Futbol insanları dengeli  ve düzgün iş yapmalı
01 Eylül 2026 09:56

Grubumuzda düşecekler şimdiden "belli" Futbol insanları dengeli ve düzgün iş yapmalı

Gebzespor Teknik Direktörü Besim Durmuş sadece grubumuzda bir takımın çekildiği, iki takımın toplam 24 puanının şimdiden silindiği futbol hallerini değerlendirdi. Özetle gidişatın gidişat olmadığını belirtip futbol insanlarının daha dengeli ve düzgün işler yapması gerektiğini söyledi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Seri röportaj – 2

Gebzespor geçen sezon lige Teknik Direktör Cihan Erdil ile başladı. Muzaffer Bilazer ile sürdürdü. Emre Toraman ile tamamladı.

Gebzespor’un mücadele ettiği 2’nci Lig Kırmızı Grup’ta da üç takım düşecekti. 34 haftalık maratonda hangi takımların düştüğü 22’nci haftada, Mersin İdman Yurdu’nun bizimle Gebze’de oynayacağı maça çıkamaması ile belli oldu. Tam 100 yıllık mazisi olan bir çınar, aynı sezonda ikinci maçına çıkamayınca otomatikman düştü.

18 takımlı ligde grup şampiyonluğu ve play off hattı toplam beş takıma nasip olacaktı. Sezonun bitimine 10 hafta kala yedi takım yarışın içinde, diğer sekiz takım mantalitede yarış dışı idi. Ne düşme kaygısı, ne yükselme iddiası olmadan sezonu tamamladı.

Bu sezon öncesi grubumuzda 84 yıllık mazisi olan İzmir ekibi Menemen Futbol Kulübü ligden çekildiğini açıkladı.

Yine aynı grupta yer aldığımız Hatayspor, lige (-6) puanla başlayacak. Çınarlardan Adana Demirspor borç batağında ve sezona (-18) puanla başlayacak.

 

Gebzespor Teknik Direktörü Besim Durmuş ile Bolu’daki kampta röportajımızda futbolun bu hallerini de konuştuk, Gerek futbolculuk, gerek teknik adamlık yıllarında halk dilinde ‘görmüş geçirmiş’, hayatın futbol alanında hem iyi hem kötü yönlerini yaşayarak tecrübe edinen Durmuş ile kulüplerde süreklilik ve kalıcılık, takımların başarısında teknik heyet istikrarı, kulüplerin mevcut hallerinin futbolumuza yansıması gibi mevzuuları konuştuk. Besim hoca, çokta soru sordurmaya gerek kalmadan şunları kaydetti:

Uygun görürseniz bir lig değerlendirmesi yapar mısınız? Geçen sezon, bu sezon, şirketleşmeler, ligin geldiği hal...

  • Bir futbol adamı olarak kendi işimizde dertlenen insanlarız. Bu işe kafa yoruyoruz. Gençleri seviyoruz. Elimizden geldiğince çalıştığımız kulüplerin kurumsal yapısına zarar vermeden, altyapıdaki oyuncuların gelişimlerini tamamlarken kulübün de gelişimine katkı sağlamalarını istiyoruz. Felsefe ve tabiat olarak böyle bir yapımız var. Bundan keyif alıyoruz, hoşumuza gidiyor. Bütün çalıştığımız kulüplerde uzun vadeli kalma fırsatlarımız oldu. O kulüplerin altyapı takımlarındaki hocalar ve oyuncularla sürekli beraber olduk. Gebzespor’da da altyapıdan 5-6 oyuncumuz var.
  • Türkiye'de alanımızda hiçbir zaman fırsatlar bitmiyor ama futbol insanları olarak, bu ülkenin bir paydaşı olarak bizim daha dengeli, daha düzgün, daha aklı başında işler yapmamız gerekiyor. Gelecek nesiller ve ülkemiz için kulüpler yaşamalı. Bunun için de kulüpler altyapılarına yatırım yapıp kurumsal olarak sürdürülebilirliği ortaya koymak zorunda. Ama maalesef Türkiye'de futbol çok popülist bir yapı içinde. Günlük haberler ve çok farklı algı insanları etkilediği için günümüzde çok güncel işlerle uğraşıyoruz. Günü, ayı, haftayı, yılı kurtarmaya planlanıyoruz. Bir sene sonrası ya da gelecek yıllarla ilgili sürdürülebilir yapıları göz önünde bulundurmuyoruz. Yani tesis gibi; oyunculara ödenen paralar, kulüplerin hedeflerine uygun oyuncular, altyapıdan gelecek oyuncular gibi, birbirini tamamlayan yönetim kurulları oluşmuyor. Belediyeler kurumsal yapılar, kulüplerin geleceklerini inşa ediyor. ‘Futbol sadece futbol değil.’ Bu söze herkes söylüyor ama içi çok ‘lebiderya’ bir şey.

Şu örneği vereyim: Türkiye 2. Liglerinde geçen sezon son 10, 15 hafta kala düşen takımların belli olduğu bir bir organizasyonun parçasıydık. Geçen sezon TFF 2’nci Lig Beyaz Grup’ta, Muğlaspor Kulübünde idim. Bizim grupta da devre arası tahtası kapanan kulüpler oldu. Futbolculara ödeme yapılamayınca devre arası ayrılıklar yaşandı. Tahta kapalı olduğundan genç takımla, A2 takımıyla maçlara çıkıp küme düştüler. Birçok kulüp isim değiştirdi.

İyi örnekler de var. Beyoğlu Yeniçarşı’da Kulüp Başkanı Ahmet İskender Karadeniz futbola, gençlere, tesislere yatırım yapıyor. Kulübün kurumsal yapısı çok güzel. Para harcıyor ama ne maksatla, güvenli şekilde, ne yaptıklarını biliyorlar.

Ama benzeri şekilde şirketleşen başka kulüp de tam tersine, hayal satıyor ve kulübün içini boşaltıyorlar. ‘Bu yıl’ için çok değerli bir enerji açığa çıkarıyorlar ama ‘bir sonraki sene’ beklentisine cevap alamayınca kulüp kayyuma gidiyor, takımı amatör liglere kadar gidiyor. Profesyonelliğe Geçiş Ligi adını alan Bölgesel Amatör Lig’e 31 takımın katılamayacağını açıkladı. TFF 2 ve 3’ncü Liglerde kulüp kapısı açılmayan takımlar var. 04 Eylül’de bu sezonun birinci transfer ve tescil dönemi sona erecek.

Farzımisal; ‘15-20 milyon lira’ alan bir oyuncunun takımıyla ‘500 liraya’ maç başı ücretle oynayanın takımları karşılaştığında, yapının adaletli olmadığını düşünüyorum. Hâlbuki kulüpler, takımlar arasında ne kadar çok rekabet yaratabilirsek futbolun ve futbolcunun gelişimi de daha verimli, daha üretken hale dönüşecek. Maalesef bu yapı bizde yok. Geçen sezon yoktu, önümüzdeki sezon da yok. Geçen sezon 7-0, 8-0 biten maçlar oldu. Bu tür sonuçlar, bu seviyelerdeki liglerde çok hoş değil. Profesyonelliği doğru yapmamız, amatörü doğru yönetmemiz gerekiyor. Bizde her ikisi de yarım ve iç içe geçmiş halde. İşin içinde haksız rekabet çok var.

Son 10 gün içinde kulübümüze gelmek isteyen 100’lerce oyuncu oldu. İçlerinde para istemeyenler de yer aldı. Böyle bir yapı olmaması gerekiyor. Gebzespor ve emsali üç beş takımda oyuncuların durumu iyi ama diğer oyuncular için durum çok iç açıcı değil. Neyle karşılaşacağımızı bilemiyorum ama konunun başına dönüyorum: Bu konuyla dertlenen, bulunduğu yerde oyuncuya zarar vermeden kulübünü koruyan ve oyuncuyu geliştirmek isteyen bir futbol adamıyım. Ailesine, eşine, çoluğuna çocuğuna, vatanına sahip çıkacak bir jenerasyonu koruma ve kollama adına bu konuyla dertleniyoruz. Kulüplere yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Gebzespor kurumsalında bir kulübün ve futbolun yaşaması, kulüplerin kendini ifade eder yapılara kavuşması, gençliğe hizmet etmesi her kulüp ve Milli takım için önemli. Fenerbahçe 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek. Ülke olarak çok sevindik. Benzerlerinin artması ve sürmesi, Türk oyuncuların çoğalması ile mümkün. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında bu cevher ve çok sayıda genç yetenek var. Gelecekle ilgili bizi daha iyi yerlere taşıyabilecek bir futbol organizasyonunu, basketbol ve voleybolda olduğu gibi bizim ülkemiz ortaya koyar. ‘Voleybol ülkesi olduk’ diyorlar, aslında burası futbol ülkesi. Bunu başarmamız lazım. Yani Türkiye'nin yapacak çok işi var.

Şahsım adına ekibimle beraber bulunduğum yerde kulüplere zarar vermeden, kulüpleri büyütme adına, sahada oyuncularımızla kulübün beklentisine cevap verme adına son birkaç yıldır çok güzel şeyler üretiyoruz. O heyecanla buradayım. İnşallah onu burada da sağlarım. Tüm paydaşlarımıza şunu söyleyebilirim: Futbol var oldukça her şey daha güzel olacak. Bu işi çok çabuk tüketmeyelim. Burada sadece bize değil devletimize, belediyelerimize, kulüp başkanlarımıza, yerel yönetimlere görev düşüyor. Gençliğe hizmet çok değerli.

Gençliğe hizmet; oyuncuyu kötü alışkanlıklardan korumak ve gerektiğinde kurtarmak, iyi bir birey yapmak, olumlu alışkanlıklara sevk etmekten geçer. Futbol ülkemizde çok seviliyor ve en büyük birleştirici unsur. Futbola yatırımda bulunmalıyız.

Benim Gebzespor ile yaptığım mukavelemde de tazminat maddesi yok. Yani biz hem yarın gidecekmiş gibi hazırız, hiç gitmeyecekmiş gibi de çalışıyoruz. Beynimizin arkası boş. Endişemiz, korkumuz yok. En iyi şekilde kendimize ortaya koymaya çalışıyoruz. Altyapılardan, işte kulübün yapılanmasından bahsediyorum. Gebze’nin çok kozmopolit bir yer olduğunu, burada işlerin skor odaklı yürüdüğünü çok net biliyorum. Biz kendi en iyimizi ortaya koyalım, Allah büyüktür. Belki burada bir şampiyonluk yaşatacak. Belki de bunun meşalesini biz yakacağız. Çalıştığım kulüplerde benden sonra gelenler bıraktığım izi silemezler. Benimle tanışan beni fark eder ve bir daha asla unutamaz.

Bizim bulunduğumuz yerde fark olur. Ben bir insanı, bir oyuncuyu, bir grubu bir yere esinlendirir, hayal gücünün içini doldururum. ‘Kavga’, mücadele ve emek zemininde sahadaki davranışlarını geliştirerek, rakipten daha çok mücadele eden bir takıma dönüştürürüm. Kimsenin sahada bizi kendi isteğine, kendi moduna çevirmeyecek bir organizasyonu ortaya koyarım. Bütün oyuncuların içinde yüzde 20-25 oranında, konfor alanından çıkmayıp vermedikleri bir enerji var. Ben ona talip oluyorum. Ben o yüzde 98'den kalan yüzde 2'lik ya da yüzde 49'dan kalan yüzde 51'lik o dilimlere talibim. Orada çok büyük cevher var. Onu açığa çıkarttığımızda herkes kendi en iyisini ortaya koyuyor ve başarı geliyor. Benim bulunduğum yerde oyuncular kendiliğinden kulübe gelir gider. Biz sahanın içini kontrol ederiz, sahanın dışında insanlar özgürdür. İnsanlar mutlu olduğu yerde verimli hale dönüşüyor. Bizim olduğumuz yerde mutluluk olur. İnşallah bunları saha sonuçlarına yansıtarak çok güzel hayalleri hayata geçireceğiz. Biz asla kötü şey düşünmüyoruz, hep olumlu ve iyi şeyler düşünüyoruz.”

Seride dün

Yeni transfer yok. Bu kadro lige yeter

https://www.gebzeemek.com/haber/spor/yeni-transfer-yok-bu-kadro-lige-yeter-/4502.html

 

Seride yarın

Besim Durmuş ile mazi…

Kartalspor, Muğlaspor, Karaköprüspor ile deneyimler, değerlendirmeler, yaşanmış hikâyeler…

 

Güncelleme: 01 Eylül 2026 09:58
BENZER HABERLER
X