YAĞIZ’DAN VE BENDEN SORUMLU YKÜ… Nilgün Erol: Dünya bozkurt/Asena görsün

21 Eylül 2025 03:49
“Büyük güç. Gebze’de Kulak Burun Boğaz doktorları çok aktif iş yapıyorsa sebebi olur. Biz de büyük gücün etkisinde kaldık.

Pazar yazıları: Portreler/Gebzespor 

 

Rakip takımı düşünemiyorum bile. Büyük gücü arkana aldığında mağlubiyet yaşamak zor. Bu da Gebze’nin şansı. 2-0’dan sonra konuk ekip bastırıyor.

Süper ligde böyle ambiyans, tribün görmedik. Sosyal medyada her iki tarafta beraberlik bekliyordu.

Şut ve gol: Yağmur mu var ben mi göremiyorum yoksa.

İki etkili atak. Kaliteli pozisyon. İki güzel gol: Mutlu Güler.

Bilmiyorum ama yerimde olmak isteyen kaç kişi var.

İlk yarıdaki Gebzespor’u göremiyoruz. Cihan hoca sanki kontratak oyun taktiği verdi. Muzaffer Bilazer de en etkili hamlelerinden birini yaptı. Ferhan Evren etkili ayaklardan birisi. İlk 11’de başlamasını beklediğimiz isimlerdendi. Tabi ki Muzaffer Bilazer’in taktiği diyeceğiz.

2-0 öne geçen takım ne kadar geriye yaslanabilirdi ki, baskı golü getirdi.

İki takım da çok fırsat kaçırdı. Bu maçta her an her şey olabilirdi. Çok keyifli maç oldu.

Gökhan ASLAN

Profesyonel futbol spikeri. Seslendirme sanatçısı. Radyo televizyon programcısı. Futbol yorumcusu.

Gebzespor’unkiler dâhil olmak üzere bugüne kadar alt liglerden hayli canlı yayını kısmen, tamamen dinlemişliğim var. Daha iyisine tanık olmadım.

Öngörü, bilgi birikim, rakip hukukuna saygı, nitelikli espri, akıcı dil, arı Türkçe…

Gebzespor’un 1461 FK ile oynadığı maçın detay haberini yazarken bir taraftan kulak kabarttığım, diğer taraftan maçtan dakikalar bölümü için faydalandığım Youtube kanalı Sıfır TV'deki sunumu ile Gökhan Aslan kariyer anlamında önümüzdeki yıllarda daha yükseklerde olacaktır. Yolu açık olsun…

**

Gebzespor’da birinci Resul Tat dönemi.

Gebze Yeni Haber Gazetesi’nde çalışıyorum. 8 sayfalık bir özel ilaveyi Çayırova Belediyesi Sokak Basketbolu ve DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 1 No’lu Şube’nin futbol turnuvasının neredeyse tüm maçları, takımları üzerinden hazırladım. Gazete kâğıdına, gazete ilavesi. Haliyle aboniiii bir maliyet yok. Çayırova Belediyesi’nin dört ilçede dağıttırmak için yüksek sayıda, sendikanın örgütlü olduğu babayiğit fabrikalarda dağıttırdığı etkili sayıda gazete alımı ile, sıfır ilanlı reklamlı ilave kendini finanse ettiği gibi üç beş kuruş bırakacakta.

Öte yandan ilaveye dört sayfa daha siyah beyaz sayfa ilavesi girse, hepi topu kardan zarar var. Öyle de oldu.  

İlavenin Gebzespor bölümü, röportaj ağırlıklı olacak.

 O dönem Gebzespor’da iki kadın yönetici. Birinin varlığı yokluğu belirsiz. Kimsenin ağız tadı kaçmasın pazar pazar, yazmayacağım ismini.

Diğeri Nilgün Erol… TMMOB Gebze Bileşenleri çevresinden gıyabında tanıyorum. O güne kadar hukukumuz yok. Dönemin İMO Gebze Başkanı Ahmet Kadı ile hukukunu biliyorum. İletişim bilgisi için aradığımda kendiliğinden söylüyor: “Delikanlı kadındır.”

Nilgün Erol nezaket ve hukuk gereği dönemin Kulüp Başkanı Resul Tat’ı arıyor.

Resul Tat demişken… Burnunda kıl aldıran, telefonla aradığın zaman bakan veya o an bakamasa da geri dönüş yapan, teknik direktörlük ile görüşmenin yolunu açık bırakan ki…

Laf lafı açtı yine;

Ümit Metin Yıldız ile biraz da endüstriyel futbola direnen  “Soyunma Odası” kitabı ile hayli ilerlettiğim, Sertaç Gezer ile zaman zaman sürdürdüğüm hukukun sebebidir.

Sertaç Gezer.. futbol sahalarının sahaya takım elbisesi ile çıkan teknik direktörü. Nilgün Erol’un tabiriyle: “Mesleğine çok saygılı, tam bir Anadolu beyefendisi.”

Özgür Vurur ile zaten Darıca G.B döneminden hukukum vardı. Resul Tat da yol verince sürdürülür hale geldi. Bir gün yollarımız yine bir yerde illaki kesişir ki öyle de olmasını dilerim.

 Ya bu dönem… 1461 maçı sonrası Cihan Erdil’e yüzümü gösterip elini sıkayım dedim. Maç berabere bitince temaşa fazla sürmedi. Ben sahaya girene kadar takım soyunma odasına gitmişti.  

Velhasıl kelam Resul Tat; AKP’de de siyaset yapmış ve başkanlığı sonrası günümüzde de sürdüren, muhafazakar demokrat bir başkan, aynı zamanda nitelikli espri ustası: “Fotoğrafını çekerken güneşi arkasına alsın.”

Nilgün Erol bu dönem de protokol ve sosyal medyadan sorumlu yönetici. Kâğıt üzerindeki yöneticiliğinin haricinde bir vasfı daha var. Aramızda.

Üniversite yıllarında milliyetçi bir partide az biraz siyasete de bulaşmış, sonra siyasetten elini ayağını çekmiş, 2024 tarihli bozkurt selamlı bir sosyal medya paylaşımındaki söylemine atıfla, dünyaya şahsında bozkurt gösteren bir milliyetçi demokrat. O bir Asena…

Kulübün bu dönem basın ve medyadan sorumlu başkanı, aynı zamanda asbaşkan Muharrem Kanşıray. Henüz tanışmadık ya da kendisini tanıtmadı. Bu arada “basın ve medya” derken anlamadığım, ikisi aynı şey değil mi?

Neyse. Ben şunu bilirim. Nilgün Erol aynı zamanda Aktan Uslu’dan naçizane benden sorumlu yönetim kurulu üyesi.

Kulübün taraftardan sorumlu yönetim kurulu üyesi de var. Aynı zamanda hukuk işlerinden de sorumlu Avukat Mahmut Avcı. Bu dönem yönetimde hukuk kurduğum tek yeni sima. Hatta önce görüşmeye sonra görüşme metnine onay çıktıydı da röportaj yapmışlığım bile var.

Ama Nilgün Erol aynı zamanda bir taraftardan da sorumlu yönetici…

O taraftar ki o bir devrimci: Yağız Atasayan..

CHP’nin 102’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın açıklaması esnasında rastlaştık bu sefer.

Protokol tribününe girememekten yakınıyor, üstelik haberini yapmamı istiyordu. Hemen benden sorumlu Gebzespor yöneticisi Nilgün Erol’u aradım. Yağız’ı da görüştürdüm.

Yağız, 1461 FK maçını protokolden izledi, Gebze İlçe Spor Müdürü Hikmet Tatoğlu sayesinde ancak sürdürebilme ihtimali hayli zayıf. Öte yandan Nilgün Erol şartlar gereği Yağız’ın isteğini yerine getiremezken Tatoğlu’nu önerdi. Biraz da Nilgün Erol’un sayesinde Yağız, 1461 FK maçını protokolden izledi.

Zaten Yağız da öyle düşünüyor. Annesi Gül Atasayan’a “Nilgün ablam soktu beni oraya” demiş. Ama yetinmemiş. Nilgün ablasından bu sefer de yönetici kartı istemiş. Sahaya girecek. Boşuna yazmadım, o bir devrimci ve Nilgün Erol aynı zamanda Yağız’dan da sorumlu yönetici diye.

Bu arada Yağız’ın Nilgün ablası gibi sevdiği bir abisi vardı, bizim camiadandı rahmetli: Refik Sıla Güvenç

Gebze’de bence Yağız’ı anlayan tek gazeteciden öte tek kişiydi. Sözünü de geçirirdi. Yaşasaydı Yağız’ı stada 7 numaralı kapıdan girilen, basına da tahsisli bölümden izlemekle yetinmesi için Sıla ikna ederdi. Zaten annesi de öyle söyledi. Refik Sıla’yı abisi gibi severdi Yağız. Ölümü, Yağız için kardeş acısı ile eşdeğerdi, eminim.

İki sezon öncesine kadar gerek Gebzespor’un BAL, gerek Darıca Gençler Birliği’nin 3’ncü Lig maçlarını sahadan ama itiraf ediyorum, “çakma” önlükle takip ettim. Fotoğrafladım. İdare eden, saha komiserleri başta olmak üzere herkese şükranlarımı sunarım.

Öte yandan şahsıma sahaya giriş için önlük ve kart verilmemesi aleni adaletsizlik. Üyesi olduğum Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti başkan ve yönetimine kadar aktardım. Hadi bugün onlara da pazar ama kıllarını kıpırdatmadılar.

Bu dönemse…

Protokol tribününe koltukta oturup fotoğraf çektirmek için değil maç öncesi ve devre arası fotoğraf çekmek için girmek bile, yasak. Elbette benden sorumlu yönetim kurulu üyesi Nilgün Erol’a aktardım. “Çözerim” dedi…

Arnavutköy maçı günü CHP’nin Gebze, Darıca ve Çayırova’da kongreleri var. Gelebilmek için bir formül ürettim ama işler aksi gitmezse Arnavutköy…

Gidemezsem Isparta maçında sorunumu çözecek.

Çünkü Nilgün Erol elinden gelen bir şey varsa yerine getiren bir görev insanı.

Kardeşi Yağız’a gelince…

Günümüz itibariyle isteğinin yerine gelebilmesi, yönetici kartıyla sahaya girebilmesi Gebzespor yönetimine girebilmesine bağlı.

Bence hak ediyor.

Önümüzdeki ilk kongrede Gebzespor başkanlığına bir kişi hariç her kim aday olursa olsun, Yağız’ı da yönetime almasını önereceğim.

Bugün o bir kişiye de pazar. İsmini yazmayacağım.

Yağız’ın Gebzespor yönetiminde de görevi, “Sevgiden sorumlu başkan” olmalı.

O, o kocaman yüreğine alayımızı sığdırır diyorum.

Daha mevzuu vardı ama kelimesayar yine dört hanelilerde diyorum.

Başka da bi’şi demiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X