MESAİ ARKADAŞI DA KENDİSİ GİBİ DÜŞÜNÜYOR Nitelikli eğitim için planlı eğitim şart
Sarkuysan Anadolu Lisesi’nin sözel bölümünden birincilikle mezun olduktan sonra Uludağ Üniversitesi’ni Sarkuysan A.Ş’nin burs desteğiyle tamamlayan ana sınıfı öğretmeni Gönül Vural ile çalışma arkadaşı Hilal Dinler, aynı düşüncede. Nitelikli eğitim için, planlı eğitim şart…
Anaokulu öğretmenliği mesleğinde 12’nci yılını geride bırakan Gönül Vural, üniversite tahsilini mezun olduğu lisenin kurucu firmasının burs desteğiyle, o bursu konaklama giderinde kullanarak tamamladı. Mezun olduğu ilk ve ortaokulu, ana okulu öğretmeni olarak dönerken, orada da altı yılı geride bıraktı.
Sarkuysan Anadolu Lisesi’nin sözel bölümünden birincilikle mezun olduktan sonra Uludağ Üniversitesi’ni Sarkuysan A.Ş’nin burs desteğiyle tamamlayan, Gebze’nin Güzeller Mahallesi’ndeki 50’nci Yıl Chrysler İlkokulu ana sınıfı öğretmeni Gönül Vural ile çalışma arkadaşı Hilal Dinler, aynı düşüncede. Nitelikli eğitim için, planlı eğitim şart…
Gebze’nin Cumaköy eşrafından Rıdvane – Melih Vural çiftinin kızı olan Gönül Turani Vural, 1990 yılında dünyaya geldi. Babası Melih Vural ailesinin geçimini taksicilikten sağladı. Uzun yıllar Garaj Taksi durağına bağlı olarak çalıştı. İlk ve ortaokulu halen görev yaptığı 50’nci Yıl Chrysler Ortaokulu’nda tamamladı. Sarkuysan Anadolu Lisesi’nden 2007’de eşit ağırlık bölümünün birincisi unvanıyla mezun oldu. Bu derece hem Sarkuysan A.Ş’den burs edinmesinin hem de Uludağ Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümüne 30 puan üstle, kontenjandan yerleşmesinin önünü açtı. 2012’de mezuniyetinin hemen ardından, “Atanamayan öğretmen”, “Ücretli öğretmen” gibi olumsuzlukları yaşamadan kadrolu olarak ataması gerçekleşti.
Piranlar’da İnsan Kaynakları Müdürü olarak görev yapan Ali Vural ile 2013 yılında dünya evine giren Gönül Vural, 50’nci Yıl Chrysler Ortaokulu ikinci sınıf öğrencisi Asya Vural’ın annesi.
Gönül Vural’ın mesleğindeki ilk görev yeri Osman Yılmaz Mahallesi’ndeki Şükran Kayabay Anaokulu oldu. İkinci görev yeri, Gaziler Mahallesi’ndeki Ülkem İlkokulu olurken Ülkem’deki yılları aynı zamanda şark hizmetine sayıldı.
Meslekte 12’nci yılını tamamlayan Gönül Vural, 50’nci Yıl Chrysler Ortaokulu’nda da altı yılı geride bıraktı: “50’nci Yıl Chrysler Ortaokulu’nda daha fazla kalma taraftarı değilim açıkçası. Birkaç sene daha durabilirim belki. Oğlumun mezuniyeti sonrası değişiklik talep etmeyi düşünüyorum. Tercihim yine Gebze’de görev yapmak olacak.”
Gönül Vural ile görev yaptığı okulda yaptığımız görüşmeye meslektaşı, çalışma arkadaşı Hilal Dinler de eşlik ederken kimi sorularımızı, birlikte yanıtladılar:
Öğretmenlik veya İngilizce öğretmenliği ideal, hedef olarak belirlediğiniz meslek miydi?
Üniversite yıllarım öncesi İngilizce öğretmenliği veya okul öncesi öğretmenliğini düşünmüştüm. İngilizce öğretmenliğini Sarkuysan Anadolu Lisesi’nde okurken İngilizce öğretmenimiz Deniz Ilgın’dan ötürü sevip benimsedim. Beden eğitimi öğretmenimizin kızıydı aynı zamanda. Çok naif, iyi bir öğretmendi. O yıllarda süper lise statüsünde okuduğum için bir sene tamamen İngilizce konuştuk. Deniz Ilgın hoca bende İngilizce’ye dair pozitif etki bıraktı. İngilizce öğretmenliği okumak istedim. Ezber yeteneğim çok güçlüydü. Olabilirim diye düşündüm ama sınava gelince iş değişti. Okul öncesi öğretmenliği okudum ve gelinen aşamada çok memnunum. İyi ki de okul öncesi öğretmenliğini seçmişim. Çocukları çok sevdiğimden, gerek meslek gerek branş seçiminden çok memnunum.
Uludağ Üniversitesi’ni değerlendirir misiniz?
Bursa’daki Uludağ Üniversitesi hem Gebze’ye mesafe olarak yakınlığı, hem de köklü bir kurum olmasından ötürü tercihlerimin arasında öncelikliydi. Uludağ’da okuyan arkadaşlarımdan gerek üniversitenin gerekse benim de okuduğum bölümün ne kadar gelişmiş olduğunu biliyordum. Çok memnundum.
Üniversite sayısının artmasının hemen her mesleğe olumsuz yansıyacak şekilde, eğitim kalitesini düşürdüğü, diplomalı işsizlerin artmasına sebep olduğu konuşuluyor. Alanınızı da merkeze alarak, bu tespitlere katılıyor musunuz?
Çeşitli bölümlerde çok fazla bölüm açılıp çok fazla talep olduğunu düşünüyorum. Okuyanlara yeterli istihdam olanağı doğmadı. İhtiyaca göre okullara alım ve atama olursa daha iyi olacaktı. Planlı bir eğitim modeliyle, öğretmenlik bölümlerine ve diğer meslek gruplarının bölümlerine de, ihtiyaçla eşdeğer, sınırlı sayıda alım yapılmalıydı. Örneğin öğretmenlikte, coğrafya ve tarih bölümlerinde atama, yok denecek kadar az.
Üniversite sayısı arttıkça puanlarda da oynama olduğunu sanıyorum. Statüye göre mi, üniversiteye göre mi? Üniversite ve bölüm çok olduğunda, bölüme girişinde çok kolay hale geldiğini düşünüyorum. Daha nadir bulunup puanlar yükseltilse, girişte zor olacak ve eğitim daha kaliteli verilecektir. Bence mevcut durum, eğitim kalitesini de etkiliyor. Üniversitede hocalarının da nitelikli olması lazım. Gelinen aşamada, durum ortada. Örneğin, çok tanıdığım bir Türkçe öğretmeni, mesleğini yapamıyor ve geçimini sürdürmek için baba mesleği taksiciliği sürdürüyor.
Hilal Dinler: Okul öncesi öğretmenliği bölümüne bir dönem sertifikalar, belgeler ile atamalar oldu. Kız meslek lisesi mezunları atandı. Çok giren olduğunda, eğitim kalitesi de otomatikman düşüyor. Daha belirleyici ve zorlu sınavlarla, bölümlere daha az ve ihtiyaç duyulan sayıda alımla kalite yükseltilebilir.
Herhangi bir öğretmen sendikasına üyeliğiniz var mı?
Sendikalıyım. Aslında çok fazla tercih ettiğim bir durum değildi. Bağlı olduğum bir yer olsun düşüncesiyle üye oldum.
Sarkuysan A.Ş’den edindiğiniz bursun ne tür bir katkısı oldu?
Bursa’da okurken hiç KYK yurdunda kalmadım. Özel apartta konakladım. Aldığım burs ile apartın giderini tamamen karşıladım. Bursum, 250 TL ile başladı. 300’e kadar yükseldi. Apartta konaklamaya 370 TL ile başlamıştım. O burs üniversite hayatım boyunca apart giderimi başa baş karşıladı.
İlave olarak…
Bizlere ulaştığınız, araştırdığınız için teşekkür ederim. İnsan geçmişini unutmaz ama ara ara koptuğun oluyor. Daha çok önüne bakıyorsun. Böyle olunca geçmişi hatırladım ve beni çok mutlu etti bu. Teşekkür ederim. Sarkuysan fabrikasına, okula da çok teşekkür ederim. Bizi gerçekten desteklediklerine inanıyorum. Onların verdiği emeği, desteği üniversite yıllarında da gördük ve burada da çalışıyoruz.
ŞARK HİZMETİNDE GEBZE’Yİ TERCİH ETTİ
Gönül Vural’ın mesai arkadaşı Hilal Dinler, Konya Selçuk Üniversitesi mezunu. Doğu/şark hizmeti olarak 2012’de Gebze’ye atandı: “Şark hizmeti için doğuya gitmek yerine, Gebze’nin tamamının şark hizmeti statüsünde yer almasından ötürü şark hizmetini batıda tamamlamak için bu tarafları yazdık. Gebze’ye öyle geldik.”
KAYMAKAM BEY’İN HEMŞERİSİ
Hilal Dinler’in ilk görev yeri Yavuz Selim Mahallesi’nde Yavuz Selim İlkokulu oldu. 2014’ten bu yana bu 50’nci Yıl Chrysler İlkokulu’nda devam ediyor. Konya’nın Ereğli İlçesi eşrafından olan Hilal Dinler, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit’in hemşerisi. İlk, ortaokul ve liseyi Ereğli’de okuyan Hilal Dinler, Beşevler Mahallesi’nde Mehmet Akif Ersoy İlkokulu Müdür Yardımcısı Ersin Dinler’in eşi. Çiftin oğulları Erdem, Gönül Vural’ın öğrencilerinden:
“Gönül hocamla bu okulda tanıştık. Beraber çalışmaya başladık. Devam ettik. Gönül hocam okulda hem öğrencileri hem velileri tarafından öğretmenlerince sevilen arkadaşımız. Çok güler yüzlüdür. Velilerle iletişimi çok iyidir. Akademik başarılarda, sınıf potansiyelinde çocukları ön plana taşıyabilen bir öğretmendir. Çok sevilir, güler yüzlüdür, çözüm odaklıdır. Kendisini çok seviyoruz. Beraber çalışmaktan da çok keyif alıyoruz. Meslekte 12’nci yılım. Aynı yıl atanmış, aynı ortamlarda bulunmuşuz. Burada karşılaştık. Gönül hocam her ortama çok güzel uyum sağlar. Beraber güzel bir çalışma yürütüyoruz çocuklarla. Projeler olsun, diğer çalışmalarda güzel şeyler ortaya çıkarıyor.
Gönül Vural: İnsanın çalıştığı ortam çok önemli. Hilal gibi bir arkadaşla tanışmasaydım belki kendimizi çok gösteremeyecektik. Çalışma stilimiz de birbirine benziyor ve mutluluk duyuyoruz. Okula koşarak geliyoruz açıkçası. Hilal’den kuralına göre demeyim de, daha teorik şeylere dair bilgi sahibi oluyorum. Ben konuların üzerine duygularımla gidiyorum, Hilal biraz daha mantıklı gidiyor. Birçok konuda beni dizginliyor. İş, mesai dışında da ailecek görüşüyoruz.
Hilal Dinler: Neredeyse bir günü birlikte değerlendiririz. Yeri gelir birbirimizin eksiklerini gideririz. Beraber paslaşarak devam ediyoruz. Yüksek enerjili, keyifli bir takım arkadaşı ile çalışınca bu size de yansıyor. Beraber bir şeyler yapma ihtiyacı oluyor. ‘Şunu da mı yapsak, bunu da mı yapsak’ diye bir fikir ortaya atıyoruz. O fikir üzerinden yürüyor veya günün değerlendirmesini yapıyoruz. ‘Şurada eksiğimiz var’ falan diye, farklı bakış açıları ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu şekilde devam ediyor. Keşke Gönül hocamla daha önce tanışsaydık.
GEBZE’DE İLK ÖNCE GÖZÜM KORKTU…
Konya’nın merkezine 150 kilometre mesafedeki 150 bin nüfuslu Ereğli’de çocukluğunu geçirip liseyi tamamladıktan sonra üniversiteyi okudu Konya’da kültür benzerliğinden ötürü zorlanmadığını belirten Hilal Dinler’in Gebze’deki ilk yılları biraz sıkıntılı geçmiş: “Küçük bir ilçeden önce ilimizin merkezi Konya’ya gittim. Aynı benzer kültürlerdi. Ama Gebze’de gözüm korktu. Tek valizimle geldim. Gebze, büyük şehir. Bilmediğim tanıdığım insanlar. Bir süre Darıca’da dayımda kaldım. Çok fazla insan sirkülasyonu vardı. Çok çeşitli bölgelerden insan olan yere gelince afalladım. Alışamayacağım düşüncesiyle, gitmek istedim.
İlk görev yaptığım okulumdan arkadaşlar, ‘Genelde dışarıdan gelenler Gebze’yi önce sevmezler. Sonra bağlayıcı hale gelir ve gitmek istemezler’ demişti. Öyle de oldu.