Çözüm herkese “TC benim de vatanım” dedirtmekte
15 Temmuz 2025 10:27

HABER ANALİZ - 8 Çözüm herkese “TC benim de vatanım” dedirtmekte

TKP Gebze İlçe Başkanı Aydaner Aktaş sıcak gündeme dair, “Türkiye birlik içinde yaşanacak bir düzene kavuşacaksa bütün yurttaşlarımıza, “Türkiye benim de vatanımdır” dedirtecek bir yol ortaya konulmalı” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber Analiz 8: TKP Gebze İlçe Başkanı Aydaner Aktaş

Sıcak gündem: AKP-MHP-DEM ittifakına bölgemiz ve ilimizde yerel ve yerel sınırlarda tepkiler

Gezi’de ‘hain’di, şimdi ‘kahraman şehit’

Lice’deki operasyonlar sırasında öldürülen ve önceki gün memleketi Rize’nin Fındıklı ilçesinde toprağa verilen Uzman Çavuş Emrah Aytemiz’in Gezi eylemlerinde “vatan hainleri” denilerek saldırıya uğrayanlardan biri olduğu ortaya çıktı. HES karşıtı eylemlere ve 1 Mayıs’lara da katılan Aytemiz’in arkadaşları, “Ona Gezi’de ‘hain’ diyenler, şimdi ‘kahraman şehit’ ilan ettiler” dediler.

https://l24.im/6EG70lK

**

Türkiye Komünist Partisi - TKP Gebze İlçe Başkanı Aydaner Aktaş sıcak gündeme dair değerlendirmesinde eleştiriyle yetinmedi: “Türkiye Cumhuriyeti kardeşçe, birlik içinde yaşanacak bir düzene kavuşacaksa, bu ülkeye sistematik bir biçimde yayılan kimlikçi zehre etkili bir panzehir üreteceksek, bunun yolu, bu ülkede yaşayan bütün yurttaşlarımıza, “Türkiye Cumhuriyeti benim de vatanımdır” dedirtecek bir ortak mücadele, ortak çıkış yolu ve dili ortaya koymaktan geçmektedir.”

2019 yerel seçimlerinde partisinden Büyükşehir Belediye Başkan adayı da olan Aydaner Aktaş’ın bu sözleri Gebze’de gömülü Kartacalı Kumandan Hannibal’in, “Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız” deyişini hatırlattı. İkinci seçeneği anımsattı.

TKP Gebze İlçe Örgütü adına Başkan Aydaner Aktaş imzasıyla yapılan bu değerlendirmede siyasi söylemlerde tezat ötesi değişimler örneklenirken projenin emperyalist bir proje olduğuna ilişkin tespitler ve beraberindeki kaygılara da yer verilmiş.

“TKP, “Süreçten yana mısın, karşıt mısın?” sorusunun kendisine itiraz etmektedir. Bu soru bir kez kabul edildiği durumda, hangi yanıt verilirse verilsin, yanlışa düşülür” tespit ve duruşu ise klasik ve sıradışı bir TKP duruşu. Bir benzerini iki kez tekrarlanan İBB seçimlerinde göstermişler özetle, ikincide sandığa gitmenin bir hukuksuzluğu meşrulaştırmakla eş anlam içerdiğini kaydetmişlerdi.

Açıklamada diğer detaylar şöyle:

“Bugün gelinen noktada “silahların susması”nın iyi bir gelişme olduğunu söyleyeceğiz, söylemeye devam edeceğiz. Ancak hep söylediğimiz gibi, önemli olan siyasi doğrultu ve içeriktir. Sanıldığının tersine, çatışma ile çatışmasızlık, savaş ve barış birbirinin zıddı değildir; çoğu durumda birbirini tamamlar. Çatışmanın olduğu gibi, barışın da içeriği önemlidir. Şimdi, devlet ile PKK arasında tarihsel uzlaşma ilan edildiğine göre, artık hiçbir kısıtlama olmaksızın siyasi içerik ve doğrultu konuşulmalıdır.

Devlet kurumlarının “terör örgütü” ve “bebek katili” kodlamasından “kurucu önderlik” ve “örgüt”e, hatta “sayın”lı ifadelere geçmesi sadece birkaç ay aldı. Bir sorunu “terör” başlığına sıkıştıran ve yurttaşlar arasında düşmanlık üreten bir dil ortadan kalktı kalkmasına ama şimdi karşımıza çıkan, inandırıcılıktan, samimiyetten ve ciddiyetten uzak, içeriksiz başka bir söylemdir. Fethullahçılık konusunda da iktidar aynı yöntemi izledi. Yıllarca “cemaat”lerine sahip çıktılar, bu ve diğer cemaatlerin gerçek yüzünü teşhir edenleri soruşturdular, devlet kurumlarında “Hocaefendi”ye yan gözle bakan herkes tasfiye edildi, gazeteciler içeri tıkıldı, binlerce hakaret davası açıldı. Sonra, “FETÖ” dememek suç oldu. Bu keskin dönüşlerde samimiyet olmadığı gibi, içerik de olmaz. Nitekim FETÖ ile mücadele, dokuz yılın sonunda, tam anlamıyla bir muammaya dönüştürülerek anlamsızlaştırılmıştır.

Bkz: Farklı bir örneği bu bölümün girizgâhında, ilk paragrafta…

Bugün en yetkili ağızdan ilan edilen genişletilmiş Cumhur İttifakı’nın hangi projeyi önümüze koyacağı sır değil. Bileşenlerini iyi tanıyoruz. Uzlaştıkları, sömürme ve talan özgürlüğüdür; yani piyasa ekonomisidir. Uzlaştıkları, NATO’dur. Uzlaştıkları, kutsallıkların istismarı ve tarikatlar düzenidir. Uzlaştıkları, Yeni-Osmanlıcı hayallerdir. Türkiye “terörle mücadele” döneminde nasıl holdingler, tarikatlar ve emperyalistler tarafından bir çıkmaza sürüklendiyse şimdi de “terörsüz Türkiye” adı altında yeni bir çıkmaza ve yıkıma sürüklenmektedir.

Bilinmelidir ki, çok geniş bir bölgede İsrail’i içine alan bir “sermaye barışı” arzulanıyor. Bu nedenle, istihbarat örgütlerinin beslemesi Şara, Suriye’nin başına kondu; bu nedenle, İran’a diz çöktürülmek isteniyor; bu nedenle, Filistin halkının en direngen unsurları yok ediliyor. ABD, İngiltere, Fransa, İsrail, gerici Arap iktidarları, hem birbirleriyle rekabet ediyor hem de Irak, Suriye, Filistin ve Lübnan’ı yağmalayacak, bölgenin savaşlar ve göçlerle çaresizleşmiş yoksullarının emeğini tepe tepe kullanacak bir “Ortadoğu rejimi” için çalışıyor. Bu rejim bölüp parçalayarak da kurulur, teslim alarak da. Önemli olan çok uluslu tekellerin kârları ve emperyalizmin hegemonyasının sürmesi için koşulların yaratılmasıdır.

AKP, arkasına holdingler ve tarikatlar düzenini alarak, Türkiye’yi de bu karmaşaya Yeni-Osmanlıcı bir perspektifle sokmaktadır. Hükümet bu oyuna, İsrail barışına itiraz etmediği, NATO ve ABD ile uyum sorunlarını azalttığı için dâhil edilmiştir. Bölgede Türkiye’ye değil, Yeni-Osmanlı projesine, fırsatçı sermaye sınıfımıza ve gericiliğe alan açılacaktır. Bu alanda yalnızca derin sömürü, yalnızca devasa şirket kârları, yalnızca kuralsız yağma ve talan olmayacak; aynı zamanda keskinleşen bir rekabet ve yeni savaşlar da yaşanacaktır. Genişletilmiş Cumhur İttifakı, “bölgesel iddia” adı altında sonu ve sonucu belirsiz bu savaşlara hazırlanmaktadır. “Barış” dedikleri budur. 1923 ile hesaplaşmayı kafasına koyan bir “uzlaşma,” bir “ittifak”ın bu rekabette ülkemizi ve halkımızı savunmasız bırakacağı açıktır.

1923 ile hesaplaşmayı stratejik bir mesele olarak görenlerin uzlaşmasından, Türkiye Cumhuriyeti’ni ayağa kaldıracak bir demokrasi ve birlik projesi çıkabileceğini düşünenler de yanılıyor. Ancak, bu ülkede kapitalizmle hesaplaşmadan, açık bir biçimde kapitalist düzeni yıkmayı hedeflemeden, emperyalizme karşı kararlı ve tutarlı bir mücadele içine girmeden bu gidişatın durdurulabileceğini düşünenler de yanılıyor.

Cumhuriyetçilerin tutarlı ve ikna edici bir program etrafında ayağa kalkması gerekir. TKP, bu programın holdingler ve tarikatlar düzeninden tamamen kopması gerektiğini söylemektedir. Başka bir çıkış yoktur. Laiklik, bağımsızlık ve Cumhuriyet mücadelesi, eşitlik mücadelesi ile birlikte ele alınmalıdır.

“Genişletilmiş Cumhur İttifakı” Türk, Kürt, Arap kardeşliğinden söz etmektedir. O kardeşlik sermaye kardeşliğidir, tarikat kardeşliğidir. Türkiye’nin Cumhuriyetçi birikimi, kendi içindeki Kürt ve Arap düşmanlığı ile hesaplaşmadan bu sözde kardeşliğin yaratacağı yıkımı durduramaz. Türkiye Cumhuriyeti kardeşçe, birlik içinde yaşanacak bir düzene kavuşacaksa, bu ülkeye sistematik bir biçimde yayılan kimlikçi zehre etkili bir panzehir üreteceksek, bunun yolu, bu ülkede yaşayan bütün yurttaşlarımıza, “Türkiye Cumhuriyeti benim de vatanımdır” dedirtecek bir ortak mücadele, ortak çıkış yolu ve dili ortaya koymaktan geçmektedir.

Bu karanlık mutlak aşılacak ve halkımız ayağa kalkacaktır.”

HABER DİZİSİNE DAİR

Sevgili okur…

13 Temmuz Pazar gününden itibaren ilkini AKP Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya’nın sosyal medya paylaşımından haberleştirdiğim ülkemizin gerek bölgemiz gerek ilimizi de hareketlendiren sıcak gündemine dair..

Gebze Bölgesi ilçelerinin yanısıra partilerin il başkanları, ilimize gelen siyasi parti genel başkanlarının görüşlerine de yer yer vermeye çalışacağım.

Gebze Bölgesi harici merkez ilçe İzmit dâhil parti başkanı görüşü çok zorlar, olmayacak gibi.

Analizde içeren her bölüm her tür yanıt hakkına ve okur görüşüne, elbette hakaret içermedikçe açık olacak.

Her ne kadar internetten sebep “ulusalmış”, “evrenselmiş” gibi görünüm verse de Gebze Emek, Gebze Bölgesi öncelikli bir ilimiz yerel basınıdır. Bozmamalı.

Dizi günlük tekil devirde yürümeyecek. Sitenin ben dâhil bir kişi olmasından sebep ve saha haberciliğine de çok önemsememden şartlar elverdikçe bazen günde birden fazla, bazen hatta birkaç gün sıfır çekerek, düzensiz yürüyecek.

Dizi kesinlikle halk görüşüne de açık olacak.

Her tür iletişim için…

aktanuslu@gmail.com

 GSM ve Whatsapp: 0535 259 96 55

Facebook: Aktan USLU

https://l24.im/R3dO

 

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 15 Temmuz 2025 10:53
BENZER HABERLER
X