Dalkılıç’a maaşını ödedim. Yaman’a servet bıraktım
05 Eylül 2025 06:59

BİRİ HALEFİ DİĞERİ SELEFİ İDİ Dalkılıç’a maaşını ödedim. Yaman’a servet bıraktım

2004 – 2009 arası Dilovası Belediye Başkanı Musa Kahraman ile yaşamını sürdürdüğü Tavşancıl’da görüştük. Kahraman belediyeyi batak halde devraldığı merhum Dalkılıç’a, içeride kalan maaşını ödeyip devrettiği Cemil Yaman’a “servet” bıraktığını söyledi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Seri röportaj: 1

Dilovası’nda 2004 yerel seçimleri..

Henüz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kurulmamış ve Dilovası’nın Gebze’nin beldesi olarak son demleri..

İktidar partisi AKP, beldede önce 1994-1999 döneminde Refah Partisi’nden belediye başkanlığı yapan Halit Yaşar’ı, bir süre sonra da AKP İl Teşkilatı’na destekçileri ile “nezaket ziyareti” yapan Ali Toltar’ı aday gösterdi…

Bir diğer tarafta DEM Parti (O dönem DEHAP veya HADEP) gerek ülke geneli gerekse Dilovası’nda seçime DEM Parti, SHP, Sol Parti (ÖDP) ve EMEP ittifakıyla, SHP çatısında girdi.

Seçim günü sandıklar açıldıktan sonra AKP adayı Ali Toltar yarıştan erken düştü. SHP adayı ile kıran kırana bir yarışa girmiş olan MHP’li Musa Kahraman, son sandık veya sandıkların açıklanması için saatlerce beklenen seçimde burun farkıyla, yüzde 33 oran ve 4 bin 543 oyla belediye başkanı seçildi.

2004 yerel seçimleri sürecinin belediye başkanı, aynı zamanda Dilovası Belediyesi’nin kurucu başkanı Ercan Dalkılıç aday olmamıştı. Dalkılıç, Kahraman’a görevi devrederken içinin sindiğini söyleyerek devretti. Musa Kahraman bir dönem belediye başkanlığının ardından AKP’nin adayı, günümüz Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman’a…

Mesleği öğretmenlik olan ve mesleğinden emekliye ayrılan, günümüz itibariyle 75 yaşındaki Musa Kahraman yaşantısını Dilovası’na bağlı Tavşancıl Mahallesi’nde sürdürüyor. Kendi tabiriyle küçük dünyası veya bahçesinde, toprakla ve ağaçla, çiçek böcekle uğraşıyor.

Kahraman’a mahallesindeki bir çay ocağında konuk olduk. Hem genel siyaseti ve yereli, hem de maziyi konuştuk. Belediye başkanlığına seçildiği o çok tartışılan geceyi de…

Musa Kahraman ile görüşmemiz 19 Ağustos Salı günü gerçekleşti. Gündem yoğunluğun ötürü başlangıcı ancak bugüne denk geldi.

Öte yandan Gebze Emek haber sitesi olarak sitemiz özelinde bir ilke, gerek ulusal gerek yerel basında gözlemlediğimiz bir röportaj biçimine, seri röportaja vesile oldu. Farklı konuklarla tekrarlarını deneyeceğiz:

“Ben görev sürem bitince o dönemin parasıyla 3.5 trilyon (3.5 milyon TL) parayı benden sonraki Cemil Yaman başkanlığındaki yönetime bıraktım.

Benden önceki belediye başkanı merhum Ercan Dalkılıç’ın bile belediyede birikmiş maaş alacağı vardı. Ona varana kadar, beş yıllık süreçte belediyenin borçlarını ödedim. İtibarını kurtardım.

Benim belediye başkanlığım döneminde İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Büyükşehir’in Başkanı idi. İSU’nun başında da İlhan Bayram vardı. Biz altyapıdır şudur budur görev sürem boyunca İSU’ya 3.5 trilyon TL ödedik. 200 bin TL, baca vergisi diye ödeme yaptık. AK Partili Cemil Yaman belediyeyi benden kasada parası olmadan ama borçsuz devraldı. Dönemin Mali İşler Müdürü Muhiyettin Gültekin, belediyenin İSU’da 3.5 trilyon lira parası olduğunu söyledi. O parayı tahsil etti de öyle iş yaptı Baca vergisi diye ödediğimiz ise, ödediğimizle kaldı.

AK Parti burada her zaman maddi güç kullanarak seçim alır. Aşiret reisleri, geniş ailelerin önde gelenlerini bir şekilde ikna eder.”

  • Adınız zaman zaman kulislerde yine geçti…

 

  • Dilovası’nda bana yeni kurulan partilerden de iktidar partisinden de teklifler geldi. Ortamın oluştuğunu, belediye başkanı olsam dahi o günkü özgürlüğümü kullanabileceğimi zannetmediğim için geri çevirdim.

 

  • İlçede belediye başkanlığı yaptıktan sonra en az görünen kişisiniz. Bir kenara çok çekildiniz. Niçin?

 

  • Ben belediye başkanlığı yıllarımda genel başkanın bize vermiş olduğu güven, ‘Bize oy verenlerin yüzüne yere baktırma. Onlara kendimizi mahcup etmeyelim. Belediyende yapabildiğin kadar arkadaşlarınla birlikte halkımıza hizmete devam edin’ şeklinde bize verdiği desteğin karşılığını vermeye çalıştım.

 

Öte yandan bizimde teşkilatımızın içinde şımarıklar, oraya buraya uzananlar var. Öyle olmasa idi bugün Lütfü Türkkan’ın, Cumali Durmuş’un başka yerlerde ne işi vardı. Veya onların çevresinde bazı kişilerin. Bizimde içimizde demek ki siyaset siyasettir, bu bir fırsattır işini bilecen, yolunu bulucan mantığında olanlar var ama ben o süreçte öyle yapmadım. Genel başkanımın söylemleri, öğretmenliğin bana vermiş olduğu sorumlulukla topluma hizmetin olmadığı yere gidip ondan sonra dik durdum.

Hizmette herkese eşit davranılması gerektiğini hiç unutmadım. Ailemden, okul zamanı bizi yetiştiren hocalarımızdan, öğretmenlerimizden öğrendiğimiz şudur: İdealist insanlar toplum, vatan ve insanlık için görev üstlenirler. Ki bu değerlerin hepsi biraraya geldiğinde toplumu birleştiren topluma güven veren değerlerdir. Biz bu eğitimle geldiğimizden Dilovası’na emek verdik.

Ben dönemimde şunu anladım: Milletin gözü dürüstlükte ama seni oraya getirenlerin hepsinin gözü dürüstlükte değil. İçinde şeytanlar var. Sen onların dediğini yapmadığında sana ayak oyunları yapıyor. Ben de bu yüzden çekildim kenara. Evimin bahçesinde bir iki ağaç yetiştiriyorum. Onlarla beraber erik mi olur armut mu olur onlarla zaman geçiriyorum.

 

  • Teklifler aldım dediniz. Bir dönem Gelecek Partisi’nden de teklif olduğunu duyduk. Doğru mudur?

 

  • GTO kurucu başkanı, merhum İbrahim Başaran’ı Gebze’nin bir büyüğü olarak her zaman kabul ediyorum. Oğlu Ömer Faruk Başaran’ın bir parti (Gelecek Partisi) kuruluşunda çalışmaları oldu. Yakın arkadaşlarımla bize kadar gelenler oldu. Ama İbrahim Başaran ve evladı kadar o partiyi oluşturanların hepsi dürüst değil ki. Veya bir bakıyorsun rant nerede, oradalar. Toplumun değerleri onun için önemli değil. Biz de yapamadık.

 

  • Benzer başka yeni partiler de kuruldu. Kimisinin öncüleri iş insanı olma özelliğiyle öne çıktı. Toplumun aradığı kişilerde belki ama diğer kadrolarında toplumun tamamının derdini dert edinen insanlar bir araya gelmedi. Aksine, geçmişte topluma yanlışı olan insanlar bu küçük partilerde yeni oluşumlarda yer alınca, kaygı ve şüpheyle bakılıyor. Biz de öyle baktık.

 

  • Ben Dilovası’nı yeniden derleme, toparlamaya yönelik bir hareketin oluştuğunu görseydim belki yine hamle yapardım. Çünkü Dilovası’nın insanı Kocaeli’nin ilçeleri içerisinde en sadık insanlardan biridir. Hala selam verir, hatır sorarlar. Hala kapısından geçerken çay kahve içmeden bırakmazlar. Düğününde cenazesinde dayanışma güçleri çok güzeldir. Ama Dilovası’ndaki bu yapıyı dıştan gelenler aynı şekilde bozdu. Uyanıkları ama bu yeni girişimlerin, ama var olanların içine sokarak bozdu.

 

YARIN…

“Terörsüz Türkiye” ve AKP-MHP-DEM’in konuya dair ittifakına ilişkin ne düşünüyor?

12 Eylül temalı bir Türkiye değerlendirmesi.

Ordulu hemşerisi, Fatsa’nın efsanevi belediye başkanı Terzi Fikri (Fikri Sönmez) hakkında ne dedi?

Ve diğerleri…

 

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 05 Eylül 2025 07:01
BENZER HABERLER
X