SOL PARTİ ADAYININ ROL MODELİ FATSA'DAN Ne yapacaksak halkla yapacağız!
SOL Parti KBB Başkan adayı İlkay Deniz Torun Yüce kamucu, laik, katılımcı, demokratik yönetim anlayışını halkla birlikte hayata geçireceklerini söyledi. “Ne yaptıysam halkımla yaptım” diyen Fatsa’nın efsanevi belediye başkanı Terzi Fikri’nin yönetim modelini örnek gösterdi
31 Mart 2024 yerel seçimlerine dokuz gün kaldı. 01 Nisan sabahından itibaren 12 ilçesi ile birlikte Kocaeli, yeni bir yerel yönetim döneminin başlangıcına uyanacak. Çok sayıda partinin ve adayının yarıştığı seçimde; “Yapacağız, edeceğiz, vereceğiz, uçuracağız…” söylemlerinin dışında farklı söylemler üzerinden çalışma yürüten partiler ve adayları da var…
Ülkemizde 1994 yılında Özgürlük ve Dayanışma Partisi – ÖDP adıyla kurulup 2019’daki olağanüstü kongrede ad değiştiren SOL Parti yerel seçimlerde Avukat İlkay Deniz Torun Yüce ile Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ve 12 ilçede belediye meclislerine, “Denetim bizde” sloganı ile aday. Çocukluğundan bu yana Kocaeli’de yaşayan, 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde de partisinden birinci sıra Kocaeli Milletvekili adayı olan Yüce, seçimi www.gebzeemek.com’a değerlendirdi.
Yüce; kamucu, laik, katılımcı, demokratik bir yönetim anlayışını hayata geçireceklerini söyledi. 1979’da Ordu'nun Fatsa ilçesinde bağımsız belediye başkanı seçilen ve ilçeyi halk komiteleriyle yöneten, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve sağcı medyanın hedef göstermesi sonrası 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren’in yönettiği operasyonla 11 Temmuz 1980’de gözaltına alınan, mahkemedeki savunmasında “Ben ne yaptıysam halkım için halkımla birlikte yaptım” diyen Fikri Sönmez’in (Terzi Fikri) yönetim modelini örnek gösterdi:
- Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığınız, hangi zeminde, hangi temel gerekçeler üzerinden belirdi?
- İktidarın yarattığı yoksulluğun, siyasal İslamcı rejimin en çok etkilediği kentlerden biriyiz. Ülkenin küçük bir prototipiyiz. Kocaman bir işçi havzasıyız. Yaratılan yoksulluğu, yayılan gerici ve baskıcı politikalarının doğrudan yansımasını günlük hayatın içerisinde görebiliyoruz. Hızla büyüyen, göç almaya devam eden, ancak plansız yönetilen bir kentiz. Kocaeli’nin her yerinde ciddi bir trafik sorunu, sanayi atıklarından kaynaklı çevre sorunu var. Yapılan plansız şehirleşme ile bu kente ihanet edildi. Ayrıca bu ülkenin deprem gibi bir gerçeği var. Kocaeli bunu tarihte de ciddi kayıplarla yaşadı. Hâlâ alınmayan önlemler, plansız şehirleşme daha da büyük bir tehlikeyi içinde barındırıyor. Adaylığım bu temel sorunlar zemininde oluştu ve farklı bir belediyecilik anlayışı ile yola çıktık.
- Şahsınızda SOL Partili bir sosyalist KBB Başkanlığı’na seçilirse, ne değişecek?
- En önemlisi, SOL Parti olarak biz bu ülkeyi değiştirmeye adayız. Kocaeli’nde AKP iktidarı tahribat yarattı. Türkiye’nin en borçlu belediyelerinden. Halka değil, yandaşa ayrılan bütçeler, iktidara yakın sermaye gruplarına verilen ihaleler, belediye kaynaklarının tarikat ve cemaatlere verdiği bedelsiz binalar… Saymakla bitmeyecek bir sürü skandal. Tam da bu anlayışın karşısında halkla birlikte kamucu, laik, katılımcı, demokratik bir yönetim anlayışını hayata geçireceğiz. Kocaeli’de de Siyasal İslamcı bir yerel yönetim anlayışının yerini merkezine halkı alan bir yerel yönetim anlayışı almış olacak.
- SOL Parti ilçelerde birer belediye meclis üyesi adayını, “Denetim bizde” sloganı ile gösterdi. Denetim neden önemli? Mevcut ve geçmiş dönemlerde belediye meclislerinde muhalefet partili meclis üyelerinin sizce, eksik kaldıkları kısım mı idi?
- Bilindiği gibi belediye meclis üyeleri belediye bütçesini onaylamak, yatırımlarını planlamak, belediyeyi imardan bütçeye denetlemek, belediyenin hizmetlerine ilişkin görüş ve öneride bulunmak gibi görevler icra ederler. Dolayısıyla kentle stratejik olarak uyumlu, kentlinin taleplerini karşılayan bir belediye ancak farklı kesimlerden insanlarca demokratik bir katılımla sağlanabilir. Belediye faaliyetleri yürütülürken hem farklı fikirlerin ortaya konulması hem de bu fikirlerin ve belediye faaliyetlerinin denetlenmesi demokrasinin en güzel sonuçlarından birisi. Demokratik yaklaşımın etkisinin azaldığı ve tek adam rejiminin faaliyete sokulduğu bu günlerde denetimsizliğin etkisini her alanda hissediyoruz. Öyle ki yöneticilerin adeta her türlü suça karıştığı, belediyelerde rantın kol gezdiği bu günlerde temel olan şeffaflık ve denetim ilkeleri yerle yeksan edilmiş durumda.
Bu sebeple Kocaeli’de ilçe belediyelerinde etkili denetimi yapabilmek, şeffaflığı sağlayabilmek, aynı zamanda kentle daha uyumlu ve planlı adımlar atabilmek adına SOL Parti olarak adaylar açıkladık. Kentin yönetim ve denetimine aday olduk.
- Sosyalist sol çizgideki partiler yerel seçime ittifaksız giriyor. Değerlendirir misiniz?
- Partiler arası ittifaklar seçimin niteliğine ve ülkedeki genel politik yapıya uygun olarak her zaman kurulabilir. Ancak son dönemde iki seçenekli bir pusula oluşturulmuş durumda, benim şahsi kanaatim ise iki seçeneğin temsiliyet açısından yeterli olmadığı yönünde. Bu sebeple farklı kesimlerden insanların temsil edilebilmesi adına ittifak kurulmadan seçime gidilmesini demokratik anlamda olumlu buluyorum. Biz SOL Parti olarak daha duyarlı, sermayeden değil emekten yana, denetlenebilir ve şeffaf bir belediyecilik anlayışı inşa etmek ve yine temsil ettiğimiz kesim olan sosyalistlerin sesinin daha gür çıkması için Kocaeli’nde yaşayan herkesin oyuna talip olduk.
- Belediye başkanlığına seçilirseniz, KBB Meclisi’nde hiç üyeniz olmadan, karar geçirmenin üstesinden nasıl geleceğinizi düşünüyorsunuz?
- Az önce izah ettiğim gibi belediye meclis üyelerinin en temel görevi denetim olmakla birlikte bu görevin fazlasıyla önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak tabi ki halk için halkla birlikte adımlar atarken bu meclisle ve tabi tüm belediye personeli ile birlikte ve omuz omuza bir çalışma gerekiyor. Bu sorunuz demokrasinin bir sonucu olmakla beraber aslında biz ‘halk için halka birlikte’ derken biraz da bunu kast ediyoruz. Dolayısıyla seçim sonucunda halkın takdir edeceği herkes benim çalışma arkadaşımdır ve kentin menfaatleri doğrultusunda beraber hareket etmekten mutlu olacağım.
- Gerek denetim gerekse yönetim biçiminde ‘Halk için halkla birlikte’ sloganının içeriğini açar mısınız?
- Bu soruyu kendi partimin, SOL Parti’nin çizgisinde yanıtlayabilirim. Çünkü SOL Parti eşit, özgür, sömürüsüz ve sınıfsız bir dünya arayışının özlemidir. Yani kapitalizmin ve onun insanlığa dayattığı bütün sömürü ve şiddet biçimlerinin ortadan kalkmasını savunur. Aslında halk için halkla birlikte tam olarak bu demektir. Eşitlikçi, özgürlükçü olup cinsiyetçi olmayan bir belediyecilik anlayışı ile bürokratik baskıdan bağımsız ekonomik karar ve planlama süreçlerinin üreten çoğunluğun iradesiyle alınmasını hedefliyoruz. Bu anlayışın tarihte bir örneği de tabi ki Fatsa: Burada kurulan halk komiteleri ve iki ayda bir yapılan halk toplantıları, halk için halkla birlikte anlayışının temsili niteliğindedir.
- SOL Parti harici siyasi geçmişiniz varsa nedir? Neden SOL Parti’de siyaseti tercih ettiniz?
- SOL Parti dışında herhangi bir siyasi parti üyeliğim olmadı. SOL Parti’yi tercih etmemin sebebi tabi ki fikirlerim. Az önce kısıtlı da olsa SOL Parti anlayışından bahsettim ancak bunun dışında kendimi sosyalist olarak tanımlıyorum, örgütlü bir mücadelenin içinden geliyorum ve SOL Parti çatısı altında fikirlerimin temsil edildiğini düşünüyorum. Yine SOL Parti’nin dünyaya ve ülkeye bakışını, bu doğrultuda göstermiş olduğu direnişi ve çabayı benimsediğim için buradayım.
- İlave olarak
- Aktif siyasette kadınların az sayıda olmasına değinmek isterim. Partiler hayata geçirilmeyen, göstermelik kadın kotası gibi uygulamalarla toplumun önüne çerçeve sunmaya çalışıyor. Bugün kadınların mücadelesi en çok da siyasal İslamcı rejim karşısındaki itirazın bir yansıması. Sosyal yaşam alanlarından ekonomik yatırımlara kadar belediye aracılığı ile kadınlar hayatın her alanında söz sahibi kılınabilir. Kadınların fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılama noktasından istihdam sağlanmasına kadar çok çeşitli imkânlar yaratabiliriz. Dolayısıyla Kocaeli'de böyle bir belediyecilik anlayışının yerleşmesi, daha dayanışmacı, daha toplumsal eşitlikçi bir anlayışın yerleşmesi artık gerekiyor.
KİMDİR
1992 yılında Artvin’in Ardanuç İlçesi’nde dünyaya geldi.
İlk, orta ve liseyi İzmit’te okudu.
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2017) mezunu.
Mesleğini serbest avukat olarak sürdürüyor.
2023 seçimlerinde Sosyalist Güç Birliği İttifakı çatısında SOL Parti Kocaeli birinci sıra Milletvekili adayı oldu.
Evli.
SOL Parti'nin ilçelerdeki belediye meclis üyesi adayları:
Neriman Irmak İlter (İzmit / Sigortacı), Hakan Güzel (Gebze / İşçi), Şengül Karabulut (Darıca / İşçi), Dursun Sevim (Derince / Emekli), Şenay Kına (Gölcük / Ev kadını), Mevlüt Ataman (Kartepe / Emekli), Namık Saral (Körfez / Emekli), Aktan Uslu (Çayırova / Gazeteci), Ahmet Tamer Güzel (Başiskele / İşçi), Selahattin Pehlevan (Karamürsel / Emekli), Emine Yıldızkan (Kandıra / Emekli), Cihan Ergün (Mali Müşavir / Dilovası)