DELEGELER SAKLANDI. ALT KİMLİKLE OYNANDI Sonuna kadar buradayız. Ancak biz kazanırsak CHP kazanır
CHP Darıca İlçe Başkan adayı Tuncer Saltaş mahalle seçimlerinde en az 1000 delegenin “saklandığını” ve alt kimliğiyle oynandığını belirtip yarışın sürdüğünü söyledi: "Sonuna kadar buradayız. Ancak biz kazanırsak CHP kazanır."
Cumhuriyet Halk Partisi – CHP Darıca İlçe Örgütü’nde 28 Eylül Pazar günü gerçekleşecek ilçe kongresi öncesi 14 mahallede delege seçimleri, önceki pazar günü itibariyle tamamlandı.
Dün ilgili haberimizde var. Bizim hesabımıza göre, her iki adayın listelerinde yer alan ve daha seçim başladığında seçilmiş olan 16 delegeyi hangi adayın listesinden seçildiğinden bağımsız bir kenara, “Kararsız, tarafsız” diye koyduğumuzda,
Kongreye eksiksiz katılıp tercih değiştirmemeleri halinde adaylardan İlçe Başkanı Hüseyin Cihan Özaltan’ın rakibi Tuncer Saltaş’a karşı 112 oyluk bir üstünlüğü var.
İlçe Sekreteri Fikri Şatır’a sorduk. Kongrenin doğal delegeleri, Başkan Özaltan dahil 17 yöneticide fire yok. “Hepsi Özaltan’a oy verecek.” Bu olasılıkta fark 129 oy.
Ancak geçen dönemin Darıca Belediye Meclisi üyesi ve İlçe Başkan adayı Tuncer Saltaş’a göre işin aslı öyle değil: “Yönetimde, lehimize fireleri var?”
“Kaç kişi veya kişiler. Kim veya kimler?” diye yanıt alamayacağımızı sormadık.
Dün Gebze’deki işyeri Şifa OSGB’de konuk olduğumuz Saltaş’a mevcut durumda ne yapacağını sorduk. Bir de, “Genel merkez kararı gereği kongrede seçim çarşaf listeyle olmalı ama blok liste önergesi gelecektir veya vereceksinizdir? Sizce blok liste mi çarşaf liste mi?” sorumuzu, “Çalışma arkadaşlarım ile bu konuyu konuşacağım” diye “yanıtladı.” Somutlaşınca, net yanıtı verecektir.
Tuncer Saltaş bilindiği üzere 2024 yerel seçimlerinde de partisinden Darıca Belediye Başkan aday adayı olmuş ama süreci çok pasif geçirmişti. Bu konuda, pasif olduğuna dair tespitimize katıldığını söyleyen Saltaş bunun bir nedenini, “İlçeye artık inancım kalmamış idi. İlçe tarafsız olmadı, taraf tuttu. Aday adaylık sürecinde duyum almıştım. Burayla bağı olmayan, geçmişte DSP’den milletvekilliği yapmış, Karadeniz kökenli Turhan İmamoğlu’nu getirip burada aday göstereceklerdi. İşin tuhaf tarafı, zatı muhteremler Ankara’da yaşıyor. Dün (pazar günü) Bağlarbaşı Mahallesi’nden delege oldu” dedi.
Hüseyin Cihan Özaltan’ın ‘Üç aday adayı da ön seçim istemedi’ şeklindeki açıklamasını hatırlattığımız Saltaş kısa ve öz, “Net yalan” diye yanıtlayıp ekledi: “Trajikomik tarafı, biz üç belediye başkan aday adayı idik. Ne genel merkez ne de il ve ilçe üç aday adayı ile oturup nasıl bir yol izleyeceğimizi söylemedi.”
- Üç aday adayı yarışsaydınız sonuç ne olurdu?
- Yakup Törk ile Saide Arslan Çalışkan yarışır, ben seçilirdim.
- Yakup Törk ile siz yarışırken, Çalışkan’ın aradan çıkma olasılığı olmaz mı idi?
- O da bir olasılık tabi…
- Ya Saide Arslan Çalışkan / Tuncer Saltaş veya Saide Arslan Çalışkan / Yakup Törk ikili önseçime gidilmesi olasılıklarında?
- Saide Hanımın iki olasılıkta da ön seçimden çıkma olasılığı yoktu.
CHP Darıca İlçe Başkan adayı Tuncer Saltaş mahalle delegelikleri sürecinde en az 1000 delegenin “saklandığını” ve ulaşamadıklarını, Karslılık üzerinden alt kimliğiyle oynandığını belirtip yarışın sürdüğünü söyledi: Sonuna kadar buradayız
İki iddiasına dair detaylar şöyle:
“Biz normal bir seçim yaşamıyoruz. 19 Mart öncesi ve sonrası var. 19 Mart’a kadar iki üç pazar yeri çalışması var. Bir doğalgaz patlamasına dair. İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet’ten dolayı, aşevi yapılmış ve kıyma dağıtılmış idi. Haricinde bir çalışma yok. Parti gerçek kimliğinden uzak.
19 Mart sonrası ise partili partisiz herkesin geldiği, parti önü etkinlik ve yürüyüşlerimiz var. Bu partinin, ilçe başkanlığının çalışması değil. Halkın yani benim senin, üyelerin yanı sıra İYİ Partisi’nden Demokrat Partisi’ne topyekûn vatandaşın geldiği bir toplantı var. Bu sadece Hüseyin Bey’in yaptığı bir çalışma değil. MHP’lisi AK Partilisi durumdan rahatsız olanlar geldi. Çünkü seçilmiş bir belediye başkanı ile çalışma arkadaşlarını attılar içeriye. O uygulamaya tepki olarak Türk halkı ve Darıca halkı, etkiye tepki gösterdi. İlçenin çalışması olmamasına rağmen seçim çalışması propagandasına onları koydu.
Bunun yanı sıra Doğu kökenliyim ama doğma büyüme Darıcalı’yım. Coğrafya kaderdir diyorlar, dibine kadar bunu yaşadım. İki muhtar (Cemal Özdemir ve Aytun Er.) Birini, Cemal muhtarı Darıca’nın yerlisi olarak biliyordum. O da Malatyalı imiş. Kişilerin doğum yeri beni ilgilendirmiyor. Seçim süreci boyunca beni Doğulu kimliğimle, ‘vurdular.’
‘Bir Karslı, bir Ardahanlı, bir Kürde mi bırakacağız Darıca’yı?’ dediler. Bunun canlı tanığı Darıca halkı.
Bir önceki kongre kadar yaygın olmamakla birlikte, birebir temas var. Bu kadar içine girmemişlerdi. Geçen seçimde daha çoktu. Barış Kotan kardeşimize de aynısını yaptılar. Tefeci dediler, demediklerini bırakmadılar. Barış Kotan benim yanımda 15 yıl boyunca çalıştı. Pırıl pırıl bir gençti. Parti için direklerde bayrak asan çocuktur. Çokta sevdiğimiz bir kardeşimiz.
Bu süreç, öyle bir süreç oldu ki mezhepçiliğin dip yaptığı bir süreç oldu. Hayatım boyunca insanların dini, dili, ırkı ile ilgilenmedim. Hemşericilik ayağına hiç yatmadım. İnsana, hümanistçe baktığım bir yaşam tarzına sahibim. Ben böyle düşünürken insanların benim etnik kökenim, mezhebimle ilgilenmesi canımı çok sıktı.
Bende Alevilik yok. Arkadaşta vardı. Bizim orada da, özellikle Kazım Karabekir’de Alevi yurttaşlarımız çok yoğunlar. Dar bir çerçevede Alevi yurttaşlarımıza gidip, ‘Onlar dindar. Biz Aleviyiz, birbirimizi tutmalıyız’ dediler. Hüseyin kardeşimizin Alevi olduğunu sonradan öğrendim. İlçe başkanımız Hüseyin Cihan Özaltan’ın eşi, partimize çok değer veren, kız kardeşim kadar sevdiğim bir kişi. Hüseyin ile ben birbirimizi çok severiz ama sevgi farklıdır. Siyaset farklıdır.”
- Delegelik seçimi başlarken sizinle yarışmaktan mutlu olduğunu söyledi. Birlikte fotoğraflarınız var?
- O tutumları ile dışarıya, AK Parti’ye bir ve beraber olduğumuza dair mesajlar verdi. Bu seçimi kazanırız kaybederiz ayrı mesele, ben yine beraberim. Yine ilçenin yanında olacağım. Biz içeriden tartışmalar yaşayabiliriz. Siyasi yarış halinde olabiliriz. Ben etik kısmındayım. Dışarı çıktığımda Hüseyin veya arkadaşlarının bana yaptıklarının aynısını yapmam. Çünkü burada kaybeden Cumhuriyet Halk Partisi olur. Bu bir seçimdir ama ‘Ben kazanacağım’ diye partimi; babamın dedemin dünya görüşünü savunduğu bir partiyi de ateşe atacak kadar da karakter yoksunu değilim.
Bu dönem çok acı çektim. Kadın Kolları’nın 150-160 üyeli WhatsApp grubu var. Kadın kolları isteğimiz dışında bir yazıyla bizi orada kötülüyor. İşin içine eşimi sokuyor. Diğer taraftan, CHP’nin gençlik kolları. Ev ev geziyorlar. Kadın kollarının yaptığı gibi, bizi kötülüyor. İlçe başkanının tanıtımını, PR’ını yapmaya çalışıyor.
Öte yandan 4 bini aşkın üye. Bunların yaklaşık bininin bizde bilgileri yok. İşin trajikomik tarafı şu an yönetimde olan kardeşimiz Seda Bektaş’tan ilçenin telefon numaraları çıkıyor. Arıyorsun. Kişiye ulaşacak, seçime çağıracaksınız. En azından kendinizi tanıtacaksınız. Bizim burada çalışma arkadaşlarımız vardı. Telefon numaraları ilçenin, Seda Hanımın ya da bir başka üyenin. Ya da 0532 – 1111111.
1000 kişiye ulaşamadım. 4 bini aşkın üyeden 800’ünün telefon numaraları yok. Birçok kişinin telefon kayıtları farklı. Siz bunu toplam 1000 kişi olarak algılayın. Dolayısıyla mahallelerde delege seçimleri parti içi bir yarıştı ama etik bir yarış değildi. İlçe yöneticileri taraf olabilir ama kadın ve gençlik kolları bi taraf olmalı idi.
- Kadın kolları hadi neyse… Gençlik kollarını taraf olmakla eleştirmek yeterli mi? Onlar da partili büyüklerini örnek almış olamaz mı? Geçen il kongresinde neredeyse tüm ilçe başkanları taraf olup aday işaret etmedi mi?
- Genel yönetimlerin taraf olma hali, ayrı bir problem.
- Bugünlük, ilaveten ne söylemek istersiniz?
- Ben seçim sürecinde o kadar etik davrandım ki seçim sathına girmeden önce kimseyi zan altında bırakmamak için tek başıma ziyaretler yaptım. Ailemde de kimseyi almadım, aramadım ki küçük ölçekli olmasın. Çalışma arkadaşlarımdan da yanına aldığım olmadı, kimse yanlış anlamasın. Bugüne kadar partide emeği geçmiş; ilçe başkanlığı, belediye başkan adaylığı, milletvekilliği aday adaylığı yapmış herkese gittim. Düşüncemi anlattım. ‘Parti 2019’da aldığı oyu 2024’te almadı’ dedim. Hatta iktidar partisi, 2019’da aldığımız oyu alamadı. İki aday vardı. Hem AKP’li belediye başkanımıza hem de partimiz belediye başkan adayımıza, halk bunlara güvenmedi. Seçmen sayısı artmasına rağmen halk sandığa gitmedi. Kendi partime döndüğümde ne ilçeye ne adaya insanlar güvenmedi…
- Diğer yanıtlarınızı da elbette değerlendireceğim ama gerek bugün yayınladıklarımız, gerekse ‘yarın öbürgün’ yayınlayacaklarımız zemininde, bu koşullarda 28 Eylül’de siz dahil hangi aday kazanırsa kazansın CHP kazanmış olur mu?
- İddia ediyorum. Şayet seçimi biz kazanırsak, CHP kazanmış olur. Ama Hüseyin Cihan Özaltan ve ekibi kazanırsa…
- Bizim hesabımıza göre diğer adayın listesinde de yer alıp seçilen 16 delege ile birlikte Özaltan’ın listelerinden seçilen 57 delegeyi ikna edip oyunu alırsanız, beraberinde listenizden seçilenlerde fire vermezseniz seçilme durumunuz var. Sizce mümkün mü?
- Hiçbir yere çekilmedik. Yarışın sonuna kadar buradayız. 28 Eylül’e kadar olan sürece dair ne tür bir taktik uygulayacağımıza ise ekip arkadaşlarımla yapacağım toplantı sonrası karar vereceğiz?
Sürecek… Sürecekten bazı ipuçları
“Yakup Törk yanlış yaptı…”
“Saide hanım belediye başkan adaylığı öncesi geldi. Burada beş saat görüştük. Bence Saide hanım…”
- Destekçilerinizden Mesut Akçam, Kocaeli Barış’ta Merve Dişli’nin Körfez İlçe başkanının görevden alındığına dair haberin altına, “Aynı görevden alınması gereken Darıca İlçe Başkanı da var. İBB’den gelen 50 bin TL’yi şahsi hesabına geçirip bir yıl sonra duyulduğunda bağış adı altında partiye verdi ama hiç işlem yapılmadı. Bunun şahidi de il başkan yardımcısıdır?” yazdı. Gerçi sonra sildi ama, nedir mesele?
- Ben bu vakada Meltem Bartınlıoğlu’nu anlamakta zorlanıyorum…
Üyeler Kartal ve Tuzla Belediyeleri’nde istihdamla kandırıldı!
Hüseyin Cihan Özaltan’ı
Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık muhalifleri..
PKK ve FETÖ terör örgütü zanlıları..
MHP’liler, Milli Görüşçüler destekledi!