HABER ANALİZ - 9 Yeniden açılım mı? Halka soran yok ki!
Gebze’de İYİ Parti’nin ilk üyeleri arasında yer alıp halen Kartal İlçe’de sürdüren Yazar Habiboğlu, “Yeniden açılım mı?” başlığıyla, “Hala işin içyüzünü, koşulları bilmiyoruz. Zaten halka bir şey soran da yok” dedi.
Haber Analiz 9: Yazar Şair Mehmet Faruk HABİBOĞLU
Sıcak gündem: AKP-MHP-DEM ittifakına bölgemiz ve ilimizde yerel ve yerel sınırlarda tepkiler
“Yaşadığım Urfa, o dönemde ülkücü hareketin önemli bir gücünün ve taraftarının olduğu şehirdi. Nitekim sonraki yıllarda 12 Eylül’e varan süreçte onlarca ülkücü şehidi verdi memleketim. Bugünkü pencereden bakınca, o dönemde yine sol cenahtan da birçok yiğit gencin Urfa’da toprağa düştüğünü hatırlıyor ve sağdan olsun soldan olsun hepsini üzüntüyle ve rahmetle yâd ediyorum.
Ortaokul sonrası Urfa Endüstri Meslek Lisesi’ne gittim. Birinci sınıfın ikinci yarısından itibaren ta mezun olana kadar yani Haziran 1980’e dek ne doğru dürüst eğitim alabildik, ne doğru dürüst okula gidebildik. İki güne bir boykot, iki güne bir kavga. Öğretmenlerimiz de sağcı solcu diye bölünmüştü. İlk defa bölücü Kürtçü eylemler de o yıllarda Urfa ve civarı şehirlerde görülmeye başlandı. O zaman örgüt adları Apocular idi. Kendi okulumuzdaki olaylarda az coplanmadık, kimi kavgalarda dayak yedik.”
Mehmet Faruk HABİBOĞLU
15 Eylül 2020
**
Bunu ben değil dönemin MHP'li Sakarya Milletvekili, Ferit Taşdemir dönemi MHP Gebze İlçe Teşkilatı'nın 78 kuşağı ülkücüleri andığı etkinlikte söyledi: 1980 darbesinde 60'ı aşkın sol örgütün üzerinden geçildi, biri hariç: PKK..
Aktan USLU
27 Ağustos 2022
**
Aktif siyasete memleketi Şanlıurfa’da MHP ile başlayıp BBP ile sürdüren, Gebze’de İYİ Parti’nin ilk üyeleri arasında yer alıp halen Kartal İlçe’de sürdüren Yazar ve Şair Mehmet Faruk Habiboğlu, “Yeniden açılım mı?” başlığıyla yaptığı yazılı değerlendirmede, “Artık bir karar verilmiş bizi yönetenler tarafından. Hala işin içyüzünü, koşulları bilmiyoruz. Yasal değişiklikler yapılacağından bahsediyorlar. BOP bu mevzunun neresinde bilmiyoruz. Birçok hususu bilmiyoruz. Zaten bize yani halka bir şey soran da yok” dedi.
Şair Yazar Mehmet Faruk Habiboğlu ile yollarımız 2017 yılında Ramazan Seydaoğlu öncülüğünde kurulan, birçok toplantısını takip edip haberleştirdiğim Gebze Şiir Meclisi’ne katılmasıyla birlikte kesişti. Aktif siyaset içinde gençlik yıllarından itibaren üstelik Türkiye’nin ‘civcivli’ yılları 1980’lerde atılan ve halen İYİ Parti Kartal İlçe Teşkilatı yönetiminde yine aktif olarak sürdüren, bu haber sitesinin sıkı takipçilerinden Habiboğlu’nun bu haber dizisine kayıtsız kalmayacağını zaten öngörüyordum. Öyle de oldu.
Bir dönem Gebze Yeni Haber olmak üzere memleketi Şanlıurfa’dakiler dahil çok sayıda yerel gazete ve mecrada köşe de yazan Habiboğlu, yazılı değerlendirmesini yine köşe yazısı kıvamında, “Yeniden açılım mı?” başlığı altında ve şahsı adına yaptı:
“İtiraz eden, sorgulayanlara, ‘Kandan beslenen vampir!’ diyorlar. Yani sormadan, sorgulamadan itaat et, ne yapıyorsak onayla diyorlar. Devlet aklı diyorlar, milletin aklı ermezmiş bu işlere diyorlar. Bundan birkaç sene önce de böyle deyip, ‘Açılım’ yapmışlardı. Neticede yüzlerce askerimizi, polisimizi şehit vermiştik.
1984 yılında Eruh ve Şemdinli'de ateşi yakanlar şimdi tamam harç bitti yapı paydos mu diyorlar? Ne elde ettiler, ne kazandılar acaba? O gün o katliamları yapan, yaptıran iradenin asıl amacı neydi? Nedir sahi? Amacına ulaştı mı? Bu soruları sormayacakmışız!
Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlet olarak kurulmuştur. Üniter devletler bir asli ve bir veya birkaç tali halk tarafından kurulur. Ve genellikle devletin remizleri, adı, alametleri asli halka göre belirlenir. Siyasal sosyoloji ve siyasal tarih böyle der. Bizde de öyle oldu. Devletin temel alametleri Türk oldu. Ama bu durum Kürt, Arap, Süryani, Çerkez vd unsurları yadsımayı gerektirmedi ki. Onlar da eşit vatandaş olarak birlikte bu ülkede var oldular.
Efendim dil diyorlar. Kimsenin evinde, köyünde konuştuğu dil yasaklanmadı. (Fevri bir iki hadise geneli yansıtmaz). Ama devletin resmi ve eğitim dili elbette ki ekseriyetin dili olacaktı. Çok dilli mi olmalıydı? Yani dil kargaşası ve karmaşası olsa daha mı iyi olurdu? Bakın Amerika yetmiş iki buçuk etnik halktan oluşur ve üstelik de federasyondur. Ama milli kimlik Amerikan ve resmi-eğitim dili Amerikan İngilizcesidir. Ha keza Almanya, Alman dışında, Avusturyan, Polonyan halklar da var ve 16 eyaletten oluşan bir devlet. Ama herkes Almandır, dil Almancadır. Daha onlarca örnek verilebilir.
Ama bizde zaman zaman bölücülüğe masum bir gerekçeymiş gibi sunulan dil tartışması gündemde tutulur. Yahu Osmanlıda bile Türkler ekser halk olmadığı halde kurucu halk olduğu için resmi dil Türkçe idi. Bugün ülkemizde kendini farklı etnisiteyle tanımlayan herkes Türkçe bilir, Türkçe ortak dildir. Aksi mı olaydı, birbirimizle anlaşamayan bir toplum mu olaydık?
Bu yeni açılım ya da barış artık etiketi neyse, ilginçtir daha düne kadar adıyla birlikte anılan herkesin hain, illet, zillet diye yağmalandığı bir parti DEM ile kurgulandı. Ve yine ilginçtir 50 yıl Türkçülük yapan bir parti eliyle dizayn edildi.
Barış kötü müdür? Asla! En kötü barış çatışmadan, savaştan iyidir elbette. Ama kavgayı başlatan nedamet getirdi mı pişmanlığını belirtti mi? Ben duymadım.
Ben Urfalıyım. Benim çocukluğumda, ilk gençlik yıllarımda okulda, mahallede arkadaşlarımız Kürtse Kürt, Arapsa Arap olduğunu gerektiğinde söylerken benim gibiler de kendimiz için Türküm bile demez Urfalıyam derdik. Aralarımızda etnisiteden, dil farkından dolayı ne çatışma ne anlaşmazlık olurdu. Ortak dil Türkçe ile bir ve beraberdik. Ama o günlerde fitnenin adı Apocular diye duyulmaya başlanmıştı. Sonra o fitne büyüdü ve bu ülkede yaşayan Türk, Kürt hepimize nelere mal oldu! Elbette bu fitnenin, belanın banisi ve hamisi emperyalizmdi.
Gerçekten sormak lazım, sırf Kürt diye devlet memuru mu, milletvekili mi, belediye başkanı mı, bakan mı, iş insanı mı, sporcu mu, bilim insanı mı olamadı kimse? Bir Türkün olabildiği neyi olamadı Kürtler?
Artık bir karar verilmiş bizi yönetenler tarafından. Hala işin içyüzünü, koşulları bilmiyoruz. Yasal değişiklikler yapılacağından bahsediyorlar. BOP bu mevzunun neresinde bilmiyoruz. Birçok hususu bilmiyoruz. Zaten bize yani halka bir şey soran da yok.
Umalım ve dileyelim ki sonucu hayırlı olsun.”
MEHMET FARUK HABİBOĞLU KİMDİR
1963 yılında Urfa'da doğdu. Temel eğitimlerini orada tamamladıktan sonra 1985'de Bursa Uludağ Üniversitesi'nden mezun oldu. Mesleği mali müşavirdir.
Çocuk yaşlarından beri siirle ilgilenmekte olup şair ve yazar olarak birçok sanat derneği ve grubu yanında Gebze Şiir Meclisi'nin de müdavimidir.
Siyasetle de ilgili olan Habiboğlu, 1990'lı yıllarda önce MHP Urfa teşkilatında aktif siyasetle ilgilenmeye başlamış ve ardından Büyük Birlik Partisi Şanlıurfa teşkilatının kurucuları arasında yer almıştır. İki dönem Şanlıurfa merkez ilçe başkanı ve sonrasında il ikinci başkanı olarak görev yapıp 2010 yılında Anayasa değişikliği ile ilgili parti kararına itiraz ederek BBP'den istifa etmiş, uzun süre aktif politikadan uzak durmuştur.
Nihayet 2017 yılında yerleştiği Gebze'de İYİ Parti teşkilatı kurulduğunda ilk üyeleri arasında yer alarak yeniden parti siyasetine dönmüştür. Daha sonra yerleştiği İstanbul Kartal ilçesinde İYİ Parti Kartal örgütü üyesi olarak aktif siyasi çalışmalara devam etmiş bu dönem Kartal İlçe Yönetim Kurulunda Eğitim Politikaları Başkanı olarak görev yüklenmiştir.
Emekli Mali müşavir olup, evli ve 4 çocukludur.
5 tane şiir 1 tane deneme kitabı yayınlanmıştır.
Bunlar:
Bencileyin (1994)
Zuhur (2002)
Hoşça Kal Aşk (2011)
Mariana'ya Mektuplar (2020)
Uçurum Kenarında Rapsodi (2022)
Keşkeler Okyanusunda Umutsuz Çırpınış (2023-deneme)
Gebze şehir içi fotolar Aktan Uslu arşivindendir…
HABER DİZİSİNE DAİR
Sevgili okur…
13 Temmuz Pazar gününden itibaren ilkini AKP Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya’nın sosyal medya paylaşımından haberleştirdiğim ülkemizin gerek bölgemiz gerek ilimizi de hareketlendiren sıcak gündemine dair..
Gebze Bölgesi ilçelerinin yanısıra partilerin il başkanları, ilimize gelen siyasi parti genel başkanlarının görüşlerine de yer yer vermeye çalışacağım.
Gebze Bölgesi harici merkez ilçe İzmit dâhil parti başkanı görüşü çok zorlar, olmayacak gibi.
Analizde içeren her bölüm her tür yanıt hakkına ve okur görüşüne, elbette hakaret içermedikçe açık olacak.
Her ne kadar internetten sebep “ulusalmış”, “evrenselmiş” gibi görünüm verse de Gebze Emek, Gebze Bölgesi öncelikli bir ilimiz yerel basınıdır. Bozmamalı.
Dizi günlük tekil devirde yürümeyecek. Sitenin ben dâhil bir kişi olmasından sebep ve saha haberciliğine de çok önemsememden şartlar elverdikçe bazen günde birden fazla, bazen hatta birkaç gün sıfır çekerek, düzensiz yürüyecek.
Dizi kesinlikle halk görüşüne de açık olacak.
Her tür iletişim için…
GSM ve Whatsapp: 0535 259 96 55
Facebook: Aktan USLU