HARİK. ALPARSLAN BİBLOSU. GAZOZ. LALE Kadın emeği pazarı yok ama halk eğitim var
Lalesi ile bilinen Muş'ta geçen sene bir girişimci, Muş Gazozu üretti. Şehir merkezinde, Muş ürünü eşya bulmak mümkün değil ama üniversitenin bir çalışması var. Halk eğitim merkezinde ise Malazgirt Zaferi'nin mimarı Alparslan'ın biblosu ve yöresel ayakkabı Harik, üretiliyor
Yazı dizisi: Muş / Üretim – 1
Muş’a veya kendi yaşadığı şehrin dışında ülkemizin başka bir şehrine giden yurttaşın ekseri arayışlarından birisi, o şehre has bir ürünü edinmek olur.
Diğer illerde ekseriyetle gördüğünüz, özellikle kadın emeğinin ve ürünün yansıtıldığı ‘pazar’ türü yapılanma veya en basitinden bir çadırın altında tezgahları,
Muş’ta, ara ki bulasın…
Bir güvenilir kaynak bilgisine göre; Muş Alparslan Üniversitesi’nin özelikle evde üreten kadının üretimini ama gözler önüne seren, ama satışının gerçekleşeceği bir çalışma var.
Neyse ki ülkemizin hemen her ili ve hemen her ilçesinde, halk eğitim merkezleri var.
Biz de aradığımızı, orada bulduk.
Türklerin kitleler halinde Anadolu’ya girişinin yolunu açan
26 Ağustos 1071’de Muş’un Malazgirt Ovası’nda gerçekleşen Malazgirt Muharebesi / Zaferi’nin Başkomutanı, Büyük Selçuklu hükümdarı Alparslan’ın biblo şeklindeki heykeli ile ‘Harik’ diye adlandırılan, ayakkabıyı üretmişler, üretiyorlar.
Muş Halk Eğitim Merkezi Müdürü Tahsin Oran ile halk eğitim merkezinin faaliyetlerini ve Muş’ta üretimi, konuştuk;
- Halk eğitim merkezinde hangi alanlarda kurs veriyorsunuz?
- Bilindiği üzere, halk eğitim merkezleri, ekseri halktan gelen talep üzerine kurslar açar ve bunların büyük kısmı, meslekidir. Biz de aynı şekilde, vatandaşlarımızın veya kurumlarımızın talepleri doğrultusunda kurslarımızı açmaktayız.
- Vatandaşlarımız tarafından özellikle istihdama ve kendilerini geliştirmeye yönelik; bilgisayar, yiyecek içecek hizmetleri alanında aşçılık, dikiş nakış ve bununla beraber dikimle alakalı kurslar daha fazla rağbet görmekte. Merkez binamızın dışında; Cezaevi, Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Gençlik Spor İl Müdürlüğü yoğun olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlarla, çeşitli okul binalarında açmış olduğumuz kurslarımız var. Kurslarımıza katılanların yüzde 70'inden fazlası bayanların; büyük bir kısmı da ev kadını, yetişkin kadınlarımız. Bu kadınlarımızın sosyalleşmeleri, yeteneklerini ve becerilerini geliştirme anlamında kurslarımızı çok önemsiyoruz. Onun için kurslarımızı, mahalle aralarına kadar yaydık.
- Amiyane tabirle; sabahleyin kocasını sabah, çocuğunu okula gönderen kadınlarımız evde tek başına kaldığında sıkılır. Bu durum da psikolojilerinin çok sağlam olduğu söylenemez. Mahalle aralarına kadar yaygınlaştırdığımız kursların dikiş nakış başta olmak üzere var olan yeteneklerinin gelişmesine ve üretkenliğe dönüşmesine, sosyalleşmelerine veya sosyalleşmelerinin artmasına katkısı oluyor.
- Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile beraber organize ettiğimiz; yüzme, karate, güreş, voleybol gibi spor dallarına dair kurslarımız, gençlere ve çocuklara yönelik. Bu kurslarımızı sene boyunca sürdürüyoruz.
- Yetiştirme yurdu veya sevgi evlerinde, devlet korumasındaki çocuklarımızın da gerek fiziksel gelişimleri, gerek yeteneklerini geliştirmeye yönelik kursları da barındıkları idarelerden gelen taleplerle hayata ve uygulamaya geçiriyoruz.
- Değerler Eğitimi adı altında ana sınıfındaki, ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarımıza Kur'an-ı Kerim, Siyer-i Nebi dediğimiz Peygamber Efendimizin hayatına dair bilgileri veren kursları da açabiliyoruz.
- Kursları kategorilendirecek olursak ağırlık ne yönde?
- Kurslarımıza dair Bakanlığımınız politikaları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün de bu direktifleri var. Esasında; spor kurslarını Gençlik Spor İl Müdürlüğü veya İslami olanları, Kuran-ı Kerim Kurslarını Müftülük veya diğer ilgili kurumlar, kendiliğinden açabilir.
- Genel Müdürlüğümüz, mesleki alanlardaki kurslara biraz daha fazla yoğunlaşmamızı istiyor. Bizler de Bakanlığımızın, özelde Genel Müdürlüğümüzün bu anlamdaki direktiflerine uyup mesleki kurslara daha fazla ağırlık veriyoruz.
- El sanatları tanımlamasında, ekseri kadınlarınıza yönelik dikiş nakış, giyim, aşçılık, rölyef, ebru sanatları... gibi kurslarımızı ilerleyen dönemlerde biraz daha çoğaltacağız. Kurslarımız çoğalınca kursiyerlerimiz de çoğalacak.
- Muş’ta bir dönem tekstil sanayinin hayli yaygın olduğu, zamanla azaldığı söyleniyor. Halk eğitim kurslarının içeriğini bu tür ihtiyaçlar da belirliyor mu?
- Muş küçük bir il ancak günümüzde de tekstil iş kolunda, hatırı sayılır, irili ufaklı tekstil atölyelerinde üretim sürüyor. Sayılarını bilmemekle birlikte, bazılarının kapandığını da duydum. Biz buradaki kurslarımızda, tekstil iş kolunun yetişmiş eleman ihtiyacına da yanıt vermeye çalışıyoruz. Kurslarımızı bitiren kursiyerlerin akabinde ne yapıp ettiklerine dair bir bilgilendirmeleri ve böyle bir mecburiyetleri de olmamalarından ötürü tekstil başta olmak üzere hangi iş koluna nitelikli eleman yetiştirip kazandırdığımıza dair bir istatistiğimiz yok ancak bizi bu konuda bilgilendiren kursiyerlerimiz ve gözlemlerimiz üzerinden, öyle bir katkımız var. Dikiş nakış ve giyim alanındaki kurslara katılan çok sayıda kursiyerimiz, tekstil atölyelerinde çalışıyor.
- Halı kursları?
- Halı dokuma; işçiliği itibariyle kursiyerlerimizin çok yorulduğu bir kursumuz. Önceki dönemlerde İŞKUR destekli kurslarımıza katılan kursiyerlerimize günlük, bir miktar ödeme de yapılıyordu. Bu da tabii özellikle işsiz ve aile bütçesine katkıda bulunmak isteyen vatandaşlarımız için cazipti. Fakat zamanla İŞKUR destekli olanlar açılmayınca, halk ilgisi ve buna paralel olarak halı kurslarımız azaldı. Bir daha böyle bir destek olursa ki bizim bölgedeki kadınlarımızın bana göre hem yeteneklerini geliştirme, hem aile bütçelerine katkı anlamında ihtiyacı var. Kaldı ki halı, dünya döndükçe kullanılacak bir materyal.
- Muş’un kendine özgün halı üretimi var mı?
- Muş merkezde, bildiğim kadarıyla halı üretimi ve satışı yapılan bir yer yok. Halk Eğitim Merkezi olarak bir kurs açabilmemiz için, en az 12 kursiyer olması gerekiyor. Bu sayısı 8’e kadar düşseydi de İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile görüşüp kurs açabilirdik ama günümüz itibariyle ilgi olmadığından dolayı kısa adı ADEM olan Aile Destek Merkezi ile Cezaevi dışında, süregiden halı kursumuz yok.
- Kurslarınızda öne çıkan, Muş veya yöreyle özdeşleşen ürün var mı?
- Geçen sene TRT Haber’de de haber konusu edilen, ‘Harik’ diye adlandırılan bir ayakkabı türüne dair kursumuz sürüyor. Hatta içinde bulunduğumuz süreç itibariyle Muş Merkez İmam Hatip Ortaokulu içinde, hocamız Ayşe Tan nezaretinde bir kursumuz başladı.
- Harik, nedir?
- İnsanın ayağını yazın serin, kışın sıcak tutan bir ayakkabı türü.
- (TRT haberinden) Muş’un 600 yıllık geçmişe sahip yöresel ayakkabısı 'Harik', kadınların elinde geleceğe taşınıyor. Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kursta hünerli eller ince işçilikle harik örerek talebi karşılamaya çalışıyor. Koyun yünü ve keçi kılından elde edilen iplerle örülüyor...
- Harik; Selçukludan günümüze gelen, Osmanlı’da da kullanılan, 600 yıllık geçmişi olan bir ayakkabı. Müdürlük olarak unutulmaya yüz tutan Harik için harekete geçtik. Kadınlar için açtığımız kurs büyük ilgi gördü. Yılda 80'e yakın kursiyerimize nasıl yapıldığına dair uygulamalı ders veriyoruz.
- Odanızdan gözlemlediğim kadarıyla, 1071 Malazgirt Muhaberesi Zaferi ile bilinen Selçuklu’nun ikinci sultanı Alpaslan’a dair de heykel/biblo türü çalışma ve üretim olmuş?
- Halk Eğitim Merkezimizde; üniversite hocalarının kursiyer olduğu böyle bir kursumuz ve sınırlı sayıda üretim oldu. Hocalarımızın bu tür üretime oldu. (Soru üzerine) İleride, elbette ticarileşebilecek bir üretim. Günümüz itibariyle çok yaygın olmamakla birlikte, bu heykellerin üretimini artıracak kurslar açmaya dair planlarımız var. Muş’ta, sizin de sözünü ettiğiniz, bu tür üretimin halka ulaştırıldığı, emeğin ticarileşebildiği lokal ölçekli pazarlar kurulmaya başladıkça, gerek ilgi gerekse üretim artacaktır.
- İlave olarak?
- Polis eşinin tayiniyle, Samsun’dan Muş’a gelen Sümeyye hocamız, kum boncuklar ile eşsiz tablolar üretiyor ve kursunu veriyor. İnce işçilikli bir zanaat, nadir rastlanılan bir üretimdir. Merkezimizde birbirinden yetenekli hocalarımız üretimleriyle zaman zaman öne çıkarken bildiklerini, kurslarda kursiyerlerimize de anlatarak yaygınlaşmasını sağlıyor.
KİMDİR
1981 yılında Muş’un Hasköy İlçesinde dünyaya geldi. İlkokulu Hasköy’de, ortaokul ve liseyi Muş İmam Hatip Lisesinde okudu.
Van 100’ncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (2002) mezunu.
2004 yılında Din Kültürü öğretmeni olarak göreve başladı. 2011 yılına kadar ilk ve orta dereceli okullarda öğretmenlik ve çeşitli kademelerde idarecilikler yaptı.
2015-2018 arası Muş Öğretmenevi Müdürü olarak görev yaptı.
2022 yılı nisan ayından bugüne Muş Halk Eğitim Merkez Müdürü.
**
Dizide dün
1990’lardan bir Varto hikâyesi – 2
https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/cocuklarimin-terore-bulasacagi-endisesini-yasadim/3658.html
Dizide yarın
Usta öğretici Ayşe Tan ve kursiyerleri ile harik üretimi..
**
Diziye dair
https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/yazi-dizisi-mus/3645.html
FOTO HİKÂYE ve FOTO GALERİ
MUŞ LALESİ: Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından 2015 yılı Aralık ayında Muş 1071 ismiyle “Muş Lalesi” olarak tescillendi.
“Gül peygambere (s.a.v), Lale Allah’a açılır.”
Muş’u gezerken cadde ortalarında heykel halinde görmeniz mümkün. Mevsimi, mart sonundan mayıs başına kadar sürse de en güzel dönemi nisan ayıdır.
MESLEK LİSESİ: 1953’te muhtelif gayeli ortaokul olarak açıldı. 1959’da Muş Sanat Enstitüsü’ne, 1969-70’de Muş Endüstri Meslek Lisesi’ne dönüştü. Halen Muş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak makine ve tasarım, metal, elektrik – elektronik, mobilya ve iç mekan, motorlu araçlar, inşaat gibi alanlarda eğitim veriyor.
MUŞ GAZOZU: Bir kahvede denk geldik. Haber49.net’te, 2025 yılının haziran ayında yer alan muhabir Ayşegül Mutlu’nun, “Muş’un ilk yerli gazozu tüketiciyle buluştu” başlıklı haberine göre Yunus Yeşilbaş tarafından üretildi.
https://haber49.net/musun-ilk-yerli-gazozu-tuketiciyle-bulustu