BUGÜN SALON KARDELEN’DE
Bir tanık ile biraz Deniz biraz THKO biraz Metris
Türkiye’de bir dönemin tanıklarından, “İzler” kitabının Mustafa Yıldırımtürk bugün Gebze’ye söyleşiye geliyor. Yıldırımtürk; Deniz Gezmiş’i, kurucuları arasında yer aldığı THKO’yu ve Metris firarilerini anlatacak
"İzler" kitabının yazarı Mustafa Yıldırımtürk, Türkiye’nin çalkantılı dönemlerine dair kişisel tanıklığını ve mücadele tarihinin önemli kesitlerini bugünün okuyucusuna aktarmak için Gebze'ye geliyor. Türkiye’de çalkantılı bir dönemin. 1970’lerin 1980’lerin tanıklarından Yıldırımtürk söyleşide ülkemizde devrimci hareketin önce ve sembol isimlerinden Marksist Leninist öğrenci lideri DenizGezmiş’i, Gezmiş’in kurucuları arasında yer aldığı Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO), Metris Cezaevinden firar edenlerin öykülerini anlatacak.
Gebze; Kars Ardahan Iğdır İlleri Kültür ve Dayanışma Derneği ile EvrenselGazetesi işbirliğindeki söyleşi 12 Ocak Pazar (bugün) saat 14.00’te 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı, Gebze Kültür Merkezi, Gebze Belediyesi Nikâh Salonları, Salon Kardelen’de gerçekleşecek.
Mustafa Yıldırımtürk söyleşinin ardından kitabını da imzalayacak.
Hayatını devrim ve sosyalizm mücadelesine adamış olan Mustafa Yıldırımtürk’ün, 1970–1990 yıllarını kapsayan anılarını ve mücadelesini anlattığı anı kitabı, Gebze'de okurlarıyla buluşacak.
Mustafa Yıldırımtürk, Kor Kitap tarafından yayımlanan "İzler, Fırtınalı Yıllardan Anılar 1970-1990" kitabıyla; Kars, Ardahan, Iğdır Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile Evrensel Gazetesinin katkılarıyla Gebze'de okurlarıyla bir araya gelecek.
Metris Cezaevinden tünel kazarak firar ettiler...
’70’li, 80’li yıllarda 13 kez THKO, TDKP ve çeşitli öğrenci olayları nedeniyle gözaltına alınan Yıldırımtürk, altı kez tutuklanmış, en son Halkın Kurtuluşu Gazetesi yazı işleri müdürü olarak tutuklandığı TDKP davasından 370 yıl ceza almıştı. Farklı örgütlerden 29 arkadaşıyla birlikte 24 Mart 1988’te Metris Cezaevinde tünel kazarak kaçmalarını da 'İzler' kitabında ayrıntılarıyla anlatan Yıldırımtürk'ün, o dönemde farklı örgütlerden devrimcilerin birbirleriyle dayanışmak için hayatlarını ortaya koymuş olmalarına dair aktardıkları insanı en çok etkileyen bölümlerin başında geliyor.
"Bir milim sapmadım"
Liseyi bitirene kadar ailesiyle Kars’ta yaşayan ve ağabeyi Yavuz Yıldırımtürk’ün etkisiyle ortaokul yıllarında devrimci düşüncelerle tanışan, yoldaşları arasında ‘Azeri’ diye anılan Yıldırımtürk, Türkiye’nin 13 farklı cezaevinde 12 yıldan fazla tutuklu kalmış ve gözü pek bir mücadele sürecine cezaevi firarı dahil pek çok şey sığdırmış. Mustafa Yıldırımtürk, anılarını yazmaya ikna olma gerekçelerini anlatırken şöyle diyor: “Bugünün gençleri veya gelecek kuşaklar, geçmişin tarihini anlamazlarsa kendi dönemlerine dair olayları tam olarak doğru değerlendirip sağlıklı öngörülerde bulunamazlar. Zamanlarını anlamaları ve ne yapmalı gerektiği konusunda doğru çıkarımlarda bulunabilmeleri için bugüne gelinen süreci iyi anlamaları zorunludur. Buna bir katkım olabilir ihtimaliyle ben de yazmalıyım düşüncesi zamanla güçlendi.” Ve şöyle devam ediyor: “Denizlerin son sekiz ayı bana dokunmuştu. Bu dokunuş öylesine etkili ve güçlüydü ki o günden bugüne verdikleri mücadeleyi ilerletme hedefimden bir milim sapmadım.”