BULANIK’TA BİR TRABZONLU Bazalt var. Koyun var. Kavun var. Hamle yok
Trabzon’un Araklı İlçesinde yıllar önceki bir kız kaçırma vakası sonrası Bulanık’a gelen Çebiler’in soyundan Faruk Çebi, Bulanık’taki hayalleri için 2019’da belediyeye de aday olmuş ama halk takdir etmemiş. İlçede bazalt, koyun, kavun nimetlerinin olduğunu ama değerlendirilemediğini söylüyor
Yazı dizisi: Muş / Bulanık. Seri röportaj: 1
Araklı’tan Bulanık’a bir göç hikâyesi
Trabzon'un Araklı ve Sürmene ilçeleri merkezli Çebi sülalesi, Türkiye'nin en köklü ve kalabalık ailelerinden biridir. Soylarının 6. yüzyıldaki Çebi Han'a ve Göktürklere kadar dayandığına inanılır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü ve Kulüpler Birliği eski Başkanı Ahmet Nur Çebi, 2005 Akdeniz oyunlarında 66 kiloda grekoromende altın madalya edinen Selçuk Çebi, 18 ve 20’nci dönemler milletvekili İbrahim Çebi… sülalenin tanınmış bireylerindendir.
Çebi sülalesinin tanınmışlarına Bulanık Belediye Başkanı olarak Faruk Çebi de adını yazdıracaktı ancak 2019’da doğduğu memlekette, İYİ Parti’den aday olan günümüz CHP Bulanık İlçe Başkan yardımcısı Faruk Çebi’ye Bulanıklı, o fırsatı vermedi. Faruk Çebi’nin Bulanık’a geliş hikâyesi de ilginç.
Hikâyeleri, vakti zamanında yine Trabzon eşrafından Efendioğulları’ndan Ali Osman Efendioğlu’nun dedesinin kız kardeşini kaçırması ile başlıyor. Kaçma vakası, kalabalık bir aile olan Çebiler ile Efendioğulları arasında sürtüşme olmasın diye.
“Kaçak”ların Bulanık’ı tercih etme gerekçesi ise yine o yıllarda tarımsal üretim olsun diye vatandaşa yönelik teşvikler.
Faruk Çebi’nin dedesi, merhum Hafız Yakup Çebi, kız kardeşini merak edip Bulanık’a geliyor. Geliş o geliş. Bulanıklı Hafız Yakup Çebi’yi sevip sahip çıkıyor. Tarım için arsa ve yer edinen Hafız Yakup Çebi, Bulanık’ta uzun yıllar imamlık yapıyor. Birlikte cami yapıyorlar.
Faruk Çebi’nin diğer amcaları Araklı’ya dönüyor ancak Bulanık’ta doğan babası, motor ustası Hasan Çebi de, akabinde kendisi de Bulanık’ta kalıyor.
57 yaşındaki Faruk Çebi, Bulanık’taki sanayi sitesinde baba mesleğini, oto ve traktör tamirciliği yaparak sürdürüyor. Lise mezunu.
Üç çocuklu Faruk Çebi’nin oğulları üniversiteyi bitirdi ve çalışma hayatına atıldı. Kızının tahsili sürüyor. Eşi, ev kadını.
- Siyasetle ilişkiniz, ne zaman başladı?
- Siyasetle ilişkimiz her zaman vardı. Gençliğimizden beri siyasetin içindeydik. Çeşitli dönemlerde çeşitli arkadaşlarla, çeşitli partilerde de yer aldık. MHP içinde başladım. CHP ile sürdürdüm. Bir süreliğine İYİ Parti’de siyaset yaptıktan sonra şimdi yine CHP içinde elimizden geldiği, gücümüzün yettiği kadar, halkımızla birlikte, burada doğrunun yanında olmak için siyaset yapıyoruz.
- 2019’taki belediye başkan adaylığınız, nasıl oluştu?
- İlçemiz Bulanık’ın doğru şekilde, doğru işlerde kullanılmak üzere doğru yatırımlara yatırıma ihtiyacı var. Bulanık'ın o potansiyeli de var. Sözünü ettiğim yatırımları Bulanık'a getirebilecek insanlar olması lazım diye düşündük. Öyle bir ekiple çalışmak istedik. Ve ülkenin geleceği noktanın da az çok farkındayız. Nihayetinde 24 yıllık AK Parti iktidarının bu ülkeyi getirdiği nokta ortadadır. Bundan sonraki dönemde ülkeye, memleketime daha doğrusu Bulanık'a, Bulanık'ın bu makûs talihine bir çare olabilmek için aday oldum ben.
- Bir girişimci, Bulanık’a niye yatırım yapsın?
- Bulanık'ın yatırım yapılabilecek noktası tarım. Tarımsal alanların daha doğru kullanılması lazım. Bizim vatandaşımız dededen, babadan gördüğü şekilde tarım yapıyor. Hâlbuki daha etkin yöntemlerle daha değişik ürünler ekilebilmek mümkün. Vatandaşa bunları anlatabilmek, vatandaşın daha iyi para kazanabileceğini gösterebilmek için değişik yollar var. Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde Gölge Tarım Bakanı Sencer Solakoğlu bu söylediğimin çok iyi bir örneğidir. Bize de etkisi olacağını biliyorum, inanıyorum. Bulanık tarımının hakikaten çok güçlenebilir. Canlı hayvan üretiminde Türkiye’de üçüncü sırada olan bir ilçeyiz. Bu zeminde örneğin hayvan yemi üzerine bir yatırım, her girişimci için yerinde bir yatırım olacaktır.
- TKP’li Fatih Mehmet Maçoğlu’nun 2014-2019 arası belediye başkanlığı döneminde, Tunceli Ovacık’ta yapılanları görme veya inceleme durumunuz oldu mu?
- O süreçte Ovacık’a hiç gitmedim ama gerek sosyal medya, gerekse medyadan neler yapıldığını birebir takibe aldım. Tarımsal üretimde ürünün, tüketiciye doğrudan ulaştırılamaması önemli bir sorun. Fatih Başkan, Ovacık’ta halka fasulyedir, nohuttur, hem ürettirdi. Hem de tüketiciye daha uygun koşullarda ulaşmasını sağladı. Ovacık’a kıyasla çok daha geniş ve elverişli tarım alanları olan Bulanık’ta benzer veya daha geliştirilmiş bir modelini uygulamak mümkün. Bizim, istersek fuar yapabilme imkânımız dahi var. Bizim kendimize özgü ürünlerimiz de var. Örneğin, (1) Balotu Köyü’nde üretilen kavun, Türkiye’nin en iyi kavunudur. Bizim bu tür tarımsal ürünlerimizi fırsata çevirmeye ihtiyacımız var.
- Yine Balotu’nun bir diğer özelliği, eski yerleşim alanı olmasıdır. Bulanık, Urartular döneminden bu yana bir yer yerleşim alanıdır. Tarihi olarak da henüz keşfedilmemiş yüzlerce yerimiz var.
- Bulanık ve hatta Muş, kendisini tarihi özelikleri ile yeterince tanıtabiliyor mu?
- Muş genelinde söyleyebileceğim şu. Muş hep yanlış yönlendirmelere kurban gidiyor. Zamanında vatandaş ve bölge kalkınsın diye Muş'a getirdiler, tekstil atölyeleri kurdular. Aslında Muş’un tekstil ile kalkınamayacağının herkes farkında ama yine de bazı kişiler, Devletten vurgun yapmak amacı ile de tesisler kurdu. Çoğu, işçisini de mağdur ederek batıp gitti. Günümüzde az sayıda tekstil firması, fason üretim yapıyor. Muş’ta tekstil sanayi olmaz çünkü bunun için gerekli hammadde yok.
- Ancak tekstilin hammaddesi üzerine yatırım, isabetli olabilirdi. Örneğin, yün üzerine çalışılabilirdi. Bulanık’ta Koçer diye tanımlanan köyler ve köylüler var. Güneydoğu’da gezerler. Yaz mevsiminde Bulanık’ta (2) koyun ve kuzuların yünlerini kırkarlar. Bu yünü işleme üzerine tesis kurulabilir ama masraflı olduğu için kaçınıyorlar. Halbuki yünden halı, çorap üretmek, tekstilin hammaddesi olarak kullanmak mümkün. Aksi halde Denizli, Urfa, yurtdışında Yunanistan’dan pamuk getirip üretimde bulunmak yerine hammaddeyi yerinde teminle üretim, mümkün.
- Muş’un, Bulanık’ın değerlendiremediği bir diğer değeri ise bazalt. Her tür taş işçiliğinde, inşaatta, yol yapımı ve peyzaj işlerinde kullanılabilen bazalt ilçemizde çıkmaktadır ancak fırsata çevrilemiyor.
- Bence ülkenin de, Muş’un da kalkınması tarımdan geçer. Bizim insanımız toprakla uğraşmayı sever. Toprağından bir şeyler kazandırıp çocuğuna helal ekmek yedirmek için uğraşan insanlar topluluğuyuz. Bu memleketin kalkınabilmesinin en büyük yolu çiftçiyi kalkındırmak. Çiftçi kalkınırsa bu ülke kalkınır. Yazılım, mühendislik, tıp, turizm illaki olsun ama bu toprağın, bu milletin damarlarında toprakla uğraşmayı, sevişmeyi seven bir yapı da var. İnsanlarımızı kendi toprağından çıkarttılar, Batı’ya sevk ettiler. Burada kalsa farzı misal yılda 1 milyon lira kazanacaklar. Batı da 300 bin liraya amelelik yapıyorlar. Tüm bunların halka anlatılabilmesi gerekli. Ancak yanlış politikalar ile insanlar eğitimsiz bırakıldı ve topraklarından uzaklaştırıldı. İnsanlar birbirinden kopartıldı. Olmaz. Bunlar bu ülkenin, bu milletin hem değerlerine ters, hem yapısına ters. Bize ters, bana ters.
- CHP’de aktif siyaset yapıyorsunuz. Bana anlattıklarınızı, partinizin üst organlarına iletiyor musunuz?
- Genel merkezimize aylık raporlamada bulunuyor, bu konularla ilgili genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimize aktarma imkânı buluyoruz.
- Balotu Köyü’nde üretilen kavun
Muş Kaymakamlığı resmi sitesinde yer alan habere göre;
“Kavunu ile meşhur Balotu Köyümüzde üreten çiftçilerimizi hasat zamanı tarlalarında ziyaret ettik. Balotu köyüne ziyarete giden Kaymakamımız Ömer Övünç Koşansu, tarla başında kavun hasadı yapan çiftçilerimize hayırlı ve bol kazançlar dileyerek köylüler ile konuşup sohbet etti.”
https://bulanik.gov.tr/kavunu-ile-meshur-balotu-koyumuzu-ziyaret-ettik
- koyun ve kuzuların yünlerini kırkarlar.
2018 yılının temmuz ayında, DHA’nın “Bulanık’ta koyun kırpma sezonu başladı” başlıklı haberine göre;
Muş’un Bulanık ilçesindeki Dumanlı Yaylası’ndaki besiciler, koyunları kırpmaya başladı.
Bulanık merkez ve Bilican Dağı çevresindeki yaylalara çıkan besiciler, havaların iyice ısınmasıyla koyun ve kuzuları kırpmaya başladı. Koyun ve kuzulardan elde edip derede yıkadıkları yünleri satışa çıkardıklarını ifade eden besici Süleyman Çapan, sıcak havalarda yünlerin kırpılarak hayvanların üzerindeki ağırlığın alındığını ve böylece hayvanların da rahatladığını söyledi. Koyun kırpma işleminin oldukça zor olduğunu belirten Çapan, "Koyunlar üşümesin diye kış aylarında yünlerini uzatırız ve haziran sonlarından kırpmaya başlarız. Bu sayede hem havyanın eti güzel oluyor hem de aşırı sıcaklardan etkilenmiyor. On gün içinde kırpma işlemini tamamlayacağız. Her gün bir ailenin koyunlarını kırpıyoruz. 2-3 kişi çalıştığı zaman günde 50-70 civarında koyun kırpıyoruz" diye konuştu.
Çapan, koyunyünü ile yapılan yorgan, yastık ve yatağın kışın çok rahat ve sıcak olduğunu, 20 koyundan yaklaşık 35 kilogram yün elde ettiklerini ve kilogramını da 4-5 liradan sattıklarını anlattı.
Besicilerden Kemal Özdemir ise, her yıl 3-4 ay yaylada kaldıklarını, kırpılan hayvanların daha güzel geliştiklerini ifade etti.
Dizide önceki bölüm
Sürece 2023’te karşıydı. Şimdi taraf
https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/akan-kan-duracaksa-apo-serbest-kalabilir/3730.html
Dizide yarın
Faruk Çebi: Bulanık’ı sadece adı Bulanık. Kendisi değil
Diziye dair
https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/yazi-dizisi-mus/3645.html