KILIÇ’A GÖRE YENİDEN BİRLİKTELİK MÜMKÜN MG yönetmedikçe AKP yönetse ne, CHP yönetse ne?
Engin Kılıç, Erbakan’ın bir partiliye, “CHP gelseydi daha kötü olacaktı” sözünü, “Spontane” diye yorumladı. İki partili MG’de birleşimin olası olduğunu belirtip. “Milli Görüş yönetmedikten sonra AKP yönetse ne CHP yönetse ne” dedi
Seri röportaj: 3
Yeniden Refah Partisi Gesçe İlçe Başkanı Engin Kılıç, YRP Genel Başkanı Fatin Erbakan’ın Sakarya temasları esnasında tepkili bir partiliye/seçmene, “CHP gelseydi daha kötü olacaktı” diye AKP’ye desteğini savunması. “Spontane” diye yorumladı. İki kutuplu MG’de birleşimin olası olduğunu belirtip. “Milli Görüş yönetmedikten sonra AKP yönetse ne CHP yönetse ne” dedi.
Başkan Kılıç seriye çevirdiğimiz röportajın üçüncü ve son bölümünde sorularımızı şöyle yanıtladı:
- Genel başkanınız Fatih Erbakan’ın Sakarya’daki malum açıklamasına atfen; Yeniden Refah tabanında, adayımız seçilemezse CHP gelir. Oyu AKP’ye verelim kaygısı var mı?
- Sorunun muhatabı öncelikle tabi ki genel başkanımız...
- AK Parti ile birlikte o 80’li 90’lı yıllardaki ideolojik siyaset biçimi artık yok. Halkın, ‘Aman o giderse bu, bu giderse o gelir’ gibi bir derdi kalmadı. Cumhuriyet Halk Partililer de eskisi gibi değil. Onlar da yumuşadı. Bu tarafa doğru geldi.
- CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan Bey ile yemek yiyor, muhabbet ediyor, çay içebiliyorum. Ben arayınca, ‘Efendim abi’ diye cevap veriyor. Saadet Partisi ilçe başkanı ile de diyaloğumuz aynı. Sözünü ettiğiniz kaygısı… Yani orada genel başkanın cevabı tabi yine kendisi verecekte sanki spontane gelişen bir durum. Vatandaşın durumunu da tabi ki bilmiyorum. Soruya öyle bir cevap verdi ama, ‘AKP mi gelecek. CHP mi gelecek?’ çok dert değil şu anda. Toplum hak, adalet, barış, huzur istiyor. Bu şartlarda biz, Milli Görüş yönetmedikten sonra AKP yönetse ne. CHP yönetse ne? Erbakan Hoca diyor ya, biz ve diğerleri.
- Bizim kırmızıçizgimiz DEM Parti. DEM Parti ile alakalı, olmamaları gerektiğine rağmen dün bugün de söyledik. Yarın da söylemeye devam edeceğiz. Tutumları değişmez, değişse keşke. DEM Parti’nin öyle bir duruşu, kaygısı yok.
- AKP, MHP, DEM Parti’nin ittifak halinde olduğu Terörsüz Türkiye hamlesini yorumlar mısınız?
- AKP, MHP ve DEM Parti bir yola çıktı. Bu yola takoz koymayacağız. İzliyoruz. Ekibin içinde bizi temsilen milletvekilimiz var. Olayları takip ediyoruz. Ülkemizde 85 milyon yurttaşın kardeş gibi yaşamasını istiyoruz. Bugün Dilovası’nda şafi imamın arkasında namaz kıldık hep beraber. Kardeş gibi, hiçbir sıkıntımız, derdimiz yok. Biz bu coğrafyada bu ülkeyi hep beraber kazanmışsak hep beraber yaşayalım. Kimseyle derdimiz yok. Lakin Müslüman Kürt kardeşlerimizi bize düşman gibi gösterdiler. Kavga ettirmenin peşindeler. Oysa bunların defterini kaldırdığında altından çıkan Kürt değil. Ayarı kaçmış, bozulmuş, bir süre önce aramıza girmiş Ermeniler, Yahudiler, Yahudi kılıklılar. Toplumu bozmak için bu ülkede yaşayanlar.
- Geçenlerde bir hikâye anlatıyorlar. Bursa Ulu Camii’nin arkasında ufak bir camii daha var. Vatandaş orada 30 sene imamlık yapmış. Emekli olup Atina’ya gitmiş. Hasbelkader buradan gezmeye gidenler de denk gelmiş, görüşmüşler. Demiş, ‘Söyle cemaat hakkını helal etsin. Ben papazım yani. Namazlarını iade etsinler.’
Şimdi bu tip imamlık, öğretmenlik yapan bir sürü insan var içimizde yaşayan, Onlar Kürt de değil, Türk de değil. Müslüman da değil. Ama görünümü böyle. Doğan görünümlü şahin, şahin görünümlü doğan deniyor ya. Bizim derdimiz onlarla. Yoksa DEM Parti tabanı da memleket için Müslüman adamlar. Seçmeni ile bir derdimiz yok ki. Onları yönetmeye, kullanmaya çalışan aramıza sızmış insanlarla derdimiz var. Dilovası’nda da ilçe başkanları ile dönem dönem gidip sohbet ediyoruz. Çok misafirperverler. Çok iyi insanlar var. Bugün ilçe başkanımızın kardeşinin cenazesinde beraber namaz kıldık. Cenazemiz, düğünümüz bir. Bir de biz bir toplumla akraba da olmuşuz. DEM Parti ile sıkıntı, araya girmiş bozuk adamlardan kaynaklı. Ülkenin menfaatini bozanlar var. Büyük Ortadoğu Projesi’ne hizmet eden insanlar var. Genel başkanımız, ‘Ne Ankara’da ne ana karada istemiyoruz’ diyor, bizde.
- Milli Görüş… tek çatı olmalı mı?
- Siyasetin yarını yok. Yani olabilir. Bizim çatımızda olur. Orada veya bir başka yerde olur. Olmayabilir de ama, ‘Efendim, kesinlikle mümkün değil böyle bir şey olmaz’ tutumu, konumu yok. Siyaset bu. Sabahleyin kalkmışsın, AK Parti ile de birleşmiş Türkiye’nin menfaatleri gereği, ‘Yapmayız’ dediğimiz şeyleri yapabiliriz. Ülkenin menfaatleri öyle gerektiriyordur. Bir araya gelebiliriz. Ama normalde, bugünkü şartlarda Yeniden Refah Partisi kendi başına iki seçime girmiş. Milletvekili ve 60’ı aşkın belediye başkanı, 1000’i aşkın meclis üyesi çıkartmış. Yolunu tutturmuş, giden bir partiyiz. Bu seçim sisteminde ittifak olmaması gibi bir durum yok. Bunun da mutlaka Milli Görüş çatısında olmasını arzu ederiz. Tabi ki genel başkanımız ve genel merkezimizin bu konuda konuşacakları, görüşecekleri vardır. Görüşüyorlar da. Nerede ittifak ederler onu bilmiyoruz ama siyasette, ‘Efendim. Kesinlikle olmaz’ diye bir şey yok. Hele ki akşam konuştuğunun sabah tersini yapan Cumhurbaşkanı’ndan ötürü toplum da alıştı.
- İlave olarak ne söylemek istensiniz?
- Zihniyetimiz, akşama kadar oturup eleştiride bulunmak değil. Biz Yeniden Refah Partisi olarak daha çok yaptıklarımız, yapacaklarımızla gündemde kalmak istiyoruz. Teşkilatta da aynı şeyi söylüyorum. Sabaha kadar konuşsak burada bir şey çözemeyiz. İş üretirsek bir şey çözeriz. Yerel seçimlerde 25 bin oy almışız. Sayın belediye başkanımız da 70 bin oyla seçilmiş. Hedefimiz 80-100 bin oyla belediyeyi almak olmalı. Bunun için çalışmalıyız. Bunun için nasıl bir teşkilat ve çalışma gerekiyorsa yerine getirmeliyiz. Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi, ‘küçükşehir’ belediyesi… hala OSB’den buraya, Darıca’ya bir metroyu bitiremedi. 10 seneyi geçti mi, senesini hatırlamıyoruz. Her sene, ‘Işığı gördük’ diye açıklama ve haber yaptırdılar. Işığı gördük de metroyu göremedik.
- Metro gelince 55 bin araç trafikten çıkmış olacaktı ama siz onu yapana kadar zaten 55 bin araç şehirde kalmış olacak. Sanayi bölgesindeyiz, malum nüfus artıyor. Araç artıyor. Dolayısıyla metro gelince 55 bin aracın trafikten kalkması trafikte bir şeyi değiştirmeyecek. Hizmeti almış olsaydık belki o günkü şartlarda geçtiğimiz yıl, bu yıl belki araç sirkülasyonu azalacaktı. Bu tür hizmetlerin daha çabuk, hızlı yapılması lazım. Yapılabilirdi de. AK Parti, 23 yılın hantallığını artık yaşıyor. İktidarın el değiştirmesi lazım ki hizmet üretilebilsin.
- Zinnur Bey burası yapılırken belediye başkan yardımcısı idi. Burayı göre göre, göremez hale geldi.
- Alaettin Kurt döneminde temeli atılan pek çok proie yıllarca atıl kaldıktan sonra tamamlandı. Temel atma daha çok Erbakan Hoca’ya aittir. Ağır sanayi hamlesiyle birçok temeller attı.
- Ülkemizde para var. Parayı faize, yandaşlarına kullanmasalar, eşit bölseler, adil olsalar para var. Yok diye bir şey yok.
FOTOLAR
Saadet Partisi Gebze İlçe Başkanı Erkan Vural bu yıl içinde mart ayında gerçekleşen kongrelerine Engin Kılıç ve yönetimini davet ederken Kılıç da nisan ayında iklim kanununa neden hayır dediklerine dair dosyayı takdim etti. Milli Görüşçü iki başkan Yağlıdereliler Derneği Başkanı Engin Güngör’ün vefat eden babası için okutulan mevlide de katıldı.
Seride dün
Büyükgöz’ü gördük. Şehir plancısını hak getire