TUNAY YILDIRIM YAZDI Dilovası soruyor: Zor günlerde neredeydiniz
Sayın Belediye Başkanı’nın iftar davetine gösterilen hassasiyetin, keşke adalet arayan ailelerin kapısında da gösterildiğini görseydik. Keşke o topluluğu, zor günün ortasında en önde görseydik.
**
Konuk yazar
Dilovası son haftalarda iki ayrı tabloya şahit oluyor. Bir tarafta kalabalık iftar sofraları, protokol masaları ve “birlik” mesajları… Diğer tarafta ise 110 gündür adalet bekleyen 7 emekçinin ailesi ve çocuk istismarı iddiaları karşısında endişe duyan bir toplum.
Vakıf başkanları, federasyon temsilcileri, çevre dernekleri, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve siyasi parti yöneticileri aynı karede buluştu. Mesaj güçlüydü. Fotoğraf kalabalıktı.
Ancak Dilovası halkının aklındaki soru daha da güçlü:
Bu kalabalığı neden yangının 100’ncü günündeki basın açıklamasında göremedik?
Neden adalet arayan ailelerin yanında aynı birlik görüntüsü oluşmadı?
STK’lar toplum adına konuşur. Gerektiğinde kapı çalar, gerektiğinde hesap sorar. Çocuk istismarı iddiaları bu kadar ağır konuşulurken; kaymakama gidip, Milli Eğitim Müdürü’nü sorumluluk almaya davet etmek yerine, bir arada fotoğraf vermekle yetinmek yeterli midir?
Ne diyelim artık…
Bir ilçede çocukların güvenliği tartışılıyorsa, o ilçede öncelik protokol programı değil, kamu vicdanıdır.
Bir ilçede 7 emekçi hayatını kaybetmiş ve aileler hâlâ cevap bekliyorsa, orada birlik mesajı değil, sorumluluk gerekir.
Sayın Belediye Başkanı’nın iftar davetine gösterilen hassasiyetin, keşke adalet arayan ailelerin kapısında da gösterildiğini görseydik. Keşke o topluluğu, zor günün ortasında en önde görseydik.
Bu sözleri bir parti adına değil, bir Dilovalı olarak söylüyorum.
Kanserle mücadele eden bir baba, acısına rağmen evladının hakkı için susmadı. Bazen en ağır yükü taşıyanlar, en net duruşu gösterir.
Dilovası artık şunu istiyor:
Netlik.
Cesaret.
Gerçek bir sahiplenme.
Çünkü bir ilçenin hafızasında fotoğraflar değil, zor zamanda gösterilen tavır kalır.
Tunay Yıldırım
CHP Dilovası İlçe Başkan yardımcısı