz dinlemek zorunda. Burayı terk ederek demokrasiye darbe vurmuştur. Bu haddehanenin Kartepe’ye yapılmaması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Mesele belediyelerden çıktı. Bakanlık inisiyatifine devredildi. Kendi üstlerinden topu atıyorlar” diye konuştu.
DERİNCE'YE ALTIN MADENİ
Derince Belediye Başkanı Avukat Sertif Gökçe ise Derince’de altın aramak için maden kurulacağına dair iddialar üzerine şunları kaydetti: “Baro başkanı olduğum dönemde Safiport’un denizi doldurmasına karşı dava açtık ve kazandık. Sonra 15 Temmuz dönemi geldi ve bu sürecin üstü kapatıldı. Deniz o kadar dolduruldu ki artık iyi kötü yüzme bilen biri Gölcük’e yüzerek geçebilir hale geldi. Bir taraftan deniz yok edilirken diğer taraftan dağda, madenler kazılarak yeşilliklerimizin yok edilmesini doğru bulmuyoruz. Biz bu iddiayı araştıracağız ve gerekeni yapacağız. Sularımız yok deniliyor, gıda sorunu var deniliyor ama en iyi doğal alanlar yok ediliyor. Bu kent suçunu aşıyor, insanlık suçu oluyor.”
Açıklamaya İzmit Belediye Başkanı Avukat Fatma Kaplan Hürriyet, CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan ve Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan, Gebze Belediye Meclis Üyesi Gülcan Aksu ile partili yöneticiler ve belediye meclis üyeleri de katıldı.