Hala görevde ve tepki gösterdi Süzen: Emekliler açlığa sürüklendi
Gebze’de bir dernekten ayrılıp benzerini kurup kapatan, bir siyasi partinin iki gün genel başkan yardımcılığını yapan Selçuk Süzen, “Vatan Savunucuları Teşkilatı’nın Genel Başkan Yardımcısı unvanıyla açıklama yaptı. Süzen’in görevi yazılı açıklaması yayına girerken de sürüyordu
Gebze’de Mücadeleci Emekliler Derneği’ne dönüşen EYT Gebze Derneği’nde yönetimden ayrılan Gebze merkezli kurduğu Asgari Ücretliler ve Çalışanları Derneği’nin kurucu genel başkanlığını, derneği fesh edene kadar sürdüren,
19 Temmuz’da Aydınlık Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı unvanıyla geri dönen ama muhtemelen iki üç gün sonra istifasını verip peşi sıra Gebze’deki tüm partilerin ilçe teşkilat ve örgütlerinin peşinde olduğu zannıyla Gebze’de hiçbir partinin ilçe başkanının kendisine davette bulunmamasını rica eden Selçuk Süzen
Bu sefer Vatan Savunucuları Teşkilatı’nın Genel Başkan Yardımcısı unvanıyla açıklama yaptı ve emeklilerin açlığa, sefalete mahkum edildiğini söyledi. Süzen’in ilgili görevi, yazılı açıklamasını yayına koyduğumuz esnada da sürüyor idi. Süzen açıklamasında şunları kaydetti:
“Bugün milyonlarca emekli, işçi, emekçi, çiftçi, tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşımız geçim mücadelesi vermektedir.
Açlık, sefalet ve yoksulluk artık milyonlarca insanın günlük yaşamının bir parçası hâline gelmiştir.
Bizleri yönetenler lüks ve rahat bir yaşam sürerken; işçi, emekçi, emekli, çiftçi, üretici ve hayvan yetiştiricileri kendilerini unutulmuş ve yok sayılmış hissetmektedir.
Bizler bu düzeni kabul etmiyoruz.
İnsan onuruna yakışır şartlarda yaşamak istiyoruz.
Eğer bu ülkede adalet ve hukuk varsa, bu yalnızca belli kesimler için değil; işçisi, emekçisi, emeklisi, çiftçisi ve üreticisi için de eşit şekilde işlemelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın işçi ve emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirecek daha etkili politikalar geliştirmesi beklenmektedir.
Aynı şekilde Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın uyguladığı ekonomik politikaların vatandaşın üzerindeki vergi yükünü hafifletecek şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Vergi ve ceza yükünün artması, geçim sıkıntısı yaşayan milyonlarca insanın sorunlarını çözmemektedir.
Artık sosyal ve ekonomik politikalarda öncelik; işçiden, emekçiden, emekliden, çiftçiden ve üreticiden yana olmalıdır.
Çünkü bu insanlar yıllarca çalışmış, üretmiş, vergisini ve primini ödemiş, ülkesine hizmet etmiş vatandaşlardır.
Hiç kimse ötekileştirilmemeli, emeğinin karşılığını almalıdır.
Kamu kaynaklarının adil ve verimli kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda kamu harcamalarının gözden geçirilmesi, milletvekili maaşları ve emeklilik sistemi ile yerel yönetim yapıları dâhil olmak üzere tüm kamu harcamalarının toplumun genel yararı doğrultusunda şeffaf biçimde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bunun yanında kadın cinayetlerinin önlenmesi için etkili tedbirler alınmalı, gençlerimizin geleceği güvence altına alınmalı, eğitim ve istihdam olanakları artırılmalıdır. Evlenme çağına gelmiş gençlerimizin yuva kurmasını kolaylaştıracak sosyal destekler sağlanmalıdır.
Bizim mücadelemiz herhangi bir kesime karşı değil; adalet, eşitlik, insanca yaşam ve sosyal refah içindir.
Açlığın, yoksulluğun ve umutsuzluğun değil; emeğin, üretimin ve adaletin kazandığı bir Türkiye istiyoruz.”