Düzenin tamiri mümkün değil Değiştirmek için güçlerimizi birleştirmeye mecburuz
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Gebze İlçe’nin kongresinde rejiminin ülkeye tahribatının tamirinin mümkün olmadığını belirtip değiştirmek için ana muhalefetin ve sosyalist solun güçlerini birleştirmeye mecbur olduğunu söyledi
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, partisinin Gebze İlçe Örgütü’nün 11’nci olağan kongresinde Cumhur İttifakı rejiminin ülkeye tahribatının tamirinin mümkün olmadığını belirtip değiştirmek için ana muhalefetin ve sosyalist solun güçlerini birleştirmeye mecbur olduğunu söyledi.
AKP’li eski Bakan Fatma Betül Sayan ve eşinin vurguncusu olup partiden “istifa ederek” ve parayı iade ederek “aklandığı” fon vurgununa atıfla, “Bu düzen çürüdü, koktu. Bunu alaşağı etmeden, orasından burasından tamir etmek mümkün değil” diyen Aslan,
“Hani bunlar diyorlardı ya faiz haram ama bakıyoruz ki borsadan kazanılan para helal. Büyük kazançlar elde etmişler. Kimisi parasını yurt dışına götürmüş. Cumhurbaşkanı çıkıp, ‘biz bunlara müsaade etmeyiz’ diyor. Bunların birbirine hesap sormasını beklemek mümkün değildir. Hırsız, hırsızdan, vurguncu vurguncudan hesap soramaz. Müfettişleri dahi cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Bunlardan haberinin olmaması mümkün olabilir mi? O yüzden şunu bir kez daha ifade etmek gerekir bu düzen çürüdü tuz koktu.
Türkiye’deki bütün sol sosyalist partilerin, ana muhalefetin, sendikaların, meslek örgütlerinin, demokrasi mücadelesi içindeki derneklerin, kadın ve gençlik örgütlerinin bu süreçte sorumluluk alması gerekir. Bu düzeni değiştirmek için güçlerimizi birleştirmekten başka şansımızın olmadığını görmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Seyit Aslan, Gebze Belediyesi Kültür Merkezi, Kardelen Nikah Salonu’ndaki kongrede söze 10 Ekim Ankara Garı faciasının yıldönümünü hatırlatarak girdi. Aslan, “Aradan geçen 11 yılda davanın peşinde olan aileler, avukatlar gerçek faillerin yargılanması için mücadele ettiler. Gaziantep’ten Ankara’ya gelen İŞİD militanlarının arkasındaki güç kim?
07 Haziran – 01 Kasım arası Türkiye kan gölüne dönüşü, “Bir grup öfkeli çocuklar” diye katilleri korudular. AKP’nin oy oranının arttığını söylediler.
Davutoğlu, dönemin İçişleri Bakanı ve bürokratlara dokunmadan burada adalet sağlandı diyemeyiz. Tüm sorumlularını açığa çıkartmak için mücadeleyi sürdürmeliyiz
Aslında halk nezdinde Türkiye işçi sınıfı ve emekçiler nezdinde katillerin kim olduğu onları kimin azmettirdiği kimin oraya kadar getirdiği açıktır. Halkın, emekçilerin, katledilen insanların ailelerinin, emek ve demokrasi güçlerinin vicdanında o katiller mahkûm edilmiştir” dedi.
CHP’li ve Yeni Partilli belediye başkanlarına her gün operasyonlar yapılırken fonlara çökenlere bir şey olmadığını kaydeden Aslan, “Bu hırsızlardan emekçiler hesap sorabilir. Her yere atama yapan iktidardan söz ediyoruz. Bunlardan haberinin olmaması mümkün olabilir mi? Bu düzen çürüdü, koktu. Bunu alaşağı etmeden, orasından burasından tamir etmek mümkün değil” diye konuştu.
Aslan gündemdeki Mekke sözleşmesine dair de, “ABD işbirlikçiliğinde öyle bir noktaya geldiler ki, henüz sözleşmenin maddeleri meclise gelmeden Mekke sözleşmesini övüyorlar Bu sözleşme Türkiye’nin Ortadoğu bataklığına yeniden sürüklenmesidir. Suudi Arabistan’a teknik destek altında asker gönderme hazırlığındalar. Oraya yine emekçilerin çocukları gidecek. Mekke sözleşmesi ile Emperyalist barbarlığın taşeronluğunun aracı haline getirilmemiz isteniyor. Karşı çıkmalıyız” dedi.
Aslan, “Artık emekçilerden rıza alamayan iktidar var. Fütursuzca herkesi susturmak istiyor. Direnen hapsediliyor, AKP’ye geçenleri de halk unutmayacaktır. Erdoğan ve saray oligarşisi, engelsiz hayat istiyor. Muhalefet ve sendikalar olacaksa, majestelerinin olsun. İtiraz edenlere de operasyonlar yapıyor” diyerek baskı rejimini eleştirdi.
İLGİLİ HABER
Yine Yusuf Akar ile akacak
Bir yeni kıvılcım için buradayız
Emek Partisi Gebze İlçe Örgütü’nde başkanlığa yeniden seçilen Yusuf Akar; 1994, 2000 ve 2001’de yaktıkları kıvılcımın bir yenisi için bir araya geldiklerini söyledi
https://www.gebzeemek.com/haber/siyaset/bir-yeni-kivilcim-icin-buradayiz/4812.html