İLK YORUMUNDA KOCAELİSPOR – GALATASARAY MAÇINI YAZDI Zaferi gölgeleyen küfür: Bize yakışmayan sesler
Dilovası Belediyespor Yönetim Kurulu Üyesi, sanayici iş insanı Adnan Sak yorumları ile her perşembe Gebze Emek’te. Sak ilk yorumunu Kocaelispor’un Galatasaray maçı zaferine dair farklı bir bakış açısıyla yazdı.
Keşke 90+’nın +’sı, böyle (-) yaşanmasaydı ama olmuşla olacağa çare yok, malum…
Ben, Kocaelispor'un o akşam Galatarasay'ı yeneceğine inanlardan biriydim. Hatta inanıyordum ki, o oynadığı oyunun yarısını yapsa, Fenerbahçe'den de puan alır, hatta onları da yenerdi. Maçtan önce kalbimizde taşıdığımız o inancı, takımımız sahada kanıtladı.
Rakip, uzun zamandır yenilmeyen çok güçlü bir devdi. Ama benim Kocaelispor'um, özellikle ilk yarıda resmen Galatasaray'ı silkeledi. Hırsımız, doğru taktiğimiz ve o yeşil-siyah ruhumuzla gücü tersine çevirdik. Maçın sonunda gelen haklı galibiyet ile tribünler tıklım tıklım doldu, Kocaeli hiç yaşamadığı kadar mutlu bir akşam yaşıyordu. Bu, büyük bir zaferin saf coşkusuydu.
Her şey mükemmeldi. Ta ki o ana kadar...
COŞKUNUN AYARI: ZAFERİN SINIRLARI
Zaferi kutlama zamanı gelmişken, o sevinç anlarına bir gölge düştü. Bir müzik organizasyonuyla başlayan tezahüratlar içinde, ne yazık ki istemediğimiz ve bize yakışmayan sesler yükseldi.
İşte bu, zaferin kendisinden bile daha can yakan bir durum.
Böylesine zorlu, tertemiz bir mücadeleyle kazanılmış, futbolun güzelliğini sergileyen bir galibiyetin ardından, o çirkin seslerin yükselmesi ne bize, ne de Kocaelispor camiasına yakıştı. Biz sahada bileğimizin hakkıyla oynamış, rakibine üstünlük kurmuş bir takımız. Galibiyetin kendisi, en büyük cevaptır. Peki, o organize küfür, neyin cevabıydı?
"Yakıştı mı bize bu küfür? Organize bir küfür bize yakıştı mı bu durum?"
Hayır, yakışmadı. Zaferin onurunu, o mübarek tribünlerin coşkusunu, Anadolu ruhunun asaletini lekeleyen, yakışıksız bir durumdu bu. O küfürler, kazanılan üç puanı değil, taraftar kültürümüzün kalitesini düşürdü.
GELECEK HESAPLAŞMASI: DEPLASMAN DEFTERİ
Şimdi sıra gelecek hesaplaşmada. O anlık coşkunun yarattığı olumsuz algı, ne yazık ki sadece o akşamla sınırlı kalmayacak.
"Ben şimdi deplasmana gidince ne olacak? Galatasaray bize neler yapacak?"
O meşru galibiyetin getirdiği saygınlığı bir anda unutturur, yerini düşmanca bir gerginliğe bırakır. Galatasaray camiası, haklı bir yenilgiyi hazmedebilir, ancak o organize küfür fasılasını unutmayacaktır. Bir sonraki karşılaşmada, hele ki İstanbul'daki o atmosferde, bu durumun katlanarak geri döneceğini ve sadece oyuncularımızı değil, deplasman tribünündeki masum taraftarlarımızı da zor durumda bırakacağını biliyorum.
Gerçek galibiyet, hem sahada hem de tribünde asil kalmaktır. Kocaeli o gece sahada kazandı, ama tribündeki o küfür faslıyla büyük bir kültürel puan kaybı yaşadı. Bu, zaferi gölgeleyen, benim içimi acıtan bir tecrübedir.
Foto: Özgür Kocaeli Gazetesi’nin haber sitesinden alıntıdır..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bazı şehirler futbol oynar, bazıları futbola karakter verir 24 Ekim 2026 Cumartesi
- Milletin genetiğine bastırılan ithal elbise ve ‘güven’ dinamiti 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Böl, parçala ve yönet tiyatrosu 09 Ekim 2026 Cuma
- İtalyan insafı değil, sistem iflası 30 Eylül 2026 Çarşamba
- Bağlama: İnsanın içinde söylenmeyen kalan sesi 25 Eylül 2026 Cuma
- Tarla ile market arasında kim kazanıyor? 18 Eylül 2026 Cuma
- Cezayir’deki balıkçı gemisini Türkiye’ye getirişim 16 Eylül 2026 Çarşamba
- Etin fiyatı kasapta değil merada başlar 10 Eylül 2026 Perşembe
- Mümkün olanı inşa etmek 04 Eylül 2026 Cuma
- Karadeniz'in bitmeyen hırçınlığı 02 Eylül 2026 Çarşamba