JEOPOLİTİK DEPREM: Bir Devrin Sonu ve Allah’ın Adaletinin Tecellisi
**
Ortadoğu’da yüzyıllık statüko temellerinden sarsılıyor. İran’da krallık bitti, mollaların devri kapandı. Yönetim kademelerinde gerçekleşen bu köklü değişimler sadece bir idari reform değil, bölgedeki Türk varlığının ve iradesinin yeniden şahlanışıdır. Vilayetlerin yerine atanan valiler ve Cumhuriyet ilanıyla birlikte, Türkler bölgede hâkim güç konumuna yükselmiştir. Bu, emperyalist oyunun sonudur; bir devir kapanmıştır.
Bataklığa Saplanan Hegemonya ve Semaya Yazılan Adalet
Bugün gelinen noktada, İsrail’in dolduruşuyla ve kirli hesaplarıyla savaşa giren ABD, tarihinin en büyük bataklığına saplanmış durumdadır ve yeniliyor. Sahada sadece askeri olarak değil, stratejik ve ahlaki olarak da bir çöküş yaşanıyor. İsrail çaresizlik içinde kıvranırken, ABD bu bataklığın içinde her geçen gün daha fazla boğuluyor. Sözde "vadedilmiş topraklar" bugün gerçek sahiplerinin imanıyla ışıl ışıl parlıyor; adeta semaya ilahi bir mühür gibi Allah’ın Adaleti yazılıyor.
Masumların Feryadı ve Kanı Yerde Kalmayan Filistin
Siyasetin ve stratejilerin ötesinde, bu coğrafyanın vicdanını kanatan o en derin yara: Öldürülen kız çocukları ve Filistinli masumlar. Bugün sahnede devleştiğini sananlar, aslında o masum canların göklere yükselen feryadına kulaklarını tıkayanlardır. Ancak bilinmelidir ki; Filistinli masumların kanı yerde kalmıyor. Öldürülen her bir can, bugün İsrail semalarında birer adalet meşalesi gibi parlıyor ve masumun ahı, zalime zulüm olarak dönüyor. O feryatları duymayanlar, o masum canları katledenler, bugün o çığlıkların altında eriyip yok oluyor.
Meydandaki Kahramanlar ve Mağaradaki Korkaklar
Tebriz ayakta, halk birlik içinde ve uzun bir savaşa hazır. İran, her geçen gün daha önce görülmemiş yeni silahlarını sahaya sürerek dengeleri altüst ediyor. Bir halk, kahramanlar gibi korkusuzca meydanlarda dururken; o sahte hayallerin peşinde koşan korkaklar ya kaçacak yer arıyor ya da karanlık mağaralarda saklanıyor. Karşımızda iki dünya var: Bir yanda teknolojik gücüne rağmen çaresizlik içinde titreyen bir hegemonya; diğer yanda ise onurundan milim taviz vermeyen, kenetlenmiş bir irade.
Kaybedilmiş Bir Savaş: Vicdanlardaki İnfial
İsrail ve destekçileri bu savaşı vicdanlarda çoktan kaybetmiştir. Amerikalı fenomenlerden dünyanın en uzak köşesindeki insanlara kadar tüm dünya halkları, bu zulmün sona ermesi için dua ediyor ve İsrail’e düşen her bomba için adalet yerini buluyor diye sevinç çığlıkları atıyor. İnsanlığın nefretini kazanmış bir yapının, silah gücüyle ayakta kalması imkânsızdır. Siz bu savaşı vicdanlarda zaten kaybettiniz.
Yeni Bir Gerçeklik Doğuyor
Büyük İsrail ve büyük ABD algısı artık bir "mantar" gibi sönmüştür. Körfez ülkeleri ve para babaları derin bir panik içinde; çünkü artık karşılarında "danışıklı dövüş" yapan bir tiyatro değil, stratejik aklını sahaya süren bir güç var. Batı’nın koruma kalkanı artık kimseyi korumuyor. Kendi göbeğini kendi kesen, kardeş Arap halklarıyla el ele veren ve emperyalist üsleri birer birer bloke eden bu yeni ruh, geleceğin asıl sahibidir.
Oyun bitti; İsrail çaresiz, ABD bataklıkta kıvranıyor, masumların kanı zalimi boğuyor ve adalet yerini buluyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Çiftçinin bitmeyen hasret hikâyesi 24 Nisan 2026 Cuma
- Kuşatılmış hayatlar, zehirlenmiş gelecek 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Hibrit esareti ve genetik kuşatma 20 Nisan 2026 Pazartesi
- Hibrit: Şehir efsaneleri mi, Milli istikbal mi? 17 Nisan 2026 Cuma
- Çocuklarımız nereye koşuyor? 16 Nisan 2026 Perşembe
- Batı çöktü, imparatorluk kuruldu! 10 Nisan 2026 Cuma
- Sabrın sonu Türk'ün yolu 07 Nisan 2026 Salı
- Savaşın barutu ve trilyonluk soygun! 03 Nisan 2026 Cuma
- Amerika'da ilk kurşun 02 Nisan 2026 Perşembe
- Bir vefa portresi: Hamza Şayir 01 Nisan 2026 Çarşamba