Tuzla’da imarın hafızası nerede?
04 Ağustos 2026 12:21

Konuk Yazar: Ahmet Kalaycı Tuzla’da imarın hafızası nerede?

İlçede yaşanan tartışmalar, hukuki süreçlerin konusu olmakla kalmayıp; dijital denetim ve hesap verebilir yönetişim modellerinin geliştirilmesine vesile olursa, Tuzla belki de Türkiye'de Computational Municipalism anlayışının ilk gerçek uygulama alanlarından biri hâline gelebilir.

**

Son günlerde Tuzla yeniden Türkiye'nin gündeminde.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin geçmiş yıllarda açtığı imar planı davaları, TBMM'ye taşınan soru önergeleri, kamuoyuna açıklanan teftiş raporları ve son siyasi gelişmeler, ilçedeki imar süreçlerinin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kurumsal ve teknolojik açıdan da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Bugün tartışılan konu yalnızca bir imar planı değildir.

Asıl soru şudur:

Bir belediye, yaptığı her imar işlemini yıllar sonra bile eksiksiz şekilde açıklayabilecek dijital bir hafızaya sahip mi?

Belki de geleceğin belediyeciliği tam burada başlayacaktır.

SORUN İMAR DEĞİL KOORDİNASYON

İmar planları hazırlanır.

Encümen kararları alınır.

Ruhsatlar düzenlenir.

Tapu işlemleri yapılır.

Mahkemeler karar verir.

Bakanlıklar onaylar.

İBB itiraz eder.

Vatandaş dava açar.

Müteahhit projeye başlar.

Ancak bütün bu süreçlerin verileri çoğu zaman farklı kurumlarda ve birbirinden kopuk sistemlerde tutulur.

Bir belediyede;

  • ruhsat başka sistemde,
  • plan notları başka arşivde,
  • noter muvafakatları farklı dosyalarda,
  • mahkeme kararları ayrı kayıt sistemlerinde,
  • tapu kayıtları ise tamamen başka bir kurumda bulunur.

Bilgi vardır.

Fakat ortak bir kurumsal hafıza yoktur.

İşte en büyük sorun burada başlar.

BELEDİYELER ARTIK DÜŞÜNMEK ZORUNDA

Dünyada son yıllarda ortaya çıkan Computational Municipalism (Hesaplamalı Belediyecilik) yaklaşımı, belediyeleri yalnızca hizmet üreten kurumlar olarak değil; öğrenen, analiz eden ve kararlarını veriyle destekleyen bilişsel sistemler olarak tanımlıyor.

Akıllı şehir anlayışının bir adım ötesine geçen bu modelde belediyeler;

  • veriyi topluyor,
  • bilgiyi ilişkilendiriyor,
  • senaryoları simüle ediyor,
  • kararların etkisini önceden hesaplıyor.

Fakat Tuzla örneğinde görüldüğü gibi, yalnızca "akıllı belediye" olmak yeterli değildir.

Asıl ihtiyaç, şeffaf ve denetlenebilir belediyedir.

Bugün kamuoyunda tartışılan birçok başlık geçmiş işlemlerin yeniden incelenmesine dayanıyor.

Aynı imar hakkı daha önce kullanıldı mı?

Bir parselden üretilen emsal başka bir projeye aktarılmış mı?

Hangi ruhsat hangi plan kararına dayanıyor?

Bir mahkeme kararı daha sonra verilen ruhsatları etkiliyor mu?

Bu soruların cevapları çoğu zaman haftalar süren incelemeler sonunda bulunabiliyor.

Oysa günümüz teknolojisi bunun çok ötesine geçmiş durumda.

MUNİCİPAL KNOWLEDGE GRAPH 

Geleceğin belediyelerinde her işlem birbirine bağlanabilir.

Bir parsel;

  • tapu kaydıyla,
  • hissedarlarıyla,
  • plan notuyla,
  • ruhsatıyla,
  • yapı kullanma izniyle,
  • mahkeme dosyasıyla,
  • encümen kararıyla,
  • ilgili müteahhit ile

aynı dijital ağ üzerinde ilişkilendirilebilir.

Buna Municipal Knowledge Graph deniliyor.

Bu yapı sayesinde belediye yalnızca bilgi depolamaz.

Bilgiler arasındaki ilişkileri de "hatırlar."

HER İMAR HAKKININ DİJİTAL KİMLİĞİ OLABİLİR

Bugün banka havalesinin bile benzersiz bir işlem numarası bulunuyor.

Aynı yaklaşım imar haklarına da uygulanabilir.

Her emsal transferine;

  • benzersiz bir dijital kimlik,
  • kaynak parsel,
  • hedef parsel,
  • metrekare,
  • tarih,
  • karar numarası,
  • onay makamı

atanabilir.

Böylece aynı hakkın ikinci kez kullanılmaya çalışılması halinde sistem otomatik uyarı verebilir.

Bu yalnızca denetim açısından değil, vatandaşın güveni açısından da büyük bir adımdır.

YAPAY ZEKA DENETÇİ OLABİLİR Mİ?

Evet.

Ancak karar verici olarak değil.

Risk analiz sistemi olarak.

Örneğin sistem;

  • eksik evrak,
  • mükerrer işlem,
  • plan notuna aykırılık,
  • olağan dışı yoğunluk,
  • aynı dosyada tekrar eden işlem kalıpları

gibi durumları otomatik olarak işaretleyebilir.

Son kararı ise yine hukukçular, şehir plancıları ve belediye yöneticileri verir.

Yapay zekâ burada insanın yerine geçmez.

İnsanın göremediği bağlantıları görünür hâle getirir.

ÖNCE SİMÜLASYON SONRA UYGULAMA

Gelecekte belediyeler yalnızca plan hazırlamayacak.

Planları önce dijital ortamda test edecek.

Yeni bir imar değişikliği yapılmadan önce;

  • trafik etkisi,
  • okul ihtiyacı,
  • yeşil alan kaybı,
  • altyapı yükü,
  • deprem riski,
  • nüfus yoğunluğu

önceden hesaplanabilecek.

Böylece kararlar yalnızca bugünü değil, geleceği de dikkate alarak alınabilecek.

ASIL DÖNÜŞÜM BELEDİYENİN HAFIZASI

Bugün tartışılan birçok dosya yıllar önce başlayan işlemlerin geriye dönük olarak yeniden incelenmesini gerektiriyor.

Oysa her işlem ilk günden itibaren ortak bir dijital koordinasyon sistemi içinde kayıt altına alınsaydı;

  • hangi kararın neye dayandığı,
  • hangi hakkın nerede kullanıldığı,
  • hangi değişikliğin hangi sonucu doğurduğu

tek bir ekrandan izlenebilirdi.

Bu yaklaşımın amacı herhangi bir kişi ya da kurumu peşinen suçlamak değildir.

Amaç, kurumsal hafızayı güçlendirmekşeffaflığı artırmak ve kamu yararını koruyacak bir teknolojik altyapı oluşturmaktır.

TUZLA GELECEĞİN BELEDİYECİLİĞİNİN LABORATUVARI OLABİLİR

Tuzla bugün zor bir süreçten geçiyor.

Ancak her kriz aynı zamanda yeni çözümler geliştirmek için de bir fırsattır.

Eğer ilçede yaşanan tartışmalar, yalnızca hukuki süreçlerin konusu olmakla kalmayıp; dijital denetim, yapay zekâ destekli risk analizi, bilgi grafikleri ve hesap verebilir yönetişim modellerinin geliştirilmesine vesile olursa, Tuzla yalnızca geçmişin sorunlarıyla anılan bir ilçe olmaktan çıkabilir.

Belki de Türkiye'de Computational Municipalism anlayışının ilk gerçek uygulama alanlarından biri hâline gelebilir.

Çünkü geleceğin güçlü belediyeleri, yalnızca daha fazla hizmet üreten belediyeler olmayacak.

Yaptığı her işlemi hatırlayabilen, açıklayabilen ve toplumun denetimine açık şekilde yönetebilen belediyeler olacak.

AHMET KALAYCI KİMDİR

Araştırmacı, girişimci ve teknoloji stratejisti.

Yapay zekâ, koordinasyon sistemleri, dijital ekonomi, Web3, metaverse, finansal teknolojiler ve medeniyet tarihi üzerine disiplinlerarası çalışmalar yürütmektedir. Özellikle bilgi, ekonomi ve teknolojinin birlikte nasıl yeni koordinasyon biçimleri oluşturduğunu inceleyen araştırmalar geliştirmektedir.

Son yıllarda çalışmalarını, çok etmenli (agentic) yapay zekâ sistemleri ve "Coordination Operating System" yaklaşımı üzerine yoğunlaştırmış; bu kapsamda ARCSTRA araştırma mimarisi üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Uluslararası teknoloji ekosistemlerini yakından takip etmekte; araştırmalarını akademik perspektifle uygulamalı teknoloji geliştirme süreçlerini bir araya getirerek sürdürmektedir.

Yazılarında tarih, ekonomi, teknoloji ve yapay zekâ arasındaki ilişkileri analitik bir bakış açısıyla ele almayı amaçlamaktadır.

Tuzla, Aydıntepe Mahallesi sakinidir.

Güncelleme: 04 Ağustos 2026 12:24
BENZER HABERLER
X