DOSTLAR "ÇED TOPLANTISINDA” GÖRSÜN! O mavi alan mı? Orası da Altıntel’e tahsisli
Dilovası’nda Yılport ve Altıntel Limanlarının yeni taleplerine ilişkin ÇED süreci halk toplantısı tatlı sert geçti. Ahmet Cebeci projede maviyle boyanan orman alanını kastla, “Tapulu mülkünüz mü?” diye sordu. Firmadan, “Altıntel’e tahsisli” yanıtı geldi
Dilovası’nda bulunan Yılport Holding iştiraki Yılport Liman İşletmeleri ile Altıntel Liman ve Terminal İşletmeleri A.Ş. tarafından kapasite artışı, liman ve rıhtım genişlemeleri, dolfen ilavelerine ilişkin iki ayrı ‘ÇED süreci/Halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılım toplantısı’ dün Dilovası Belediyesi Ercan Dalkılıç Kültür Merkezinde gerçekleşti.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Çevre Müdürlüğü ÇED Şube Müdürü Tuba Yılmaz ile İl Müdürlüğünden ekibin nezaretinde gerçekleşen
Her iki toplantıya DEM Parti Dilovası İlçe Eşbaşkanı Sabri Uçar ile Dilovası Belediye Meclis Üyeleri Yavuz Yol ve Bülent Yaman, Fatih Mahallesi Muhtarı Şerafettin Düzgün ve Kayapınar Mahallesi Muhtarı Mehmet Kara, kısa adı EKOSDER olan Dilovası Ekoloji ve Sağlık Derneği Başkanı İsmail Sami, Dilovası Yeşil Alanı Koruma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Ahmet Cebeci;
İlk toplantıya YRP Kocaeli İl yönetiminden Mustafa Kocabay,
İkinci toplantıya DEM Parti Gebze İlçe Eşbaşkanı Ferdi Gülkırmızı ve DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun danışmanı Baran Koçak katıldı. Öte yandan toplantılara halk ilgisi, çok zayıftı.
Sabahki toplantıda Yılport, öğlen 14.00’te başlayan toplantıda Altıntel firmalarının talepleri görüşülürken bir dönem Gebze Belediye Başkan yardımcılığı da yapan Beldeport Limanı Genel Koordinatörü Nilay Ayran’ın da toplantılara ilgisi dikkat çekti.
Öğlenki toplantıda Altıntel Liman ve Terminal İşletmeleri A.Ş İşletme Müdürü Serdar Cingöz ile birlikte firmanın raporunu hazırlayan Çınar Mühendislik Müşavirlik A.Ş firmasından Çevre Mühendisi Necmettin Ziya Karpuz ve Uzman Biyolog Alev Yüceel Vural yer aldı.
Toplantılarda öne çıkan halk kaygıları özetle;
Depolama ve Güvenlik Kaygısı: Vatandaşlar, kapasite artışıyla kurulacak yeni kimyasal depolama tanklarının güvenlik risklerinden ve olası sızıntılardan endişeli.
- Trafik ve Altyapı Sorunu: Artan kapasitenin ilçeye daha fazla ağır vasıta (tanker) trafiği getireceği ve mevcut altyapının bunu kaldırmayacağı belirtildi. Mevcut halde bile sıkıntı yaşandığı, araç yoğunluğundan Fatih Mahallesine yurttaşların giriş çıkışının yer yer tıkandığına dikkat çekildi. Özellikle Altıntel’deki kapasite artışının yüzde 500 olduğuna dikkat çekildi.
- Doygunluk Noktası: Dilovası'nın sanayi açısından artık "doygunluğa" ulaştığı, yeni kapasite artışlarının bölge halkının yaşam kalitesini ve sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiği vurgulandı. Kaldı ki 2000’lerin başlarında, Dilovası’nın Gebze İlçesine bağlı beldelik sürecinde kanser vakalarının patlaması üzerine TBMM tarafından kurulan araştırma komisyonunun da bölgenin artık sanayiyi kaldıramayacağı, buna rağmen beş OSB kurulduğu, 10 yıl faaliyet gösteren Kömürcüler OSB’nin bu sürecin ardından, Devlet tarafından, özür dilenerek ve “kurdele kesilerek” kapatıldığı hatırlatıldı.
- Deprem Riski: Geçmiş tecrübeler ışığında, özellikle deniz dolgulu liman tesislerinin gerçekleşeceği kesin deprem sürecinde, riski artırdığı kaydedildi.
- Çevresel ve Sağlık Etkileri: Deniz dolgularının ekosisteme zararı ve hava kirliliğinin bölge halkı üzerindeki sağlık risklerini artıracağı vurgulandı.
Hukuki ve Teknik İtirazlar: Geçmişteki Meclis raporlarına atıfta bulunularak, bölgedeki sanayileşmenin durdurulması gerektiği yönündeki talepler sıralandı. Mahkeme kararlarının uygulanmamasının tarihi yapılara da zarar vereceği öngörüldü.
Mesafe ve Güvenlik: Kimyasal tankların evlere mesafesinin beş metreye kadar indiği belirtilip olası patlama/yangında olabileceklere dair kaygı dillendirildi.
Çifte standart: Ormanlık alanında sıradan yurttaştan gelen her talebin ret edilirken sermayeden gelen her talebin kabulü ile gerek genel gerek yerel idareler ölçeğinde yönetim anlayışındaki çifte standart bir kez daha teşhir edildi.
Altıntel Liman’ın talebine dair Uzman Biyolog Alev Yüceel Vural tarafından yapılan sunumda özetle; Projemiz mevcut Altıntel liman tesislerinde kapasite artışını hedeflemektedir. Bu kapsamda liman sahası içerisinde yeni depolama tanklarının yapılması, iskele yapısında modernizasyon ve elleçleme kapasitesinin artırılması planlanmaktadır. Tüm bu süreçler, çevresel etkiler minimuma indirilerek ve yasal mevzuatlar çerçevesinde yürütülecektir” denildi.
EKOSDER Başkanı İsmail Sami’den, “Şimdi biz burada yıllardır aynı şeyleri dinliyoruz. Dilovası artık doldu, taştı. Her gelen firma 'kapasite artışı' diyor, 'modernizasyon' diyor ama bizim yaşam alanımız her geçen gün daha da daralıyor. Buradaki tankların içinde ne olduğunu biliyoruz; kimyasal maddeler depolanıyor. Bir sızıntı olduğunda, bir kaza olduğunda biz ne yapacağız? Zaten hava kirliliğinden, trafikten başımızı kaldıramıyoruz. Bu projeler onaylanırken bizim sağlığımız hiç mi düşünülmüyor?” tepkisi geldi.
ÇED Şube Müdürü Tuba Yılmaz, “Beyefendi, görüşleriniz ÇED sürecinin bir parçası olarak kayıt altına alınıyor. Teknik raporlarda tüm risk analizleri ve önlemler yer alacaktır” dedi.
Başkan Sami sözlerinin devamında; “Sadece limanın içindeki durum değil mesele. Bu kapasite artışı demek, Dilovası sokaklarına daha fazla tanker girmesi demek. Şu an bile ana yollarda yürüyemez hale geldik, trafik felç durumda. Liman genişledikçe biz daha çok boğuluyoruz. Kocaeli'nin en küçük ilçesiyiz ama en ağır sanayi yükü bizim omuzlarımızda. Artık yeni bir tank, yeni bir dolgu, yeni bir genişleme istemiyoruz. Lütfen bu itirazlarımızı sadece not alıp geçmeyin, Ankara'ya sesimizi duyurun” diye tepki koydu.
Sami toplantı esnasında, “12 yıldır Tavşancıl sahilinin ikinci etabını bekliyoruz. Yapılmıyor da... Yani neden sanayicinin işlemleri böyle hızlı sürüyor da, 12 yıldır bu insanlar park alanını bekliyor, sahilin ikinci etabını bekliyor? Yok. Onu neden yapmıyorsunuz” diye de tepkisini dile getirdi.
Salondan gelen;
- Bu proje kapsamında yapılacak yeni tankların yerleşim yerlerine olan mesafesi nedir? Deprem riskine karşı ne gibi ekstra önlemler alınıyor? Biz burada 99 depremini yaşamış insanlarız, o zaman yaşanan sızıntıları unutmadık. Şimdi daha fazla kapasite demek, daha büyük risk demek değil mi?
Sorusu;
- Projelerimiz en güncel deprem yönetmeliklerine uygun olarak, sızdırmazlık ve güvenlik sistemleriyle donatılmış şekilde tasarlanıyor. Mesafe konusunda ise yasal sınırların üzerindeyiz, tüm teknik detaylar hazırlanan dosyada mevcuttur.
Diyerek yanıtlandı.
Çınar Mühendislik Müşavirlik A.Ş firmasından Çevre Mühendisi Necmettin Ziya Karpuz yine projeye dair;
“Rapor; planlanan projelerin tüm aşamalarında çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerin belirlenmesi, olumsuz etkilerin önlenmesi ya da çevreye en az zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemleri kapsar. Bu süreç kendi başına bir karar verme süreci değildir. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci bir komisyon marifetiyle yürütülür. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde yaklaşık 16 adet kurumun yer aldığı bir komisyonla yürütülür. Bu komisyon üyeleri arasında Milli Savunma Bakanlığı, DSİ, Doğa Koruma ve Milli Parklar, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi birçok kurumumuz mevcuttur. Biz Çınar Mühendislik olarak bu sürecin şeffaf yürütülmesini amaçlayarak yöre halkı ile Bakanlık ve Altıntel arasında bir köprü görevi görüyoruz” dedi. Teknik sunumda ayrıca;
“Projemiz Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, Fatih Mahallesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan bir liman revizyonu ve kapasite artışıdır. Mevcut durumda yıllık yaklaşık 222 gemi yanaşmakta ve 1 milyon ton elleçleme yapılmaktadır. Proje kapsamında gemi kabul kapasitesi 40 binden 80 bine, yıllık elleçleme kapasitesi 1 milyon tondan 5 milyon tona çıkarılacaktır. İnşaat aşamasında 80, işletme aşamasında mevcut personele ek olarak 23 personel istihdam edilecektir. Projenin amacı yüksek tonajlı gemilerin güvenli yanaşması ve liman operasyonlarının verimliliğinin artırılmasıdır. Mevcut durumda 74 adet tank bulunurken, projenin ardından işletme süresinin 30 yıla kadar uzatılması öngörülmektedir” denildi.
Toplantıda Dilovası Yeşil Alanı Koruma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Ahmet Cebeci iddialı söylemlerde bulundu. Cebeci özetle şunları kaydetti:
“Buradaki resimde görülen 4 nolu devlet ormanı arazisi üzerindeki mavi alan tapulu mülkünüz müdür?. Daha önce ormanı yok ederek tanklar yaptınız, 'burası tapulu mülkümüz' dediniz. Ben sahte tapularınızı ortaya çıkarınca ormandan kiralık olduğu anlaşıldı.
Birinci derece Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bir liman yapmaya çalışıyorsunuz ve bu hat her an kırılmak üzere.
500 gemiye tekabül edecek bir kapasite artışına gidiyorsunuz. Mevcut yolumuz zaten Yılport, Çolakoğlu gibi limanlara hitap ediyor. Siz kapasiteyi yüzde 500 artırırken günlük en az 3-4 bin araç trafik fazlası olacak. Hiçbir altyapınız, itfaiyeniz yok. Anayasaya aykırılıklarınız var, sizi mahkemeye verdim. Siz orman arazisini yok ettiniz, insanları kansere kadar yol açan 60-70 çeşit kimyasalla zehirlediniz. Benim eşim 12 yıl kanserle mücadele ederek vefat etti. Benimle bizzat uğraştınız, mesire alanımı iptal ettirdiniz. Siz mahkeme kararını tanımıyorsunuz, bu vatana ihanet suçudur. Altınızda katedral ve kültür varlıkları var, oradan çıkan tarihi eserleri gemilerle Hollanda'ya sevk ediyorsunuz, bunları kaydettim. Üç saat devlet bana müsaade etsin, orada bir saniye duramazsınız."
Fatih Mahallesi Muhtarı Şerafettin Düzgün: “Biz sanayiye karşı değiliz ama sanayicinin yaptığı projenin yaşam alanına uygun olmasını istiyoruz. 1 milyon tonluk limanı 5 milyon tona çıkaracaksınız, yani yüzde 500 artış demek. Bu liman nereden taşınacak?. Bazen E-5’ten öyle bir sıkışma oluyor ki, saatlerce mahallemize giremiyoruz. Yanıcı, parlayıcı, patlayıcı bir depolama tesisinin yerleşim alanına en az 500 metre mesafede olması gerekir. Benim mahallemde evlerle tanklar arası 5 metre.Tozdan topraktan duramıyoruz, araçlar yollarda yarışıyor. İtfaiye gelemiyor, ambulans giremiyor. İnsanların sağlığını hiçe sayamazsınız. Biz her gün buradayız, siz İstanbul’da, İzmit’te oturuyorsunuz."
DİĞER KATILIMCILAR VE VATANDAŞLAR:
- "Sanayicinin, kamunun yararına bir işi yok. 2007 Meclis Araştırma Komisyonu 'buraya çivi çakılamaz' dedi ama ondan sonra 5 tane OSB geldi."
- "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi temizlik için milyonlar harcarken limanlar kapasite artırıp denizi dolduruyor. Körfez daralıyor, yarın gemi kazaları olacak."
- "Geçen aylarda bir TIR konteyneri devrildi, 5 kişi öldü. Bir yangın çıksa, Dilovası'nı, Kocaeli'yi nasıl kurtaracaksınız?."
- "20 yıldır bu ÇED toplantılarını yapıyorsunuz, sürekli not alıyorsunuz ama hiçbir zaman halka bir dönüş olmadı. Sesimizi yükseltince emniyeti çağırıyorsunuz."
- "Sizin bilimsel bir çalışmanız olamaz, çünkü bilimsel olsa ormana kimyasal tank yapmazsınız."
Altıntel Liman’dan eleştirilere; “Görüşleriniz ÇED raporunda değerlendirilecektir. Afet yönetimi, trafik yükü ve jeolojik etütler raporun bir parçasıdır”, “O mavi alan için ormandan kullanım tahsisimiz mevcuttur” ve “Kapasite artarken altyapı ve trafik sorunu mutlaka göz önüne alınacaktır” gibi savunmalar getirilirken toplantı vatandaşların yoğun itirazları ve, “"Burası artık sanayiye doymuş değil, sanayide boğulmuş bir kent" ve benzeri tepkileriyle sona erdi.