Birlik çağrısı emek ve iradeye saygılı olmalıdır
18 Ekim 2026 05:13

Dervişoğlu’nun çağrısını yorumladı Birlik çağrısı emek ve iradeye saygılı olmalıdır

Bugün Zafer Partisi’nde mücadele eden herkesi “İYİ Parti’den ayrılanlar” olarak görmek, bizlerin siyasi iradesini ve tercihlerini yok saymaktır. Bir genel başkanın siyasi geçmişi, partisindeki bütün insanların siyasi geçmişi değildir.

**

Konuk Yazar: Hacı FİLİK

Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı

**

Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun Zafer Partisi ve Anahtar Parti’ye yönelik İYİ Parti çatısı altında buluşma çağrısını kendi siyasi geçmişim ve düşüncelerim açısından değerlendirmek istiyorum.

Önce şunu açıkça söyleyeyim: Ben İYİ Parti’den ayrılmadım. Çünkü İYİ Parti’de hiç siyaset yapmadım, İYİ Parti’ye oy da vermedim. Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kurucuları arasında bulunması bile benim o partinin siyasi çizgisini benimsemem için yeterli olmadı. İYİ Parti’nin izlediği siyaseti, kendi Türk milliyetçiliği anlayışımla bağdaştıramadım.

 Dolayısıyla bugün Zafer Partisi’nde mücadele eden herkesi “İYİ Parti’den ayrılanlar” olarak görmek, bizlerin siyasi iradesini ve tercihlerini yok saymaktır. Bir genel başkanın siyasi geçmişi, partisindeki bütün insanların siyasi geçmişi değildir.

2015 öncesinde MHP, ülkücü hareketin ve milliyetçi tabanın başlıca siyasi adresiydi. Sonraki yıllarda yaşanan ayrışmalarla farklı siyasi yapılar ortaya çıktı. Ancak bu süreçte milliyetçilerin düşünceleri, itirazları ve tercihleri herhangi bir partinin mülkiyetine geçmedi.

Bugün hiç kimse Türk milliyetçilerine tek bir siyasi adresi mecburiyet olarak gösteremez.

Sayın Dervişoğlu, siz İYİ Parti’nin milliyetçiliğini yeterli bulabilirsiniz. Ben bulmak zorunda değilim. Sizin siyasi çatınızı benimsememem, benim milliyetçiliğimi tartışmaya açmaz. Başka bir partide mücadele etmem de kişisel hırsla açıklanamaz.

Ben siyasi partiyi, ülkeyi yönetmek ve inandığımız ilkeleri hayata geçirmek için bir araç olarak görüyorum. Asıl bağlılığımız Türk Milletine, Türk Devletine ve onların geleceğinedir. Partilerin değeri de bu sorumluluğu ne ölçüde yerine getirdikleriyle anlaşılır. Bizim mücadelemiz bir dava meselesidir. Bu davayı ülke yönetiminde söz sahibi kılmak, düşüncelerimizi uygulanabilir politikalara dönüştürmek için siyasi mücadele yürütüyoruz. Makamlar da teşkilatlar da parti binaları da bu amaca hizmet ettikleri ölçüde anlam taşır. MHP’den ayrılışlara yol açan itirazları da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

İnsanların doğru bildikleri fikirlerden vazgeçerek bir parti çatısında kalmalarını bekleyemezsiniz. Mevcut siyasi yapılarda düşüncelerimize uygun bir mücadele zemini bulamadığımız için, davamızı siyasi bir harekete dönüştürme iradesiyle Zafer Partisi’nin kuruluşunda bir araya geldik. Bu nedenle Zafer Partisi’ni yalnızca başka bir partiden ayrılanların oluşturduğu bir yapı olarak görmek, kuruluş irademizi ve ortaya koyduğumuz mücadeleyi anlamamaktır. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar ortadayken, farklı siyasi tercihleri yalnızca ayrılık ve geri dönüş meselesine indirgemeyi doğru bulmuyorum.

Birlik çağrısı yapılacaksa bunun zemini, herkesin siyasi kimliğine, emeğine ve iradesine karşılıklı saygı olmalıdır. Sürekli kendi çatısını ortak adres olarak sunan yaklaşımın, birlik kadar kendi partisini büyütme hesabı taşıyıp taşımadığını da sorgularım. Türk Milleti, kendisini yönetecek kadroyu seçme iradesine sahiptir. Türk Milletinin ve Türk Devletinin geleceği için doğru adımları atacağına inandığı adaya ve siyasi partiye oy verir. Türk Milliyetçileri de kendi ilkelerini, beklentilerini ve ülkenin ihtiyaçlarını değerlendirerek tercihlerini özgürce yapar. Hiçbir parti, “Ne yaparsam yapayım bana oy vermek zorundasınız” diyemez. Hiçbir siyasi geçmiş, gelecekte verilecek oyların tapusu değildir. Milletin desteği, her gün yeniden hak edilmesi gereken bir sorumluluktur. Ben siyasi tercihimi bilerek yaptım. Zafer Partisi’nde, inandığım ilkeler için mücadele ediyorum. Türk Milliyetçiliği hiçbir partinin tekelinde değildir. Kimin milleti temsil edeceğine ve ülkeyi yöneteceğine Türk Milleti karar verir. Türk Devletini, Türk Milleti yönetecek!

Güncelleme: 18 Ekim 2026 05:14
BENZER HABERLER
X