İKİ YILI AŞKIN SÜREDİR AKCİĞER BEKLİYOR Nefesim, sohbetim, sponsorum olun!
Mermer sektöründe işçilik yaparken akciğerlerinden olan ve organ nakli bekleyen Çayırovalı Muhammed Keleş halka, “Organ bağışı”, belediye başkanı ve başkan adaylarına, “Uğrayın, hatırımı sorun”, hayırseverlere yenilenmesi gereken cihazı için maddi destek çağrısında bulundu
www.sgk.gov.tr’de,. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun resmi sitesinde yer alan bilgiye göre; Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.
Çayırova, Özgürlük Mahallesi, Mehmet Akif Ersoy Caddesi üzerinde oturan 33 yaşındaki evli ve bir çocuk babası Muhammed Keleş, meslek hastalığının pençesinde, ev hapsinde, iki seneyi aşkın süredir iki taraflı akciğer nakli bekliyor. Yaklaşık 1.5 sene aradan sonra yine evinde konuk olduğumuz Keleş;
İstisnasız tüm vatandaşlara ve halka, organ bağışında bulunma…
Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi ile birlikte Çiftçi dâhil tüm partilerin belediye başkan adaylarına şahsını ziyaret…
Hayırseverlere ise yenilenmesi gereken, 200 bin TL tutarındaki oksijen cihazı için maddi destek çağrısında bulundu.
Askerliği sonrası bir akrabasının tavsiyesi üzerine mermer sektöründe; Gebze, Cumaköy’deki Özata Grup’ta 2013 yılından itibaren çalışmaya başlayan Keleş, 2020 yılında hastalığının nüksetmesi üzerine o yılın temmuz ayında, bir Kurban Bayramı arifesinde, tazminatı dahi ödemeden çıkartıldı. Kıdem ve ihbar tazminatlarını kazanan Keleş’in akciğerindeki hasardan ötürü açtığı dava ise, hala sürüyor. Sekizinci duruşma mayıs ayı içinde, Kartal’daki “Saray” diye sıfatlandırılan Anadolu Adalet Adliyesi’nde görülecek.
EVDEN DE ÇIKAMIYORUM
Hastalığının başlangıç sürecinde Çapa’da, İstanbul Tıp Fakültesi’nde üç hafta yatarak tedavi gördüğünü, araştırmalar sonucunda tek seçeneğin çift taraflı akciğer organ nakli olduğuna dair teşhis konduğunu belirten Keleş şöyle devam etti:
“Son bir senedir, tamamen oksijen cihazlarına bağlıyım. Yatakta, ev içinde ve sokakta olmak üzere toplam üç ayrı cihaz kullanıyorum.
İki sene öncesine kadar evden çıkabiliyordum artık çıkamıyorum. Çünkü 100 metre gittikten sonra durmam gerekiyor. Oksijenim yetersiz kalıyor. Makine kullanıyorum ama makine bile artık yetersiz kalmaya başladı.
Evde gezerken, duşta, giyinirken, vücut harekete geçip efor sarf etmeye başlayınca bizim *satürasyonum 80’lere kadar düşüyor.
Size kapıyı açtığım anda dahi satürasyonum düştü, o an oksijen cihazını takmam gerekiyor. Konuşmaya başladıkça da, düşüş sürdü.”
ELEKTRİK KESİNTİLERİ DURUMU ZORLAŞTIRIYOR
Beş litrelik oksijen makinesini evde kullandığını, elektrik kesintilerinde ise tüp kullanmaya başladığını kaydeden Keleş, ilçede sıklıkla ve çeşitli gerekçelerle yaşanan elektrik kesintilerinin de durumunu daha da zorlaştırdığını belirtti:
“Geçenlerde, yakınlarımızdaki fabrikada çıkan büyük bir yangının etkisiyle kablolar yandı. Baya bir sıkıntı yaşadık. Elektrikler olmayınca bu sefer tüpe dönüyoruz. Tüpüm de beş litre olduğu için iki üç saat gidiyor. Firmayı arayıp getirene kadar, sıkıntı yaşıyoruz.
Bir keresinde önemli bir sıkıntı yaşadım. SEDAŞ ile yaptığı görüşmede elektrik kesintisinin uzayacağı anlaşılınca ambulans çağırdık, hastaneye gitmek zorunda kaldım. Cihazımdaki oksijen bitmeye yakınken çağırdım. Cihazdaki oksijenin yetersiz kalacağını bildiğimden hemen hastaneye sevk edildim. Risk yaşamadım çünkü önlemimizi aldık.”
İstanbul Kartal’daki Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve İzmir Ege Üniversitesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi olmak üzere Türkiye’de organ nakli yapan üç hastane olduğunu belirten Keleş, “Ama İzmir Ege Üniversitesi’nde nakil bölümü iki aydır kapalı. Doktorumuz istifa etti ya da tayini çıktı. Doktor yok. Oradaki arkadaşlarımız ya Ankara’ya ya İstanbul Kartal’a gelmek için çabalıyor ama zor oluyor. Çünkü oksijensiz sıkıntı yaşıyorlar” dedi.
ORGAN NAKİLLERİNİN EN ZORU
Kendisinin Kartal’daki Koşuyolu Hastanesi’nin nakil listesinde yer aldığını, üç ayda bir kontrollerinin olduğunu kaydeden Keleş, “Günümüzde İstanbul, Kartal’daki hasteden akciğer nakli bekleyen 80 kişiyiz. Listede ikinci sıradayım ama yaş, kilo, cinsiyet, göğüs kafesi, kan grubu gibi kıstaslar var. Bunların hepsi uymalı. Biraz zor. Akciğer nakli en büyük, en zor organ nakillerinden biri.
O yüzden kime ne zaman sıra geleceği, belli olmuyor. Benim grubumda iki kişiydik. Şu an yine fazla kimse yok ama beyin ölümü gerçekleşen organ bağışçısının akciğeri kime uyuyorsa ona artık. Yani llistenin en başındakine de en sonundakine de uyabilir. Sadece, uyup uymadığına sırayla bakıyorlar” diye konuştu.
ORGANLARIMIZ TOPRAK OLACAĞINA
BİRİLERİNE NEFES, CİĞER, UMUT OLMALI
Bu zeminde organ bağışının, yaşama tutunmak için organ bekleyen her birey için çok büyük önem taşıdığını belirten Keleş halka çağrısını, “Organ bağışında bulunmalıyız. Çünkü organ bağışı hayat kurtarır. Organ bağışı bir cana, yeni bir nefes olur. Organlarımız öldüğümüzde toprak olacağına, yeni bir insana yeni bir nefes, ciğer, umut olmalı. Bence herkes organ bağışında bulunmalı” dedi.
HİÇBİR DERNEKLE DİYALOĞUM OLMADI
Çayırova’da hiçbir engelli derneği veya Kent Konseyi Engelliler Meclisi ile diyaloğu olmadığını, sivil toplumun da kendisiyle bir temasta bulunmadığını kaydeden Keleş, “Ben derneklere gidemedim çünkü hastanelere koşturmaktan fırsat bulamadım.
Son bir senedir oksijene bağlıyım ve aynı zamanda her ay enfeksiyon atağı geçiriyor, 10 gün hastanede yataklı tedavi görüyorum. Tekrar eve geliyorum. Henüz çok yeni, sekiz gün Pendik’te hastanede yattıktan sonra iki gün önce evime döndüm” diye konuştu.
AKCİĞERİ İÇİN AÇTIĞI DAVA SÜRÜYOR
Meslek hastalığına yakalanmasından ötürü malulen SGK işçi emeklisi olduğunu ve iş göremezlik ödeneği aldığını kaydeden Keleş bir taraftan da son işyeriyle hukuk mücadelesini, İstanbul Barosu hukukçularından Avukat Osman Künye ile birlikte sürdürüyor:
“Hastalığa işyerinde yakalandım. İşyeri benim hastalığımı öğrendikten sonra direk işten çıkarttı. O zaman da tam Covid dönemiydi. Mahkeme sürecimiz devam ediyor.
İlk kıdem ve ihbar tazminatı davamı kazandım ve aldım. En önemlisi olan, akciğerimin bedeli. Davam sürüyor, mayıs ayında sekizinci duruşma görülecek. Hala karara varılmadı. Çünkü hastaneden durmadan rapor istiyorlar. Geçen ay tekrardan rapor yeniledik. İnşallah, beşinci aya yetişecek.”
HİÇBİR BAŞKAN ADAYI KAPIMI ÇALMADI
31 Mart yerel seçim sürecinde herhangi bir belediye başkan adayının “Rastgale, tesadüfen” dahi kapısını çalmadığını belirten Keleş, “Beni ya da hastalığımı bilmiyorlar. Gelirseler mutlu olurum, niye olmayım ki” dedi.
BELEDİYE BAŞKANIMIZLA KONUŞMAK İSTERDİM
Çayırova Belediyesi’nin kendisine ayni ve maddi yardımlarda bulunduğunu, ambulans ve özel araç dahil her zaman hastane ile ev arası sevkini gerçekleştirdiğini belirten Keleş, “Belediyemiz yardım ediyor ama belediye başkanımızla hiç yüz yüze gelmedik. Kendisiyle yüzyüze konuşmak isterdim” diye konuştu.
MHP Çayırova İlçe Teşkilatı üyesi olduğunu belirtip İsmail Akkuş başkanlığındaki ilçe yönetiminin ilgisinden de memnun olduğunu kaydeden Keleş, “Sağolsunlar. Ellerinden geleni yapıp yardımcı oluyorlar” dedi. Muhammed Keleş’in son çağrısı ise yenilenmesi gereken oksijen cihazı için, hayırseverlere oldu:
CİHAZINI YENİLEMEK İÇİN
HAYIRSEVERLERE
ÇAĞRIDA BULUNDU
“Dışarıda kullandığım oksijen makinesini bir yıl önce edindim. 50 bin TL tutarındaki Alman malı cihazın alımına aile tarafımız ve etraf yardımcı oldu. Bu cihazın gücü, geçen sene için yeterliydi. Yenilemem gerekiyor ve yenisinin maliyeti, 200 bin TL.
Mevcut cihazımı çift batarya ile kullansam, dışarı çıktığımda üç saatlik sürede işimi halledip geri dönmeliyim.
Cihazımın yenisi de beş litrelik ama mevcut cihazım dakikada 40 üfleme oksijen verirken yenisi, aynı sürede 80 üflemeden fazla oksijen veriyor.
Yenisini almak istediğim cihazın markası, Philips. Doktorların da tavsiye ettiği çok kuvvetli bir makine. Yerli üretimi yok. Alma durumum da yok. Belediyemiz, büyüklerimiz, iş adamımız olabilir. Bir sponsor desteği bekliyorum.”
*Satürasyon: Oksijen satürasyonu, kandaki oksijen doygunluğunu ifade eder. Sağlıklı bir insanda tipik oksijen satürasyon seviyeleri %95-100 arasında değişir. Akciğer sorunları olan kişilerde ise bu değerler biraz daha düşük olabilir. (https://www.dmdaileleri.org/)