MÜSTECAPLIOĞLU VE AKTÜRK, İDDİALI Kartal dönüştü. İzmit dönüşür mü? 1920’de olmuştu. 2026’da olur mu?
Gülşen Müstecaplıoğlu’nu “İzmit’in Türkan Saylan’ı” diye tanımlayan Ufuk Aktürk’e göre, üretimle sanat birleşmezse İzmit sanat şehri olamaz. 23 Nisan’a hazırlandıklarını söyleyen Müstecaplıoğlu ise çok yerin kapısını çalacak
Haber Yorum Analiz 2
29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Gülşen Müstecaplıoğlu’nu “İzmit’in Türkan Saylan’ı” diye tanımlayan İzmit Belediyesi Kültür Müdürü Ufuk Aktürk’e göre, üretimle sanat birleşmezse İzmit sanat şehri olamaz. 23 Nisan’a hazırlandıklarını söyleyen Müstecaplıoğlu ise sadece belediyenin değil, çok yerin kapısını çalacak
Bu dizide bugünün özeti, bir üst paragraf. Detayı şöyle…
Vakti zamanında…
Henüz Büyükşehir Belediyesi yapılanmaları yok iken; İzmit ile de komşu ilçe lokasyonundaki Gebze’nin batı yönündeki komşu ilçesi Kartal sanayisi ve kısmen de olsa futbolu ile ön plana çıkan bir İstanbul ilçesi idi.
Milli takımlara kadar yükselme başarısı gösteren Volkan Demirel, Servet Çetin, Saffet Akyüz, Burak Akdiş, Olcan Adın, Egemen Korkmaz, Mehmet Uslu, Semih Kaya.. Kartalspor altyapısından yetişti.
Büyükşehir yapılanmaları ile birlikte ilimizde Çayırova; komşumuz İstanbul’da Pendik ve Tuzla’da ilçe olunca Gebze’nin komşu ilçeliğini Tuzla edindi.
Yine bu yıllarda Kartal’da E5’in güney tarafından ne kadar devasa ölçekli fabrika varsa, çoğu Gebze Bölgesi olmak üzere, taşındı. Yerlerini çok katlı plazalar, AVM’ler aldı. Yolun kuzey yamacında KOBİ ölçekliler faaliyetini sündürüyor.
Diğer yandan;
Ruhi Sarı, Nazım Yılmaz, Umut Kurt, Şebnem Sönmez, Serhat Özcan, Tuğba Ünsal, Sunay Akın, Müfit Can Saçıntı, Erdal Yıldırım, Derya Ağaoğlu, Ebrar Nas, Aliye Ateş, Berke Ahmet Dölen, Dicle Kavlak, Murat Ağaç, Esma Can, Esra Demir, Zeynep Korkmaz, Gökçe Aktaş, Mazlum Doğan, Kübra Güneş, Sevda Küpeli, Murat Macit, Tuncay Tan, Birsel Kantarcıoğlu… ve nice oyuncu, sanat, yönetmen yetiştiren, tiyatrocuları ile Gebze’de de çok sayıda amatör tiyatro topluluğuna yönetmen ve hocalık desteğiyle katkısı olan Kartal.. günümüzde İstanbul’un tiyatro yoğun kültür sanat şehri.
İzmit’te o değişim mümkün mü? İzmit Belediyesi Kültür Müdürü Ufuk Aktürk’e göre, şu şekilde mümkün: “Endüstri, üretim ve ekonomi ile sanat bütünleşmezse, İzmit bir sanat şehri olmaktan maalesef mahrum kalır. Sanayiye verilen önem kadar sanata da önem verilmeli. Bu konuda üzerimize düşeni yapmalıyız. Eğitsel, kültürel ve sanatsal arenalarda buluşursak; irdeleyerek, analiz ederek ve örnekleri çoğaltmanın yanı sıra geliştirebilirsek, bir de bunu gelecek nesillere aktarabilirsek çok stratejik ve anlamlı, gerçekten milli ve toplumun içselliğini ortaya çıkaracak bir yolculuğun başlangıcında yer almış olabiliriz.”
Kocaeli 29 Ekim Kadınları Derneği Derneği öncülüğündeki Atatürk Sempozyumu / Mustafa Kemal Atatürk Doğum Günü etkinlikleri kapsamında İzmit, Kitap Pastası Kafe’de gerçekleşen kitap/resim sergisi ve “Bir milletin yeniden doğuşu” adlı söyleşi etkinliğinde konuşan Aktürk söze etkinlikteki çabalarından ötürü İkramettin Aktürk, Tolga Asalkan, Harika Ören, Gülşen Müstecaplıoğlu, Emin Çaycı ve Ali Cihan Akyüz’e teşekkür ederek girdi.
“Ortaklaşa, birlikte bu güzel projeyi ortaya çıkarttınız. Düşünerek değerlendirerek, ihtiyaç olunan bir konuya temas ettiniz. Atatürk’ümüzün doğum gününün hassasiyetini ve ciddiyetini aslında ilk kez böylesi bir sanatsal ortamda işliyoruz. Bu çok kıymetli. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum. Bir farkındalık oluşturuldu.
Atatürk’ün yazdığı ve okuduğu kitaplara dair bir dizi çalışmanın burada örneğini görüyoruz.
Ayrıca Atatürk’ün sosyal ve gündelik hayatı; kadın, çocuk, tarım, üretim ve endüstri ile sanata ve sporu bakış açısının gerek resim sergisi gerek söyleşiyle sunumu çok kıymetli.”
Programa ve etkinliklere STK başkanlarının katılımının da önemli olduğunu belirtip haziruna İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in sevgi ve selamlarını ileten Aktürk, Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Gülşen Müstecaplıoğlu’na atıflı sözlerini tamamladı:
“Gülşen Hocamla ayda dört beş etkinlikte bir aradayız. Kendisine, ‘Bu kentin Türkan Saylan’ı’ diyorum. Çok önemli. Hem bir kadın, hem bir anne. Bir kentin kadınlarla ve Cumhuriyet ile ilgisi temelinde, toplumsal değerleri yücelten bir mihmandar gibi çalışıyor. Bugünkü etkinlikte emeği geçen herkese, katılımcılara teşekkür ederim. Nice nice bu tarz güzel etkinliklerde buluşmak üzere.”
Günümüzden 106 yıl önce; 23 Nisan 1920’de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde; birinci dönem milletvekilleri kişisel ve fikri konumlarına göre, kabaca üç temel gruba ayrılmıştı: Kalpaklılar; yeni bir devlet ve hükûmet kurma düşüncesi içinde olanlar. Sarıklılar; Şeriat hükümlerinin idareye hâkim olması düşüncesi içinde olanlar. Fesliler; Osmanlı hukukunun korunması düşüncesi içinde olanlar.
Bu dizinin yarınki bölümünde yer alacak. Kocaeli Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü Ögr. Gör. Emin Çaycı’nın sunumunun özet halinde var. Atatürk, Milli mücadeleyi de, Cumhuriyet devrimlerini de kimi çevrelerin söylediği gibi, kolay gerçekleştirmedi. TBMM kurulduktan sonra ilk meclis de, yukarıdaki haliyle, kolay oluşmadı.
Gel gör ki, dizinin dünkü bölümünden bir hatırlatma ile; Atatürkçü Düşünce Derneği bir ay süren Atatürk’ün doğum günü etkinliklerinin hiçbir yerinde yer almadı!
İşte tam da bu zeminde Başkan Müstecaplıoğlu dernek olarak şimdi de 23 Nisan’a dair hazırlık yaptıklarını, İzmit Belediyesi’nin kapısını yine çalacaklarını belirtirken, “Ama bir kişiyle değil birlik beraberlikle olmalı. Herkesin katkısı olmalı ki heyecanı da olsun” dedi.
1920’de olanın 2026’da tekrarı, olabilir mi?
Başkan Müstecaplıoğlu ayrıca şunları kaydetti: “Amacımız gençlere, çocuklara ve kadınlara ulaşmak. Kadınlara seçme seçilme hakkını Atatürk verdi. Hem Atatürk'ü anlatalım hem kadınlarımızı birlikte çalışmaya teşvik edelim hem de çocuklarımıza biraz tarihlerini öğretelim istedik.
Burada bir tarih yatıyor. Keşke bunları okullardan çocuklar gelse de izlese. Kocaeli'de bunları yapacak yer yok, imkânlar yok. İstiyoruz ki daha çok kişiye ulaşalım.
Kartepe'ye köy okullarında çocuklara ulaşmak için Atatürk şiir yarışması yaptık ve şuan elimde 250 şiir var bu çocuklar tarafından yazılan. O şiirleri 23 Nisan'da kitap haline getireceğiz. 23 Nisan'da şiirlerini sergileyeceğiz. Çünkü onları herkesin okuması lazım.
Bu etkinliklerle Atatürk'ün vizyoner yönünü göstermek istedik. Bu sempozyumu her yıl aynı tarihte 1 ay süreyle yapmak istiyoruz. Çünkü bugünün bir yaşındaki çocuğu yarın iki yaşında olacak. O yüzden herkes görsün istiyoruz. Bu vatan bize boşuna verilmedi. Mirası yaşamak lazım. Atatürk 'sanatla uğraşmıyorsanız bir yanınız eksiktir' der. Sanat hepimiz için gerekli. Bir mesleğiniz olabilir ama hobiniz de olmalı. Sanatsız olmaz."