Tavşancıl’da tarihi geciken
27 Ağustos 2025 03:59

BELEDİYE “İHYA EDECEK” İDİ AMA… Tavşancıl’da tarihi geciken

Dilovası Belediyesi’nin Tavşancıl’da 12 binayı ihya edeceği gerekçesiyle Bakanlığı paravan olarak kullanıp binalara şerh koydurması sonrası açılan dava, istinaf kararlarına rağmen sonuçlanmadı. Binaların çoğu içine çöktü. Diğerleri de risk altında

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber Analiz…

 

Anektot 1: Bir deli kuyuya taş atmış. 40 akıllı çıkaramamış. (Atasözü)

Kimi zaman bir kişi öyle delice bir iş yapar ki birçok akıllı kimseler bir araya gelerek düşünür, çalışırlar da durumu düzeltemezler.

 Anektot 2: "Geciken adalet, reddedilen adalettir" hukuki bir ilkedir. Bu, mağdur tarafa yasal bir çözüm veya hakkaniyetli bir tazminat sağlanması mümkün olsa da zamanında sağlanamaması durumunda, aslında hiçbir çözüm yolu olmamasıyla aynı anlama gelir.

 **

Delil…

Dilovası Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nden Dilovası Tapu Müdürlüğü’ne…

Konu: Tapuya şerh konulması / 07 Ekim 2022

Özetle; Tavşancıl Mahallesi’nde bulunan ve üzerinde tescilli yapılar bulunan 2 bin 636 metrekare büyüklüğe sahip 11 adet taşınmaz ile yakınlarındaki bin 867 metrekare büyüklüğündeki 12 taşınmaz, ilgili kanun kapsamında ihya edilmesi ve tarihi meydandaki çarpık yapılaşmanın giderilmesi amacıyla Bakanlık makamının ilgili uyarınca, ‘Rezerv yapı alanı’ olarak belirlenmiştir. Söz konusu taşınmazların kamulaştırılması ihtiyacı hasıl olmuş olup bu parsellerin ilgili kanun maddesine istinaden tapu siciline şerh konulması hususunda gereğini bilgilerinize arz/rica ederim.

İmza; Edip BİNGÖL

Belediye Başkanı adına başkan yardımcısı

**

KIŞLIK KIYAFETLER YAZLIĞA DÖNÜŞTÜ!

Dilovası Belediyesi’nin geçen dönem Tavşancıl’da 12 binayı ihya edeceği gerekçesiyle Bakanlığı paravan olarak kullanıp binalara şerh koydurması sonrası açılan dava, istinaf kararlarına rağmen sonuçlanmadı. Binaların çoğu içine çöktü. Diğerleri de risk altında

Bu vakaya dair haber serisi naçizane yine Aktan Uslu çalışması olarak 2022 yılının aralık ayında idi. 2.5 seneyi aşkın aradan sonra değişen şu oldu. Gülgün Tepecik, yazlık kıyafetle fotoğraflandı. O zamanlar, kışlık kıyafetle fotoğraflanmıştı.

https://l24.im/By3Iao

Hamza Şayir, Dilovası’nda geçen dönemin (2019-2024) AKP’li belediye başkanı. Görev süresi, pandemiye de denk geldi. Şayet, pandemiden bir süre önce Kültür Bakanlığı’nın Tavşancıl’daki 6 ila 8 tarihi yapıyı koruma amaçlı projesinde, iddiaya göre o proje için gönderilen kaynağı farklı şekilde ‘Hiç’ etmese, bugün aynı mahallede çok sayıda tarihi yapının kendiliğinden çökmesine sebep olmazdı. Yine kendi döneminde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı bir şekilde paydaş ederek, oradaki 12 yapıyı ihya edeceği iddiasıyla yaptığı kamulaştırma hamlesi de Hamza Şayir şahsında ama Dilovası Belediyesi kurumsallığında bir tarihin daha da çürüyüp gitmesine etken.

Çiğdem Tepecik, “İstinafta da iki kez davayı kazanmamıza rağmen dava sonuçlanamıyor. Örnek dava gösterilir diye, dava sonuçlandırılmak istenmiyor. 12 bina da öylesine duruyor. Ne imar, tamir bakım izni veriliyor” diyor.

  • Süreci tekrar özetler misiniz?

 

  • Hamza Şayir’in belediye başkanlığı dönemi idi. Belediye başkan yardımcıları ve ilgili müdürlerin çağrısıyla kulüp lokalinde, tescilli 12 binaya dair toplantı düzenlendi. Bize o toplantıda bunun bir Bakanlık projesi olduğu söylenmedi. ‘Buralara ihya etmeye karar verdik. 12 binaya el koyuyor, rezerv yapı alanı ilan ediyoruz dediler ve 12 binaya dair liste Sözlü tebligatta bulundular.

 

  • Halbuki…

 

  • Hâlbuki benimki dâhil olmak üzere kullanılan evlerimiz var. Kendilerine evimizdeki tamir bakımı Anıtlar Kurulu izniyle yaptırdığımızı söyledim. Elektrik, su, doğalgaz aboneliklerimizin olduğunu belirttim. İçinde yaşadığımızı ve emsallerinin olduğunu hatırlattım. İtiraz ettik.

 

  • Kulüp lokalindeki toplantıda ne olupbitti?

 

  • Bize o süreçte yerlerimizin rezerv alanı ilan edildiğine, binalarımızın istimlak edileceğine dair herhangi bir yazılı tebligatta bulunulmadı. Sadece binalara el koyduklarına dair sözlü bir tebligatta bulundular. O toplantıda sadece para konuşarak ağzımızı aramaya çalıştılar. ‘Ne kadar istiyorsunuz yani?’ türü sorular ima ettiler. Benle birlikte diğer bina sahipleri hep bir ağızdan yerleri vermeyeceğimizi söyledik.

Dava açacağımı söyleyince, ‘Paranıza yazık olur’ dediler. Ben de ‘Benim param. Sizi ilgilendirmez’ diye ters yanıt verdim.

  • Ya sonra…

 

  • Tapu müdürlüğü üzerinden, belediye ve başkanına dair bir ay boyunca araştırmada bulundum. Binaya şerh koymuşlar, buna ne hakları var? Benim bu araştırmalarım esnasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yazı yazıyorlar: ‘Bu evler yıkılmak üzere. Biz alıp ihya edeceğiz.’

Bu binalardan 6 ila 8 tanesine dair 6 yıl önce Kültür Bakanlığı’nın projesi vardı. Pandemi öncesi başlatılmıştı. Ben de o projenin içindeydim. Ancak o projeyi devreye almadılar ve Bakanlık’tan o proje için gönderilen parayı da harcadılar. Şayet o süreçte Kültür Bakanlığı projesi uygulansaydı bugün kendiliğinden çürüyen çöken pek çok bina kurtarılmış olacaktı. Kurtarılamadığı gibi, içine çöktü. Çünkü o evleri 2018’den bu yana bize elletmiyorlar. İçlerinde yaşam yok ama kurtarılabilir durumda idiler.

  • Şerhli binalara kimlere ait?

 

  • Üzerinde belediye şerhi bulunan evlerin sahiplerinin tamamı arkadaşımız. CHP Tavşancıl eski Başkanı, merhum Erkal Vardar’ın evi de var içlerinde. Basınla diyaloğu da onun sağlığı sürecinde kurmuştuk. Şimdi onların binası da boş. Erkal abinin sağlığında, onun öncülüğünde grupta kurmuştuk.

 

  • Tahmini kaç yıllıklar?

 

  • Buradaki 12 evin de dördüncü nesil olarak sahipleri var, bizler varız. Bizim binamız, 1800’lü yılların sonuna doğru yapılmış diye biliyorum. Rahat 150, belki de 200 senelik tarihi mazisi var.

 

  • Araştırmalarda bulundum, demiştiniz…

 

  • Belediyenin şerh girişiminden bir ay kadar sonra öğrendim ki asıl muhatabımız Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Belediye, Bakanlığın ‘olur’u ile binalarımıza şerh koydurmuş.

Geçen dönem içinde Belediye Başkanı Hamza Şayir arayıp, ‘Hakkımda dedikodu yapıyormuşsun’ dedi. Ben de dedikodu yapmadığımı, binalara şerh koydurduğunu anlattığımı söyledim. Aksini öne sürdü. Şerhe dair belediye yazısını gönderdim kendisine. Belediye içinde esmiş, gürlemiş!

  • Başkan Şayir, nasıl ihya edecekmiş bu binaları?

 

  • Başkan Şayir’e evimizi alınca ne yapacağını sordum. Otel yapacağını söyledi. Diğer evleri de STK’lara verecekmiş. Her şey ortada ve kendisine de bu kadar güveniyor yani. ‘Aldık. Yaptık. Bitirdik’ gibi sözler sarf ediyor. Korkunç bir durum.

 

  • Davacı oldunuz mu?

 

  • Sonuçta ben davayı açtım. Tavşancıl’ın merkezinde doğduğu evde büyüyüp yaşayan kuzenim Oğuz Dinç ile hareket ediyoruz. Kendisi süreçte vefat etti ama çocukları var. Ben, bir kuzenim ve kuzenimde kalan üniversiteden bir arkadaşımla beraber, üç kişi birlikte hareket ederek dava açtık. Dava üçüncü yılına girdi. Bilirkişi raporu ile rezerv yapı alanı olmadığımız, binalarda insanların yaşamını sürdürdüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hiçbir şekilde işin içinde olmadığı Davalarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı meseleye vakıf olmayan genç bir avukat ile temsil edildi. Hakim ne sorsa, ‘Yazıldığı gibidir efendim’ diye yanıt veriyor. Gelinen noktada konu iki kez istinafa da gitti. Üniversiteden hocaların katkılarıyla şahane bir bilirkişi raporu da hazırladık. İstinafta da iki kez davayı kazanmamıza rağmen dava sonuçlanamıyor. Örnek dava gösterilir diye, dava sonuçlandırılmak istenmiyor. 12 bina da öylesine duruyor. Ne imar, tamir bakım izni veriliyor.

 

  • Tüm bina sahipleri davacı oldu mu?

 

  • 12 bina sahibinin hepsi davacı olmadı ancak proje 12 binanın hepsi için alındığından proje topyekûn rafa kaldırılmış oldu. Tek tek almaya kalktılar. Bugüne kadar alabildikleri bina olmadı. Ben dâhil kimsenin ihtiyacı yok ama iyi bir bedel teklif edilmesi halinde binayı elden çıkarmayı düşünenler var. Çünkü aralarında 18-20 hisseli, çok ortaklı yapılar var. O kadar cüzi bir fiyat teklifinde bulundular ki o binalara da, ayıp yani.

 

  • Sizin binanızda hisse durumu nedir?

 

  • Bizim binanın tüm hisselerini kuzenlerden topladık. Tek hisse sahibi benle iş insanı olan kardeşim. O da binanın tüm tasarrufunu bana bıraktı.

 

  • İhtiyacınız olmadığını söylediniz ama yine de satabilirdiniz?

 

  • Beni bu süreç içinde belediyeye bir toplantıya tek başına çağırdılar ve kaç lira istediğimi sordular. ‘Masaya milyon dolar koysanız satmıyorum, satmayacağım’ dedim. Bahçede 200 yıllık zeytin ağacı var. Yaşı dedemden büyük ağaçlar var. Bu bahçeyi aldığında varmış o ağaçlar. Bina içinde dedemin dükkân olarak kullandığı odada değişiklik yapıp kütüphaneye çevirdim. Bina da, binaların içindekiler de tarih. Annem, terzilik yapmış. Evin içinde eski model dikiş makineleri duruyor.

 

  • Ya kızınız, sizden sonraki nesil?

 

  • Binayı müzeye, gençlik merkezine dönüştürmeyi de düşündüm. Allah mahcup etmesin, bir ihtiyacım yok. Bizden sonraki nesil ne yapar, gelecek ne gösterir. Bilemem. Bir erkek kardeşim var. Kızımla birlikte erkek kardeşimin iki kızı da yurt dışında ve dönmeye hiç niyetleri yok. Evi korumakla ilgili düşünceleri de yok. Bence bizden sonraki kuşak evi elden çıkartacaklar kaygısındayım.

**

ESKİ BELEDİYE BAŞKANI VE

MECLİS ÜYESİNİN YERİ DE VAR

Tavşancıl’da rezerv alanı ilan edilen ÇiğdemTepecik’e ait bahçeli ahşap ev 596 ada 5 parselde ve 360 metrekare. Diğer yerlerin hissedarları arasında kapatılan Tavşancıl Belediyesi’nin kurucu ve merhum başkanı Salih Gün’ün milletvekilliğine seçildiği genel seçim sürecinde Gün’ün istifasının ardından bir süre belediye başkanlığı yapan CHP’li Hasan Ural Serdar, eski muhtar ve Dilovası Belediye Meclisi AKP üyesi Hatice Tuzcu da var:

Merhum Oğuz Dinç ve evlatlarına ait 573 ada 12 parseldeki kagir ev ve dükkan 94 metrekare.

Mehmet Kozcağız’a ait 575 ada 3 parseldeki bahçeli ahşap ev 359 metrekare.

Ali Sait Şahin’e ait 578 ada 22 parseldeki arsa 120 metrekare.

Eda İncekaş ve Eyüp Sultan Aydın’a ait 578 ada 23 parseldeki arsa 134 metrekare.

Ali Haydar, Hatice, Gazi Ali, Rukiye Saffet ve Burçak Gürler’e ait 578 ada 44 parseldeki arsa 42 metrekare.

İsmail Serdar’a ait 578 ada 43 parseldeki bahçeli ahşap ev 428 metrekare.

Fatma Tesvire, Hasan Ural ve Nirgül Serdar ile Birgül Başkadem’e ait 578 ada 45 parseldeki arsa 46 metrekare.

Başak Gürler ve İsmail Serdar’a ait 578 ada 46 parseldeki bahçe 177 metrekare.

Şükran Abacıoğlu, Nuran Ersoylu, Şekure Özten ve Seda Kılıç’a ait 578 ada 47 parseldeki bahçe 109 metrekare.

Mustafa Rıdvan Tezcan ile Ali Haydar, Gazi Ali, Hasan, Rukiye Saffet, Burçak ve Başak Gürler’e ait 578 ada 51 parseldeki bahçe 293 metrekare.

Fatma Berkel’e ait 578 ada 54 parseldeki bahçe 268 metrekare.

Yiğit Ensar, Mehmet Enes ve Etem Erol ile Mehmet Şen, Ayşe Aslan, Sema Tunçel, Esra Betül Ergül, Hatice Tuzcu ve Ebru Erke’ye ait 578 ada 55 parseldeki bahçe 486 metrekare.

Fatma Güran’a ait 578 ada 56 parseldeki bahçe 123 metrekare.

Ethem Hulusi Tunçel’e ait 578 ada 57 parseldeki bahçe 44 metrekare.

İsmail Serdar’a ait 578 ada 58 parseldeki arsa 25 metrekare.

Mert Denizöz’e ait 581 ada 3 parseldeki bahçeli ahşap ev 197 metrekare.

Hatice Nahide ve Mustafa Dinçer’e ait bahçeli kagir ev 582 ada 2 parselde ve 121 metrekare.

Hazan Şahnaoğlu’na ait 583 ada ve 6 parseldeki ahşap ev 83 metrekare.

Seda Erol ile Afif, Ufuk, Raşit ve Gürbüz Yeni’ye ait bahçeli ahşap ev 583 ada 16 parselde ve 176 metrekare.

Ayşe Suzan, Hakkı, Neşe, Güzin, İsmail ve Sabri Hergüner’e ait bahçe 585 ada 1 parselde ve 264 metrekare.

Mehmet Tunç, Emine Sevgi ve Ayşen Kayadelen; Özşen Yüksel, Melek Çelebi, Özler Tiner, Özgül Kandemir, Şehnaz Ersen ve Sena Bayram’a ait 596 ada 30 ve 31 parsellerdeki bahçe 264 metrekare.

Sunay Balbal, Serpil Aydın, Lale Akman ve Oya Aydın ortaklığındaki bahçeli kagir ev 606 ada 2 parselde, 422 metrekare.

Metrekare rakamları yuvarlamadır.

 

Güncelleme: 27 Ağustos 2025 05:31
BENZER HABERLER
X