Pir Sultan'da aşure Alevi, Dürzi ve  Hristiyanlar için kaynadı
21 Temmuz 2025 01:08

“MAZLUMLARIN DİRENİŞ LOKMASI” Pir Sultan'da aşure Alevi, Dürzi ve Hristiyanlar için kaynadı

Pir Sultan Abdal Derneği Kocaeli Şubesi’nin aşure gününde dernek yöneticisi Dilek Tolu, “Aşuremizi Suriye’de katledilen, Alevi, Dürzi ve Hristiyanlar için zalime karşı direniş lokması olsun diye kaynattık” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Çayırova merkezli Pir Sultan Abdal Derneği Kocaeli Şubesi’nin geleneksel aşure gününde konuşan dernek yöneticisi Dilek Talu, “Aşuremizi Suriye’de katledilen, yerinden yurdundan edilen Alevi, Dürzi ve Hristiyan canlarımız için kaynattık. Aşuremiz, zalime karşı mazlumların direniş lokması olsun” dedi. Derneğin Özgürlük Mahallesi, Pir Sultan Caddesi üzerindeki aşure gününe ilgi çok yoğun oldu.

Cengiz Dönmez başkanlığındaki şube yönetimi şube sekreteri Ali Soyal ile birlikte yönetim kurulu üyeleri Dilek Tolu, Özge Dinler, Songül Davullu, Cansu Orhan ve Gökhan Aslan’dan oluşuyor. Başkan Dönmez’den edinilen bilgiye göre aşure aşı içinde kuru üzüm, kayısı, şeker, besi üzümü, İran üzümü, fındık, nohut, kuru fasulye, yarma, fıstık yer aldı. Abdal Musa Cem Evi’nde kazanlarda pişirilip yaklaşık 1000 porsiyon olarak hazırlandı ve ikram edildi.

Etkinliğe CHP Gebze İlçe Başkanı ve başkan adayı Gökhan Orhan, Çayırova İlçe Başkanı ve başkan adayı Binali Eniş ile Çayırova Kadın Kolları Derneği Başkanı Şengül Honça Çiftçi, Anahtar Parti Çayırova İlçe Başkanı Mehmet Toprak ve Kadın Kolları Başkanı Binnur Oran Akın, KBB ve Darıca Belediyeleri CHH Meclis Üyesi Özgür Çelik, Çayırova Belediye Meclisi CHP Üyeleri Diren Eroğlu, Yılmaz Bilmez ve Turan Ağaç ile geçen dönem meclis üyesi Muharrem Gökçe, CHP Çayırova İlçe Başkan adayı Okay Ağyol, Gebze Kent Politikaları Derneği Başkanı Ali Fuat Bilir,   Mücadeleci Emekliler Derneği Gebze Şube Başkanı Nuh Erdoğan Erdoğan, Çayırova Kars – Ardahan – Iğdır Derneği Başkanı Aytekin Sır, CHP Gebze Kadın Kolları eski Başkanı Yaşa Erdoğan, CHP Çayırova Kadın Kolları eski Başkanı Fadime İlhan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli ile dernek üyeleri katıldı.

 Etkinlikte şube üyesi Hüseyin Tolu’nun kısa bir selamla konuşmasından sonra söz alan şube yöneticisi, -Hüseyin Tolu’nun eşi- Dilek Tolu tarafından okunan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Aşuremiz, burada bulunan canlarımız gibi; bu topraklarda yaşayan halklarımız ve inançlarımız gibi çeşitli, renkli ve güzeldir, haktır.

Canlar, nasıl ki semahlarımız seyirlik bir oyun değilse, bizim aşuremiz de sadece tatlı değildir. İçindeki her bir lokma ödenen bedelleri, çekilen acıları, 72 milleti ve toplumumuzun birbirine bağlılığını gösterir.

Değerli canlar, aşuremizi Suriye’de katledilen, yerinden yurdundan edilen Alevi, Dürzi ve Hristiyan canlarımız için kaynattık. Aşuremiz, zalime karşı mazlumların direniş lokması olsun.

Ortadoğu’da yaşananları izliyor, kahroluyoruz değil mi? Suriye’de Esad rejimine güvenen, örgütlenmeden uzak duran Alevilerin başlarına gelenleri görüyorsunuz. Türkiye giderek Ortadoğulaşıyor, o bataklığa sürükleniyor. Arap Alevi canların yaşadıklarının önüne geçmek için tepkilerimizi çekinmeden ortaya koyalım fakat asıl mesele, bunlardan ders çıkarıp örgütlenmemizi büyütmekte. Örgütlü olmayan toplumlar için devletlerin yaşam güvencesi olmadığını şu son 10 yılda maalesef büyük vahşetlerle gördük.

Değerli canlar, işte Türkiye’de Alevilerin birliğini bozmak, örgütsüz bir toplum yaratmak için Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdular. İçimizdeki kimi devşirmelerin koşarak yanında sıralandığı bu kurum, Alevileri bir toplum olarak kabul edip saygıyla yaklaşmak yerine, Alevilere yeni bir don biçmeyi gütmektedir. Cemevlerinin, köylerimizdeki inanç merkezlerimizin tadilatlarını, bakımlarını yaptırınca Alevileri avuçlarının içine alacaklarını sanıyorlar. Bu düşmanca devlet politikalarını yırtıp atmak, Pir Sultan yolunda yürüyenlerin, Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin yoluna *turap olanların, yüzünü Düzgün Baba’ya dönenlerin omuzlarındaki sorumluluk, ellerine alacakları direniş bayrağıdır.

Hacı Bektaş başta olmak üzere çok sayıda dergâhımızı işgal eden, katliamlarla yüzleşmeyen devletle ne bütünleşiriz ne de boynumuzu kör kılıcın altına yatırırız.

Kerbela’da Hüseyin ve 72 yoldaşını susuz bırakıp kılıç sallayanlar bugün Alevilere dost, yoldaş olamazlar.

Bütün canlarımızı derneğimiz etrafında örgütlenmeye, toplumumuzun parçalanmasına itiraz etmeye davet ediyoruz,

Gönüllerimizi birleyelim değerli canlar, lokmaları pay edelim. Kırkların Cem’inde dara düş olalım.

Aşuremize katkıda bulunanlara, lokmalarını katan bütün canlarımıza teşekkürlerimizi sunuyor, ‘lokmaları hak divanına yazılsın’ diyoruz.

Aşuremiz; Erenler lokması ola, Pirler lokması ola. Dolu geldi, dolu gide. Arta kesilmeye, taşa dökülmeye. Yiyenlere nur ola, yedirenlere delil ola. Bir lokma bin kadaya (Kazaya belaya)  kalkan, belaya bekçi ola. Aşk ile canlar!”

 *Turap olmak: Özetle “turâb olmak”, Ali tabiatlı ve tevâzu sahibi yani toprak-tabiatlı olmaktır. Teslim olmayı nimet bilmek ve âdâbı hâl ile d/el/illendirebilmektir.

 

Güncelleme: 21 Temmuz 2025 09:48
BENZER HABERLER
X