Hatay’da golle başlarsa tutana aşk olsun!
03 Eylül 2026 13:31

Kaptan beklentinin farkında Hatay’da golle başlarsa tutana aşk olsun!

Gebzespor’da geçen sezonu 23 golle kapatan ve bu sezon takım kaptanlığını üstlenen Mustafa Batuhan Altıntaş camianın takımdan da, kendisinden de beklentisinin farkında. Usta golcü sezonun ilk maçında Hatay’da golle başlarsa, gerisinin artarak geleceğine inanıyor

Aktan Uslu Tüm haberleri

“Kişinin ahlaki temel eğitimi aileden başlar. Bursaspor’un eski oyuncularından ‘Köylü’ lakaplı Mustafa Altıntaş’ın torunuyum. Galatasaraylı eski futbolcu, ‘Rambo’ lakaplı Yusuf Altıntaş’ın oğluyum. Amcam Yaşar Altıntaş; Sakaryaspor, Kocaelispor ve Ankaragücü’nde oynadı. Abim Ahmet Altıntaş da futbolcu idi. Bizim ailede şu vardı, babamın her zaman ufakken söylediği şey şuydu: ‘Kötü futbolcu olabilirsin, kötü şey olabilirsin ama hiçbir zaman karakterinden taviz vermemen gerekiyor ve karakterli olman gerekiyor.’ Allah'a şükür en azından kendi içimde karakterli bir insan olduğumu düşünüyorum. Beni takdir etmek bana düşmez ve farklı insanların düşünceleri de benim için çok önemli. İnşallah bu zamana kadar kimseyi kırmamışımdır. Bugüne kadar karakterimle alakalı kötü bir söz duymadım. Futbol kariyerim bitene kadar da duymak istemem.”

Gebzespor’un Bolu’daki üçüncü etap kampı esnasında Gebze Emek’e konuşan, Gebzespor’da ikinci sezonuna hazırlanan Mustafa Batuhan Altıntaş kimdir…

Aslen Trabzon eşrafından olan Mustafa Batuhan Altıntaş, 1996 yılında, Türkiye’de modern tıp eğitiminin başlangıcı (1827) olan ve Tıp Bayramı olarak kutlanan 14 Mart günü dünyaya geldi.

Futbola 12 yaşında iken; Kocaeli Güneşspor’da başladı. Futbola başlamasına Güneşspor’a giden okul arkadaşları, sürdürmesinde kulüp kurucularından, günümüzde de kulüp yönetim kurulu üyelerinden Ali Şentürk etken oldu.

Başarıları ile dikkat çeken Kocaeli Güneşspor’un altyapı takımları Beşiktaş ve Bursaspor Kulüpleri tarafından takibe alınırken Altıntaş, 2009’da Bursaspor altyapısına transfer oldu. Bursaspor’un U16 ve U17 takımlarında iki şampiyonluğun ardından 2012 yılında, henüz 16 yaşında iken yeşil beyazlı kulüpte profesyonelliğe geçti:

“Bursaspor maceram bana çok şey kattı. Buralara ve bugünlere gelmemin en büyük sebeplerinden birisidir. Bursaspor gerek altyapısı gerek her anlamda, çok güzeldi. A takıma yükseldikten sonra Almanya’ya, Hamburger SV takımına transfer oldum.  Orası da benim için çok büyük, güzel tecrübe oldu, çok şey kattı.”

Almanya dönüşü futbol macerası Süper Lig ekipleri Kasımpaşa ve Yeni Malatyaspor’da; ardından çeşitli liglerde Giresunspor, Boluspor, Ankaraspor, 1922 Konyaspor, Erzincanspor ve Sultan Su İnegölspor’da top koşturduktan sonra geçen sezonun başından itibaren Gebzespor’da sürüyor.

Mustafa Batuhan Altıntaş’a Almanya dönüşü Kocaelispor’dan da teklif gelmiş ancak tercihini Süper Lig ekibi Kasımpaşaspor’dan yana kullanmış. Kocaelispor, 2’nci Lig’de mücadele ederken de transferde adı geçmiş ama olmamış: “Benim hedefim daha üst liglerde oynamak oldu.  Avrupa'da kalıcı olmaktı. Hamburg'dan sonra kiralık dönmüştüm. Tekrar hani Avrupa'ya gitmek için fırsat, İsviçre 1’nci Lig ve Almanya 2’nci Lig takımlarından teklifler vardı. Türkiye'de olunca tekrardan oralara gitmek, yapmak biraz zor oluyor.

Avrupa’da futbol her zaman bizden iki gömlek üstte. Kendimi daha fazla geliştiririm, A Milli takım forması giymek için de fırsat olur diye düşündüm. Amacım en azından hani Avrupa'da ses getirmekti.

Bursaspor'da sözleşme uzatmamıştık, anlaşamamıştık. Kadro dışı kalmış, bir sene oynamamıştım. Buna rağmen Hamburg’a tek başına gittim. Oradaki tempoya ayak uydurmak çok zordu. Alışma süreci, farklı bir kültür, dilde olmayınca çok fazla sıkıntı yaşadım. Bundesliga'da bir maça çıktım. Onu da iyi geçirdim. Hocalar da çok memnundu. Bana, ‘Kiralık gidip daha güçlü gelebilirsin’ dediler. İsviçre 1. Ligi'nden, Almanya 2. Ligi'nden teklifler vardı. Rıza Çalımbay hoca da isteyince Kasımpaşa’ya geldim. Aslında Avrupa şansımı biraz kötü kullanmış gibi oldum ama sonuçta hayat ve futbol sürüyor.”

Ailesi İzmit’te yaşayan Mustafa Batuhan Altıntaş, bekâr. “Ufukta evlilik var mı?” sorusunu, “Nasip, isteğimiz var ama hani Allah inşallah karşımıza...hayırlısı neyse o olsun hakkımızda. Tabii ki de çocuğum olmasını isterim, birisine karşı hani bir şey hissetmeyi istiyorum” diye yanıtlayan Altıntaş, günümüz itibariyle İzmit’teki ailesine yakın olmaktan ötürü de mutlu:

“Her futbolcu, aynı zamanda gurbetçi. Evli barklı, çoluk çocuk sahibi olanlar için durum daha da zor. Yeni bir transferde o şehre hadi eşini de götürdün ama okuyan çocuğun varsa, sıkıntı. Ben evli değilim ama arkadaşlarımdan duyuyorum. Her yıl değişik bir hayat olabiliyor. Ben İzmitliyim. Burada kendim için söylemiyorum, ama başka arkadaşlarım başka şehirlerden gelecekler. Küçük yaşta çocuğu olanlar için gittikleri yeni yerlere alışması sıkıntılı olabiliyor. Ben bekârım, tesiste kalıyorum. Bazen İzmit’e, eve çıkıyorum. Kendi başıma idare edebiliyorum. Ama evli arkadaşlar eşi ve çocuğuyla, ailesiyle hareket ediyor. Bu çok daha farklı psikoloji olabiliyor.

 

BURSASPOR VE ELAZIĞSPOR’UN BENDEKİ

YERİ FARKLI. ONLARA GOL ATTIĞIMDA SEVİNMEM

  • Geçen sezon Gebze’de 4-2 kazandığımız maçta Bursaspor'a üç golün var ve olgun bir tavırla sevinç gösterin olmadı. Eski takımlarına gol attığın başka maçlar oldu mu?
  • 2024’te İnegöl’de 2’nci Lig’de oynarken 2-0 kazandığımız Erzincaspor maçında da attığım gol sonrası belirgin şekilde sevinmemiştim. Bugüne kadar oynadığım takımlar arasında Erzincanspor ile Bursaspor’un benim için çok ayrı bir yeri var. Erzincanspor’a transferim futbol kariyerimde düşüş yaşadığım zamana denk gelmişti. Ümit Karan Hocam, bana güvenip oraya aldırmış ve Erzincan'da çok iyi sezon geçirmiştim. Dönemin Erzincanspor Başkanı Gökhan Keleş ile Ümit Hoca bana çok sahip çıktılar ve orada, futbolda yeniden yükselişe geçtim. O benim için futbolda dönüm noktalarından biriydi. Onun için Erzincan'a attığım golde de sevinmedim. Bursaspor'da bana verdiği katkıyla buralara gelişimin sebebi oldu.
  • Bir yere kadar yeteneğimiz var ama yetenekten ziyade karakter de çok önemli ve Bursaspor’un bize kattıkları, gelişim çağında yaptıkları çok önemliydi. Bursaspor'da şampiyonluklar yaşadım, A takıma çıktım. Oranın yeri çok ayrıydı. Geçen sezon Gebze’deki maçı kazandığımız için de, iki gol attığım için de elbette mutlu ve sevinçliyim. İnanılmaz bir atmosferde, bence çok güzel bir gol de kaydettim ama gollerim sonrası sevinç gösterisi yapmam yanlış ve kötü niyetli bir davranış olurdu. Eski takımlarıma karşı, gittiğim takımlarda gol atıp sevinmişliğim olmuştur, olacaktır ama Bursaspor ve Elazığspor’un bendeki yeri farklı. Dediğim şekilde sevinmem.
  • Geçen sezonki performansına rağmen kimi maçlarda taraftar tepkisi aldın… Bu tarz tepkiler oyununa olumsuz yansıyor mu?
  • Futbolun içinde taraftarın gerek takıma, gerek futbolculara tepkisi var ve bunlar olağan haller. Şu anda biz Messi'yle Ronaldo'yu eleştirecek bir durumdayız. Her ikisi de bence dünyanın en iyi futbolcuları ve uzun yıllar onların düzeyinin üstüne çıkabilecek oyuncular olmaz diye düşünüyorum. İşte Messi ve Ronaldo bile eleştirilebiliyorken e biz de eleştirebiliriz abi. Beni beğenirler, beğenmezler. Farzımisal her 100 kişiden 80’i beğenir, 20’si beğenmez… Herkesin futbol görüşü çok farklı. Ben buna saygı duyuyorum. Taraftar tepkisine bazen üzüldüğüm oluyor ama hiçbir zaman etkilenmedim. Çünkü futbolda olduğunu biliyorum. Yeri geldiği zaman birçok insandan toplu şekilde küfür yediğim oldu. Biz robot değiliz ki. İyi de oynayacağız, kötü de oynayacağız. Eleştiriler illaki olacak. Şöyle bir şey var: Sadece elimden geldiğini yaptığımı düşündüğüm halde eleştirildiğimde biraz kırgınlıklarım oluyordu. Ama o kırgınlıklar oyunuma hiçbir zaman yansımadı. Belki o günün akşamı düşünürüm üzülürüm ama her ertesi gün, hep yepyeni bir başlangıçtır.

MUŞ DEPLASMANINDA TARAFTARIN

ÇAĞIRDIĞINI DUYAR DUYMAZ GİTTİM

 

  • Muş deplasmanı...
  • Geçen sezon Muş’ta 3-1 kaybettiğimiz maçın ardından hakemin bazı yanlış kararlarına tepkiden ötürü hakeme itiraz ede ede tünele girdim. Maçta bazı gerginlikler de olmuştu. Muşspor’un galibiyetinden ötürü de müzik yayını başladı ve ben o esnada taraftarımızın, takımı tribüne çağırdığını duymadım. Sonra gençlerden biri geldi ve, ‘Abi, taraftar seni çağırıyor’ Skora, sonuca isyan edip tepki göstermişler. Ben zaman zaman kötü de oynayabilirim ama hiçbir zaman, tepki veriyorlar diye taraftardan kaçmam. Ama her şey saygı çerçevesinde olması lazım. Biz taraftar çağırıyorsa her koşulda yanlarına gitmek zorundayız. Oraya kadar bizi destek için gelmişler, gitmeliyiz. Muş maçı sonrasında da çağırdıklarını duyar duymaz yanlarına gittim. Tepkileri de doğal. Biz o maçı kazansaydık veya beraberlik edinseydik, play off hattının içindeydik.
    • Allah razı olsun o kadar o kadar yol mesafesinden bizi desteklemeye geldiler, çok güzeldi. Rakibin taraftar yasağı vardı ve hani biz kendi evimizde oynuyor gibiydik. Taraftarın her zaman bize güç verdiğini biliyorum. Sahaya çıktığımız zaman, onların desteğiyle çok daha motive oluyoruz.

SOMA YENİLGİSİ AĞIR KAYIPTI

FETHİYE’YE YENİLİRKEN TARAFTARI ARADIK

  • Geçen sezonun sence en kritik yenilgileri hangisiydi?
  • Geçen sezonun en kötü ve sürpriz yenilgisi, iç sahada Soma’ya kaybettiğimiz maçtı. Seyirci yasaklı, 2-1 kaybettiğimiz Fethiye maçı ile mantalitede lig bitti. O maçta rakip kaleye giden top, zemine çarpıp geri döndü. Bazen olmayınca olmuyor. Bir de Muş yenilgisi sonrası isteksiz oynadığımız bir maçtı. Bizi taraftar ateşleyebilirdi. Taraftar desteğinin önemine, Fethiye maçında tanık olduk.
  • Geçen sezon Play Off’a kalabilseydik çok farklı bir şeyler gelişebilirdi. Çünkü final maçlarını çok iyi oynayabilecek bir takım halindeydik ve çok fazla sıkıntı yaratabilirdik. 1’nci Lig’e yükselebilirdik.

 

  • Bu sezon senden çok şey bekleniyor. Baskısını hissediyor musun?
  • Beklentinin farkındayım ve bu beni daha çok motive ediyor. Şöyle bir şey var: Tabii ki gol kaçırabilirim, kaçıracağım... Bu sezon Allah inşallah nasip eder, Hatay deplasmanında golle başlarsam çok daha iyi olur benim için. Doğal olarak, forvetteki futbolcudan gol beklenir. Kişişe de gol attığın zaman daha fazla özgüven gelir. Sezona golle başlayamazsam en azından iyi şekilde mücadele ederim, takımıma katkı sağlarım. Baskı her zaman olmalı. Ben daha çok motive oluyorum.

Kaç sene daha oynayabileceğini düşünüyorsun?

  • Fiziğim ve futbol kalitem beni daha ne kadar götürür bilemem ama en az 6-7 sene daha futbol oynamak istiyorum. Çünkü futbolu, futbol ortamını seviyorum. Ve sahaya çıktıkça ailemi mutlu etmeyi seviyorum. Sahada ben iyi şeyler yaptığım zaman onlar da mutlu oluyor. Özel hayatımla alakalı evlenirsem, yaparsam çocuğumun görmesini isterim. Eğer göremezse de çocuğuma hatıra olarak anlatacak güzel anılar biriktirmek isterim. Yani futbolculuk kariyerim bittikten sonra da futbolun içinde olacağımı düşünüyorum. Bu antrenörlük olabilir, yardımcı antrenörlük olabilir, şey olabilir. Hani bu futbolun içinde kalabileceğimi düşünüyorum...
  • İlaveten…
  • Öncelikle, Allah nasip ederse burada bir güzel bir şampiyonluk istiyorum. Geçen sezon Play-Off'a kalamadık, içimizde burukluk kaldı. En azından biz sahada karakterimizi gösterelim, Play-Off'a kalalım ya da direkt şampiyon olalım.
  • Gebze halkı olarak bir başarı istiyorsak, birlik beraberlik olmamız gerekiyor. Yeri gelecek kötü oynayacağız, yeri gelecek iyi olacağız. Her zaman kulübümüzü, takımımızı korumamız gerekiyor. Basından ve taraftarımızdan destek da her koşulda destek bekliyoruz. Kötü mücadele etmemek için takım olarak elimizden geleni yapacak, maç maç ve sezon boyu hiç pes etmeyeceğiz.

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 03 Eylül 2026 13:34
BENZER HABERLER
X