TARIMDA NE YİYORSAK OYUZ. Teşvik tapuya değil ürüne verilmeli
Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, GTÜ’deki Agroekolojik Living Lab Ekosistemi açılışında gıdada genetiği değişen ürünlere işaret edip insanlığın açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Başkan Büyükgöz teşvikin tapuya değil tarıma verilmesi gerektiğini savundu
Haber serisi – 5
GTÜ . Agroekolojik Living Lab Ekosistemi
Gebze Teknik Üniversitesinde önceki Perşembe günü gerçekleşen Agroekolojik Living Lab Ekosistemi açılış töreninde, akademik değerlendirmeler harici değerlendirmeler Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit ve Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’den geldi. Kaymakam Özyiğit, gıdada genetiği değişen ürünlere işaret edip insanlığın açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Başkan Büyükgöz teşvikin tapuya değil tarıma verilmesi gerektiğini savundu
Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit tarımın sadece ülkemizin değil dünyada tüm insanlığın sorunu olduğunu belirtip, “Çünkü tarım gıda demektir. Biz ne yiyorsak, oyuz. İçimize giren, bedenimizi ruhumuzu şekillendiriyor” dedi. Günümüzde insanlığın ciddi bir açlık ve gıdaların bozulması riskiyle yüzyüze olduğuna değinen Özyiğit, “Ümit ederiz hocalarımızın bu çalışmaları her iki soruna da çare olur” dedi.
Gelecekte insanların daha verimli, sonuz odaklı tarımsal üretime mecbur olduğuna dikkat çeken Özyiğit, “Ama genetiği ile oynanmak suretiyle de insanlığı nereye götüreceği belli olmayan ciddi sıkıntıları da müşahede ediyoruz. Ülkemizin dünyadaki bu çalışmaların en azından farkında olarak yoluna devam etmesini dileriz. Aksi halde başkalarının belirlediği, başkalarının içerik olarak sabitlediği ürünlere hazır tüketici olduğumuz bir hal alırız, onu da arzu etmeyiz” diye konuştu.
İnsanlar gibi devletler ve kurumların da iyi niyetli olmadığını öne süren Özyiğit, “İnsanların çoğu iyi niyetlidir, düzenli çalışır, düzgün çalışır; ama kurumlar ve devletler kendi hesabını, kendi geleceğini belirler ve diğer insanların ona uymasını arzu eder. Bugün yediğimiz içtiğimiz hazır gıdaların içeriğinin ne olduğu ile ilgili ister istemez şüphe taşıyoruz. Aşıların içeriğinin hakikaten söylendiği gibi faydalı olup olmadığını, kendi ülkelerinin kullandığı aşılarla aynı içerikte olup olmadığı tereddütünü yaşıyoruz. İlaçlar hakeza öyle. İçerik itibariyle bize verilenle örneğin Rusya'ya, Almanya'ya, İngiltere'ye ya da Amerika'ya verilen aynı mı? O şüpheleri yaşıyoruz.
O nedenle bu süreçlerin dışında kalmadan ve insanlığın insanca değerleri terk etmesine sebep olmadan yol yürümeliyiz. Çünkü birçok uzmanın, ‘Yediği gıdaya bağlı olarak insan hal değiştirir, anlayış değiştirir. Belki ömrü kısalır, belki uzar, belki sakatlıklar olur. Belki zihnen bugün vicdanımızın kabul etmeyeceği birçok şeyi kabul eder hale geliriz’ gibi iddialar var. O nedenle hocalarımızın çalışmalarını çok önemli görüyoruz. İnşallah iyi sonuçlar elde ederler” dedi.
Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz işin akademik tarafında olmadıklarını ama hayatın içinde direkt kullanıcılarla, tüketicilerle ve üreticilerle her gün haşır neşir olup onların dertleriyle dertlendiklerini belirtti. Büyükgöz, “Tarımda geldiğimiz noktayı inkâr edemeyiz, gelinen aşamaları yok sayamayız ama geri kalmış olduğumuz konuları da gözden geçirmemiz ve ona göre de çareler üretmemiz gerekir. Hem akademik camia hem uygulama tarafı olarak bunları gözden geçirip, eksikliklerimizi gidererek yolumuza devam etmeliyiz” dedi.
Günümüzde tarımda hatalar olduğunu kaydeden Büyükgöz, “Tarımda tapuya teşvik veriliyor, hâlbuki ürüne teşvik verilmeli. Vakti zamanında İstanbul'da yaşayan insanlar tapularını gösterip gönderiyorlar, paraları alıp İstanbul'da yiyorlar. Tarım ortada yok, hiçbir şey yok. Böyle bir teşvik sistemi olmaz. Bunu hangi ağa sistemi, hangi oligarşik sistem devreye sokmuş. Bürokrasiyi veya siyaset kurumunu yanıltarak bunu nasıl sağlamışlar, onu gerçekten çok çok düşünmek lazım. Dünyanın her ülkesinde ürüne teşvik verilir, tapuya teşvik verilmez. Tapu her yerde olabilir ama hiçbir işe yaramayabilir. Dolayısıyla da bu tür yanlışların giderilmesi gerekir” diye konuştu.
Diğer taraftan tarımda inovasyona, teknolojiye geçmemiz gerektiğine işaret eden Büyükgöz, “Çünkü su kaynakları tüm dünyada artık SOS veriyor. Konya ve Eskişehir’de 5-6 metrede olan yer altı su seviyesi, 90-100 metrelere ulaştı. Bazı bu mesafe 200 metre. Böyle bir noktada artık tarımda, su kullanımında ya da erozyonla mücadelede de son derece dikkat etmemiz lazım.
Hava, su ve toprak yoksa insan yok. İnsan olarak yaşamak istiyorsak bu üç temel ihtiyaca sahip çıkacağız. Bu üç temel unsurun nimeti olan hava ve toprak kirlendiğinde sebze, meyve yetişmiyor. O zaman havayı, suyu, toprağı temiz tutacağız. Onların da bize nimet olarak vereceği tarım ürünlerini yetiştirme konusunda, disiplinler arası eş güdümü sağlayacağız. En güzel üretim gayret ve çaba göstereceğiz. Biz bu doğrultuda yapılan çalışmaları takdir ediyor ama hatalarımızın da var olduğunu biliyoruz. Bunları da gidermek için süratle kararların alınmasını bekliyoruz” dedi.
Seride dün
Çok yönlü işbirliği şart
Makalede kalmamalı
https://www.gebzeemek.com/haber/teknoloji/cok-paydasli-isbirligi-sart-makalede-kalmamali/3940.html
Seride yarın
Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Başkan Vekili Profesör Doktor Zümrüt Begüm Ögel
“Genel olarak politika kurullarını mutfak olarak tanımlıyoruz. Mutfakta çalışanlar çok görünmez. Bizler de arka planda düşünmeye, tüm paydaşları bir araya getirmeye, bir koordinasyon noktasında aslında devreye girmeye çalışıyoruz.”