MEMLEKET PARTİSİ PUSUDA BEKLİYOR Ama yüzde 24 ama yüzde 25’le Gebze’yi alacağız
CHP’nin Gebze’deki aday belirsizliği sürecinde bir süre önce “Oyları bölmeyin” çıkışı yapan Memleket Partisi Gebze Belediye Başkan Adayı Musa Ertürk iddialı konuştu. Ertürk, “Biz Memleket Partisi olarak Gebze’yi alacağız. 24 ile, 25 ile alırız ama alırız, alacağız” dedi
Gebze’de yerel seçim, daha önceki yerel seçimlere kıyasla çok sönük bir tempoda sürerken Cumhur İttifakı yani yerel iktidar kanadında Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’ün yeniden adaylığı değil halk, değil Cumhur İttifakı bileşenleri, kendi tabanında bile heyecan yaratmadı. İktidar partisi konumunun avantajıyla, biraz da algı operasyonu ile süreci sürdürüyor.
Ana muhalefette CHP’nin durumu ve hali, tabiri caizse içler acısı. Nail Çiler fiyaskosunun ardından Türkiye’nin kurucu partisinin ismi kutuptan kutuba, merkez sağda İYİ Parti adayı Sadık Güvenç’i destekten solun solunda TİP’in adayı Erkan Baş’ı destekte, ikisi bir arada, anılıyor.
Bugün 20 Şubat. Siyasi partiler aday listelerini en geç saat 17.00’ye kadar teslim edecek ve pusuda bekleyen var…
CHP’de halen süre giden belirsizlik esnasında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Gebze’ye dair tüm yetkiyi tek başına üstlendiği Parti Meclisi’nin gerçekleştiği gün CHP’ye Gebze’de, “Oyları bölmeme” ve şahsında Memleket Partisi’nin adayını destekleme çağrısında bulunan, Memleket Partisi Gebze Belediye Başkan adayı Musa Ertürk ile konuştuk…
Gebze Belediye Meclis Üyesi adaylıklarına dair bugün teslim edecekleri listede çok üst kalifiyede insanların yer aldığını kaydeden Ertürk şunları söyledi:
HİÇBİR MECLİS ÜYESİNİN
ETNİK KÖKENİNE BAKMAM
“Partiler belediye başkanlığından meclis üyeliğine aday belirlerken hep mezhepçiliğe göre belirlediler. İnsanları hep oy ve oy potansiyeli olarak gördük. Hemşeri derneklerinden aday belirlenirken de liyakat es geçildi. Ekonomik gücü olan ama niteliksiz kişiler ön plana çıktı. Yine bu yaklaşım ile insanlar etnik kökenlerine göre hep ayrıştırıldı. Ben hiçbir meclis üyesi adayımın etnik kökenine bakmam. Hepsinin liyakatına bakarım. Parası pulu beni ilgilendirmez. Benim adayım Gebze’ye gerçekten hizmet ediyor mu, etmiyor mu? Ağalık benzeri vakalara, aday tespitine karşıyım. Benim listemden meclise giren herkes, meclis üyeliğinin havasını atmayacak. Herkesi, vatandaşı dinleyecek.
ŞEHİT AİLELERİ, OLMAZSA OLMAZIMIZ
Belediye başkanı herkese her yere yetişemez. Dinleyecek, bana aktaracaklar ben de gereğini yaparım. Çalışmayan için gerekli disiplin işlemini başlatırım. Liyakatsizliği sevmem.
Şehit aileleri, listemde olmazsa olmazımdır. Bugün ülkemizde, şehitlerimizin, dağdaki Mehmetçiğin sayesinde rahat yaşıyoruz.
Engelliler kendini daha iyi savurur, listede olacak.
Kadınlar, kesinlikle olacak. Liste ağırlıklı gençlerden oluşacak.
DERNEK KURACAKSAK
GEBZELİLER DERNEĞİ KURALIM
Bir belediye başkanının nereli olduğu, hangi etnik kökene bağlı olduğu önemsiz olduğunu kaydeden Ertürk, “Belediye başkanı göreve geldiğinde hiçbir etnik köken ayrımı gözetmeksizin, oy versin vermesin herkese hizmet etmek zorunda. Ama bu zamana kadar AKP Belediyesi, Gebze’yi aldığından beri hep kendi şahıslarına, hemşerilerine göre hizmet etti.
Dernek kuracaksak, Gebze Derneği kurmalıyız. Kurtuluş Savaşı cephelerinde insanları alt kimlikleri üzerinden ayırmadılar. Ya da biz bayrağımıza rengini veren kanımızı dökerken, can verenleri etnik yapılara ayırmadık. Mezhep olayını tamamen ortadan kaldırıp her kesimden insanın üye olabileceği Gebzeliler Derneği’ni kuralım. Hep beraber dertlerimizi orada çözelim” dedi.
İNCE’NİN DENEYİMİ İLE
MAVİ BELEDİYECİLİK
Memleket Partisi olarak Türkiye’nin her tarafında mavi belediyecilik dediğimiz şeffaf belediyeciliği yayacaklarını kaydeden Ertürk, “Genel başkanımız sürekli bizle iç içe. Kendisine rahatlıkla ulaşıyor, görüşüyoruz. Siyasetin eski bir kurdudur Muharrem İnce. Duayenedir. Genel başkanımızdan fikir alıyoruz. Yaş ve tecrübe olarak, ondaki deneyime sahip değiliz. Sürekli sokakta olacak, sorun ve beklentilerini dinleyeceğiz. Bir taraftan da sahada arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor” dedi. Ertürk, mevzuu Muharrem İnce olunca bir isyanını şöyle ifade etti:
MUHARREM İNCE’YE YÜKLENENLER,
DEMİRTAŞ SÜRECİNDE NEREDEYDİ?
“Genel seçimde genel başkanımıza yapmadıkları kalmadı. Hiçbir siyasetçiye yapılmadı. Belden aşağı yüklendiler. Kendilerini gazeteci, sanatçı sananlar, demokratik hakkımızı kullanmak istediğimizde yapmadıklarını bırakmadılar. Bir süre önce, Selahattin Demirtaş’ın eşi İstanbul’a adaylığı gündeme geldiğinde sesiniz çıkmadı. Bu nasıl tutum, nasıl demokrasi?
CHP’de değişim diye bağıranlar, değişimi istemeyenler: 2011 kurultayında salonda 15 bin kişi Muharrem İnce diye bağırıyor. Ama 1500 delege, Kılıçdaroğlu’na oy veriyor. Nerede demokrasi?
Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanlığı adaylığına biz seçtik. Tek adayımızdı ama istesek, adaylığı için oy ve imza vermeyebilirdik. Üyelerle seçtik, delegelerle değil. Demokrasi ise çağırın tüm üyeleri, gidin sandığa ve sandıktan çıkanın peşinden koşun.”
SARAY’IN BİR NUMARALI
ADAMI ASLINDA ONLAR
Memleket Partisi’nin ülke genelinde seçime ittifaksız girdiğini kaydedip gerçekleşmeyen ama bir dönem olasılık şeklinde gündeme gelen CHP ile ittifakı değerlendiren Ertürk, “Genel başkanımız İmamoğlu’na kayıtsız şartsız destek açıkladı. Kendisine demediğini bırakmadılar. CHP ile görüştü. Kayıtsız şartsız, hiçbir talepte bulunmadan ittifak girişimi yapıldı. CHP’li yönetici, bir belediye 30 meclis üyesi istediğimizi söyledi. Varsa öyle bir şey, ben gözüm kapalı verirdim. Günümüzde Edirne’yi bile kaybetme olasılıkları var. Niye birlik olmuyorsun? Edirne dâhil birçok yerde, değişim olabilir. Ben burada şunu ararım: Genel başkanımız için Saray’ın adamı dediler ama Saray’ın bir numaralı adamı bunlar. AKP’yi devirme dertleri yok. Koltuklarını koruma amacındalar. Bazı belediyelerimiz, meclis üyelerimiz, İstanbul’da güzel ilçelerimiz, akarımız var. Oturalım yerimizde. Üç beş ihale, yandaşımız alsın.
ERDOĞAN 1994’TE YÜZDE 24 İLE SEÇİLMİŞTİ
Ama bizim derdimiz bu değil. Derdimiz memleket. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda bir süreliğe ismi geçen Mehmet Sevigen, 1994 yerel seçimini örnek gösterdi. Sosyal demokratlar bölünmeden ötürü aslında kazandıkları seçimi kaybetti ama bu da bir demokrasi. Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 24 ile seçilmişti. Sevigen de yarışmıştı kendisiyle. Gebze’de de benzer bir durum olacak diye düşünüyorum. Çünkü halka yönelik hizmet yok ve insanlarda büyük tepki var. Biz Memleket Partisi olarak Gebze’yi alacağız. 24 ile, 25 ile alırız ama alacağız.”
MUHALEFETE DE MUHALEFETİZ AMA
ÖNCELİĞİMİZ HÜKÜMETİ GÖNDERMEK
İlkeleri ile örtüşen belirli partilerle görüşeceğini belirtip Gebze’de farklı bir ittifakın bugün (20 Şubat) itibariyle dahi olsa kurulabileceğinin ipuçlarını veren Ertürk, “ Genel merkez ile görüştük. İttifaklar konusunda yerellerde serbestlik var. Bizi herkes, muhalefete muhalefet etmekle eleştiriyor. Tamam muhalefete de muhalefetiz ama ilk amacımız hükümeti bu zihniyeti göndermek. İlk amacımız belediyeyi yanlış zihniyetten kurtarmak” dedi. Ertürk ayrıca sorularımız üzerine şunları kaydetti:
MİKRO MİLLİYETÇİLİK
BENİM GÖZÜMDE YOK
“Mikro milliyetçilik, çok kapsamlı tartışılması gereken bir konu. Çok kapsamlı. İller üzerinden, milliyetçiliğe karşıyım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurttaşıyız. Etnik kökenin, hangi ilin yurttaşı olduğun önemsiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkesinde kendimi Atatürk, Türk Milliyetçisi olarak tanımlarım. Ötesinde mikro milliyetçilik vardır ama benim gözümde yoktur. Kimse yapmamalı. Çünkü zarara uğrayan kendi halkımız oluyor. Konuşmak bile sıkıntılı. Bayrağını, vatanını, milletini seven TC vatandaşları olarak büyüdük, ben öyle büyüdüm. Türk Milliyetçiliğim de kafatasçılık, ırkçılık değildir. Benim vatandaşımdan daha değerlisi yoktur. Buysa kafatasçılık, kafatasçıyım. Başka ülkenin halkı, benim halkımdan değerli değildir.
ADAYLIĞIM, GELECEKTEN
BEKLENTİSİ OLANLAR İÇİNDİR
Benim aday olma gerekçem, yaş itibariyle gelecekten beklentisi olanların geleceğini, gelecekten hiçbir beklentisi olmayan 70 yaşını geçmiş kişilerin iki dudaklarının arasına bırakmamak içindir. Ben biraz da gelecek beklentisi olan gençlerin sözcüsü olarak çıktım. Biz Gebze’yi gençler için festival şehrine dönüştüreceğiz. Burada önceden etkinlik, organizasyon, konserler olurdu. Hepsi AKP’nin yanlışlarla dolu belediyecilik döneminde ortadan kalktı. Rahmetli Penbegüllü döneminde dahi konserler olurdu. Refah Partili bir belediye başkanı bile şehrini düşünerek bunu yaptıysa, siz neden yapamadınız?