ÜRETİCİYE VE TÜKETİCİYE NEFES ALDIRACAK Tarım, iklim değişikliğine entegre oluyor
GTÜ’nün tarımı ön planda tutan akademik çalışması, Agroekolojik Living Lab Ekosistemi törenle açıldı. Doç.Dr.Nurgül Kıtır Şen çok paydaşlı projenin sektörü iklim değişikliğine entegre edeceğini, üretici ve tüketiciye nefes aldıracağını söyledi
Haber serisi - 1
Ülkemizde tarımsal sorunlara çözüm üretmeyi hedefleyen yeni nesil açık inovasyon ve işbirliği modeli, Agroekolojik Living Lab Ekosistemi dün Gebze Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen törenle açıldı.
Araştırmacıları, çiftçileri, üreticileri, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, teknoloji geliştiricilerini ve özel sektör temsilcilerini aynı amaçta bir araya getiren projenin yürütücüsü,
Gebze Teknik Üniversitesi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç.Dr.Nurgül Kıtır Şen açılışın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Günümüzde en büyük problemlerden biri iklim değişikliği ve tarımda bundan dolayı yeni regülasyonlar kapımızı çaldı. Avrupa Birliği süreçlerinde imzaladığımız anlaşmalarda beş ana sektörden biri de tarım ve tarım sektöründe gübre girdisi. Plastik ve farklı enerji sektörlerinde sıkıntılardan biri karbon emisyonu. 2026 itibariyle, ihracat yapabilmek için karbon emisyonunu ölçtürmek gerekiyor” dedi.
Üniversite olarak amaçlarının tarım sektörünün iklim değişikliğine entegresi olduğunu kaydeden Şen, “Öncelikle hedefimiz su, karbon, gübre ayak izleri gibi karbon emisyonlarını, bunun için de kimyasal gübrelerin kullanımını azaltmak. İnovatif biyoteknolojik yaklaşımlarla bir teknoloji kurmak” diye konuştu.
Agroekolojik Living Lab ekosisteminde parça parça çalışan bütün sektörleri; üniversiteyi, sanayiciyi, çiftçiyi, üreticiyi, yatırım platformlarını, belediyeler başta olmak üzere kamuyu bir araya getiren bir platform kurduklarına belirten Şen çiftçilere de, “Üniversiteyi kendilerine uzak bir platform olarak görmemeliler. Artık tarım bildiğimiz tarım değil. ‘Dekara şu kadar gübre atalım, şu kadar verim elde ettik’ türü bir matematik hesabından çıkmış durumda.
Günümüzde uyguladığımız tarım bu şekilde devam etmeyecek. Artık daha fazla verim için sürdürülebilirlik ve kaynakların etkin olarak kullanılabilmesi önemli. Bilinen kimyasal yöntemler ya da farklı teknolojilerin kullanıldığı, kulaktan dolma işlemler artık sürdürülebilir değil. Aslında tarımcımız da, üreticimiz de bunun farkında” diye seslendi.
Savunma sanayinde geliştirilen yapay zeka destekli teknoloji sistemlerinin tarıma entegre edilmesi gerektiğine dikkat çeken Şen, “Optik sensörlerle, yapay zekâ destekli besleme ve sulama sistemleriyle çalışıyoruz. Su kaynaklarımızın azalıyor, etkin kullanabilmeliyiz. Gübrenin, bitkinin ihtiyacı olan su bellidir” dedi.
Hem üreticiyi hem çiftçiyi bilime davet ettiklerini kaydeden ve törende katılımcıların çeşitliğine dikkat çeken Akademisyen Şen, “Tarımda bilinen ezberleri bozarak doğru ve bilimsel yaklaşımla yatırımcıyı, üreticiyi, kamu sektörünü bir araya getirerek doğru veriyi, doğru zamanda, doğru insanlara, doğru kaynaklarla ve doğru modelde ulaştırabilmek istiyoruz. O zaman bizim tarımımız kalkınabilecek, doğru yerlere varabileceğiz. Ülke olarak, ihracat düzeyinde kalkınacak düzeylere geleceğiz. Tarımda bu yaklaşımlar olmazsa sürdürülebilirliğimiz olmaz. Tarımcımız hangi modellerde çalışacağını bilmezse sürdürülebilir bir üretim olmaz. Biz buna inanıyoruz ve bunun için sahadayız. Bu projenin yürütücüsü akademisyenim. Her daim sahadayız. Her zaman üreticimizin sorunlarına çözüm bulmak için çalışıyoruz ki yaptığım bilim, bilim olarak kalmasın. Bu bilimin raflarda olması yerine, üreticiye fayda sağlamasını istiyoruz” diye konuştu.
Doç.Dr.Nurgül Kıtır Şen, yine soru üzerine, “Bu çalışma elbette tüketiciye de olumlu yansıyacaktır. Sağlıklı, organik, sürdürülebilir gıdayı geliştireceğiz. Az kimyasalla, maksimum etki yaratacağız. Bu çalışma zaman içinde, ürünlerin tezgâhtaki fiyat etiketlerine tüketici lehine yansıyacaktır” dedi.
Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Hacı Ali Mantar’ın ev sahipliğindeki açılış törenine Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Başkan Vekilli Prof. Dr. Zümrüt Begüm Ögel, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Yalova’da kurulu Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürvekili Halil İbrahim Tuzlacı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden Müdür Yardımcısı Veteriner Hekim İbrahim Ertural, Gebze Teknik Üniversitesi’nin söz konusu proje kapsamında üç yıl süreli işbirliği ve iyiçniyet protokolü imzaladığı merkezi İstanbul, Üsküdar ilçesinde olan Letven Capital Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Kılıç katılarak konuşma yaptı. Törene ayrıca Darıca Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Ramazanoğlu, Gebze Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürü Kader Duran ve Temizlik İşleri Müdürü Senay Altıntaş’ın da aralarında bulunduğu civar belediyelerden bürokratlar katıldı.
Program açış konuşmaları ve kurdele kesimi; GTÜ Rektörü Prof.Dr.Hacı Ali Mantar’ın Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Başkan Vekilli Prof. Dr. Zümrüt Begüm Ögel’e günün anısına GTÜ şiltinin takdimi ve Letven Capital Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Kılıç ile protokolü imzalamasının ardından proje kapsamındaki hızlı kompost tesisi, laboratuvar, yapay zeka destekli besleme ve sulama otomasyon sistemleri ile akıllı sera ve saha uygulamalarını kapsayan saha gezisi ile sona erdi.
Doç.Dr.Nurgül Kıtır Şen, kurdele kesimi öncesi açılışta yaptığı konuşmada ise özetle şunları kaydetti:
“Bugün yalnızca bir laboratuvarın, bir seranın, bir araştırma alanının ya da yeni bir altyapının açılışını gerçekleştirmek için bir araya gelmedik. Bugün tarımın geleceğine yönelik yeni bir yaklaşımın, yeni bir iş birliği kültürünün ve yeni bir inovasyon ekosisteminin başlangıcına tanıklık ediyoruz. Çünkü günümüzde tarım, yalnızca üretimle sınırlı bir faaliyet olmaktan çıkmıştır.
İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, toprak sağlığının korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği, karbon yönetimi, artan üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi küresel ölçekte karşı karşıya olduğumuz sorunlar, tarımsal üretim sistemlerinin yeniden düşünülmesini zorunlu kılmaktadır. Tarım artık yalnızca tarım değildir. Tarım aynı zamanda çevre politikasıdır, ekonomi politikasıdır, teknoloji politikasıdır, enerji politikasıdır ve kırsal kalkınmadır. Ve geleceğimizdir. Bu nedenle geleceğin tarımını şekillendirecek çözümler, tek bir kurumun, tek bir disiplinin veya tek bir paydaşın üretebileceği çözümler değildir.
Geleceğin tarımı, ancak bilimin, teknolojinin, üreticinin, kamunun, yerel yönetimlerin ve özel sektörün ortak aklıyla şekillendirilebilir. İşte Agroekolojik Living Lab yaklaşımı, tam da bu ihtiyaçtan doğmaktadır.
Living Lab; sorunların birlikte tanımlandığı, çözümlerin birlikte geliştirildiği, gerçek yaşam koşullarında birlikte test edildiği, doğrulandığı ve yaygınlaştırıldığı açık inovasyon ekosistemleridir. Bu modelde bilgi yalnızca laboratuvarda üretilmez. Sahada sınanır, kullanıcı tarafından değerlendirilir, geliştirilir, yeniden tasarlanır ve toplumsal etkiye dönüştürülür. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Gebze Teknik Üniversitesi Agroekolojik Living Lab ekosistemi de bu anlayış üzerine inşa edilmiştir. Bu yapı, son yıllarda yürüttüğümüz TÜBİTAK, Avrupa Birliği, Dünya Bankası ve ulusal ve uluslararası birçok araştırma ve inovasyon projesinden elde ettiğimiz bilgi birikiminin sahaya aktarılması amacıyla tasarlanmıştır. Çünkü bilimsel araştırmaların gerçek değeri, yalnızca yayınlarda değil; üreticinin tarlasında, serasında ve işletmesinde karşılık bulduğu sürece ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle Agroekolojik Living Lab'i yalnızca bir araştırma altyapısı olarak değil; bilginin uygulamaya, uygulamanın veriye, verinin yeniden yeniliğe dönüştüğü yaşayan bir ekosistem olarak kurguladık. Bugün burada aslında birbirinden bağımsız görünen birçok önemli bileşeni ortak bir vizyon altında bir araya getiriyoruz. Yapay zekâ destekli üretim sistemlerinden akıllı sulama, gübreleme ve besleme teknolojilerine; biyoteknolojik girdilerden ileri biyomalzeme çalışmalarına, hızlı kompost optimizasyon tesislerinden döngüsel atık yönetimi çözümlerine, bütün süreçlerde hepsini bir araya getirdiğimiz bir platform.
Ancak burada asıl önemli olan, tek tek teknolojiler değildir. Asıl önemli olan, bu teknolojilerin birbiriyle konuşabilmesi, birlikte geliştirilebilmesi ve gerçek üretim koşullarında birlikte değerlendirilebilmesidir. Çünkü geleceğin tarımı, parçalı çözümlerle değil; bütüncül sistemlerle şekillenecektir. GTÜ Agroekolojik Living Lab ekosistemi de tam olarak bu bütüncül yaklaşımın somut bir örneğidir.
Bu ekosistem içerisinde üreticiler, yalnızca teknolojiyi kullanan kişiler olmayacaktır. Aynı zamanda çözüm ortağı olacaklardır. Öğrenciler yalnızca eğitim alan bireyler olmayacaklardır; geleceğin teknoloji geliştiricileri olacaklardır. Araştırmacılar da yalnızca bilimsel bilgi üretmeyecek, bu bilginin sahadaki etkisini de birlikte şekillendireceklerdir. Özel sektör, yalnızca yatırım yapan bir paydaş olmayacaktır; geliştirilen çözümlerin doğrulanması, ölçeklenmesi ve ekonomik değere dönüşmesinde aktif rol üstleneceklerdir. Kamu kurumlarımız ve yerel yönetimlerimiz ise geliştirilen uygulamaların yaygınlaştırılması ve politika süreçlerine aktarılmasında da önemli katkılar sağlayacaklardır.
Bu nedenle Agroekolojik Living Lab'i sadece bir proje olarak görmüyoruz. Projeler, belirli sürelerde başlar ve tamamlanır. Bizim hedefimiz ise sürekli öğrenen, sürekli veri üreten, sürekli gelişen ve yeni iş birlikleri oluşturan yaşayan bir ekosistem kurmaktır. Önümüzdeki süreçte bu yapı; araştırmacılar, üreticiler, girişimciler, teknoloji geliştiriciler, kooperatifler ve kamu kurumları, özellikle yerel yönetimler ve özel sektör temsilcileri ve yatırımcıların aktif olarak yer alabileceği sürdürülebilir iş birliği platformu olarak faaliyet gösterecektir. Bu kapsamda teknoloji doğrulama çalışmaları, demonstrasyon uygulamaları, eğitim programları ve ortak geliştirme faaliyetleri de karbon sürdürülebilirlik uygulamaları, özellikle girişimcilik ve yatırım süreçleri de aynı ekosistem içerisinde yürütülecektir.
Geleceğin tarımı ancak bilimin, teknolojinin, üreticinin, kamunun, yerel yönetimlerin ve özel sektörün ortak aklıyla şekillendirilebilir. İşte Agroekolojik Living Lab yaklaşımı da tam da bu ihtiyaçtan doğmaktadır.
Bugün burada olan tüm konuklarımıza, yerel yönetimlerimiz ve paydaşlarımıza, açışımıza şahitlik eden herkese bu süreçte aramızda oldukları için çok teşekkürlerimi sunuyorum.”
Seride yarın
GTÜ Rektörü Prof.Dr.Hacı Ali Mantar
Osmanlı’nın zaferiyle sonuçlanan, İstanbul’un fethinin önünü açan Palekanon Savaşı'nın yıldönümü ve tarımın merkezi, Gebze…