Sigortanın önemini Tören’den öğrendim
29 Mayıs 2026 07:01

STAJYER BAŞLADIİ 1.5 AY SONRA DEPREM OLDU Sigortanın önemini Tören’den öğrendim

Sevinç Aytin sigortacılığa 1999’da, Karamürsel’de Mehmet Tören’in yanında başladı. 1.5 ay sonraki depremin ardından Tören ile poliçe imzalayanların edindikleri yolunu belirledi. 27’nci yılını, öğrenmek ve öğretmekle sürdürüyor

Aktan Uslu Tüm haberleri

Röportaj serisi - 1

Sigorta nedir?

Sigorta, kişilerin veya kurumların karşılaşabilecekleri risklerin mali sonuçlarını, düzenli prim ödemeleri karşılığında sigorta şirketine devretmesi sistemidir. Basit bir ifadeyle sigorta, ‘birçok kişinin az az ödeyerek, başlarına gelen büyük zararı birlikte karşılama’ mantığına dayanır.

Sigorta, bireylerin ve işletmelerin öngörülemeyen risklere karşı mali güvence sağlamasının en etkili yoludur. Bir kaza, yangın, hastalık veya doğal afet anında yaşanacak mali kaybı tek başınıza karşılamak zorunda kalmak yerine sigorta sistemi bu yükü topluluğun tamamına dağıtır. (Kaynak: sehirsigorta.com)

Sigortacılığı, muhasebecilik mesleğine doğru evrildiği yıllarda, sigortacılığa 17 Ağustos 1999 depremine 1.5 ay kala başlayan Sevinç Aytin ile konuştuk.

Öncelikle; Sevinç Aytin kimdir?

1983 yılında Karamürsel’in Kızderbent Mahallesinde dünyaya geldi. Kızderbent İlkokulu ve Karamürsel Ticaret Lisesi’ni bitirdi.

Anadolu Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık ile Uluslararası İlişkiler mezunu.

Sigortacılığa lise öğrencisi iken Karamürselli Gazeteci ve Fotoğraf Sanatçısı merhum Mehmet Tören’e ait (1937 – 2004) Mehmet Tören Sigorta Arabuluculuk Hizmetleri Limited Şirketi’nde, 01 Temmuz 1999’da stajyer olarak başladı.

Üniversite tahsili sonrası mesleğe bir sene ara vermesinin ardından 10 yıl boyunca sigorta iş kolunda özel sektörde çalıştı.

2010 yılında Gebze’ye taşındı.

1.5 yıl enerji sektöründe bağlı çağrı merkezinde takım liderliği yaptı. 2.5 yıl Nazer Otomotiv’de, sigorta bölümünde çalıştı.

Bireysel Emeklilik Aracıları Sınavı’na (BEAS) girerek bireysel emeklilik sertifikası edindi.

Kocaeli Üniversitesi’nden sermaye piyasalarında profesyonel çalışmak için gerekli olan Sermaye Piyasası Kuruluşu – SPK lisansı belgesi aldı. Halen, ilimizde bu lisans belgesine sahip tek acentenin sahibi.

Vakıfbank çatısındaki Vakıf Emeklilik’te, Gebze Bölgesi’nde çalışma hayatını sürdürdü. Allianz Sigorta’dan gelen teklif sonrası Yapı Kredi Bankası’nın önce Gebze Bölgesi ardından İstanbul Anadolu Yakasındaki şubelerinde eğitmenlik ve koçluk yaptı. Çok sayıda şubeyi sigorta konusunda yönetti.

Eğitmenlik ve danışmanlık eğitimleri aldı. İstanbul’un Şişli İlçesinde; bireylerin kişisel ve profesyonel yetkinliklerini geliştirmeyi amaçlayan MasterCamp Eğitim Platformunda eğitmen, moderatör ve sunuculuk yaptı. Çeşitli lise ve üniversitelerdeki kariyer günlerinde öğrencilere mesleğini anlattı. Bir dönem Kocaeli Life Dergisi ve sitesinde sigortacılığa dair yorumlar yazdı. Yerel televizyon ve radyo kanallarında programlar hazırlayıp sundu.

Şahsına ait Sevinç Aytin Sigorta Aracılık Hizmetleri Danışmanlık Limited Şirketi’ni 2021 yılında kurdu.

Mapfre Sigorta, Sompo Sigorta, Anadolu Hayat Ve Emeklilik, Hepiyi Sigorta ve Neova Sigorta şirketlerinin hayat ve elementer (hayat ve emeklilik sigortaları dışındaki tüm maddi güvenceleri kapsayan; kişi ve kurumların mal varlığı, sağlık ve sorumluluklarını kaza, yangın, deprem gibi olası risklere karşı koruyan temel sigorta türlerinin tümü) dallarda acenteliğini yapıyor. İlimizde Körfez, Gölcük, Başiskele ve Çayırova ile İstanbul, Beylikdüzü ilçelerinde satış danışmanları var. Ülke genelinde çok sayıda kurumsal firma ve kişinin sigorta acentesi.

Kurumsal sigorta acentelerine danışmanlık hizmeti veriyor. 

Riziko teftiş uzmanı. Sigorta edilecek işletme, tesis veya yüksek bedelli konutlarda, işyerlerinde her tür riski raporlayıp detaylı raporlar hazırlıyor.

İki çocuk annesi.

Birkaç STK 'da yardımcı ve üye.

Sevinç Aytin sigortacılığa 1999’da, Karamürsel’de merhum Mehmet Tören’in yanında stajyerlikle başladı. 1.5 ay sonraki depremin ardından Tören ile poliçe imzalayanların edindiklerinin ardından yolunu belirledi. Sektörde 27’nci yılını, öğrenmek ve öğrendiklerini öğretmekle sürdürüyor

Sigorta iş kolundaki amacını, “Sektöre etik ticaret ve ahlakı ile değer katmak, geliştirmek ve yeni nesillere aktarmak” ve “Marka haline gelmek” olarak özetleyen Aytin sorularımızı yanıtladı:

  • Sigortacılık iş koluna girişiniz nasıl oldu?
  • 1999 yılında, 16 yaşında lise öğrencisi iken ve 17 Ağustos depremi öncesi hedefim, muhasebeci olmaktı. Çünkü ticaret lisesinde okuyordum ve muhasebeci olursam iyi bir firmada, muhasebeci olurum düşüncesindeydim. Ama stajımda sigortacılık sektörüne evrildiğimde aslında muhasebeciliğin hiçte istemediğim bir meslek olduğunu anladım. Yani hesap kitap işlerinde değil de daha çok insanlarla diyalog kurmak, iletişim geliştirmek, network ağı sağlamak, sözlü iletişim alanlarında daha iyiydim. Lisede stajım için dönemin müdür yardımcısı beni çağırdı ve Mehmet Tören’in yanına gönderip, ‘Seni bekleyecek. Uygun görürse staj için orada başlayacaksın’ dedi. Gittik, konuştuk. Mehmet Tören bana konuşma bitiminde, ‘Ne zaman başlarsın?’ diye sordu. ‘Hemen yarın’ dedim ve 01 Temmuz 1999 günü başladım.
  • Hatta Gebze’ye yerleştikten sonra Nazer Otomotiv’e yaptığım başvuruda yönetimden Hüseyin Tevfik Özdinçer, Ertuğ Pektekin ve Ümmühan Ertuğ Pektekin ile görüştüm. İşe Ümmühan hanımın onayıyla alındım. Başvurumda referans olarak, Mehmet Tören’i göstermiştim. Kızı, Ümmühan hanımın arkadaşıymış. Arayıp referans aldılar ve hemen işe başlamamı istediler.
  • Sigortacılığa devam etmenizdeki etken neydi?
  • Mehmet Tören’in yanında staja başladıktan 1.5 ay sonra, 99 deprem felaketini yaşadık. Ardından yaşanan süreçlerde sigortanın önemini kavradım. Hasar ödemeleri, vefatta tazminat ödemeleri, iş yeri sigortası yaptıranlara teminat ödemelerine tanık oldum.
  • Mehmet Tören, sigorta poliçelerine deprem teminatını ekleten bilinç ve bilgiye sahip bir sigortacıydı. Henüz deprem gerçeğinin konuşulmadığı zamanlarda, bölgenin de deprem kuşağında yer almasından ötürü poliçe sahiplerine deprem teminatını anlattı. Zorunluluğu olmayan, isteğe bağlı bir teminattı. Mehmet Tören o kadar vizyoner idi ki poliçelere deprem, sel, yangın gibi risklerin poliçeye eklenmesi gerektiğini anlattı. 17 Ağustos depremi sonrası, o tarz poliçelere sahip olan kişilere yıkılan binalarının hasar bedelleri ödendi. Hayat sigortasına sahip olup depremde hayatını kaybeden kişilerin çocuklarına tazminatları ödendi. Mehmet Tören, Koç Allianz acentesiydi. Koç Allianz'ın genel müdürü ekibiyle birlikte ama acentede, ama yerinde, depremzedeleri ziyaret ederek çeklerini teslim etti. 1999’da profesyonelce yapılmış bu duruma şahit oldum. Şöyle düşünün: Bir doğal afet sonrası hayatta kaldığınızda aklınıza gelen ikinci şey barınma, çoluk çocuğunuzun geleceği ve eğitimi, işinize tekrar dönüp finansal anlamda kimseye yük olmadan hayatınızı sürdürmek olur. Mehmet Tören’in yanında sigortacılığın bunu sağladığını görünce kendime, ‘Sigortacı olacaksın. İnsanları doğru bilgilendirip, yönlendirip doğru poliçeyi yapacaksın. Hayatlarında afetler ve olumsuzluklar yaşayan insanlara güçlü olduğunu hissettirecek ve o gücü arka planda sen vereceksin’ dedim ve sektördeki yoluma hem eğitim, hem iş hayatında devam ettim.
  • Üniversitedeki eğitimleriniz haricinde, ne tür eğitimler gördünüz? Bunun yanısıra hangi alanlarda eğitmensiniz?
  • Finans sektöründe, banka şubelerinin sigorta bölümlerinde çalıştığım yıllarda eğitimlerimi sürdürdüm. Bilirkişilik, eğitmenlik ve danışmanlık eğitimleri gördüm. İlimizde, sermaye lisansına sahip tek acentenin sahibiyim. Aldığım eğitimler sonrası, sigortacılar yetiştirme programı açtım ve sektörümüze sigortacılar yetiştirdim. Ardından satış sigortacılıkla ilgili eğitimler vermeye başladım. Lise ve üniversitelerin kariyer günlerinde, bilgi ve tecrübelerimi öğrencilerle paylaşıyorum. MasterCamp Eğitim Platformunda da eğitmenlik çalışmalarım var.

 

  • Eğitimlerinizde, neler anlatıyorsunuz?
  • Mastercamp Eğitim Platformunu ilk açtığımızda 18 - 40 yaş arasında olup henüz hangi mesleği yapacağını belirlememiş veya belirlediği meslekte ne yapacağına karar verememiş, ya da sigortacılığa evrilmek isteyen ancak kafasındaisoru işaretlerinden ötürü cesaretlenemeyen insanlarla bir araya geldik. Sigortacı olmak istiyorlar ama gerek mesleği, gerek mesleğin yapılabilmesini ve hayatlarına katacağı şeyi merak ediyorlar. Orada sigorta ürünlerini, sonraki aşamada da insan ilişkileri ve satış pazarlamayı anlatıyorum. Ürün bilgisi çok önemli çünkü o bilgiye sahip olmadan işi çekip çeviremezsiniz.

 

  • Ortaokul ve liselerdeki kariyer günlerinde ise ilk anlattığım en dip noktadan, bir hayal ve hedeflerinin olması gerekliliği. Hangi iş kolunu tercih ederlerse etsinler karşılaşacakları olumsuzluklar ve taleplerinin ret edilmesi halinde yapılması gerekenler. Biraz başardığınızda mutlu olmayanlar, biraz başaramadığınızda mutlu olanlar gibi kişilerle karşılaşılınca alınması gereken tutumlar. Ve illakin kendilerini alanlarında sürekli eğitim almaları, bir bileni bulup danışmaları, fikirlerini alıp kendilerini geliştirmelerine dair oluyor.

 

  • Eğitmenliğiniz, sadece sektör mensupları veya sektörü hedefleyenler ile mi sınırlı?
  • Herhangi bir sınırlama olmaksızın, herkese açık. Ayrım yapmıyorum. Çünkü herkesin hayatı boyunca hedeflerinde değişiklik olabiliyor. Örneğin ben, lisedeyken muhasebecilik düşünüyordum. Çalışma hayatımda çağrı merkezi ile televizyon ve radyo programcılık deneme ve deneyimlerim oldu. Tecrübe edindim. İnsanların değişik bir işe atıldığında, ‘Bu bana iyi geldi’ dediği durumlar olabilir. Eğitimlerdeki amacım hayat hikâyemden veya yaptıklarım üzerinden hayatlarında bir noktaya dokunup ışık olabilmek.

 

Yarın

Meslekte rekabet ve sigortacılık etiği..

“Sigorta sevinçtir” ve Sevinç Aytin Sigorta Aracılık Hizmetleri…

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 29 Mayıs 2026 07:07
BENZER HABERLER
Gebze Ticaret Odası
Şahin Yılmazel
X