Kartalspor'un durumu içimi sızlatıyor
02 Eylül 2026 10:13

Beykoz'da tarladan kaçardık Kartalspor'un durumu içimi sızlatıyor

Profesyonel liglerde 41 senedir yer alan Gebzespor Teknik Direktörü Besim Durmuş, dörtte birini Kartalspor’da geçirdi. Bordo beyazlıların bugünkü konumunun içini sızlattığını belirten Durmuş’a göre gerilim futbolun diri tutan etken: "Beykoz'da tarlatan kaçar, Karagümrük'ten zor çıkardık."

Aktan Uslu Tüm haberleri

Seri röportaj – 3

 

“Taraflı Spor Sitesi” Klas Spor’un 25 Haziran 2012 tarih ve “Kartalspor, Besim Durmuş’la Devem Dedi” başlıklı haberine göre;

Bank Asya 1’nci Lig ekiplerinden Kartalspor, sözleşmesi sona eren Teknik Direktör Besim Durmuş ile devam etme kararı aldı. Mehmet Tahir Sarıoğlu, "Profesyonel takım teknik direktörümüz Besim Durmuş ve teknik ekibiyle 2012-2013 sezonunda da çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Sarıoğlu ayrıca, Kartalspor altyapı antrenörleriyle de gelecek sezon birlikte çalışacaklarını sözlerine ekledi.

Gebzespor Teknik Direktörü Besim Durmuş, futbola memleketi Samsun’da, Samsunspor altyapısında başladı. 1985 yılında aynı kulüpte, profesyonel sözleşme imzaladı. Dünya Barış Günü olarak kutlanan dün (1 Eylül 2026) 61’nci yaşına giren Durmuş’un futbolculuktan sonra antrenörlük ve teknik direktörlük ile birlikte geride kalan ömrünün 41 senesi, profesyonel futbolun içinde geçti.

Besim Durmuş taraftarlar nezdinde aramızın ekseri “limoni” olduğu; geçtiğimiz yıllarda 2 ve 3’ncü Liglerde, Türkiye Kupası tur eşleşmelerinde rakibimiz olan Kartalspor’da 1990-1993, 1994-1998 ve 1999-2000 yılları arasında 10 yıl top koşturdu. Teknik adamlık kariyeri yine bordo beyazlılarda 2002’de, yardımcı antrenör olarak başladı. 2011-2012’de teknik direktörlüğünü üstlendi. Bir zamanlar Süper Lig’i zorlayan Kartalspor, şimdi İstanbul Süper Amatör Lig’de:

“Kartalspor’un günümüzdeki konumu, içimi sızlatıyor. Egemenlerin (Ukiz), Servetler (Çetin), Oğuzhanlar (Aydoğan) ile oynadığımız kendi zamanımızda iki kere Süper Lig'in kapısından döndük. Türkiye'nin en iyi tesisleri Kartal'da vardı. Anadolu'dan oyuncu gelince tesisleri gezdiriyorduk. Şimdi oralar yıkıldı, park oldu, kiraya verilmiş. Şimdi Kartalspor amatörde.

Kartalspor'dan yetişip Türkiye liglerinde profesyonel olmuş, 150-200 futbolcu vardır. Kartal müthiş potansiyel. Kartal futbol ovası gibi yerdi yani.

Bizim oynadığımız yıllarda Kartal, İstanbul'un en iyi takımlarındandı. Çok sayıda iyi oyuncu barındıran, çok lige oyuncu satan bir kulüptü. İç saha maçlarında stat doluyordu. Herkes Kartal'a maçı seyretmeye geliyordu. Galatasaray'la, Beşiktaş'la hazırlık maçları yapardık. O seviyede bir takımı vardı. Ama tabii nesil değişti, sistem değişti. Yönetenler, anlayış değişti.”

Kartalspor ile Gebzespor camiaları arasındaki “limoniliği” anımsattığımız usta teknik adam bu durumların futbolun olağan halleri olduğunu belirtip, “İstanbul’da ilçeler birbiriyle geçinemez. Biz Pendik, Maltepe ve Zeytinburnu ile de geçinemezdik. Beykoz'a gidince tarlalardan kaçardık, Karagümrük'e gidince zor çıkardık. Bu rekabet tatlı bir şey. Kavga, dövüş olmadıktan sonra bu rekabet insanı sıkı, kulüpleri diri tutuyor. Bu her yerde var

Taraftarın bazı agresif, küfürbaz halleri, her kulübün taraftarında var. Gebzespor da 20 bin taraftar potansiyelli bir takım. Keşke böyle şeyler olmasa ama taraftarın tamamı için o tespitte bulunamayız. Futbolun doğasındaki olağan şeyler. Taraftara hepimiz, tüm oyuncular saygı duyuyor. Onlarsız, bu iş olmuyor. Arkasında taraftar olunca futbolcu ve takım daha sıkı duruyor. Agresif haller bugün de vardı, yarın da olacak, öbür gün de devam edecek. Burada önemli olan bu süreci daha akıllı, mantıklı bir şekilde sürdürebilmek. Taraftar eleştirir. Evet, sövmeden eleştirmesini bekleriz ama eleştiri işin doğasında var. Futbol hep 18 yaşında ve hiç yaşlanmıyor. ” dedi.

Futbol kulüpleri ve takımların başarısında teknik heyet istikrarı üzerine de sohbet ettiğimiz Durmuş örnekleri şahsı üzerinden verdi: “Futbolcu ve teknik adam olarak gittiğim hiçbir kulüpte çok yarım kalmadı. Teknik adam olarak Karaköprü'de ve Sultanbeyli'de üç, Kartal'da iki sene çalıştım.

Geçen sezon Muğla'da da kimse bana, ‘Bırak’ demedi. Muğla'da hedefimiz play-off oynamaktı. Altıncı sıradaki takımla 10 puan fark açarak, play-off oynamayı garantiledik. 6. takımla aramızda 10 puan fark vardı. Öte yandan grup birinciliğine dair, buna paralel oyuncuların ekonomik beklentisi vardı. Oyuncular o beklentiye cevap alamayınca içeride kendi aralarında sorun oldu. Bu beraberinde fikir ayrılığını getirdi. Kulübün zarar görmemesi, yenilenmenin önünün açılması ve emeklerimizin boşa gitmemesi için oradan öyle ayrıldık.

Muğlaspor tarihinde en fazla maça çıkan teknik direktörüm. İki sene içinde iç sahada hiç mağlubiyet yaşamadım. 2’nci Lig’de 18 hafta süreyle mağlubiyet yaşamadık. Muğla’yı bırakma gerekçem, herhangi bir mağlubiyetle ilgili değildi.

Sezon sonunda Muğla’da şampiyonluk kutlamasına davet edildim. Bizim oradaki emeğimizi kimse yok saymadı. Benden sonra teknik direktörlüğü üstlenen Mustafa Sarıgül de, Eyüpspor’u çalıştırırken takımımın kaptanıydı. Mustafa Sarıgül de iyi bir insan. Oraya hoca gelirken bana da danıştılar, sordular. Ben de, ‘Buraya hocadan daha ziyade iyi bir insana, birleştirici bir insana ihtiyaç var’ dedim ve Mustafa Sarıgül'ü önerdim. Benden sonra Muğla’ya gelmesine destek oldum.

2021 – 2022 sezonunun sonlarına doğru Karaköprü’ye, 14 hafta galip gelememiş bir takıma gittim. Son beş maçımız, ilk beş sıradaki takımlarla idi. Düşüyorduk, istediğimiz puanı topladık, ligde kaldık. Bana gittiğimde iki üç aylık mukavele teklif ettiler. ‘Ben bu takımı kurtarırsam bir dahaki sene çalışacağım’ dedim. Başkası olsa oradan kurtardıktan sonra başka takıma gider. Ben orada devam ettim. Bir sonraki sezon play off yarı finalinde 52 Ordu’ya Ordu’daki ikinci maçta, penaltılarda 7-5 yenilip final maçının, 2’nci Lig’in eşiğinden döndük. 2023-2024’te ise şampiyon olup 2’nci Lig’e yükseldik. Muğla’da da 3’ncü Lig’de şampiyon olup 2’nci Lig’e yükseldik. 2. Lig'de de şampiyon olduk. Son demde ise sözünü ettiğim sorunla karşılaştım.”

Durmuş sözlerine ilaveten, “Futbol herkes tarafından bilinip yorumlandığından ötürü seviliyor. Bu yapı işin enerjisini yukarı çekiyor. O yüzden futbolun içinde gerilimler hep var. Bunlar insanı diri, organizasyonun temelini sağlam tutan şeyler. İnsanı endişeye sevk eden, korkuya iten şeyler. Öbür tarafına ben de katılmıyorum. Yani aile, bacı gibi değerlere hassas olunmalı. Ama bu işler maalesef böyle. Bu zeminde futbol var olmalı, futbola sahip çıkılmalı. Futbolu kirletmeden bu işi temiz tutmalı. Herkesin yapacak çok işi var, bu sadece saha sonuçlarıyla alakalı değil. Fiziki şartları, altyapıları, eğitimi, kültürü ile bir bütün. Ülkemiz büyüyor, teknoloji gelişiyor, dünya hızla öne doğru dönüyor. Sistemin dışına çıkmamalıyız. Futbol çok değerli. Bu işin iyi yerinde durmalıyız. Dünya Kupası'na, Avrupa Şampiyonalarına gidiyoruz. Biz futbol ülkesiyiz. Futbol bizi diri ve sıkı tutuyor. Bunu tahrip etmeden, kulüpleri borçlandırıp çarçur etmeden; menajeriyle, başkanıyla, hocasıyla, yönetimiyle, siyasileriyle bu işin bir merkezi, dengesi olmalı” dedi.

Seride dün

Futbol insanları dengeli

ve düzgün iş yapmalı

 

https://www.gebzeemek.com/haber/spor/futbol-insanlari-dengeli-ve-duzgun-is-yapmali-/4511.html

Güncelleme: 02 Eylül 2026 10:16
BENZER HABERLER
X