KPT.ADNAN SAK YAZDI Ankara: Koyu renk ve ciddiyetin adım ritminde sabah
Bu dalga, bireylerden çok, kurumsal bir bilinçle hareket eden bir organizasyonu andırıyor.
DİSİPLİNLİ ADIMLARIN SENFONİSİ
Yaya kaldırımları, adeta bir askeri geçit töreninin hızına ayarlanmış gibi, koyu renkli bir insan seliyle kaplıdır.
Tek Tip Görünüm: Caddelerdeki hareketliliğe hakim olan renk, lacivert, siyah ve gri tonlarıdır. Herkesin üzerinde, kusursuz ütülenmiş, omuzları dik tutan bir takım elbise vardır. Bu kıyafetler, sadece giysi değil, birer görev üniformasıdır.
Çanta ve Evrakın Yükü: Çoğu kişinin elinde, genellikle siyah deri veya kaliteli malzemeden yapılmış bir evrak çantası veya dizüstü bilgisayar çantası bulunur. Bu çantalar, sadece eşya değil, içerisindeki resmi evrakların ve sorumlulukların ağırlığını taşır. Bu, göreve hazır olma halinin somutlaşmış halidir.
Adımın Ritmi: Yürüyüşler, ne aşırı aceleci ne de tembeldir; tam aksine, amaca odaklanmış, düzenli ve ölçülü bir tempodadır. Adımın ritmi, mesai saatine dakiklik, resmi toplantıya hazırlık ve günün ajandasının ciddiyetini yansıtır. Kaldırım taşlarına vuran topuk sesleri, başkentin bürokratik çarkının gürültüsüz, ama güçlü bir vuruşudur.
YÜZLERDEKİ RESMİYET VE CİDDİYET
Bu kalabalığın en belirgin ve en çarpıcı yanı, taşıdıkları ifadelerdir.
Donuk Çehreler: Yüzler, soğuk havadan veya uykusuzluktan çok, taşıdıkları sorumluluğun ağırlığıyla ciddileşmiştir. Gülümseme, bu sabahın resmiyetine aykırı bir lüks gibidir. Herkesin çehresi, "Ben şimdi devlet işine gidiyorum" mesajını verir.
Gözlerdeki Odak: Gözler, kararlı bir şekilde karşıya bakar. Etraftaki dükkan tabelalarına, ilan panolarına veya diğer insanlara bakılmaz. Bakışlar, direkt olarak varılacak olan resmi binanın kapısına odaklanmıştır. Bu, dikkat dağınıklığına izin vermeyen, yüksek konsantrasyonun bir işaretidir.
Telefon Ciddiyeti: Yürürken telefonla konuşanlar dahi, ses tonlarını ve konuşma dillerini resmiyetin sınırları içinde tutar. Hal hatır sorma değil, görev detaylarını netleştirme amaçlı, kısa ve keskin konuşmalar hakimdir.
Bu koyu renk giyimli, elinde çantasıyla, yüzünde resmi ve ciddi görünümü taşıyan insan akışı, Ankara'nın Kasım sabahını bir ofis koridoru ciddiyetine büründürür.
Nihayetinde, Ankara'nın bu düzenli ve ciddi havası, insana büyük bir güven verse de; bu disiplinli akışın hiçbir zaman bir deniz esintisiyle kesintiye uğramaması, ne yazık ki burayı bana göre kılmıyor.
Foto: Facebook Ankara’nın Sesi’nden alıntıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Mekânın sahibi geri döndü 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Eski Dünya Düzeninin Çöküşü ve Türkiye Ekseni 19 Ocak 2026 Pazartesi
- Sahadaki kahramanların destanı 15 Ocak 2026 Perşembe
- YDD ve Türkiye’nin stratejik şahlanışı 14 Ocak 2026 Çarşamba
- Amerika’nın son soygunu ve halkların uyanışı 07 Ocak 2026 Çarşamba
- Tek bir elin farklı parmakları mı? 29 Aralık 2025 Pazartesi
- Atlar, sobalar ve kaybolan lüksümüz 27 Aralık 2025 Cumartesi
- Maviye adanmış ömürler ve bir yeminin hikâyesi 23 Aralık 2025 Salı
- Türkiye ve er meydanının hakikati 22 Aralık 2025 Pazartesi
- Bıldırcını lüküsle yakalayan millet, İHA'yı ne yapar? 19 Aralık 2025 Cuma