STALİN’İN TAVUĞU ÇAVUŞESKU’NUN AKIBETİ Totaliter mantık en çok işçileri emekçileri eziyor
İYİ Parti Çayırova’nın iki sendikacıyı ağırladığı kongresinde Lütfü Türkkan ve Cumali Durmuş, komünist diktatörleri ‘yad’ etti. Stalin’in tavuğu ile Çavuşesku’nun akıbeti konu edilirken Durmuş, “Totaliter mantık en çok işçileri eziyor” dedi
İYİ Parti Çayırova İlçe Teşkilatı’nın önceki pazar günü gerçekleşen kongresinin en ön sırada ağırlanan iki konuğu, hatiplerin söyleminde belirleyici oldu. Öte yandan Darıca ve Gebze’deki kongrelerde CHP İlçe Örgütleri üst düzey temsil edilirken Çayırova’daki kongreye katılımın olmaması, Durmuş’un Gebze’deki kongrede ana muhalefet CHP’yi de hedef alan sözleri olduğu sanılıyor. Buna karşın CHP’nin eski ilçe başkanı Cihan Soyluçiçek de kongreyi takip etti.
Türk Metal Sendikası Gebze Şube Başkanı Mustafa Teke ve Gebze Dilovası Şube Başkanı İsmail Çiçek kongrenin isimleri sıklıkla anılan iki konuğu oldu. İlhami Bayrak kongrenin başlarında yaptığı konuşmada, “Çok misafirimiz var ama Türk Metal Sendikası’nın iki şube başkanı Mustafa Teke ve İsmail Çiçek’e teşekkür ediyorum” derken İYİ Parti İl Başkanı Avukat Mehmet Kamil Şirin de “Kocaeli emek ağırlıklı bir kent. Biz her zaman emek sahiplerinin temsilcisi ile kolkola gireceğiz. Hiçbir zaman okyanus ötesi mahfillerin buradaki temsilcisi olmayacağız. Her zaman her yerde milletin sesi ve temsilcisi olacağız” demişti.
İYİ Parti Çayırova’nın iki sendikacıyı ağırladığı kongresinde Lütfü Türkkan ve Cumali Durmuş, komünist diktatörleri ‘yad’ etti. Stalin’in tavuğu ile Çavuşesku’nun akıbeti konu edilirken Durmuş, “Totaliter mantık en çok işçileri eziyor” dedi
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan dünyanın hiçbir yerinde sekiz sene süren ekonomik kriz olmadığına dikkat çekip Türkiye’nin bir problemi olduğunu kaydedip ardından Arjantinli gazeteci (1) Eduardo Galeonu’nun ülkesindeki ülkemize benzer durumu atıfla, “Para az değil, hırsızlar çok kalabalık” söylemine manidar şekilde anımsattı:
“Hal böyle olunca vatandaşa kalmıyor. Nasıl temin edecekler. Nasıl temin edecekler. Bir yasa tasarısı var. 2 bin liralık cezayı 46 bin liraya çıkartmak istiyorlar ama o yasayı çıkartmaya maçaları yetmiyor.”
Konuşmasında efsanevi (2) Stalin’in Tavuğu hikâyesini de hatırlatan Türkkan ayrıca özetle şunları kaydetti:
“İYİ Parti olarak gerekli muhalefeti yapıyoruz. Konuşuyoruz. Yapılanları engellemek için iç tüzükte ne kadar uyguluyoruz ama yetkilerimiz kısa kalıyor ve adaletsizlik alıyor başını gidiyor.
Bu aşamada toplumsal muhalefet çok önemli. Bu salondaki tüm partililer toplumsal muhalefet olarak sorunları, yaşananları dile getirmeli.
Hala ‘Barış, demokrasi’ dedikleri ihanet masasından sonuç alırlarsa 100 yıl, iktidar değişimi bile mümkün olmayacak. 50 bin kişinin katili PKK’nın temsilcisi DEM Parti’nin olduğu masadan barış çıkar mı?
Bir daha yolsuzluk yapmak isteyen AK Parti’nin yer aldığı masadan demokrasi çıkar mı? BOP eşbaşkanı sıfatıyla ülkeyi bölüp İsrail projesi olan Kürdistan’a hizmet ederler.
And olsun iktidar değişecek ve hepsi mahkemede yargılanacak. Bu da bize ar olsun, namus olsun.”
Kongrede son olarak İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cumali Durmuş söz aldı:
“Böyle bir zihniyetin yönettiği ülkede gelecek nasıl aydınlık olur. Öyle bir ülke ki büyük mücadele ile kurulmuş.
TBMM çatısında kurucu önderine ve değerlerine saldırılırken kendilerine, ‘Şucu bucu’ diyenlerin gıkının çıkmadığı bir parlamentoda 50 bin kişinin katili, soyu belirsiz bir emperyalist uşağının başında olduğu terör örgütünün peşine düşmüşler. Atatürkçü olduğunu öne süren, ‘Şucu bucu’lar bu tutumları ile, ‘Şuradan buradan üç beş oy daha alır mıyız?’ hesabında.
Her şeye rağmen seçmeni ve toplumun beklentisi nezdinde itiraz eden bir İYİ Parti var. Sayın vekilin, ‘Stalin’in tavuğu’ örneği çok güzel. Eğer bir milleti isteğiniz yere götürecekseniz önce fukaralaştıracak, sonra varmış gibi gösterip eğitimi sıfırlayacaksınız. Sonra değerlerini tartışır hale getirip değersiz kılacaksınız.
Beni bir bürokrat aradı ve 20 milyon ailenin sosyal yardım aldığını söyledi. Ben bu sayıyı 12 milyon 500 bin diye biliyordum. Bürokrat, ‘AKP’li yönetici bulursan alırsın’ diyor.
İki dönem milletvekilliği yaptım. Yardım isteğiyle bana ulaşan ihtiyaç sahibi olmadı. Kimse, ‘Haksızlık var’ diye şikâyetçi de olmadı çünkü o dönemde muhtarların tespit ettiği kişilere kamu kurumlarından destek ulaştırılırdı.
Ülkemizdeki eğitim politikalarının sonucu, işsiz çok diplomalı var ama iş yok. Mühendisler ekmeğinin peşinde belediye kapılarına gidiyor ancak aranan icazet değil. Ben de şahit oldum. Başka partiye üyeyse kişi partisinden istifa edip AKP’ye üye olmasını istiyorlar ve, ‘Belki yaparız’ diyorlar. Bu insanlık dışı bir tavır.
Bir dönem (28 Şubat) istismar edildikleri, mağdur oldukları inancı istismar ettiler. O dönemler yollarda zincirlerin yapıldığı doğrudur ama günümüzde birçok insanı siyasi düşüncelerinden ötürü istismar ediyorlar. O günlerde yaşadıklarının öfkesi devam ediyor.
Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında da isyan edip karşı çıkan, Ruslarla ve diğer emperyalistlerle işbirliği ihanet edenlerin torunları galiba, bugün parlamentoda olanların soylarında problem var.
İYİ Parti olarak tüm olumsuz şartlara rağmen içinden çıktığımız millete tüm samimiyetimizle bağlıyız. Biraz fazla özgürlükçüyüz. Bu parti içinde zaman zaman problem olabiliyor ama bundan keyif alıyoruz. Bizde hiçbir parti yöneticisi keyfe keder yapamaz çünkü üyesi, seçmeni itiraz eder.
Memleket meselesine dair söylenecek sözümüz var. Mecliste sayımız az olabilir, yetersiz kalabilir ama nitelikliyiz.
Totaliter mantığın en çok ezdiği kesim, işçilerdir. İşçi üretimden payını isterken, ‘Alamazsın’ deniyor. Sermaye kazanamadığında, işçiye veremiyor.
Binlerce konkordato ve iflas var. iktidar gerekçe olarak, ‘Bunlar yapamıyor’ diyor ama 4-5 ay önce iktidara güzelleme yapan iş insanı, 4-5 ay sonra, ‘İflas ediyoruz’ diyor.
Yönetemedikleri ülkede AKP’de siyaset yapanların tek gayesi, sebeplenmek. Başka bir şey değil. Bunun çokça örneğini, bakarsanız görürsünüz.
İYİ Parti olarak önce milletle hemhal olup olan biteni doğru anlatmalıyız. Bakmayın milletin ses ve kargaya çıkarmadığına. Millet patlarsa sonunuz (3) Çavuşesku’dan kötü olur.
İYİ Parti olarak herkesle, bir arada yaşamak istiyoruz. Kimsenin inancı, etnik kökeni, mezhebi… ilgi alanımızda değil. Biz milletle paylaşan bir sistemi inşa etmek istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş şartlarını asla tartışmayız. Bunun haricinde, herkesin yaşama hakkı olduğuna inanırız.
Anadolu insanının hak ettiğini aldığı yeni bir anlayış ve sistemi inşa etmeye çalışıyoruz. Geçmişte yaşananlardan profesörlük payesi edinecek kadar ders aldık.
‘Evladım suça bulaşmasın. Çete elemanı olmasın’ diyen annelerin evlatlarının geleceği için,
Semt pazarlarında pazarcının satılamaz diye kenara ayırdıklarını akşamüzeri pazara giderek oradan evine bir şey götürmeye çalışan emekli ve asgari ücretli için,
Ömrünün son döneminde huzurlu ve sağlıklı yaşamak isteyen ama önüne engeller çıkartılan yaşlılarımız için,
Geleceği gerekçesiyle yurt dışına gitmek istemeyen dört başı mağrur okumuş gençlerimizin ülke geleceğine damga vurması için, İYİ Parti iktidarı için çaba göstermeliyiz.”
Cumali Durmuş hava muhalefetinin olduğu bir pazar günü zamanlarını ayırıp kongreye katılan tüm partililerine teşekkür etti: “Bu memleket birilerinin kolayca dolaşabileceği, parlamento kürsüsünden kurucu lidere hakaret edebileceği bir memleket değil. Herkes; parası, makamı ve her neyi varsa kıymetini bilsin. Cumhuriyetin kurucuları gibi, bilsin ki dümdüz edecek kadrolarımız var.”
Cumali Durmuş sözlerini Çayırova Belediye Başkan adayları Şevki Demirci’ye atıfla, “Bir dahaki dönem başkan ol” ve Gebze Belediye Başkan adayları Sadık Güvenç’e atıfla, “Eksiği tamamla” diyerek sonlandırdı. Ayrıca kongrenin konukları arasında yer alan Gebze Asgari Ücretli Çalışanlar ve İşçiler Derneği Başkanı Selçuk Süzen’i 10 gün sonra Ankara’ya bekledeğini kaydetti.
Kongrede divan başkanlığını üstlenen Gebze İlçe Kurucu Başkanı Nusret Acur da zaman zaman değerlendirmelerde de bulundu. Acur, İYİ Parti’nin zorunlu üç müştereğinin Türk bayrağı, vatan ve millet olduğunu kaydedip partinin bu çizgisinin, ‘Vatan Millet Sakarya’ diye tanımlanmaması gerektiğini söyledi:
“Yıllardır Milli Görüş çizgisinden gelen İlhami Bayrak, cumhuriyet çocuğu Kader Aras, ülkücü gelenekten gelen Cumali Durmuş, burada. Ülkemizde 167 siyasi parti var. Her partinin misyonu, kuruluş amacı farklı. İYİ Parti sadece milliyetçi çizgide, ‘Lider emretti, yapalım’ partisi değildir. Ben partimin bu çizgisinden gurur duyuyor ve herkesi İYİ Parti’ye davet ediyorum.”
Öte yandan kongrede sandık aşamasına geçilirken bir yurttaş İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’a sembolik kılıç hediye etti.
- Eduardo Germán María Hughes Galeano; 3 Eylül 1940 - 13 Nisan 2015), diğer şeylerin yanı sıra "Latin Amerika solunun edebiyat devi" ve "küresel futbolun önde gelen edebiyat adamı" olarak kabul edilen Urugaylı gazeteci, yazar ve romancıydı. (Kaynak: Vikipedia)
- Josef Stalin: Rivayet o ki, SSCB Komünist Parti Genel Sekreteri Josef Stalin, çalışma arkadaşlarına halkın idareye nasıl kayıtsız şartsız baş eğeceğini göstermek için, canlı bir tavuğun tüylerini yolar. Tüylerini yolduğu tavuğa yem verir ve ardından da kendinden emin şöyle der: “Gördünüz mü halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolacak ve serbest bırakacaksınız.”
Tevatür, “Stalin’in tavuğu” diye bir tabir doğmasına bile neden olmuş. Hikayenin gerçekten yaşanıp yaşanmadığı meçhul, ancak ilginç olan bir şey var: Böyle bir şey hiç yaşanmadığını, Kırgız yazar Cengiz Aytmatov tarafından kurgulandığı söyleyen kaynaklar da şüpheli. Yani karşımızda katmerli bir kent efsanesi var.
- Nikolay Çavuşesku, 1965'ten 1989'daki ölümüne kadar Romanya'nın komünist lideriydi. İktidarının ilk yıllarında, Batı ile ilişkileri geliştirme ve bağımsız bir dış politika yürütme çabalarıyla dikkat çekti. Ancak zamanla otoriterleşen yönetim anlayışı nedeniyle ve baskıcı rejim Aralık 1989’da Romanya’da hızla ülke geneline yayılan bu halk ayaklanmalarına neden oldu. Çavuşesku, başkent Bükreş'teki büyük bir kalabalığa hitap ettiği sırada, protestocuların tepkileriyle karşılaştı ve kaçmak zorunda kaldı. Ancak, kaçışı kısa sürdü ve 22 Aralık 1989'da ordu tarafından tutuklandı. Hızla düzenlenen bir mahkeme tarafından halka karşı suç işlemekle suçlanan Çavuşesku idama mahkum edildi. 25 Aralık 1989'da, eşi Elena Çavuşesku ile birlikte idam edildi.
Kaynaklar: Sosyal medya, anonim
İLGİLİ HABERLER
Sandığa sahip çıkamayınca kaybettik
https://www.gebzeemek.com/haber/siyaset/sandiga-sahip-cikamayinca-kaybettik/2143.html
Beşinci kongreyi iktidar partisi olarak yapacağız
https://www.gebzeemek.com/haber/siyaset/besinci-kongreyi-iktidar-partisi-olarak-yapacagiz-/2139.html
FOTO GALERİ
https://www.facebook.com/photo/?fbid=3845816409044762&set=pcb.3845819649044438
- Toplam 1 yorum
Emre Doğan 07:51 - 21 Ekim 2025
Sitenizde bug var düzeltin... Yazılımcı arkadaş kontrol etsin.