ORAN MESS’E DE YANSIYACAK Asgari ücret hiçbir faciadan bağımsız değil
GSB Sözcüsü Necmettin Aydın asgari ücrette zam oranın metal iş kolunda süregiden MESS Grup toplu sözleşmesi görüş ve oranına da yansıyacağını belirtip asgari ücret sorununun ülkemizdeki hiçbir facia ve emekçi kayıplarından bağımsız olmadığını söyledi
Gebze Sendikalar Birliği’nin asgari ücretin insanca yaşanacak bir ücret olarak belirlenmesi talebiyle Eskiçarşı içinden yürüyüşü ve 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’ndaki basın açıklamasında konu, asgari ücretle sınırlı tutulmadı. Gebze Bölgesi yerelinde ve ülkemiz genelinde yaşanan tüm facialara atıfla, “Asgari ücret tartışması, ülkenin dört bir yanından gelen acı haberlerden; iş cinayetlerinden, çöken binalardan, hayatını kaybeden emekçilerden bağımsız değildir” denildi. GSB sözcüsü ve Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın tarafından okunan açıklamada asgari ücretteki artış oranının metal işkolunda süregiden toplu iş sözleşmesi görüşmesine de yansıyacağına dikkat çekildi:
METAL İŞÇİLERİNİN TALEPLERİ, HAKLI TALEPLERDİR.
“160 bin işçiyi doğrudan ilgilendiren Metal İşkolu Grup Sözleşmesi, asgari ücretten sonra en geniş kesimi etkileyen sözleşmedir. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Metal işçilerinin yanındayız.
- Ücretler enflasyon bahanesiyle eritilemez; krizin faturası işçilere kesilemez.
- İşçi sağlığı ve güvenliği maliyet kalemi değil, vazgeçilmez bir haktır.
- Taşeron, esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri ile çocuk işçiliğini meşrulaştıran MESEM uygulaması kaldırılmalıdır.
Biz diyoruz ki:
- Ücretler, bir ailenin insanca geçinebileceği düzeyde olmalıdır.
- Toplu sözleşmeler, ücret kırıntılarına sıkıştırılmamalı; gerçek ücret adaletini sağlamalıdır.
- İSİG, sendikal özgürlükler, iş güvencesi ve çalışma sürelerinin kısaltılması sözleşmenin merkezine alınmalıdır.
- Ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkışları yasaklanmalıdır.
- Sendikalaşmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Yürüyüş ve basın açıklamasına; -tespit edilebildiği kadarıyla- Gebze Sendikalar Birliği bileşenlerinde işçi sendikalarından Petrol-İş, Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube, Nakliyat-İş, Lastik-İş, TÜMTİS, Sosyal-İş ile Emekliler Dayanışma Sendikası katıldı.
Memur sendikaları Eğitim-Sen ve Eğitim-İş ile temsil edildi.
Öte yandan yürüyüş ve basın açıklamasına BMİS Gebze 1 No’lu Şube ve Özçelik-İş’in katılmaması dikkat çekti. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz hafta GSB’nin Smart Solar grevini destek ziyaretinde Özçelik-İş heyeti de yer almış, Smart’ta örgütlü BMİS Gebze Şube’nin başkanı Selçuk Çifçi gerek Hak-İş gerekse Hak-İş çatısındaki Özçelik-İş’i aleni olarak “Sarı sendikacılık” ile suçlayınca Özçelik-İş heyeti tepki olarak Smart önünden ayrılmıştı. Dünkü mitingde ise BMİS Gebze Şube’nin temsil edilmemesi, sosyal medyaya da yansıyacak şekilde eleştiri konusu oldu.
Siyasi partilerin de yoğun ilgi gösterdiği mitingde en üst düzey ve geniş temsili katılım Emek Partisi’nden oldu. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Genel Başkan Yardımcısı Arzu Erkan, Kocaeli İl Başkanı İlhami Şahbaz, Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar ve Darıca İlçe Başkanı Orhan Kaya ile mitingde yer aldı.
CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan, Halkın Kurtuluş Partisi Gebze İlçe Başkanı Murat Kızıltaş ile Türkiye Komünist Partisi’nin ilçe başkan ve yöneticilerinin yanı sıra grevdeki Smart Solar ve direnişteki Hödlmayr Lojistik işçileri meydandaydı.
Sivil toplum örgütü ilgi ve desteğinin zayıf gözlendiği basın açıklamasına katılan Gebze merkezli Asgari Ücretli Çalışanlar ve İşçiler Derneği Başkanı Selçuk Süzen miting sonrası EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ile de bir süre görüştü.
“İşçiler açken patronlara huzur yok”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve benzeri sloganlar atılıp taleplere ilişkin dövizlerin de taşındığı mitingde Necmettin Aydın ayrıca şunları kaydetti:
“Türkiye’de milyonlarca işçinin kaderi bir kez daha kapalı kapılar ardında, sermaye temsilcileri ve hükümetin dar masalarında belirlenmek isteniyor. Emek düşmanı politikalar sonucunda, asgari ücret milyonlarca çalışanın ortalama maaşı hâline gelmiştir. Bu ülkenin en kırılgan kesimlerinin—işçilerin, gençlerin, kadınların ve güvencesiz çalışanların—hayatta kalabilmesi için belirleyici bir eşik haline gelen asgari ücret, açlık sınırının altında kalamaz, pazarlık konusu yapılacak bir sefalet ücreti olamaz.
Dilovası’nda 7 İşçinin Yanarak Ölmesi Bir Kaza Değil, İş Cinayetidir
Dilovası’nda 2’si çocuk 7 işçinin yanarak hayatını kaybetmesi, çalışma yaşamının gerçek yüzünü bir kez daha ortaya sermiştir. Yetersiz denetim, maliyet düşürme bahanesiyle görmezden gelinen iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, taşeronlaştırma, uzun çalışma saatleri ve sendikasızlaştırma politikaları birleşince sonuç “kaza” değildir; adına iş cinayeti dediğimiz sistematik bir saldırıdır.
Asgari ücretin düşük tutulması, ucuz emek düzeninin bilinçli tercihidir. Bu düzen, işçilerin alın teriyle değil, hayatlarıyla beslenmektedir.
Gebze’de çöken binada yaşamını yitirenler de bir inşaat skandalının değil, denetimsizliğin, rant politikalarının ve insan hayatını hiçe sayan anlayışın kurbanıdır. Bilimsel kuralların yok sayıldığı, her karış toprağın rant uğruna betonla doldurulduğu bir düzende yıkılan her bina, aslında çok önceden verilmiş bir ölüm kararının ilanıdır.
Bu Kirli Düzeni Değiştirecek Olan; İşçilerin Birliğidir
Dilovası’nda yanarak ölen 7 işçiyi, Gebze’de çöken binada yaşamını yitiren emekçileri, MESEM kapsamında ağır işlerde çalıştırılıp hayatını kaybeden çocuk işçileri unutmayacağız, unutturmayacağız.
Bu ölümlerin hiçbiri kader değildir. Bu, ucuz emek rejiminin ve denetimsizliğin sonucudur.
Görev nedeniyle bulundukları Azerbaycan’dan dönerken düşen askeri uçakta hayatını kaybeden yoksul halk çocuklarını anıyor; kazanın şeffaf bir soruşturmayla aydınlatılmasını talep ediyoruz.
Buradan, yaklaşık bir yıldır grevde olan Temel Conta işçilerini, TPI Kompozit işçilerini, 37 gündür grevde olan Smart Solar işçilerini, 40 gündür sendikal hakları için direnen Hödlmayr Lojistik işçilerini, Tokat’ta büyük bir mücadele yürüten Şık Makas işçilerini ve bugün ekmekleri ve gelecekleri için direnen tüm sınıf dostlarımızı selamlıyoruz.
Tüm işçi kardeşlerimizi, içinden geçtiğimiz bu karanlık tabloyu değiştirmek için örgütlenmeye, sesini yükseltmeye, yan yana durmaya çağırıyoruz.
Kurtuluş yok tek başına!
Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”
Öte yandan basın açıklaması öncesi Eskiçarşı, Hükümet Caddesi üzerinden 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’na yürüyüş hayli görkemli oldu.
https://www.facebook.com/watch?v=881775641188816
İLGİLİ HABER
“Aile Yılı”nda aile boyu asgari ücret istediler
https://www.gebzeemek.com/haber/emek/aile-yilinda-aile-boyu-asgari-ucret-istediler/2427.html