DAS Yeşil’i büyütürsem: Songurtekin: Bulanık’a yatırım hayalim var
Kartal Kent Konseyi’nin eski Başkanı Demet Songurtekin dönemlerinde en büyük icraatın sahile dolgunun önüne geçmek olduğunu söyledi. Bulanık’ta doğan günümüzün kenevir üzerine kadın girişimcisi, Das Yeşil’i büyütürse Bulanık’a da yatırım yapacak
Seri röportaj – 3 / Demet Songurtekin ile, kenevir
SON BÖLÜME BAŞLARKEN
İstanbul Kent Konseyi’nin resmi sitesinde, “Kent Konseyi nedir” başlıklı bölümde kent konseyi,
kentteki önemli aktörleri bir araya getiren bir platformdur. Kamu kurumlarının, sivil toplumun, meslek örgütlerinin, siyasi partilerin ve muhtarların temsilcileri, kent konseyinde bir araya gelir. Kent konseyi, her türden farklılığa açık olarak bir kentin büyük buluşma arenasıdır. Kent konseyi dışlayıcı ve ayrıştırıcı olmak yerine, olabildiği kadar çok kapsayıcı olma ilkesine dayalıdır.
Kent konseyinin hukuki dayanağı, belediye kanunudur (madde 76). Kent konseyinin ilk kuruluşu, belediye başkanının çağrısıyla olur. Ancak kent konseyi, belediyenin bir birimi, müdürlüğü veya uzantısı değildir. Sivil bir oluşumdur.
Kent konseyleri, demokratik katılımı kolaylaştırmak ve geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Türkiye’de kent konseyi, en önemli kurumsal katılım aracıdır.
Asıl olması gereken yukarıdaki izahtaki gibiyken Gebze Bölgesi ilçeleri dahil ülke genelinde ve hayli ekseri olarak belediye başkanlarının kendisini de kent konseyi başkanı yerine koymasından ötürü Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde kağıt üstünde olmanın ötesine geçememiş, arada bir kendini şöylesine gösteren varlığı yokluğu bir oluşumdur.
Kartal Kent Konseyi’nin eski Başkanı Demet Songurtekin dönemlerinde en büyük icraatın sahile dolgunun önüne geçmek olduğunu söyledi. Bulanık’ta doğan günümüzün kenevir üzerine kadın girişimcisi, Das Yeşil’i büyütürse Bulanık’a da yatırım yapacak. Kartal Kent Konseyi Başkanlığı öncesi CHP Darıca Gençlik Kolları Başkanlığı ve Darıca Belediye Meclis Üyeliği deneyimlerini de yaşayan, günümüz kenevir üzerine kadın girişimcisi ve Das Yeşil Teknolojinin kurucusu Demet Songurtekin ile seri röportajımızı biraz Kartal, biraz da memleket ile tamamlıyoruz…
- Kartal Kent Konseyi ve aynı süreçte Türkiye Kent Konseyleri Platformu Dönem başkanlığınız, nasıl bir deneyim kazandırdı?
- Yerel yönetimlerde bu denli bir deneyim her açıdan memleketi analiz etmeme, görmeme vesile oldu. Malum, siyaset bilimi mezunuyum ama üniversitede her şeyi teoride öğreniyoruz. Kitapta her şey, dört dörtlük. Ama işin içerisine girince hiç de öyle olmadığını gördük. Gerçekten de bu süreç bana çok büyük bir vizyon, bakış açısı kazandırdı. Türkiye'de yerelde özellikle siyasetin nasıl ilerlediğini, nasıl işlediğini pratikte görmüş olduk. Tabii ki ne yazık ki yıpratıcı uygulamalara da birebir maruz kaldım. Yani can sıkıcı tarafları da oldu ama şunu itiraf etmem lazım ki gerçekten çok güzel tarafları da oldu.
- Kartal Kent Konseyi başkanlığınız sürecinde, ne yaptınız?
- Mesela Kartal sahillerinin doldurulmasına; yaptığımız kampanya çalışmalarıyla aslında Kartal Kent Konseyi mani oldu. Bundan da gurur duyuyorum. Çünkü Pendik'le birleştirip Maltepe'den ta Tuzla'ya kadar sahili doldurmayı planlıyorlardı. Fakat yaptığımız kamuoyu, anket çalışmalarıyla, işin uzmanlarını getirerek düzenlediğimiz konferanslarla vatandaşlarda bir farkındalık oluşturarak epey sayıda bir imza toplamıştık. Bunu hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'ne hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ilettik. Belediye burada böyle bir tepkiyle karşılaşınca, -seçimlerden hemen önce olduğu için de- vatandaşın açıkçası tepkisini almak istemedi, dolgu projesini biraz sumen altı ettiler. Ardından da zaten İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde (AKP) kaybedince, proje kaldı. Böylece kurtulmuş oldu Kartal sahilleri.
Yine aynı süreçte güzel katkılarımız oldu. Örneğin Satranç Kulübü Projesi, yine belediyeyle iş birliği içerisinde hayata geçirdiğimiz bir çalışmaydı. Ve Kartal, Türkiye nezdinde epey de şampiyon çıkardı. O da çok güzel, çok nezih işti. Bazı uluslararası projelerimiz de oldu. Kartal Kent Konseyi Başkanlığı süreci bana projeci bakış açısını ve perspektifini kazandırdı. Benim için müthiş bir deneyimdi. Ondan dolayı da çok mutluyum.
Sadece Kartal Belediyesi'ne değil, örneğin Konya Tuzlukçu Belediyesi'ne ve bazı küçük belediyelere gönüllülük temelinde, hiçbir beklenti içinde olmadan proje desteği verdim. İşin pratiğini de görerek değerli bir deneyim kazandık. Onun için de Kartal Kent Konseyi Başkanlığı görevini üstlenmemden ötürü hiçbir şekilde pişman değilim. Tabii üzüldüğümüz, hırpalandığımız zamanlar oldu. Onların hepsi olacak tabii ki. Hayatın cilvesi diyelim.
- İlaveten…
- Muş Bulanıklıyım. Güllüova köyündenim. Köyümde doğdum, 9 yaşına kadar yaşadım, büyüdüm. Oranın suyuyla mayalandık. Köy yaşantısının benim kalbimde, gönlümde çok farklı bir yeri var. Üzücü olan, çıktığımdan beri köyümü hiç ziyaret etmedim. Etmeyi de çok istiyorum, çok arzu ediyorum. İnşallah nasip olur.
Bulanık ve Güllüova’dan istihdam ve eğitim olanağı olmadığından çıktık. Babam, ‘Biz burada kalırsak bu çocuklar mahvolacak, okutamayacağız’ dedi. Ailem, özellikle babam zamanında iyi ki bir karar verdi aksi halde biz buralara, bugünlere, bu aşamalara gelemeyecektik. Bugün baktığımızda ben siyaset bilimi okudum, kendi şirketimi kurdum. Kardeşim avukat, abim öğretmen. Orada kalsaydık yani devlet orada bize o imkânları vermiş olsaydı kimse göçmek istemezdi. Öylesine havası, suyu, toprağı bereketli, havası suyu temiz bir coğrafya bırakılmaz. Hele ki bahar vaktinde gidip gezmek lazım. Yeşili ayrı bir yeşil. Suyu, deresi, dağı, tepesi bambaşka bir coğrafya. Yani neden orada üretim yapmıyoruz, neden orada bir şeyler ortaya koymuyoruz? Üzücü bir şey.
Muş gelir dağılımında da, eğitim seviyesinde de en sonda geliyor. Yani o konuda biraz yüreğim yaralı. Ama günün birinde olur da hayallerime kavuşursam, Hemp markası gerçekten büyürse ya da DAS Yeşil Teknoloji gerçekten büyür de hayal ettiğim noktaya gelirse Muş'la ilgili, özellikle Güllüova'yla ilgili birtakım hayallerimiz var. Okul da tabi açılır, okul en basiti. Belki de bir işhane. Bir ayakkabı imalathanesi ya da başka bir şey. Oradaki doğadan doğal bitkiler toplanıp, tıbbi aromatik bitkiler işlenip ayrıştırılabilir. Çok şey var yapılabilecek. Ama bunların hepsi bir bütçe konusu.
Seride dün
ABD’li yedi kız kardeşin çıkarı için
Sınırsız kaynak kenevirden korkutulduk
https://www.gebzeemek.com/haber/sanayi-uretim/sinirsiz-kaynak-kenevirden-korkutulduk-/4657.html