ERTUĞRUL BELEDİYELERE SORUMLULUĞUNU HATIRLATTI Kapatılan kreşler açılmalı ve sayısı arttırılmalıdır
TİP İl Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Ertuğrul kadın istihdamının önemli bir yerel yönetim sorunu, kreş yetersizliğinin ciddi bir engel olduğunu hatırlattı. Devlete ve belediyelere çağrıda bulunup, “Kapatılan kreşler açılmalı ve kreşlerin sayısı arttırılmalıdır” dedi
Türkiye İşçi Partisi’nin önceki pazar günü Darıca Osmangazi Mahallesi’nde gerçekleşen, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Gebze Belediye Başkan adaylığını açıklamasıyla bir anda müthiş bir ivme kazanıp ilgi gören, “Darıca Gebze işçi buluşması” toplantısı farklı toplumsal konuların da konuşulduğu bir platforma dönüştü. Toplantıda söz alan hatiplerden Türkiye İşçi Partisi Kocaeli İl Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Ertuğrul; kadın istihdamına, yasa maddelerindeki yerine ve şirketlerin sorumluluğuna, denetimsizlikten ötürü yasaların uygulanmamasına dikkat çektiği konuşmasında kadın istihdamının aynı zamanda bir yerel yönetim sorunu olduğunu hatırlattı.
“Bizler, bu ülkenin kadın emekçileri olarak kreş haklarımıza da, çalışma özgürlüğümüzü de inadımızla, mücadelemizle sahip çıkıyoruz. Ve hem devlete, hem de başta belediyeler olmak üzere tüm yerel yönetim organlarına çağrıda bulunuyoruz: Kapatılan tüm devlet kreşleri derhal açılmalı, devlet kreşlerinin sayısı arttırılmalıdır” diyen Ertuğrul konuşmasında şunları kaydetti:
AYRIMCILIK, MOBBİNG, TEHDİT
“Tıpkı işsizlik, istihdamdan dışlanma ve emek sömürüsü gibi, bu düzende yoksullukta en çok kadınları etkiliyor.
Kadın işçiler; doğum ve evlenme gibi gerekçelerle iş yerlerinde kalıcı olamayacakları düşüncesiyle erkek işçilere göre daha zor işe alınıyor; çalışma yaşamında ise sürekli ayrımcılık, mobbing ve işten çıkarılma tehdidi ile karşı karşıya bırakılıyor.
DEMEK Kİ YOKSULLUĞUN DA CİNSİYETİ VAR
Eğer kadın emeğinin yok sayıldığı, kadınların esnek, güvencesiz, kayıt dışı ve sendikasız çalışmaya mahkum edildiği ve, ‘İşten çıkarılacaklar’ listesinin ilk sıralarında konumlandırıldığı bir düzen ile karşı karşıya kalıyorsak, kuşkusuz yoksulluğun da cinsiyeti var demektir.
TÜM YÜK KADINLARIN SIRTINDA
Bugün Türkiye’de her 10 kadından yedisi evde çocuk bakmak zorunda kaldığı ve çalışma özgürlüğünden mahrum bırakıldığı için yaklaşık 13 milyon 500 bin kadın iş dahi arayamıyor. Çocuk bakımı kadın veya erkek fark etmeksizin tüm ebeveynlerin ortak sorumluluğu olmasına rağmen, bu sorumluluğun tüm yükü kadınların sırtına yükleniyor.
ÖZEL KREŞLERE MAHKÛM EDİLİYORUZ
Tüm bunlara rağmen hala çocukların huzur ve güven içerisinde gidebilecekleri, nitelikli eğitim görebilecekleri, ücretsiz kreş sayısı yetersiz. Son 10 senede devlet kreşlerinin yüzde 80’ine yakınının kapatılması sebebiyle yurttaşlar özel kreşlere mahkûm ediliyor. Ülkedeki kadınlar, alın teriyle kazandıkları maaşlarını, bu özel kreşlere harcamak zorunda bırakılıyor.
Tüm bunlar da gösteriyor ki ücretsiz ve nitelikli kreşlerin varlığı, temel haklarımızdan birini oluşturuyor. AKP iktidarında şirketlere terk edilen kreşler sayıca azalıyor, pahalılaşıyor, niteliksizleşiyor.
YASA DİYOR Kİ…
Biz buradan hatırlatıyoruz: Yasala göre yalnızca devletin değil, şirketlerin de işyerlerinde kreş açması ve bu kreşleri kadın işçilerin kullanımına sunması gerekiyor. Gebe ve Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin 13’ncü maddesi patronların; yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun 100 ila 150 kadın çalışanı olan iş yerlerinde emzirme odası, 150’den çok çalışanı olan iş yerlerinde ise 0-6 yaşındaki çocuklar için kreş imkânı sağlanması gerektiğini açıkça düzenliyor.
Peki, patronlar ne yapıyor? Denetim ve yaptırımlar yetersiz olduğu için ya bu zorunluluğu yerine getirmiyor ya da yönetmeliğin arkasından dolanarak kadın çalışan sayısını gerektiği gibi beyan etmiyorlar. Böylece kadın işçilerin kreş hakkını ihlal etmeyi ve kadınları ebeveynliğin zorlukları ile karşı karşıya bırakmayı sürdürüyorlar.
Halkın tekel gereksinimlerini karşılayacak kurumlar olan belediyelerde kreş hakkı için en ufak bir adım atmıyor.
Bugün Kocaeli de dâhil olmak üzere ülkenin neredeyse her yerinde ciddi bir kreş ve nitelikli eğitim kurumu eksikliği yaşanıyor. Belediyeler, yetki ve sorumluluk sahibi olmalarına rağmen kreş sayısını arttırmak için herhangi bir çalışma yapmıyor. Var olan kreşler ya kapatılıyor, ya da bakımsızlıktan kapatılmaya veya onarıma mahkûm hale getiriliyor. Çocuklu anne babaların yerel kamu hizmetlerine erişimi, her geçen gün daha da kötüye gidiyor.
TÜM BELEDİYELERİN TEMEL SORUMLULUĞU
Oysaki kadın istihdamını arttırmak, kadınlar için güvenceli, nitelikli ve eşit çalışma koşulları yaratmak ve kadın emekçilerin çocuklarını güvenle, huzurla gönderebilecekleri kreşler açmak, tüm belediyelerin temel sorumluluğudur.
Bizler, bu ülkenin kadın emekçileri olarak kreş haklarımıza da, çalışma özgürlüğümüzü de inadımızla, mücadelemizle sahip çıkıyoruz. Ve hem devlete, hem de başta belediyeler olmak üzere tüm yerel yönetim organlarına çağrıda bulunuyoruz: Kapatılan tüm devlet kreşleri derhal açılmalı, devlet kreşlerinin sayısı arttırılmalıdır.
Kadın veya erkek olmasına ve kamuda veya özel sektörde bulunmasına bakılmaksızın en az 50 işçi çalıştırılan tüm iş yerlerinde ücretsiz, nitelikli ve laik eğitim veren, vardiya koşullarına göre gerekirse 24 saat faaliyet gösteren kreş ve bakımevlerinin açılması zorunlu olmalıdır.
50’den az çalışanı olan iş yerlerindeki çocuklu yurttaşlar için ise her mahalleye ihtiyacı karşılayacak kadar kreş açılmalı, belediyelere yasal zorunluluk getirilmeli ve patronlar da bu mahalle kreşlerinin giderlerini karşılamak ile yükümlü olmalıdır.
Her koşulda ve her yerde, çalışmayan anne ve babaların da mahalle kreşlerinden faydalanmaları sağlanmalıdır.
Bizler tüm gelirimizi çocuk bakımına harcamak ya da ücretli işimizi tamamen bırakmak istemiyoruz. Kadınların eve kapatıldığı, ev içi emeğin yok sayıldığı, parası olanın çocuğuna nitelikli eğitim verebildiği, olmayanın hiçbir sosyal haktan yararlanamadığı bir sistem istemiyoruz. Taleplerimiz belli, mutlaka kazanacağız.”