DURMAK, SUSMAK YOK Bİr mza yetmez. Mücadele zamanı
EMEP Gebze’nin yoksullukla mücadele, vergide adalet, asgari ücrete ve emekli maaşlarına ek zam talebi içeren imza kampanyası sona erdi. İmza sahipleri taleplere dair sonuç alınana kadar mücadeleye davet edildi
Emek Partisi Gebze İlçe Örgütü’nün yoksullukla mücadele, vergide adalet, asgari ücrete ve emekli maaşlarına ek zam talebi içeren imza kampanyası sona erdi. İmza sahipleri taleplere dair sonuç alınana kadar mücadeleye davet edildi.
Eskiçarşı, tarihi İbrahimağa Çeşmesi önünde, EMEP Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar tarafından okunan basın açıklamasında talepler
“Tüm ücretler yoksulluk sınırının üstüne çıkarılsın! Açlık sınırındaki dayatmalara, sefalet ücretlerine teslim olmayacağız!
Yoksulluk sınırına kadar olan ücretlerden vergi alınmasın! Alın terimiz daha cebimize girmeden vergilerle kuşa dönüyor; bu adaletsizliğe son verilsin!
Asgari ücrete ve emekli maaşlarına ek zam yapılsın! Enflasyon karşısında eriyen maaşlarımızla yaşayamıyoruz, hakkımız olanı istiyoruz!
Vergide adalet için servet vergisi getirilsin! Krizin faturasını işçi, emekçi değil; servetine servet katan patronlar ödesin!”
diye tekrar hatırlatılıp, “Onlara geri adım attıracak olan; imza föylerine attığımız o kararlı imzaların arkasında durmaktır! Şimdi omuz omuza verdiğimiz bu sözün arkasında durma, taleplerimizi mücadeleyle kazanma zamanıdır” denildi.
Emek Partisi Kocaeli İl Başkanı İlhami Şahbaz’ın da katıldığı, “İmzalarımızı topladık. Şimdi hesap sorma ve mücadeleyi büyütme zamanı” başlığıyla yapılan açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi:
“İşçiler, Emekçiler, Emekliler, Gençler!
Haftalardır sokak sokak, fabrika önlerinde, mahallelerde elden ele dolaştırdığımız, irademizi ve öfkemizi anlattığımız imza kampanyamızın fiili toplama sürecini tamamlıyoruz. Kampanyamızın imza toplama aşaması bitmiş olabilir ama bu imzalarla mühürlediğimiz haklı taleplerimiz için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz! Bizler sadece bir kâğıda imza atmadık; insanca bir yaşamın şartını yazdık.
Yan yana gelerek, adaletsizliğe karşı ses çıkararak topladığımız her bir imza; yoksulluğa ve bizi açlığa mahkûm eden bu sömürü düzenine karşı ortak irademizin ilanıdır.
Biz bu imza föylerini doldururken sadece isimlerimizi yan yana getirmedik; bu ülkenin emekçilerinin yaşamına çöken, açlığa mahkûm eden, gençlerini geleceksizliğe, MESEM’lerde makine dişlerine sıkıştıranlar sermaye iktidarına, patron vekillerine seslendik!
Ne dedik bu föylerde?
TÜRK-İŞ’in açıkladığı verileri koyduk önlerine! Dört kişilik bir ailenin insanca yaşaması için gereken yoksulluk sınırının 120 bin 325 TL’ye dayandığını, açlık sınırının 36 bin 940 TL olduğunu; milyonlarca işçiye reva görülen asgari ücretin ise bu açlık sınırının bile altında, yani resmen bir "ölüm sınırında" kaldığını yüzlerine vurduk! Barınmanın, beslenmenin, sağlık ve eğitimin ulaşılamaz hale geldiğini; ülkenin tüm vergi yükünü en çok çalışanların, yani bizlerin ödediğini ilan ettik!
Şimdi bu haklı taleplerle dolu imza föylerini mecliste, partimizin vekilleri ile ulaştırma zamanıdır. Ancak çok iyi biliyoruz: O koltuklarda oturan patron vekilleri, mevcut sermaye iktidarı ve muktedirleri, sırf biz imza verdik diye bize hakkımızı teslim etmeyecekler. Ağır vergilerle bizi ezenler, şirketlerin, bankaların vergilerini bir gecede sıfırlayanlar, sadece kâğıtlara bakarak geri adım atmazlar!
Kardeşler!
Saraylarında oturanlar, torba yasalarla bir gecede emekçilerin yaşamına karar verenler işçilerin emekçilerin, emeklilerin hayatına çökenler bizim sadece imzalarımıza bakarak geri adım atmazlar. Onlara geri adım attıracak olan; bu imzaların arkasındaki örgütlü gücümüz, fabrikalarda, işyerlerinde, mahallelerde kuracağımız komitelerimiz, birlikte mücadelemiz ve kararlılığımız.
İmza vererek bu mücadeleye ortak olan herkesi, şimdi sesimizi eyleme dökmeye, yan yana durmaya ve hakkımızı alana kadar yaşamın her alanında birlikte mücadele etmeye! Taleplerimiz kabul edilene kadar durmayacağız, susmayacağız!”