İki kez evlendi. Hiç gizli çapkınlığı yok
04 Şubat 2024 04:37

OSMAN HAMDİ BEY’İN ESERLERİNDE, NAİLE… İki kez evlendi. Hiç gizli çapkınlığı yok

Ömrünün 26 yılını Eskihisar’daki konağında geçiren ve vasiyeti üzerine Eskihisar’da defnedilen Ressam Osman Hamdi Bey iki evliliğini de Maria ile yaptı. Birinden kızı diğerinden oğlu olurken ikinci eşinin ismini Naile olarak değiştirtti

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber dizisi:

Gebze ve Kentleşme – 3 / Pazar hikâyesi

 

 

Ömrünün 26 yılını Eskihisar Köyü’ndeki konağında geçiren ve vasiyeti üzerine Eskihisar’da defnedilen Ressam Osman Hamdi Bey, bir rivayete göre çapkın bir kişilikti. İl Kültür ve Turizm eski Müdürü Ercan Yamen’e bu detayı sorduk: “Osman Hamdi Bey iki sefer evleniyor. Hiç gizli çapkınlığı yok.”

Yamen’in anlatımıyla Osman Hamdi Bey ve eserlerindeki Naile’nin hikayesi şöyle: “Osman Hamdi Bey, Paris’e başında Osmanlı fesi ile gidiyor ama giyimini de biraz düşkün. Janti, yakışıklı. Fransız kızları oryantalist gence ilgi gösteriyorlar. Fransa’da bir subayın oğlunu, arkadaş ediniyor.

Maria adlı çok güzel bir kızla tanışıyor. Maria’nın babası ve ailesi, Osmanlı’da paşa oğlu olduğunu öğrenince çok ilgileniyor ve Osman Hamdi Bey ile Maria, evleniyor. Babası Ethem Paşa da, Osman Hamdi’nin eğitim almasını istiyor ama vakayı duyunca, ‘Dön gel’ diyor.

Çiftin, kızları oluyor. Osman Hamdi Bey kızına, annesinin adını veriyor: Fatma.

Eşine, ‘İstanbul’a gidelim’ diyor. Maria da merak ediyor, getiriyor.

Babasını önden mektupla bilgilendiriyor. Babasından af istiyor.

Geldiklerinde işsiz. Hukuku bırakmış, doğru düzgün diploması yok. Resimle uğraşıyor ve müthiş resimleri dikkat çekiyor, sergileniyor. Osmanlı Türk’ünün Fransa’da sergi açması, kıskandırıyor da.

O dönem Paris sanatın, kültürün merkezi.

Siyasi tartışmalar da var.

Sultan Abdülaziz de Fransa’ya ziyarete geliyor. 3’ncü Napolyon, iktidarda. 3’ncü Napolyon despot bir yönetim biçimiyle, tek adam rejimini tam anlamıyla oturmuş. Eskiye dair ne varsa yıkmış. Ona karşı kavgalar, tutuklamalar var.

Bir yazar var ki, Viktor Hugo sürgünde. Namık Kemal de orada sürgünde. Vatan, hürriyet yazıları yazıyor.

Ama Osman Hamdi Bey sanat çevresinde.

Osman Hamdi Bey evlilik sonrası diplomasız şekilde İstanbul’da konağa dönüyor. Güzel karşılanıyor. Babası, ne iş yapacağını soruyor.

Ethem Paşa’nın arkadaşı Mithat Paşa, meclise giden yolu Anayasal bir yapı ile açmak istiyor. Padişah yetkisinin azalması, yenilenme gibi önerilerde bulunuyor. Onun üzerine, Bağdat Valisi olarak gönderiyorlar. Ekibini kuruyor. Mithat Paşa ile Ethem Paşa arkadaş. Ekibe Osman Hamdi Bey ile Ahmet diye biri de var.

Temmuz sıcağında Bağdat’a gidiyorlar. Osman Hamdi Bey pişman oluyor. Akşamları memleket meselesi konuşuyorlar.

Mithat Paşa hakkında, Osmanlı’nın üzerine ordusuyla gelecek diye yalan yanlış haberler çıkartıyorlar. Abdülhamit, kuşkuya düşüyor. Mithat Paşa yine ekibiyle İstanbul’a dönüyor. Osman Hamdi Bey’e İstanbul Müze Müdürlüğü görevi veriliyor.

Eski eser yasası diye bir şey yok o yıllarda.İlk işi, eski eserler yasasını çıkartıyor. Önceden, kazıp bulan götürüyordu. Engelliyor: Milletin malıdır, kalacak.

Mimar Sinan Üniversitesi’nde sanatçılar yetiştiriyor.

Daha sonra Viyana’da bir fuara katılıyor. Yönetici olarak görevlendiriliyor. O fuarda da tuhaf bir genç kızla, karısıyla aynı ismi taşıyan Maria ile tanışıyor. Arkadaşlığı ilerliyor. Birkaç kez buluşuyor. Maria’ya evlilik teklif ediyor. ‘Beni ikinci eş mi yapacaksın’ diyor. ‘Hayır boşanacağım’ diyor. Nikâh merasiminde, ‘Senin adın Naile olsun’ diyor.

Nail, kavuşmak demektir.

Konağa geldiklerinde diğer Maria ile karşılaştırmamak için uğraşıyorlar. Babası da bozuluyor.

Osman Hamdi, eşi Maria’ya ‘Bir dinle’ deyince, ‘Hayır dinleyemem’ diyor. Gidiyor.

İkinci kızları olmuş, Hayriye adını veriyorlar.

‘Bir dakika bile durmam’ diyor Maria. Fatma, Osman Hamdi Bey ile kalıyor ama Hayriye çok küçük, annesiyle Paris’e gidiyor. Hayriye’nin ne olduğunu, günümüzde tarihçiler de bilmiyor.

Diğer Maria’dan da oğlu oluyor. Babasının adını veriyor. Ethem de Eskihisar’ı çok seviyor. Eğlenceli toplantılar oluyor Eskihisar’da.

Eskihisarlılar alışıyor. Yaşlı bir kadının portresini yapıyor.

Hamdi, imzalarını Hamdy diye atar.

Repredüksiyon resimlerdir müzedeki.

Toplumların gelişmesinin geç, güç, kaplumbağa hızıyla olacağını anlatan, dünyaca bilinen Kaplumbağa Terbiyecisi’ne paha biçilemez.

Gebzeli kadınlar, Gebzeli köylüleri çiziyor. Dişsiz bir kadın, belli olmasın diye ağzını açmıyor.

Kuran okuyan kadın tablosu da vardı.

Kuruçeşme’de ölümüne yakın Naile’ye vasiyet ediyor, Eskihisar’da gömülüyor.”

 

 

**

İLGİLİ HABERLER

Kurtuluş Savaşı Gebze’den başladı!

 

 

https://www.gebzeemek.com/haber/sivil-toplum-/kurtulus-savasi-gebzeden-basladi/170.html

 

Fatih, Gebze’ye Roma’yı yanıltmak için geldi

 

https://www.gebzeemek.com/haber/kultur-sanat/fatih-gebzeye-romayi-yaniltmak-icin-geldi-/179.html

 

DİZİDE YARIN

ORHAN PAMUK’UN HEMEN HER ESERİNDE YER ALDIK

 

Gebze turizmi için

değerlendirilmeli

 

 

Güncelleme: 04 Şubat 2024 04:39
BENZER HABERLER
X