İL OLMAK VEYA OLMAMAK! Gebzespor ve Dursunlar ile kent ve kentliyiz
“Gebze’yi il yapmayacağız ama bir ilde ne varsa Gebze’de olacak” / Recep Tayyip Erdoğan / 2002 genel seçimleri öncesi / Gebze mitinginden
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı yıllar idi.
Gebze – Topkapı arası olanlar dâhil şehirlerarası otobüslerin Çayırova – Kozyatağı arası E5’ten alınıp TEM’e mecburen yönlendirildiği…
Çakma “efsane” toplu taşıma hattı 500T’nin Cevizliğibağ – Tuzla Şifa Mahallesi arası faaliyete geçtiği ilk yıllar.
İstanbul’da iki yaka arası çalışan tüm halk otobüsleri çift….
Bir tek Gebzeliler’in de mecbur edildiği 500T üç biletli.
Ne soyulduk, ne vurguna uğradıydık; ta ki Erdoğan’dan sonra İBB Başkanlığı’na partilisi, merhum Kadir Topbaş geldikten sonra aleni soygun sonlandı.
Bir süre önce 500T kısaldı. Şifa Mahallesi – 4 Levent’e dönüştü. 4 Levent – Cevizlibağ diye, 500L diye bir hat kuruldu. Öte yandan 500T ile 4 Levent’in ötesine yolculuk edenler mağdur edildi mi, hayır. 500T’den 500L’ye aktarım ücretsiz oldu.
Gerek AKP’li merhum Kadir Topbaş dönemi gerekse mevcutta CHP’li, İmamoğlu’nun malum durumundan sebep Nuri Aslan’ın başkanvekilliğindeki İBB’de halkın hakkını koruyan adalet sürüyor.
Recep Tayyip Erdoğan ola ki İBB Başkanı olarak devam etseydi vay ki ne vay idi halimize. Şifa’dan 4 Levent’e üç bilet. Yetmez. 4 Levent’ten Cevizlibağ’a bir bilet daha.
Gebze’yi il yapmayacakmış da bir ilde ne varsa Gebze’de olacakmış…
Şahsi kanaatim;
Gebze er veya geç il olmasına olur üstelik Büyükşehir statüsü ile olur da kent ne zaman olur. Bilinmez…
Cumhur İttifakı’nda ekseri MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Maraş depremleri öncesi sözünü ettiği, “Cumhuriyet’in 100’ncü yılında 100 il” projesinin taslağında adı geçen iller arasında dahi yer almadık, ulusal ölçekli gazetelerin ilgili haberlerinde.
Bu arada Gebze’den bağımsız şekilde askıya alındığı aleni projenin askıya alınma sebebi malum olduğundan negatif bir eleştirim yok. Maraş depremleri izleri yüreklerden hiç çıkmayacak manevi acılarıyla birlikte sonrası ile yeniden toparlanmada önemli bir maliyettir ve bir ilçenin il olması da öyle az buz maliyetli bir icraat değil. Askıya alınması, ertelenmesi doğal.
Gebzespor’un önceki pazar günü Arnavutköy Belediyespor maçının sadece devre arasında, protokol tribününde dolanarak yer alabildim. O 15 dakikalık süreçte dahi bir kentte yaşadığımı hissettim. Ama maçı protokolden takip edenlerin nitelikleri itibariyle çeşitlilik zenginliği, ama tribünlerde doğum yeri veya köken itibariyle yurdun dört bir yanından yurttaşların olağanüstü bir coşkuyla takıma olan desteği 90 dakika süreyle olsa dahi Gebze’yi bir kent olarak algılatıyor.
Belki “taktın” diyeceksiniz ama bence konumlarından öte icraatları işlevleri itibariyle hemşeri dernekleri, kentleşememenin önemli etkenlerinden.
Üyeleri veya hemşerilerinin acı ve mutlu günlerinde sergiledikleri birliktelik iyi olmasına iyi de genelde veya yerelde kenti yönetenler ile çeliştiklerinde ve sorunları olduğunda, neredeler. İki örnekle açabilirim:
Gebze içinde mahalleden öte beş mahalleli bir bölge olarak Beylikbağı’nda yurttaşların tapu sorunları sürüyor. Beylikbağı malum, namı diğer Küçük Giresun.
Bir diğer problemli mahalle veya muhit, Gümüşhaneli yoğun Kirazpınar.
Her iki bölge ve mahallede sorunlu yurttaşlar sivil toplumcu aynı zamanda ve her iki yerde de mahallelerin isimlerini taşıyan dernekler var.
Ama il, ilçe ve köy ölçekli olmak üzere her ikisinde de ne bir Giresun, ne bir Gümüşhane Derneği’nin esamesi okunmuyor.
Bugünkü yorumumun görselini şahsıma ait sitenin şahsıma ait haberinden seçtim ancak cuk oturdu kanaatindeyim.
Gebze'ye bağlı Beylikbağı Mahallesi Muhtarı Osman Şahin, Beylikbağı’ndaki elektrik kesintisine tepkisini Mahmut Yandık’ın da aralarında bulunduğu, beşi Beylikbağa bölgesinden çıkan altı siyasetçiyi etiketleyerek gösterdi. Dört saat ses çıkarmayınca, “Sizinki siyaset değil işçi patron ilişkisi” diye eleştirdi
Yoktur demiyorum ama bana denk gelmedi. Sadece Beylikbağı değil aslında. Gebze Bölgesi’nde yerleşik yurttaşların memleketlerinden sebep orası ile de anılan mahalle veya muhitlerinde, ilgili hemşeri derneğinden soruna dair ne bir tepki. Ne bir açıklama…
Zorlarsan neymiş, siyasiymiş.
Elektrik kesintisi sorununu ifade etmenin nesi siyaset.
Genelde veya yerelde iktidarı yıprattığı doğrudur ama bundan sorunu yaşayan yurttaşa ne. Size ne?
Yurttaşın o eziyeti çekerek bedel ödediği bir vakada varsın iktidarlarda sandıkta bedel ödesin..
2002’den bu yana AKP iktidarda diye söylemiyorum. Ama kimi seçimlerde “İstikrar” propagandası, kiminde “Üçlü olsun güçlü olsun” sloganları ile mevcudu koruyan iktidar partisi günümüzde artık “dinlenmeyi hak eden” bir metal yorgunluğunda.
O veya bu gerekçiyle, her şeye rağmen sürdürülebilir hale gelen iktidarlık hallerinde, “Nasılsa seçiyorlar” rehavetinde.
Aksi halde Gebze’de de uzun yıllar görev yapan, tayini çıkan, emekliliği sonrası yine Gebze’ye dönen Emekli Astsubay Tuncay Dursun..
Gebze’ye temelli dönüşünün ardından özel sektörde çeşitli işyerlerinde de çalıştı. Hatta ikisinde BMİS Gebze çatışmalı şekilde örgütlülük halindeydi ve o iki fabrikada İnsan Kaynakları yöneticisiydi. Kimi tutum ve davranışlarından ötürü sendikanın tepkisini çektiydi. Bir dönem siyasete de ilgi duydu. Vatan Partisi’nin etrafında da dolandığı oldu.
Elazığ kökenli ama bence iyi bir kentli.
WhatsAppıma her gün illaki bir iki kent sorunu düşüyor. Kimi zaman haberleştiriyorum, yoğunluktan ötürü haberleştiremediklerim veya beklettiklerim oluyor.
Dün Köşklüçeşme, Yeni Bağdat Caddesi üzerinde bir su sızıntısı ihbar etti. Hemen KBB Başkanvekili Hasan Soba ve Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Yandık’a ilettim. Eksik olmasınlar. Hemen ilgilendiler ve İSU’ya pas ettiler. Bir süre sonra Soba’dan bir bilgi notu geldi:
“İlgili adreste galericiler araç yıkıyor. Onun suyu, herhangi bir arıza yok. Dolaşıldı.”
Tuncay Dursun yine ikna olmadı. Çok uzun süre akmış.
Ben de bu gibi durumların zamanında İSU’ya şikayet edilmesinin daha isabetli olacağını söyledim, naçizane.
Ama Tuncay Dursun durmuyor. Kent hafiyesi olarak, kentli olarak.
Bugün, gönderdiği fotoların teknik sebeplerden ötürü Facebook sayfamdaki linkinden yayını ve son iki şikâyeti ile bağlıyorum:
“1990’lı yıllarda Güneydoğu’da yaşanan sıkıntıları yaşıyoruz. Köşküçeşme Mahallesi’nin en az 10 sokağında sokak lambaları yanmıyor. Elektrik, su kesintileri rutine döndü. Kamu görevlilerinin sorumlulukları erozyona uğramış olabilir. İktidarın ilçe başkanı nerede. Ne ile meşgul. Sokaklarda göz gözü görmüyor. Bu kesintiler her türlü kötülüğe zemin hazırlar.
Köşklüçeşme Mahallesi elektrik kabloları günlük arıza yapıyor. Sık sık elektrik kesintisi yaşanıyor.
Gebze'de toplu taşıma araçları fenni muayeneden geçiriliyor mu? . Vatandaşa gelince 40 dereden su getiren TÜVTÜRK, yürüyen hurda araçlara nasıl olur da onay verir.”
Fotolar: