Zabıta zapta gelmiş. Parfüm
15 Kasım 2025 11:38

CHP GRUBU’NDAN ÇOK SESLİ TEPKİ Zabıta zapta gelmiş. Parfüm "zapt" edip gitmiş!

KBB Meclisi’nin Gebze Bölgesi’ndeki iki faciasının 3 saat konuşulduğu Kasım ayı meclisinde CHP Grubu’nda Başkan Hürriyet’in yanı sıra dört ilçeden yedi meclis üyesi söz aldı. İddiaya göre halkın şikâyeti üzerine yanan işyerine gelen zabıta, paket paket parfüm alıp gitmiş

Aktan Uslu Tüm haberleri

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kasım ayı olağan toplantısı, 15 dakikalık ara haricinde 3.5 saat sürdü. 3.5 saat içine yaklaşık yarım saat süren meclis gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanması ile İSU Mali Genel Kurulu’nun birinci oturumu da sıkıştırıldı. Kalan 3 saatlik diliminde CHP Grubu’nda İzmit Belediye Başkanı Avukat Fatma Kaplan Hürriyet’in yanı sıra üçü İzmit, ikisi Gölcük, bireri Gebze ve Körfez’den yedi meclis üyesi konuştu. Yedisi de gündemlerine Gebze’deki apartman çökmesini ve Dilovası’ndaki işyeri yangınını gündeme aldı. İstifaya davette de bulunan konuşmalarda Dilovası Belediyesi’nde Başkan Yardımcısı Necati Temiz ile ikisi zabıta beş kişinin açığa alınmasında etkenin ihmalin yanı sıra rüşvete de dayandığı, halkın söylemlerine atıfla dile getirildi…

 

AHMET KADI “SALAĞA YATTI”:

KÜRSÜNÜN ÖNÜNDE NE VAR!

İlk sözü Ahmet Kadı (Gebze) söz aldı. Kadı söze Gürcistan’daki “Kaza kırımda” şehit olan 20 askerimize, Gebze’deki apartman çökmesi ve Dilovası’ndaki fabrika yangını vakasındaki 10 şehidimize sabır ve başsağlığı dileyerek girdi.  

Kadı’nın henüz taziye sözleri sürerken İmar Komisyonu Başkanlığı da yapan AKP’li (İzmit) meclis üyesi Aykut Bozkurt devreye girdi. Kürsü önündeki, ‘Bu cinayetleri kim saklıyor?’ yazılı pankartı işaretle Büyükakın’a “Başkanım” diye seslenip, Özür dilerim. Kürsünün önünde bir şey var, Ahmet kardeşim konuşurken” diye şikayette bulundu.

Kadı bilmezden gelip, kürsünün önünde ne olduğunu sordu. Bozkurt, “Kürsünün önüne bir şey asmışlar” deyince Büyükakın, “Demokratik hakkıdır. Kullansın” yanıtı verdi. Bozkurt, “Öyle mi?” deyip tartışmadan çekilince imar komisyonunda da beraber görev yaptıkları Kadı, “Sevgili başkanım, Aykut başkanım. Müsaade edin. Bu kadar olan bitenden rahatsız olmayıp bu pankarttan rahatsız olmanız da beni üzdü. Olsun” diye konuştu. Büyükakın bu sefer Kadı’ya uyarıda bulunmak üzereyken Kadı konusuna döndü.

“METRO HATTI HARİÇ HERŞEYİ GÖRDÜLER”

Ahmet Kadı, Gebze Belediye Meclisi’nin kasım ayı olağan toplantısındaki konuşmasında konuyu teknik ve insani yaklaşımlarla meclis gündemine taşımıştı.

KBB Meclisi’nde de benzer değerlendirmelerde bulundu.

https://tls.tc/ZJLuf

Ayrıca, “Devrilen binanın altında bir metro inşaatı yapılıyor gerçeği üzerinden yola çıkarak zemin/metro ilişkisinin öncelikli ve ciddi olarak ele alınması gerektiğini, metronun olağan şüpheli olduğu gerçeğini bizler söyledik. Oysa günler boyunca yetkililer devrilen binanın altında su kuyusundan dere yatağına, fay hattından tarihi esere kadar her şeyin olabileceğinden bahsettiler. Her şeyi gördüler. Bir tek metro hattını görmediler. Nedir bu gören gözleri görmezden kılan sebep, bilmiyorum” dedi.  

YILMAZ: SESSİZLİĞİ

BOZMAK ZORUNDASINIZ

CHP Grubu’nda Ahmet Kadı’nın ardından sözü Avukat Ozan Yılmaz (Gölcük) aldı. Yılmaz söze, “Dilerdim ki bugün bu kürsüye ‘halledeceğiz’ dediğiniz bu şehirdeki trafik sorununu tekrar dile getirmek için çıkmış olayım. Dilerdim ki başta Gölcük olmak üzere şehrimizdeki otopark sıkıntısını vurgulayayım. Ama hayır, bugün buraya vatandaşın çalınan zamanını değil yitip giden hayatları konuşmak için girdim” diyerek başlayıp Dilovası ve Gebze’de, 10 yurttaşımızın hayatını kaybettiği vakalara değindi.

Elim hadiselerin ardından belediye başkanlarının derin sessizliğinin kendilerini çok rahatsız ettiğini belirtip, “Bu sessizliği bugün bozmak zorundasınız” dedi.

Dilovası’ndaki yangın vakasının kaza değil ihmaller silsilesiyle ortaya çıkmış bir iş cinayeti olduğunu belirtip, “Yapılan işin niteliği gereği çok tehlikeli işyeri sınıfında faaliyet gösteren bu parfüm dolum tesisinde, ‘Mirkar Makine – Dikiş Atölyesi ruhsatı/tabelası değiştirilmemiş’

2024 yılında vatandaşlar tarafından işyeri hakkında hem ‘çocuk işçi’ hem de ‘sigortasız işçi çalıştırma’ yönünde CİMER şikâyetlerinin bulunduğu ancak cevabi yazıda bu konunun derinlemesine araştırılıp gerekli müeyyidenin uygulanacağı belirtilmesi gerekirken tam aksine, ‘gerekli bilgileri sağla, anca o zaman bakarız duruma’ şeklinde cevap verildiği ortaya çıktı” diye konuştu.

İş kanunumuzun ilgili maddesi ve İLO ile imzaladığımız sözleşmenin ilgili maddesine rağmen çocuk işçi çalıştırılan parfüm dolum tesisinin hafif iş kategorisinde olup olmadığı şeklinde yanıtını kendisinin de bildiği bir soru yönelten Yılmaz, “Dolayısıyla bu gibi bir ihbarda resen harekete geçilip yaptırım uygulanması gerekirken hiçbir işlemin yapılmadığı anlaşılmaktadır” dedi.

Patlamanın gerçekleştiği binanın ikinci kısmının kaçak olduğu bilgisi ve 2021 yılında Dilovası Belediyesi tarafından verilen yıkım kararının faciadan sonra ortaya çıkan belediye başkan yardımcısı imzalı yazıyla anlaşıldığını kaydeden Yılmaz, “Buradan anlıyoruz ki denetimsizlikler sonucu yıkılmayan bina yüzünden hayatlar yıkılmıştır” diye konuştu.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DE SORUMLU

Ozan Yılmaz;

Tesise 15-20 metre mesafede AKP Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz’ın amca oğlu Ulvi Yılmaz’ın İl Müdürü olarak görev yaptığı İŞKUR’un binası olduğunu hatırlattı.

Bu olayın tek sorumluları o tesisi işletenler veya bina malikleri gibi yansıtılmış olabilir” diyerek 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi, 5393 sayılı Belediye, 3194 sayılı İmar Kanunları’nın hükümleri gereğince gerek Dilovası gerekse Kocaeli Büyükşehir Belediyeleri’nin sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Gebze’deki apartman çökmesi faciasında da hukukçu kimliğiyle metro inşaatını denetleme yetkisinin Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunu öne süren Yılmaz sözlerini, “Netice itibariyle bu facialar CHP’li belediyelerde gerçekleşmiş olsaydı sizlerin şu anda oturduğu koltuklar boş olurdu. Çünkü olayın yaşandığı akşam tutuklanmışlardı. Bugün Kocaeli Büyükşehir, Gebze ve Dilovası Belediyeleri olarak bu salondaki mağdur ailelerine, Kocaeli halkına ve tüm Türkiye’ye açıklama yapmak, hesap vermek zorundasınız” diye tamamladı.

KÜÇÜKKAYA: MUTLUSUN

DEMEKLE MUTLU OLUNMUYOR

CHP Grubu’nda söz alan üçüncü meclis üyesi Mehmet Ümit Küçükkaya (İzmit) oldu. Küçükkaya, KBB’nin bu dönemki “Mutlu şehir Kocaeli” mottosuna ironiyle, “Mutsuz Şehir Kocaeli” ana başlığı altında özetle şunları kaydetti:

“TÜİK verilerine göre Türkiye’nin en mutlu 10 şehri arasında Kocaeli yok. Hatta o kadar yok ki 10’ncu sıradaki il ile arasında yüzde 20’lik mutluluk farkı var.

Sağlıklı beslenme ve yeterli hijyenden uzak eğitim alan çocuklar, mutsuz.

Aslında ölüm kelimesinden sonra ne söylesek boş ama geride kalanların iyiliği için susmamak zorundayız.

Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Gebze’deki apartman yıkımının bina zeminindeki göçmeden kaynaklandığını ve yapı denetimli binada zeminin belirleyici olduğunu açıkladı… Tüm kent bu bina yıkımından dolayı mutsuz. Hele Gebze, çok mutsuz.

‘Binamız yıkılıyor’ diye şikâyet yapılmış, sonuç yok. Bina yıkılmış, yan balkondan enkaz çalışması izleniyor. Tedbir yok. Bina boşaltmalar bir hafta sonra akıllara geliyor… ‘Ya deprem olursa’ diye gece uykuları kaçan vatandaş, mutsuz.  

Dilovası’nda depo ruhsatıyla parfüm dolumu yapan firmaya dair defalarca kurumlara şikâyet yapılmış, duyan yok. Tüm bu olayların normal olmadığını gören ve bilen Dilovası sakinleri, mutsuz. Türkiye ortalamasının çok üzerindeki kanser vakaları ve kanserden sebep ölümlerden ötürü, mutsuz.

Üzerinden 11 ay geçmesine rağmen Darıca patlamasında mağdur olan vatandaşlar sürecin sonunda ne olacak diye merakla bekliyor. Olayın bir afet değil beceriksizlik olduğunu bilen Darıcalı hemşerilerim hala çok mutsuz.      

Kandıralı çöp tesisi, Kartepeli haddehane, İzmitli İZAYDAŞ tesislerinden ötürü, mutsuz. Başiskele ve Kartepe halkı elektrik kesintilerinden, mutsuz.

Zamanında alınmayan önlemlerden ötürü suya bile ulaşması zorlaşan Kocaeli halkı, sanayicisi, çiftçisi mutsuz.

Hastalar, emekliler, emekçiler, gençler mutsuz.

-Yerel iktidara-

Amacınız Kocaeli halkına hizmet olmalı. Bizlerin dediklerine kulak verin. Bu olumsuz süreçlerde en ihtiyacınız olan başka sesler, söylevlerdir…’Kahrolsun’ demekle kimse kahrolmadığı gibi ‘Mutlusun’ demekle kimse mutlu olmuyor.”

GÜLCAN GÜÇ DENİZCİ: PATRONU

KOLLAYAN SİSTEMİN SONUCUDUR

Gölcük İlçesi’nden Gülcan Güç Denizci söze, “Ben bugün buraya sadece bir meclis üyesi olarak değil bir kadın, bir teknik personel ve en çok da bir kız çocuğu annesi olarak çıktım. Bir ülke; 16-17 yaşında kız çocuklarını ve kadınlarını ruhsatsız bir şekilde, sigortasız, ölümle burun buruna nasıl çalıştırabilir?” diye girdi.

Dilovası’ndaki yangın ve patlamanın sadece bir tesisin ihmaliyle açıklanamayacağına dikkat çekip, “Gençleri üretime katılmaya değil hayatta kalmaya zorlayan, kadınları ucuz işgücü olarak gören, emekçiyi değil patronları koruyan sistemin sonucudur” deyip Başkan Büyükakın’a şu soruları yöneltti:

“Söz konusu bina yönetmeliklere uygun muydu?

Kamuoyuna da yansıyan, altında belediye yetkililerinin imzası bulunan yıkım kararının akıbeti ne oldu?

Bu tesisin sürdürdüğü faaliyete uygun işyeri ruhsatı var mıydı?

İş güvenliği raporu var mıydı ve denetimleri yapılıyor muydu?

Kentin merkezi sayılabilecek bir noktada kimyasal, tehlikeli üretime nasıl göz yumuldu?

Belediyenin yetkili birimleri; denetim ve rutin kontrollerini yapıyor muydu?

CİMER ve vatandaş şikâyetleri ilgili birimlere iletildikten sonra nasıl bir işlem yapıldı?”

Sonuç olarak şikâyetler, yıkım kararları ve denetimsizliğin raporlarının masalarda kadın emekçilerin ise alevlerde kaldığını kaydeden Denizci bugün susulursa ve önlem alınmazsa benzerlerinin tekrarlanacağına dikkat çekip sözlerini, “Bunun için artık ihmallere göz yuman, insan hayatını ilgilendiren kararların sorumluluğunu alamayan bürokratların yerine denetim, teknik ve adalet istiyoruz” diye tamamladı.

ULUSOY: TÜM PAYDAŞLAR

SORUMLULUK ALMALI

Kocaeli Büyükşehir ve İzmit Belediyeleri Meclis Üyesi Hamit İlker Ulusoy, Gebze’deki apartman çökmesine dair değerlendirmesinde felaketin nedeni konusunda kesin bir yargıya varmanın günümüz itibariyle henüz belirsizliğine dikkat çekip, “Ancak nedeni ne olursa olsun yaşanan bu olay bize bir kez daha hatırlattı ki, kentlerin kaderi ihmal ve denetimsizlikle şekillendirilemez. Bu nedenle de kentimizin bütün paydaşlarını sorumluluk almaya davet ediyorum” dedi.

İl genelinde hayati nitelikli bütüncül bir kentsel dönüşüm planının ihtiyaçtan öte zorunluluk haline geldiğini savunan Ulusoy bu konuda tüm Kocaeli milletvekillerini ve TBMM’yi göreve davet etti:

“Bugün yapılması gereken İmar ve Yapı Denetim Kanunları ile ilgili mevzuatları yeniden düzenlemek, denetim mekanizmalarını güçlendirmek ve insan yaşamını merkeze alan bir planlama anlayışını hâkim kılmaktır.”

Başkan Büyükakın’ın Gebze’deki çöken binaya dair bir süre önceki açıklamasında, ‘Bırakın bilim insanları çalışmalarını yapsın’ dediğini hatırlatan Ulusoy, “Biz de hatırlatmak isteriz ki bilim insanları afetler yıkımlardan sonra değil projeler planlanırken dinlenmeli. Bugün bilimin ışığında mı yürüyoruz, bilimi susturmayı mı tercih ediyoruz?” diye sorarken Kartepe’deki haddehane, Kandıra’daki katı atık tesisi ve Körfez – Kartepe metro projelerine atıfta bulundu.

Gebze’deki çöken binada Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut’un zemini gerekçe gösterdiğini ancak raporların aksini ifade ettiğini kaydeden Ulusoy, “2012’deki rapora göre sağlam zemin, 13 yılda nasıl ve hangi çevresel etkilerle riskli hale geldi? Bu olay yalnızca bir bina çökmesi değil, sistem uyarısıdır. Kentleşme artık ulusal ölçekte güvenlik, yaşam hakkı ve gelecek meselesidir. Kentleşme politikası için tüm bileşenlerle ortak akıl masasında buluşmalıdır. Kocaeli’yi güvenli bir kent haline getirmek kenti yönetenlerin ortak sorumluluğudur” diye konuştu.

UYGUN’DAN KAMUSAL RÜŞVET

VURGUSU: 11 ARACA 11 TANK

Körfez İlçe’den belediye meclis üyesi Erkan Uygun ise, “Bu ülkede hayatı idame ettirmek çok zor ama ölmek çok basit” diyerek söze girdi. Devamında, “Geçen sene bu mecliste AK Parti meclis üyeleri İGSAŞ’ın kapasite artırımı gerekçesi ile 11 amonyak tankı kurumuna onay verdi. Neyin karşılığında, Körfez Belediyesi’ne 11 tane araç hibe edildi. Bu kadar mı ucuz insan canı. Biz Allah korusun, Beyrut gibi olmasın diyoruz. Gerekli uyarıyı bu mecliste bir kez daha tekrarlıyorum” dedi.

Ardından Körfez’deki metro çalışmasına görselle atıfta bulunan Uygun, Milli İrade Kent Meydanı’ndaki metro çalışması civarında, meydanın tam karşısındaki Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinden edindiği fotoğrafları gösterdi. Metronun sondaj çalışmasından ötürü binada çatlamalar olduğunu kaydeden Uygun, metro hattının bölgesinde zemine 20 metre mesafede balçık olduğuna dair söylemlerin üzerine gidilmesini ve uyarılanın iktidar tarafından dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

GENÇTÜRK: HASBELKADER YANARAK ÖLDÜLER

CHP Grubu’nda meclis üyeleri arasında son sözü Avukat Mehmet Nazım Gençtürk aldı. “Hepinizi saygıyla, öfkeyle, kederle, utançla selamlıyorum.”

Dilovası’ndaki yangında hayatını kaybeden altı kadın emekçinin istatistikte kalmaması için isimlerini okuyup merhumlara dair kısa bilgiler aktaran Gençtürk, “Karın tokluğuna çalışırken can verdiler. Buna iş kazası denilemez çünkü iş kazası olması için bir binaya ihtiyaç var. Yangın çıkan binaya dair depremde yıkılabileceğine, riskli olduğuna dair rapor var. Yıkamadığınız binada 10’larca işçinin çalışmasına nasıl göz yumdunuz? Bina yıkılırdı, öyle ölebilirlerdi. Hasbelkader öyle değil, yanarak öldüler.

Kocaeli’de insanlara adeta ölümlerden ölüm beğen diyorlar.

Bir iş kazasından bahsetmek için ruhsatlı bir işyeri olmalı.

Karşısında benzinlik ve kâğıt deposu var. Bu ihmalin nerelere varabileceğini düşünebiliyor musunuz?

İş kazası diyebilmek için güvenceden, sigortadan bahsetmeli. Sadece yöneticiler sigortalı. Karın tokluğuna işçilerin sigorta, yemek hakkı dahi yok.

Yangın tüpü dahi yok” dedi.

Faciaya liyakatsiz ve beceriksiz yöneticilerin sebep olduğunu öne süren Gençtürk, “Facia sonrası halka mikrofon tutuyorlar.

Vatandaş, ‘Şikâyet ettik, kimse ilgilenmedi’ diyor.

Vatandaş, ‘Zabıta geldi ve parfüm paketleri ile gitti’ diyor

.’Burası belediye başkanının yakınıymış. Koruyup kolluyor, bunların başına bir şey gelmiyor’ diyor” dedi.

Gençtürk sözlerini, “Burada siyasi sorumlu istiyoruz. İstifa istiyoruz. Çığlıkları kulaklarınızdan, sorumlulukları yükü sırtınızdan inmesin. Kaza değil açıkça cinayettir. Siyasi sorumlusu çıksın ortaya. İstifa etsin” diyerek tamamladı.

Meclis toplantısı İzmit Belediye Başkanı Avukat Fatma Kaplan Hürriyet ve DEM Parti’den Eylem Güleser’in (Dilovası) konuşmaları, ardından iktidarın savunma konuşmaları ile sürdü…

 

Güncelleme: 15 Kasım 2025 11:42
BENZER HABERLER
X