Türkiye iki partiye mahkûm değil
11 Haziran 2026 19:31

İZMİT RANDEVUSUNUN İDMANINI GEBZE’DE YAPTILAR Türkiye iki partiye mahkûm değil

Yeni Yol Partisi’nin Türkiye Buluşmaları programında ilk durağı Kocaeli oldu. Yarın İzmit’teki randevu öncesi sahaya Gebze’den çıkan Saadet ve DEVA’nın Ankara milletvekilleri Mesut Doğan ve İdris Şahin, Türkiye’nin iki partiye mahkum olmadığı mesajını verdi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan ve DEVA Partisi Milletvekili İdris Şahin;  

Saadet Partisi, Deva Partisi ve Gelecek Parti’nin TBMM’de ortak meclis grubu amacıyla kurdukları Yeni Yol Partisi’nin yarın (12 Haziran Cuma) İzmit’te gerçekleştireceği Türkiye Buluşmaları etkinliğinden bir gün önce bugün (11 Haziran Perşembe) Gebze’de, yerel basınla bir araya geldi. "Türkiye'nin üçüncü yolu olacağız" sloganıyla tasarlanan program kapsamında ilk tercih edilen il, Kocaeli oldu. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katılımıyla, her kesimden sivil toplum örgütlerinin, sendikaların başkanlarının davetli olduğu yarın akşamki program İzmit Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleşecek ve saat 20.30’da başlayacak.

Gebze’de Happy İn Otel’de bu sabah gerçekleşen kahvaltılı toplantıda ilk sözleri Deva Partisi İl Başkanı Kadir Gülhan Abbasioğlu, Saadet Partisi Gebze İlçe Başkanı Erkan Vural ve İl Başkanı Recep Sarıdoğan aldı. Her üç başkan da kısa tuttukları konuşmalarında yarın İzmit’te gerçekleşecek toplantıları için davette bulundu.

Recep Sarıdoğan, “Genelde bu programlar, partilerin genel başkanlarının çalışma seçim sathında yaptığı ittifak programları olur. Ama yarınki programımız özel bir program olacak ve inşallah iktidarın ateşini Kocaeli’mizden Türkiye’ye yayacağız. Türkiye Buluşmalarıyla beraber Türkiye'de çıkmaza giren siyasetin yeniden umut olacağına inanıyoruz” dedi. Toplantıya ayrıca Deva Partisi Çayırova İlçe Başkanı İbrahim Çamkerten ile her iki partinin il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı. Milletvekilleri Mesut Doğan ve İdris Şahin ile beraberindekiler basın toplantısının ardından Gebze’de saha çalışmasında bulundu.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ankara ile Gebze sanayisi arasında bir kıyaslama ile söze girip Gebze’deki sanayiye bakınca, Anadolu sanayisinin kat edeceği daha çok yolunun olduğunu gördüklerini söyledi. Şahin şöyle devam etti:

“Türkiye'de sağlıklı bir demokrasinin işlemesi adına kuvvetler ayrılığı olarak ifade ettiğimiz yasama, yargı, yürütme erklerinin ayrı ve bağımsız bir karakter taşıması kadar demokrasilerdeki dördüncü güç olan basının da bağımsız ve hür olmasını canı gönülden isteyen bir siyasi hareketiz. Partimizin programı özgürlüklerle başlıyor ve hemen devamında da basın özgürlüğünün ne kadar kıymetli olduğunu ifade ediyoruz. Çünkü demokrasilerde özgür basın hayat kurtarıyor. Son ülke genelinde, muhalefette yaşadığımız süreçlere baktığımızda basın mensuplarının kaleminin özgür olmasının ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak görüyoruz.”

Türkiye Buluşmaları’nda ilk Kocaeli’yi tercih gerekçilerini, “Kocaeli, Türkiye'de yüz ölçümü açısından küçük, nüfus olarak belki ilk 10'da bir şehir olabilir ama üretimde, istihdamda Türkiye'de üçüncü sıradadır. Her türlü sanayi kuruluşuyla Türkiye'ye önderlik eden, Türkiye'nin ufkunu dünya ligine taşıyan bir il olması açısından son derece önemli” diye izah eden Şahin, 14 Haziran Cumartesi günü gerçekleşecek LGS’ye girecek ortaokul son sınıf öğrencilerine başarılar diledi. Şahin, Türkiye Buluşmaları’na dair şunları kaydetti:

“18 ay kadar önce DEVA, Saadet ve Gelecek Partileri’nin kurduğu Yeni Yol Grubu milletvekilleri olarak; üzerimize düşen muhalefet görevini hakkıyla yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu grubun bir ferdi olarak gerek ulusal ve yerelde, gerekse parlamentoda ne yapmamız gerektiğini bilerek hareket ediyoruz. Milletimiz, Millet İttifakı çatısında girdiğimiz 2023 seçimlerinde bize muhalefet görevi verdi. Millet iradesini hazmetmiş, millet iradesinin üzerinde hiçbir güç görmeyen bir anlayış olarak milletimizin takdirine boyun eğmekten başka bir çaremiz yok. O yüzden muhalefet olarak iktidarı ülkenin gerçek gündemine taşımak adına var gücümüzle çalışıyoruz.

Ama bu sadece bizimle olmuyor.  Biz parlamentoda mümkün mertebe ülke gündemini konuşturmaya çalışıyoruz ama gerek iktidar geren muhalefet cehahında ana akım medya kendi gündemleri dışında ülkeyi, konuları gündeme getirmeyi arzu etmiyor. Özellikle iktidar medyası açısından söylüyorum. Bugün geldiğimiz noktada siyasetin bir tıkanmışlığa sürüklendiğini görüyoruz. Özellikle 2017 anayasa değişikliği sonrasında Sayın Erdoğan'ın kafasından geçirdiği iki kutuplu bir Türkiye, iki kutuplu bir siyaset anlayışının artık son nüvelerine kadar geldiğini görüyoruz.

Bu son derece tehlikeli. Demokratik siyasette farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir. ‘Ya benimsin ya kara toprağın’, ‘Ya ben ya sen’ noktasına getirirsek; ayrıştırarak, ötekileştirerek, toplumu kutuplara bölerek sadece iki kutuplu siyaset amaçlarsak demokrasimizi zehirlemiş oluruz. Son dönemde amaçlanan da bu. Demokrasiler farklılıkların konuşulduğu, farklı seslerin kamuoyuna daha fazla gür bir şekilde sesini duyurabildiği sistemlerdir. Ama iktidar yargıyı araçsallaştırmak suretiyle siyaseti dizayn etmeyi zirveye taşımış durumda.

Sadece yargıyla siyaseti dizayn etmek kesmemiş olacak ki ana muhalefeti de dizayn etmeye yönelik çabalarını hep birlikte görüyoruz. O yüzden biz ülkenin iki siyasi partiye mahkûm olmadığını, yeni bir yolun inşasının mümkün olduğunu düşünüyoruz dedik ve DEVA Partisi'nin 2. Olağan Kongresi'nde de bu söylemle yola çıktık. Çünkü bazı şeyleri değiştirmeye tek başımıza yetmiyoruz. Bu sistemden dolayı birlikte olmak mecburiyetimiz var, Bu aynı zamanda iktidarın büyük ortağı AK Parti için de, diğer siyasi partiler için de geçerli.

Var olan mevcut Anayasaya itibar ediyor ve ona uygun hareket etmek zorunda olduğumuzu biliyorsak, bu sistemde seçimlere giderken mutlaka bir ve beraber hareket etmek yükümlülüğü içerisindeyiz. O yüzden bizimle fikirleri örtüşen siyasi partilerle mecliste oluşturduğumuz grup gibi önümüzdeki süreçte de ülkenin sorunları çözümü noktasında bir ve beraber hareket etme ihtiyacından doğan bir birliktelik yaşıyoruz. Saadet Partisi'yle, Gelecek Partisi'yle bir grup çalışması yapmaktan memnunuz.

Şimdi de siyasetin Ankara merkezli tıkanmışlığı, iktidarın ana muhalefet üzerindeki baskısı nedeniyle başka bir gündemin konuşulmadığı ortamda tüm Türkiye'yi dolaşalım ve Türkiye'nin gerçek sorunlarını ifade edelim dedik. Vatandaşlarımızla, yerel basınla konuşup oraların sorunlarını gündeme taşıyalım istedik. Çünkü ‘Çare vardır. Demokraside çare millettir ve çare sandıktır’ diyoruz. Sandığın yaklaştığı bu dönemde sığınacağımız tek liman milletin sinesidir, gönlüdür. O yüzden bu çalışmaların ilkini Kocaeli'de başlatıyoruz. Bundan sonraki süreç içerisinde de farklı illerde, farklı ilçelerde, Ankara'da değişik platformlarda, değişik birlikteliklerde inşallah milletin sesi olmaya gayret sarf edeceğiz.”

İdris Şahin toplantıda soru cevap bölümüne geçilmeden önce bir kere daha söz alarak meclis kürsüsünde konuşurken geçirdiği kalp sonrası yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Saadet Partisi Kocaeli milletvekili merhum Hasan Bitmez’i yad etti.

Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan selamlamanın ardından konuya, “Hem ülke, hem bölge ve dünya olarak çok sıkıntılı bir süreçten geçtiğimizi” hatırlatarak girdi. Doğan,”Kabul etsek de etmesek de dünyada yeni bir dönem başlıyor ve bu yeni dönemin merkezinde görüldüğü kadarıyla insan hakları, adalet, uluslararası sözleşmeler olmayacak. Yenidünyanın merkezinde kim güçlüyse onun dediği bir dönem başlatılmak isteniyor ki onun sinyallerini hep beraber almış vaziyetteyiz.

Sanki dünyadaki 200 küsur kendini feshetti, dünya tek devlet oldu ve sonra da dünyanın cumhurbaşkanı olarak Trump seçildi. Trump da Ortadoğu'ya veya dünyanın her ülkesine birer tane vali atadı, onlar da Trump ne derse onu yapıyorlar görüntüsü var ki bu normal şartlarda bu coğrafyada su içmiş, bu coğrafyada yemek yemiş bir insanın kanına, onuruna dokunacak bir durumdur. Ama bunu bile normalleştirdiler” dedi.

Böyle bir döneme girerken kendimize sormamız gereken sorunun, “Türkiye hazır mı?” olduğunu kaydeden Doğan, “Türkiye'nin içinde bulunduğu hali doğru okuduğumuz zaman hiç hazır olmadığını görüyoruz. Çünkü Türkiye belki de kendini dünyanın sahibi olarak gören ülkeler tarafından ekonomik olarak kelepçelenmiş vaziyette. Türkiye nefes alamayacak bir hale getirildi ve bugün dünyada atılan ve özellikle bizim coğrafyamızda atılan adımlara ses çıkartamayacak bir Türkiye oluşturuldu ki bu bizim tarihimize, yapımıza, fıtratımıza aykırı bir şey. Bu anlamda AK Parti iktidarının iktidarda kalma uğruna vermiş olduğu taviz, Türkiye'de yaşayan 87 milyon insanın bile taşıyamayacağı bir yük oluşturdu” diye konuştu.

Türkiye'nin ne halde olduğunu gösterme bakımından iki rakamı paylaşan Doğan, “Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin 2026 bütçesi 77 milyar civarında. Bu Türkiye'nin 10 günlük faiz parası demek. Türkiye'nin ne halde olduğunu ve coğrafyamızda yaşanan hadiselere neden ses çıkartamadığına dair sinyal vermek için söylüyorum. 415 bin insanın yaşadığı Gebze’de, ilçe belediyesinin 2026 bütçesi 6,5 milyar. Bu Türkiye’nin ödediği, 22 saatlik faiz parası demek. Türkiye'nin bir yıl içerisinde ödeyeceği faiz tutarı 2 trilyon 740 milyar.

Türkiye'de, 16,5 milyon emekliye bir yılda ödenen paranın iki katını bu ülke faiz olarak ödüyor. Böyle bir ülkenin iflah olması, b güçlü olması, Amerika'ya dur demesi, böyle bir ülkenin lider ülke olma ihtimali asla yok ve onun doğurmuş olduğu sorunları ve sıkıntıları hep beraber yaşıyoruz. Bu hali en iyi gören Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti iktidarını devam ettirmek için milletin gönlünü alma noktasında sıkıntı yaşadığı için rakiplerine faul yaparak seçimi kazanma derdinde. 2015 yılına kadar AK Parti iktidarı dopingli de olsa koşarak, çalışarak birinci oluyordu, şimdi faul yaparak birinci olma derdinde.

Tam da bu noktada muhalefet partilerinin ana vazifesi şartlar ne olursa olsun seçmenin önüne güçlü bir alternatif koymaktır. İktidar, Türkiye'de muhalefeti kurumsal anlamda birazcık dağıtma ‘başarısı’nı göstermiş olabilir. Ama unuttukları bir şey var, seçmen bazında muhalefet dimdik ayakta ve çok güçlü. Sadece bir araya gelebilecekleri bir zemin arıyorlar. Biz de bu zemini 2018 ve 2023’te yılında Millet İttifakı olarak ortaya koyduk. Bugün yine Yeni Yol Grubu hareketiyle seçime kadar insanımızın gönül rahatlığıyla sığınacağı limanı oluşturmak durumundayız ve bunu başaracağız. Çünkü bu ortam var. Bu ortamın olması yeterli değil, insanlarımızın talebi, beklentisi var. Bu beklentileri birileri yıkarak insanlarımızı umutsuz bir hale getirmek isteyebilir ama insanlarımızın umuduna sahip çıkmak için bir çalışma başlatmıştık, bunu güçlü bir şekilde seçime kadar taşıyacağız.

Bu yürüyüş sadece bütün şehirlerimizin önde gelen insanlarının da yanında olduğu, diğer başka partilerin de katılımıyla çok güçlü bir noktaya gelecek. Türkiye'nin bu kadar kritik bir eşikten geçtiği bir dönemde ülkesini kendi nefsinden daha fazla seven herkesin bir araya geldiği bir çalışmayı, bir oluşumu mutlaka ama mutlaka gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

Toplantı, milletvekilleri Şahin ve Dursun’un gazetecilerin sorularını yanıtlaması ile sürdü. (Detayları yarın)

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 11 Haziran 2026 19:33
BENZER HABERLER
X