"DON KİŞOT", YELDEĞİRMENLERİNE HEP KARŞI Devrimi ben yapsaydım Metin Kurt devlet başkanıydı
Gebzespor’da iki ayrı dönemde antrenörlük ve teknik direktörlük yapan Ümit Metin Yıldız'ın “Soyunma Odası” kitabındaki ‘itiraf’ına göre devrimi Yıldız yapsaydı, Metin Kurt devlet başkanıydı
Kitap/Analiz - Aktan USLU
Ümit Metin YILDIZ – Soyunma Odası
“Ben yapsaydım devrimi çocuklara bedava futbol topu dağıtırdım. Herkese en az bir Ümit Yaşar Oğuzcan şiiri ezberleme zorunluluğu getirirdim. Dayımı düşişleri, amcamı spor bakanı yapardım. ‘Devrim kırdan şehre mi, şehirden kıra mı?’ sorusunu yasaklardım.
Ben yapsaydım devrimi, Metin Kurt’u devletin başına getirirdim.”
Kitaptan…
**
2009-2010 futbol sezonunda 2’nci Lig’de mücadele ederken sezonun son haftalarına doğru grup lideri Tavşanlı Linyitspor’u evimizde ağırlıyorduk. Mutlak kazanmamız gereken maçta 1-0 gerideyken 89’da beraberliği sağladık. Santra esnasında yan hakemin kafasına denk gelen musluk/taştan ötürü maç orada tatil edildi ve 3-0 hükmen kaybettik.
O sezon ve o maçta Gebzespor yardımcı antrenörü olan Ümit Metin Yıldız, 22 yıl aradan sonra bu sefer teknik direktör olarak geldiği Gebzespor’da 2022-2023 sezonunda son haftaya kadar şampiyonluk yarışını sürüklemişti. Ancak sezonun ilk devresinde üstelik 7 puan fark attığı İnegöl Kafkas Gençlik Spor’a Bursa’da son hafta maçında 1-0 kaybederek, 4 puan farkla ikincilikle yetinmişti. Ben o sezonu kalça kırığı vakamdan ötürü tamamlayamamıştım ama aklımda hep soru işaretidir.
Rakibimiz İnegöl Kafkas Gençlik Spor sezonun 23’ncü haftasında İstanbul deplasmanında Cankurtaraspor’a konuk oldu ve 1-0 kazandı. Ancak taraftarının o maçta çıkarttığı olaylar sebebiyle ceza aldı ve Gebzespor ile oynayacağı maça saha kapatma cezası geldi. Ve o cezayı, paralıya çevirerek sahayı açtı.
Öte yandan öylesi kritik bir maç örneğin Nilüfer Belediyespor’a konuk olduğumuz İbrahim Yazıcı Stadyumu gibi daha korunaklı, güvenlikli bir stat dururken Kafkas’ın diğer iç saha maçlarını da oynadığı Atıcılar 3 No’lu Çim Saha’da nasıl oynatıldı. İbrahim Yazıcı Stadyumu’nu görsellerden, Atıcılar 3 No’lu Çim Saha’yı maçı videodan izlediğim için bilip fikir yürütüyorum. Ama İnegöl Kafkas’ın sözünü ettiğim cezayı paralıya çevirmesi aleni, düpedüz adaletsizlikti ve sporu, futbolu skor ve sonuçtan ibaret görmeyen naçizane şahsım İnegöl Kafkas Gençlik Spor’u içten içe bile tebrik etmemiştir. Duruşumu bu anlamda kayda değer buluyorum.
Kazanmak için her şey mubah olmamalı…
400 kelimeyi zorlayan bir girizgâhtan sonra bu haber analizin ana konusuna nihayet gelince gerek antrenörlük ve teknik direktörlük gerekse ona ne şüphe ki futbolculuk yıllarında kazanmak için her şeyi mubah saymayan bir spor insanı Ümit Metin Yıldız.
Bu anlamda; günümüz endüstriyel futboluna karşı duruşundan taviz vermeyen bir halde.. Tüm kötülere ve özellikle Yeldeğirmenlere karşı hep savaşan Don Kişot’u andırıyor sanki.
12 Eylül’de de devrimi yapan olsaydı Metin Kurt devletin başındaydı kuşkusuz. Zaten kendisi de ‘itiraf’ ediyor.
Bunu son olmamasını dilediğim ilk kitabı Soyunma Odası’nın satırlarında kaybolurken hissediyor, algılıyorsunuz.
Ön ve arka kapak hariç brüt 208, net 195 sayfa civarı olan eser teşekkür ve Tanıl Bora’nın sunu yazısı hariç 19 ayrı bölümde 19 yaşanmış hikâye ve tespitlerden oluşuyor. Kitapta aslan payı 34 sayfa ile Kocaelispor’a ait.
Eleştiri olarak değil doğal meraklısı için diliyorum. Kitapta Gebzespor yıllarından hikaye, tespit yok. Ancak bir dönem 2’nci Lig’e yükselen, Sergen Yalçın başta olmak üzere rüya takım kuran, Türkiye Kupası’nı da herefleyen Etimesgutspor Şekerspor – Gebzespor, birinci tur maçının farklı bir izlenimle hikayesi var. Yıldız o dönemde rakibimizin yardımcı antrenörü idi.
Kocaelispor’da görev yaparken bir akşam bir yönetici grubuyla Eskisisar’a rk balığa gelip eşli pişti oynamış. Bir de, “Bir otelin koridorlarında” başlıklı bölümde Gebzespor’da teknik direktörlük yaptığı bir maçtan fotoğraf. Arka planda Eskiçarşı taraftarının yer aldığı maraton tribün. Fotonun altında, “Teknik direktör, kalabalıklar içinde yalnız adamdır biraz da” yazıyor.
Ümit Metin Yıldız’ın eserinde özetle Metin Kurt, Hrant Dink var. Fatsa’nın efsanevi belediye başkanı Terzi Fikri (Sönmez)… şaşırtıcı, arkadaşı ya da güncel tanımla kankası Sedat Balkanlı dramatik şekilde var.
12 Eylül, var. İsmi geçmeden, Erdal Eren var.
Konyaspor formasıyla Fenerbahçe’ye karşı oynarken Toni Schumacher’in kalesine attığı gol sonrası kameradan, Dev-Yol davasından tutuklu yargılanan dayıya giden selam var…
Fani olmayan Madida ile mizah var.
Kitabı, kitapyurdu.com adlı site üzerinden satın alarak adresinize getirtmeniz mümkün.
Kitaptan bazı anektodlarım şöyle (Hayli ayıklanmış haliyle)
“Darbe, biz rahatça top oynayabilelim diye önümüzdeki bütün engelleri kaldırmıştı sanki: Darbe çocukları asabilmek için küçük yaşları büyütürken, genç takımda daha fazla oynayalım diye bizim yaşımızı küçülttüler.”
“Ümit’ini dayın koydu yavrum, Metin’i de amcan. Dayın şiir sevdalısıydı. Ümit Yaşar Oğuzcan hayranıydı. ‘Şair olsun bu çocuk’ derdi. Amcansa Galatasaraylı ve Metin Oktay hayranı. O da futbolcu olmanı isterdi.”
“ Çocukluktan buluğ çağına adım adım yürürken, yalnızlık sözcüğünün çağrışımları Metin Kurt’u getiriyor aklıma doğrudan. Bir komünist, bir solcu olarak anılmaktan gocunmayan tek futbolcu.”
“Hayalimde bütün oyuncuların solak olduğu futbolculardan müteşekkil bir takımım var, çalıştırıcısı da benim. Yeni geleni derhal ekliyorum bu hayali takıma.”
“Bu dönemde futbolu kirleten, gerçekte hiçbir şey olmasa dahi düşünsel anlamda herkesi lekeleyen bahis oyunları hayatımıza girmişti. Düşünsel bir iddia lekesini temizleyebilecek su henüz yoktu. Bizim galibiyetimize 1.05 oran verilirken, Gebzespor’a 10’un üzerinde bir oran veriliyordu.”
“Ben Terzi Fikri’den bir anı, bir iz bulabilir miyim diye hayaller kurarken 12 Eylül sonrası gözaltındakilere acımasız işkenceler yapıldığı söylenen Ankara Emniyeti’ndeki siyasi şubede görev yapan kişinin adıyla karşılaşıyorum. Hemen telefona sarılıp arıyorum. Terzi Fikri’nin arkadaşı olan dayımı…”
“Kaç kaç bittiğini sorunca, Madida, ‘5-0 yendik hocam’ demiş. Sonra ne kadar müteşekkir olduğumuzu vs. dillendirmeye başlayınca hoca hayatında belki ilk ve son küfrü de ederek şöyle demiş: ‘Desene duayı fazla kaçırmışız.’
“Karşı taraf mukavelenin sonuna öyle bir madde eklemiş ki ne yapsan boş: ‘İş bu sözleşme kulüp yönetimine istediği zaman ve koşullarda feshetme hakkını…’
“Benden 11 yaş büyük olan Hrant, 1973-74 sezonunda Galatasaray Genç Takımı’nın formasını giymiş. Benim gibi sol açık oynamış ve benimki gibi onun forma numarası da 11.”
“İkinci maçımız Ankara Demirspor’la. Bu rakip bizi oyun olarak değil belki ama psikolojik olarak darmadağın etti. Atilla İlhan, ‘Ayrılık da sevdaya dahil’ der onun gibi bir şey yani. ‘Vay be’ dedim içimden, ‘sonunda bunu da öğrenecektim ha! Kazanmak için her yolun mubah olduğu bir oyun içindesin, buna nasıl şaşırırsın ahmak?’
“Basının ve taraftarın domine ettiği, üzerinde söz ve etki sahibi olduğu zor bir takımı var Kocaeli’nin. Bu durumun farkına varan sıradan bir teknik adam, sırf çalışma süresi uzasın diye nabza göre şerbet verme yolunu seçer doğal olarak.”
“Böyle giderse ilerde ne olacağını tahmin etmek zor değil. Atlas gibi sahalar, bir şehir büyüklüğünde stadyumlar, 200 bin kişilik tribünler inşa edilecek ve bunu yapanlar milyon dolarlık servetine servet katacak belki ama o sahada oynatabilecek doğru düzgün oyuncu bulabilecek mi, orası meçhul!”
KİMDİR?
1965 yılında İstanbul, Gaziosmanpaşa’da doğdu. Aslen Bulgaristan, Kırcaali eşrafından.
Futbola Gaziosmanpaşaspor Genç Takımı’nda başladı. Üçüncü Lig’den Süper Lig’e her kademede Gaziosmanpaşaspor, Konyaspor, Çorluspor, Bayrampaşaspor gibi takımlarda oynadı.
1996’da futbolu bıraktıktan sonra antrenörlüğe başladı. Her ligden çok sayıda takımda antrenör ve teknik direktör olarak görev yaptı. Gaziosmanpaşaspor, Çerkezköyspor, Diyarbakırspor, Yimpaş Yozgatspor, Adanaspor, Küçükköyspor, Kocaelispor, Şekerspor, Orduspor, Gebzespor, Giresunspor, Boluspor, Şanlıurfaspor, İzmit Belediyespor, Sarıyer, Bandırmaspor, Denizlispor, Halide Edip Adıvarspor, Hendekspor, Alibeyköyspor, Eskişehirspor.
Adanaspor ile Süper Lig’e, Gaziosmanpaşaspor ve Şekerspor ile İkinci Lig’e, Çerkezköy Belediyespor ve Eskişehirspor ile Üçüncü Lig’e çıkan takımlarda çalıştı, şampiyonluklar yaşadı.
Mayıs 2017’de Kocaelispor ile Altay’a karşı oynanan İkinci Lig’e yükselme final maçını penaltılarda kaybetti.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu.
Belgin ile evli. Öykü ve Duygu’nun babası.
FOTOLAR
Dört kişilik fotoğrafta -Soldan sağa- Yardımcı antrenör Şerif Hasanoğlu, Şair Yazar Akif Kurtuluş, Ümit Metin Yıldız, Gazeteci Yazar Yiğiter Uluğ görülüyor. Kurtuluş ve Uluğ’un Tavşancıl’daki tesislerde Yıldız’ı ziyaret anı. Yıldız kitabın hazırlık sürecinde yazdıklarını okuması için Kurtuluş’a gönderirken kitabının girişinde teşekkür ettiklerinin arasında da yer verdi.
Diğer fotoğraflar ekseri Aktan Uslu’ya ait, arşiv fotolar.