Varto’da tarım ve hayvancılığa geri dönülmeli
12 Mayıs 2026 06:04

DEPREM VE PANDEMİ GÖÇLERİYLE İLÇE BOŞALDI Varto’da tarım ve hayvancılığa geri dönülmeli

1966 depremi ve 2020’deki pandemi sonrası göçleriyle nüfusu 30 bine kadar gerileyen Varto’da Fransa akımını sembolize eden Paris Lokantası’nın işleticisi Basri Gündüz ilçenin ve ilçe insanının önünü görebilmesi için tarım ve hayvancılığa dönüş yapılması gerektiğini söyledi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Yazı dizisi: Muş – Varto/Ekonomi

2017 yılında o dönem DHA tarafından hazırlanıp abonelerine servis edilen; “Varto’da gurbetçiler Berlin ve Paris’in adını yaşatıyor’ başlıklı habere göre; ilçeden yurt dışına giden gurbetçiler doğup büyüdükleri ilçeye yatırım yapıyor.

Varto'da 19 Ağustos 1966'da meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremde resmi rakamlara göre 2 bin 394 kişi öldu, bin 489 kişi yaralandı. Depremde Varto'daki tüm yapılar ya yıkıldı, ya da kullanılamayacak şekilde hasar gördü. Geride çaresiz kalan ilçe halkından isteyen ise devlet tarafından çalışmak üzere yurt dışına gönderildi. Bunu fırsat bilen birçok kişi Avrupa ülkelerine giderek uzun yıllar çalıştı. Emekli olan Davut Bingöl ile Hasan Gündüz, doğup büyüdükleri topraklara dönerek kazandıklarını ilçe merkezinde otel ve lokanta açarak yatırıma dönüştürdü.

İlçe merkezindeki Paris Lokantası da 1987’de Avrupa’ya giden, 5-6 sene çalışıp para biriktiren Hasan Gündüz tarafından 1996 yılında kuruldu. Parayı Paris’te kazandığı için lokantanın ismini ‘Paris’ koyan Hasan Gündüz, 2017’de DHA muhabirine verdiği demeçte, “Nerede ekmek yemişsem oraya ihanet etmem. Varto çoktan Avrupa Birliği'ne girmiş. Varto Avrupa’nın bir parçası gibidir. Bu sene Avrupa’dan gelen gurbetçilerimiz çoktu. İyi çalıştık, iyi para kazandık” dedi.

Lokantanın günümüzdeki işleticisi Basri Gündüz ile Varto’yu konuştuk:

  • Abimlerin Fransa’ya göç ettiği o dönemde, 78'lerde çocuktum. Hatırlayabildiğim kadarıyla o zaman da geçim sıkıntısı bayağı vardı. Yaşam şartları o zaman çok zordu. 1966 depreminden sonra Almanya işçileri diye bir şey vardı. Fransa göçü daha farklı. Deprem sonrası Devlet kanalıyla Almanya göçü oldu ama Fransa başka. Abilerim, Fransa’ya ilk gidenler arasındaydı ve o zamanlar biz Almanya'nın ismini biliyorduk ama Fransa'nın ismini bilmiyorduk. Bize değişik geldi. Fransa'da ilk başta tabii bayağı zorlandılar, kimseyi tanımıyorlar, dil bilmiyorlar. Belli bir zamandan sonra inşaat üzerine başladılar, hala da inşaat üzerine çalışıyorlar.

2025 yılı verilerine göre Varto’nun nüfusu, 28 bin 804. Ya göçler olmasaydı?

  • Şayet göçler olmasaydı, ilçemizin nüfusu günümüzde 300 – 350 bin olurdu. 5-6 yıl önce bir göç dalgası daha oldu, o da ekonomik sebeplerden dolayı. Pandemi sürecinden sonra gelişen küresel ekonomi sıkıntısı, küresel kriz diyelim, ondan dolayı Varto'nun tüm gençliği yönünü Avrupa'ya verdi. Şu an merkezde genç arıyoruz, gençlik yok denecek durumda. Kendi köyüm üzerinden de konuşayım, bazı köylere de şahit oldum. Gidiyorsun, genç yok, o derecede.

Dört çocuk babası Basri Gündüz’e, çocuklarının ileride yurtdışına veya yurt içinde bir yerlere, göç etmeyi düşünüp düşünmediklerini sorduk:

  • Yok, benim çocuklarım o düşüncede değiller. Bazen okul idarecileriyle görüşüyorum, genel anlamda çocukların durumunu soruyorum. ‘Niye bizim Varto gençleri okulu okumuyorlar?’ diyorum. ‘Çocukların kafasında Avrupa hevesi daha yaygın’ diyorlar. Derse giriyorlar ama hocaları onlara, ‘Çocuklar niye ders çalışmıyorsunuz, katılım sağlamıyorsunuz?’ deyip hedef sorduğunda aldıkları yanıt, ‘Avrupa’ya gitmek’ Diploma orada fazla onlara bir şey vermiyor yani.

 

  • Bunun önüne geçmek için Varto'da ne yapılabilir?
  • Varto'da sanayi yok, tarım sıfır derecede Tarım zaten yaklaşık 15-20 yıldır bitmiş Varto'da. Hayvancılık eskiye nazaran, yüzde 30-40 var diyebiliriz. Üretim sıfır denecek durumda. Bir de halkımız biraz hazıra alıştı "Avrupa'dan nasıl olsa para geliyor" düşüncesinde. Ondan dolayı atalarımız gibi; çalışan, üreten bir halk değiliz. Bu düşünce tamamen kaybolmuş, bitmiş. Bir de bunun yanında burayı yöneten kaymakamlık olsun belediye olsun, bazı sosyal etkinliklerin olması lazım.

 

  • Varto’da kültür salonu var mı?
  • Kültür salonu var ama sosyal etkinlik çok azınlıktır. Örneğin günümüzde kimse tiyatroya bir heves duymuyor. Eskiden ben çocukken, tiyatrodur diğerleridir farklı sosyal aktiviteler vardı, şimdi onlar tamamen bitmiş derecede. İstihdam da yok. Varto'da yaşam özellikle 10’ncu aydan sonra, kışın gelmesiyle çok zor. Burada yaşayanların yüzde 70-80’i emekli kesimi, 10’ncu aydan sonra onlar da kışın yönünü batıya veriyorlar. Gençliğin olmayışı, emeklilerin gidişi sonrası ilçemizde bir tek memurlar kalıyor. Bu da bizi esnafı ticari anlamda bayağı etkiliyor. Bazı esnaflarımız kapattı, yani esnaf çok zor durumdadır. Kimi banka kredisiyle işini sürdürüyor. Nüfus potansiyeli yok, nüfusun olmadığı yerde iş de olmaz. Varto'ya bakmak lazım, Varto'ya sahip çıkmak lazım. Üretim olsa zaten iş kendi kendiliğinden döner. Canlanır. Oto ve mobilya üzerine ufak bir sanayi sitemiz var ama çalışan gençlik yok. Ben bir lokantacı olarak eleman bulmakta zorlanıyorum, o derecede.

 

  • Gençler, çalışmak istemiyor mu?
  • Çalışan insan her yerde çalışır, çalışmayan insan hiçbir yerde çalışmaz. Herkes çalışacak diye bir kaide yok. İnsanlar hayatlarını bir şekilde idame ediyorlar ama Varto'nun en büyük sorunu üretimdir. Devlet desteği de var; mazot desteği, tohum desteği var ama ona rağmen insanlar çalışmıyor, ekmiyor. Hazır! İnsanlar "ekip de ne yapacağım?" diyor öyle bir mahremiyete giriyor. En büyük sorunu dediğim, insanlarımız meseleye sadece kazanç gözüyle bakıyor. Hâlbuki öyle değil, başta bir çalış, bir üret. Bu yıl kazanmazsan seneye kazanırsın, önemli olan başlamaktır. Ticaretin bir kârı bir de zararı vardır, ikisi de kardeştir. Önce kendin çalışacaksın, işçiliğini vereceksin İnsanlar onu hesap etmiyor, ondan dolayı üretimi bıraktılar. Hayvancılık da düşük seviyede. Gençlik okuyan zaten okuyor, okumayanın da çoğu yönünü Avrupa'ya veriyor. Kiminin babası, kiminin amcası dayısı orada.

 

İlçede Sünni Kürtler ve Alevi Kürtler olmak üzere iki farklı kesimin yaşadığını kaydeden Basri Gündüz, “Bizim için dinler, inanışlar arası farklılık fark etmiyor. İnsan istediği inançta yaşar, ayrı bir konu. Ama Alevi kesiminde okumuş oranı, Batı’da ve Avrupa’da da yaşadıkları için daha yüksek. Muş içinde de Varto, okumuş oranı en yüksek ilçe. Kültürel olarak da diğer ilçelerden daha iyidir. Bunu diğer ilçelerden hemşerilerimiz de söylüyor. Ama bizim eksiğimiz üretimde. Mesela ben Muş'un ilçelerine bakıyorum, Bulanık, Malazgirt, Hasköy’de müthiş bir üretim var. Müthiş bir tarımcılık var, hayvancılık var ama bizim Varto artık üretimden bayağı uzaklaşmış. Varto’da yaşamın sürmesi, kentin ve insanların önünü görmesi açısından tarıma, hayvancılığa dönülmeli. Aksi halde biz bu sıkıntıları esnaf olarak hep yaşayacağız” dedi.

Dizide dün

Samsun’daki imkân Muş’ta henüz yok

https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/samsundaki-imk%C3%A2n-musta-henuz-yok/3690.html

Dizide yarın

Bulanık Küçük Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Nakış

Kars kazı denilen aslında Bulanık kazı

Diziye dair

https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/yazi-dizisi-mus/3645.html

Güncelleme: 12 Mayıs 2026 06:06
BENZER HABERLER
X