Yalnızca oy, destek  değil omuz istiyorum
26 Eylül 2025 04:07

SONUÇTAN BAĞIMSIZ: CHP KAZANACAK Yalnızca oy, destek değil omuz istiyorum

CHP Gebze İlçe Başkanı ve adayı Gökhan Orhan kongreye üç gün kala yaptığı adaylık açıklamasında yalnızca oy ve destek değil omuz istedi. Orhan sonuçtan bağımsız şekilde 29 Eylül'den sonra mücadeleyi birlikte sürdürmeye çağırıp, “CHP kazanacak” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

“28 Eylül’de sandıktan ne çıkarsa çıksın pazartesi günü partimize daha sık bir şekilde omuz omuza mücadelemize devam edelim. Sandıktan ne çıkarsa çıksın kazanan Cumhuriyet Halk Partisi olacak. Kazanan özgürlükler, hak hukuk adalet mücadelesi verenler olacak. O yüzden pazartesi itibariyle Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde alanlarda meydanlarda mitinglerde daha fazla kalabalıkla, bir artı nasıl yapabiliriz diye mücadele etmektir. Zaman. Silivri Zindanı’nda zalimin zulmüne boyun eğmeyen Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu özgürlüğüne kavuşturma zamanıdır”

CHP Gebze İlçe Başkan ve başkan adayı Gökhan Orhan’ın dün akşam itibariyle kongreye ve sandığı üç gün kala düzenlediği adaylık açıklamasında verdiği mesajlardan biri, yukarıdaki şekliyle, sandık sonucundan bağımsız şekilde birlik beraberlik içinde mücadele çağrısı oldu. Açıklamasına yazılı metin ile başlayıp doğaçlama tamamlayan Orhan şahsına desteği şu ifadelerle talep etti:

Bugün sizlerden yalnızca bir oy değil, bir destek değil, bir omuz istiyorum. Bu mücadeleyi birlikte sürdürmek için, yarınlara daha güçlü yürümek için, hep birlikte iktidara yürümek için yanımda olmanızı istiyorum. Çünkü biz haklıyız! Çünkü biz güçlüyüz! Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz! Yaşasın örgütümüz! Yaşasın mücadelemiz! Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi”

CHP Gebze İlçe Örgütü binası önünde dün akşam gerçekleşen adaylık açıklamasında Orhan’a eşi Cansu Orhan, çocukları ve babası da eşlik etti. Orhan, rakibi Cüneyt Akın’ın adaylık açıklamasına katılmış ve ikili katılımcıları kürsüden birlikte selamlamıştı. Dün akşamki katılımcılar arasında öngörüldüğü gibi Akın da yer aldı ancak kürsüye davet edilmeyince rakibini platformdan indikten sonra kutlayıp fotoğraf karesi verdi.

Orhan’ın adaylık açıklamasına –tespit edilebildiği kadarıyla- İl Başkan Yardımcısı Ali Haydar Araz, Gebze Belediyesi 1989-1994 dönemi Belediye Başkanı Mehmet Emin Akın, Dilovası İlçe Başkanı Meral Pırtı, Gebze Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze ve Gençlik Kolları Başkanı Atakan Erceiş, kurultay delegesi Bekir Tat, belediye meclis üyeleri Ahmet Kadı, Engin Sözbir, Ferman Torun, Erhan Balıkçı ve Can Bulut Yılmaz, eski ilçe başkanlarından Avukat Saide Arslan Çalışkan, Cavit Kapoğlu, Sedat Tatar ve hafta içi Orhan’a desteğini aleni açıklayan İsmet Kara, Darıca’da bu hafta başında adaylıktan çekilen Tuncer Saltaş ile İlhami Sarıtoprak, Doktor İsmail Demir, Cihangir Orhan, Sait Aydın, Ali Elmas, Yüksel Uslu, Gökhan Yamen, Kemal Balcı, Yağız Atasrdayan, Burak Uluköylü, Sinan Yücel, Hikmet Koçoğlu, Faruk Oruç, Adnan Üner,  Şahin Yılmazel,  Nuh Eoğan Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu partililer katıldı. 

Gökhan Orhan meydandan kürsüye doğru partili gençlerin meşaleleri ve sloganları eşliğinde kısa bir yürüyüşle geldi. Platformun en ön tarafında saf tutan gençler, “İşte başkan işte gençlik”, “Gençlik burada başkanının yanında”, “Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiç birimiz” ve benzeri sloganlar attı.

Gökhan Orhan kürsüye katılımcıları, “Zalimin zulmüne boyun eğmeyenler. Adaleti, hakkı, hukuku alanlarda, meydanlarda, genel başkanımız liderimiz Sayın Özgür Özel’in peşinden haykıranlar. Sosyal demokratlar, devrimciler, sosyalistler, solcular. ‘Diktatöre geçit yok, kahrolsun faşizm yaşasın tam bağımsız Türkiye’ diyenler merhaba diyerek selamladı. Sözlerini yazılı metinden sürdürdü:

“Bugün burada yalnızca bir seçim için değil, haklı bir davanın, onurlu bir mücadelenin, aydınlık bir yolun, bir inancın devamı için bir aradayız. Birlik, beraberlikle; parti kültürümüze yakışır bir biçimde bu yarışı tamamlayarak, kazananın yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi olduğu bir kongre geçirmeyi diliyorum.

Ben bu partinin kapısından daha 15–16 yaşlarındayken girdim. O günden bugüne hayatımı Cumhuriyet Halk Partisi’ne adadım. Gençlik kollarında, partimin bayrağını asarak, bildiriler dağıtarak başladım. İlçe gençlik kolları, il gençlik kolları başkanlığı yaptım. Gençlik kolları genel başkan yardımcılığı görevini onurla yürüttüm. Bu ülkeye başbakanlar, bakanlar, devket adamları yetiştiren gençlik kollarımızın ocağında yetiştim.  Nereye çağırıldıysam oraya koştum. Nerede mücadele varsa orada oldum.

Benim hikâyem, masa başında yazılan bir hikâye değil; sokakta, halkın içinde, örgütün bağrında alanlarda, sokaklarda yoğrulan bir hikâyedir.

İki dönemdir ilçe başkanlığı görevini yürütüyorum. Bu süre boyunca kimseye boyun eğmedim, koltuğa değil halka ve partime hizmet ettim. Ne şahsi çıkarım oldu, ne makam hesabım. Benim tek davam vardı: Cumhuriyet Halk Partisi’ni güçlendirmek, örgütümüze sahip çıkmak ve halkımıza umut olmaktı.

Biliyorum ki bu ülke zor günlerden geçiyor. Belediye başkanlarımız hukuksuzca tutuklu, halkın iradesine pranga vuruluyor. Adalet yerle bir edilmiş, yoksulluk derinleşmiş. Ama biz de biliyoruz ki; bu karanlığı yırtacak olan yine biziz, Cumhuriyet Halk Partisi’dir, örgütlü mücadelemizdir!

Genel başkanımız Özgür Özel liderliğinde yerelde Türkiye’nin birinci partisi olduk. Sıra genelde iktidar olma ve Silivri zindanlarında tutsak olan başta cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve diğer tüm siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşarak birlikte aydınlık yarınları kurma hedefidir.

Hepimiz biliyoruz ki siyaset kimileri için dikenli kimileri için kolay bir yoldur. O yol kimileri için şahsi çıkarların basamağı olurken bizim yolumuz haksızlığa uğrayan herkesin özgürlüğüne, demokrasisine, adaletine çıkan yoldur. Mesnetsiz iddialarla tutuklanan belediye başkanlarımız, bürokratlarımız bu dikenli yolu tertemiz ayaklarıyla yürümüş, alnının akıyla mahkeme salonlarında zalimin yüzüne yüzüne haykırma cesaretini göstermişlerdir.

Ben bu kürsüye şahsi bir hesapla çıkmadım. Ben bu kürsüye, birlikte yürüdüğüm yol arkadaşlarıma güvenerek çıktım. Bu meydandaki her bir delegeye, her bir üyemize, her bir gönüllümüze inanarak çıktım. Çünkü ben sizlere inanıyorum! Sizlerin ve delegasyonumuzun vicdanına güveniyorum.

İşçi emeklisi bir babanın çocuğuyum. Babam, ailem, çocuklarım burada. Onların yüzünü, partimin adını lekeleyecek hiçbir işin içinde olmadım. Şeffaf, ilkeli bir yönetim anlayışı ile partimizi yerelde ve genelde en iyi şekilde temsil etmeye çalıştım.

O halde sözümüz net, kararımız kesin:

Biz bu yolda devam edeceğiz!

Biz bu mücadeleyi büyüteceğiz!

Biz Atatürk’ün devrimlerinin, halkın iradesinin, adaletin ve özgürlüğün en güçlü savunucusu olmaya devam edeceğiz!

Metne bağlı konuşmasını Adnan Yücel’in “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı şiiriyle tamamlayan Orhan ardından doğaçlamaya geçti. Özetle şunları kaydetti:

“Bugünlerde yanımızda oldunuz destek verdiniz. Mücadelemiz insan hakları gasplarına karşıdır. 86 milyonun hiçbir çocuğun gece yatağa aç girmemesi mücadelesidir. Hedefimiz ve mücadelemiz hak hukuk adaleti tahsis edene kadar sürecektir.

Umutsuzluk, yılgınlık yok. Partimizin iktidar olma sorunu ortadan kalkmıştır. Alanlarda, meydanlarda omuz omuza yanyana dayanışma içinde mücadele etme zamanımız gelmiştir. Herkes biliyor ki, kaçak sarayda oturan da biliyor ki Cumhurbaşkanız adayımız bugün çıksa Cumhuriyet Halk Partisi tek başına iktidardır.

İl ve ilçe başkanlıklarımıza, belediye başkanlıklarımıza partimize yapılanlar sizi mücadele azminden vaz geçirmesin. Bizler sizler buradayız. Bu ülkede zapt edilemeyen tek kale CHP kalesidir. Bizler bu ülkeye demokrasiyi getirene, ülkeyi tekrar laik demokratik Cumhuriyet ayarlarına getirene, yetimin hakkını bu zalimlerin kursağından çıkarana kadar onurlu mücadelemizi alanlarda sokaklarda meydanlarda devam ettireceğiz.

Koltuklar, makamlar gelip geçicidir. Önemli olan CHP’nin kurumsal kimliğidir. Önemli olan Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci ruhunu, Deniz Gezmişler’in Mahirler’in geleneklerini bir sonraki geleneklerde yaşatmaktır. Önemli olan alanlarda boyun bükmeyen, ‘Vurmayın öldüm’ diyen Ali İsmail Korkmazların, 15’inde sokakta katledilen Berkin Elvanların, bu alanlarda Gezi sürecinde birlikte haykırdığımız arkadaşlarımızın mücadelesini ve hedeflerini adresine ulaştırana kadar mücadeledir.”

Tüm katılımcılara teşekkür edip ayaklarına taş değmemesini dileyen Gökhan Orhan konuşmasını, “İlk sözümüz halk son sözümüz halk olacak diyorum” diyerek, selam ve saygı ile tamamladı. Konuşmasının ardında da başarı dileklerini kabul edip günün anısına fotoğraf karelerinde yer aldı.

Güncelleme: 26 Eylül 2025 11:12
BENZER HABERLER
X